YazarlarGüleni ABDde derdest etmek mümkün mü?

Gülen’i ABD’de derdest etmek mümkün mü?

Bülent Orakoğlu
BülentOrakoğluGazete Yazarı

7 Şubat, 17/25 Aralık ve son olarak 15 Temmuz kanlı kalkışma veya darbesinin bir numaralı sanığı firari terörist başı Gülen Pensilvanya’dan terör örgütünü Türkiye aleyhine yönetmeye devam ediyor. Hedefi ülkede birlik ve beraberliği bozarak bir iç savaş çıkarmak ve bu suretle Türkiye’nin işgal edilmesi ve bölünmesine zemin hazırlamak. Bu hainlerin emellerine ulaşmak için Batılı ülkelere veremeyecekleri taviz yok. Yeter ki bu ülkelerin FETÖ örgütüne verdikleri destek ve koruma kesilmesin. Gülen 15 Temmuz Kalkışması'ndan yaklaşık bir ay sonra 20 Ağustos’ta yayınlanan sohbetinde “Haçlı’nın ülkenizi işgal etmesi kötü bir şey değildir; çünkü sizin ve onların arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar, sizin kadınlarınıza kızlarınıza ilişmezler, mâbedinize ilişmezler; ilişmemiş Haçlılar” diyebilmişti.

REKLAM

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Bülent Orakoğlu : Gülen’i ABD’de derdest etmek mümkün mü?
Haber Merkezi08 Kasım 2017, ÇarşambaYeni Şafak
Gülen’i ABD’de derdest etmek mümkün mü? yazısının sesli anlatımı ve tüm Bülent Orakoğlu yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Türkiye’de NATO, ABD ve Batı’nın etki ve nüfuz ajanı olarak faaliyet gösteren FETÖ’ye ülke içinde büyük darbe vurulmasına rağmen, Batı’nın desteği ile Türkiye aleyhindeki psikolojik harp faaliyetlerini yurt dışında fütursuzca devam ettiren, Pensilvanya’daki hain henüz kullanma süresi dolmadığı için ABD tarafından Türkiye’ye iade edilmiyor. Türkiye’nin ulusal güvenliği, iç barışı ve siyasi istikrarını hedef alan PKK/PYD, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri, Batı tarafından açıkça ve alçakça destekleniyorlar. 15 Temmuz Darbesi’nin devlet-millet işbirliğiyle başarısız kılınması sonrasında NATO ve AB ülkelerine sığınan binlerce firari FETÖ mensuplarına oturma izinleri verilip sırtları sıvazlanırken, FETÖ elebaşı Gülen ABD’nin kendisini Türkiye’ye iade etmemesi için CIA ve ABD derin yapılarıyla iş tutmaya devam ediyor. CIA ve ABD’nin derin yapıları FETÖ’yü,  Zarrap davasında kurdukları hukuksal kumpaslarda kullanmaya devam ederken, diğer taraftan da Türkiye’deki üst düzey yetkilileri zan altında bırakacak asparagas ve hayali iddiaları kamuoyunda dillendirmeye devam ediyorlar. Hedefleri üst düzey Türk yetkililerini yıpratmak kadar FETÖ elebaşı Gülen’e koruma zırhı sağlamak. Çünkü Pensilvanya haini Türkiye veya Rusya’nın (Karlov Suikastı nedeniyle) kendisine bir suikast düzenlemesi veya illegal olarak derdest edilip Türkiye’ye getirilme korkusu içinde yaşıyor.

REKLAM

Eski CIA Başkanı James Woolsey (Bill Clinton’ın ilk döneminde iki yıl süre ile 1993-95) 19 Eylül 2016 tarihinde Flynn’in ekibi ile Türk yetkililer arasında yapılan toplantıda ‘Türk yetkililerle Flynn ekibinin Fethullah Gülen’i ABD’den Türkiye’ye kaçırmayı konuştuklarını iddia etmişti. Trump’ın eski Ulusal Güvenlik danışmanı olan Flynn’nın avukatları ise bu iddiayı reddetmişlerdi. Wall Street Journal gazetesine konuşan Woolsey “Gülen’i Türkiye’ye kaçırmak için ciddi tartışma yapıldı. Buna yasalara aykırı olacak bir konuda beyin fırtınası denebilir” demişti. Acaba Bill Clinton döneminin CIA Başkanı olmasına rağmen Hillary Clinton’a karşı Trump’ın safında kampanya yürüten Woolsey, neden birdenbire altı ay önceki vakayı ortaya döküp sansasyon yaratmıştı? Asıl amaç Gülen’e yapılacak bir operasyonu akim kılmak mıydı? PKK’ya karşı yapılan operasyonlarda yerli üretim İHA ve SİHA’lar örgüte büyük darbe vurdu. Yeşil, turuncu, gri ve mavi listeden 150 sözde  örgüt yöneticisi etkisiz hale getirildi. Kandil ve sözde PKK üst düzey yöneticileri panik içinde. DEAŞ, Suriye ve Irak’ta misyonunu tamamladığı için (PKK/PYD ve peşmergeye alan açma) Irak’ın Anbar kentine çekilme kararı alarak çöle döndü. FETÖ’ye de diğer terör örgütleri gibi darbe vurmanın, dış desteği kesmenin tek yolu terörist başı Gülen’i bir istihbarat operasyonu ile derdest edip Amerika’ya rağmen Türkiye’ye getirmek veya Pensilvanya’da etkisiz hale getirmektir. Uluslararası hukuk açısından Türkiye’nin bu seçeneklere hakkı vardır. Zira terör örgütleri ve liderlerini korumak desteklemek haydut devletlere özgü bir duruma işaret eder. Gülen'i bir şekilde etkisiz hale getiremezsek, gerek Zarrap, gerekse Flynn dava ve soruşturmaları bir kumpas olarak Türkiye’ye uzanır.

REKLAM

Nitekim, Zarrap davasında Türkiye’nin tüm girişimlerine rağmen, FETÖ muhibbi savcı Bharara ve Hakim Richard Berman’ın Türkiye’ye yönelik bir operasyon olarak genişletilmiş iddianameye eski bir bakan ve 3 tanınmış Türk vatandaşını dahil etmeleri yeni bir darbe girişiminin ayak sesleri olarak telakki edilebilir.