https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Yazarlar Asker ocağında eğitim

Asker ocağında eğitim…

Ayşe Böhürler
Ayşe Böhürler Gazete Yazarı

Binlerce genç bugünlerde acemi birliklerindeki eğitimlerini tamamladılar. Geçirdikleri süreç, gelişimlerine katkı sağlayacak büyük bir eğitim imkanıydı. Doğrusu bazı gençlerin ilk dönemlerini dinlerken bunun pek de sağlanamadığını gördüm (Geçen yıl er-erbaş sayısı 11.268 imiş).

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Asker ocağında eğitim…
Haber Merkezi 01 Ağustos 2017, Salı Yeni Şafak
Binlerce genç bugünlerde acemi birliklerindeki eğitimlerini tamamladılar. Geçirdikleri süreç, gelişimlerine katkı sağlayacak büyük bir eğitim imkanıydı. Doğrusu bazı gençlerin ilk dönemlerini dinlerken bunun pek de sağlanamadığını gördüm (Geçen yıl er-erbaş sayısı 11.268 imiş).


Askerlik süresi boyunca aileler içinse durum endişeli bekleyişe dönüşüyor. Çocuğu askere giden annelerin yüzleri hep biraz hüzünlü ve endişeli oluyor. Doğrusu çok da haksız sayılmazlar. Hayati risk bir tarafa çoğu zaman koşullar aileleri endişeye sevk ediyor. Anlatılanlar içinde abartılar olsa da sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da askerliği kaldıramayan, askerlik sonrası ömür boyu süren arazlarla uğraşanlar olduğu biliniyor.

Kısa dönem askerliğini yapan gençleri dinlerken büyük bir eğitim imkanının neden daha verimli kullanılamadığı sorusunu sormadan edemedim.

Koşullar daha insani olamaz mı? Onlara kendilerini değerli hissettiren bir ortam içinde askeri eğitim verilemez miydi?  

Bir önceki dönemde kısa dönemini bitirmiş bir genç anlatıyor. Ben Türkiye’de bu kadar çok okuma yazma bilmeyen insan olduğunu bilmiyordum. Bir diğeri ilave ediyor, sadece okuma-yazma değil, toplu yaşam kuralları, basit hayat bilgisi, hijyen kuralları... Bunları dahi bilmeyen çok insan var. Oysa orada bulunan üniversiteli eğitimli birçok yetişkin eğitici olarak kullanılabilir. Okuma yazmadan basit gündelik hayat bilgilerine pek çok şey öğretilebilir. Basit meslekler, sanat eğitimi, ahlaki değerler, toplumsal kurallar, baba ve eş olmaya dair bilgiler, dünyaya dair, Türkçeye dair geliştirici birçok başlık ders olarak verilebilir. Bilen ve bilmeyenlerin bir arada bulunduğu bir ortam verimli bir eğitim imkanına dönüştürülebilir. Belki de üniversiteler ile işbirliği yapılabilir. Sistematik eğitim programları konabilir. Basit matematik bilgisinden sağlık bilgilerine erkeklerin eğitiminde askerlik önemli bir fırsat olarak değerlendirilmeli diye düşünüyorum.

REKLAM

Bir başka dikkatimi çeken konu da şu oldu: Sağlık alanında büyük gelişme gösteren bir ülkedeyiz fakat buna rağmen askerde sağlık konularında ihmaller yaşanıyor.

Sağlıkları ile ilgili yerinde müdahale eksikliği, besin hijyeni meselesi de dinlediğim konulardan.

Askeri eğitim vermek, disiplin sağlamak için illa ki mevcut sistemin yaşatılması gerekmiyor. Mesela her gün tarla taşı toplatmak yerine eğitim programı koymak ülkenin insan kaynaklarını daha verimli kullanmak olmaz mı?

Türkiye’de birçok alandaki büyük başarıların yanı sıra başarılamayan küçük şeyler var. Bunlardan birisi de “okul tuvaletleri” meselesidir. Bizim öğrenciliğimizde daha temizdi diye hatırlıyorum. Giderek  daha kirli hale geldiler. Bir müfettiş sadece okul tuvaletlerini denetlemekle görevlendirilse acaba kaç tane temiz tuvalet bulunur doğrusu merak ediyorum. Bunda millet olarak umumi bir mekanı kullanmaya dair özensizliğimizin de yeterli eğitim almayışımızın da etkisi vardır elbette. Evinde o kadar temiz titiz olan bir halkın umumi mekanlardaki bu özensizliğini de hiç anlayamam doğrusu. Efenim konuya televizyonda izlediğim bir temizlik malzemesi reklamından geldim. Bir çamaşır suyu markası sosyal sorumluluk projesi olarak okul tuvaletlerini temizlemeyi üstlenmiş. Çünkü Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi içinde temizlik malzemelerine yer ayrılması meselesi sanırım gerçekleşemedi. Bu konu müdürlerin, okul aile birliklerinin ve ailelerin çabalarıyla gidiyor. Okul tuvaletlerinin temizliği Bakanlığı ilgilendirmiyor kısaca. Böyle olunca da tuvaletler çığırından çıkıyor. Bunu en iyi müdürler, idareciler ve de öğrenciler bilirler.

REKLAM

Tuvalet kullanma alışkanlığının da bir eğitim gerektirdiğinin altını çizmek isterim.

….

Avrupa Birliği, fonlarını Türkiye’de Bakanlıklar ve belediyeler yerine sivil kuruluşlarda kullanma kararı almış. AB fonları bundan böyle sivil kuruluşlara gidecekmiş. Hangi sivil kuruluşlar, hangi amaçlara binaen?

Doğrusu bu açıklama bana ilginç geldi. Demek ki mesele sosyal sorunların çözümüne katkı sağalmak değilmiş. Hayrolsun…