YazarlarYükselen surlar, yükselen isyanlar

Yükselen surlar, yükselen isyanlar

Ergün Yıldırım
ErgünYıldırımGazete Yazarı

Surların, barbarların ve eşitsizlerin ortak kaderleri var. Surlar, zenginlikleri korur. Varlığı emniyete alır. Saldırılara, yağmalara ve katliamlara karşı yükselirler. Yerleşik hayatla gelen zenginlikler ve bunlara göz diken barbarlar her zaman surların inşasına yol açtılar. Her şehir devleti kendi varlığını, güvenliğini ve servetini korumak için surlar yaptı. Düşmanlarına karşı kendini güven altına aldı. İsyancılar, barbarlar ve düşman orduları surlarla engellenmeye çalışıldı. Bütün eski şehirlerimizin yıkıntı surları hala yerlerinde duruyor. M.Ö. 3 binli yıllarda Babil şehri dört surla çevriliyordu. Üç sur taş ve toprakla yapılmıştı, dördüncüsü ise Fırat nehrinden getirilen su ile doldurulan hendekten oluşuyordu. Babil, zenginliğini ve güvenliğini bunlarla korumaya çalıştı. İbn Haldun, toplum olmanın iki kuralından bahseder: Güvenlik ve ekonomi. Surlar da her zaman bunun için yükseldiler.

REKLAM

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Ergün Yıldırım : Yükselen surlar, yükselen isyanlar
Haber Merkezi05 Kasım 2017, PazarYeni Şafak
Yükselen surlar, yükselen isyanlar yazısının sesli anlatımı ve tüm Ergün Yıldırım yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Şehir devletlerinden sonra gelen imparatorluklar daha geniş güvenlik şebekelerine ulaştılar. Huzur ve güvenlik, emperyal vizyonlarla sağlandı. Ancak yine de şehirlerin sur geleneği farklı biçimlerde devam etti. Ya eşkıya baskınlarına ya da yerel isyanlara karşı kullanılan güvenlik sistemleriydi. Tarihte Çin Seddi, Çin'e yönelen büyük taarruzlara karşı büyük imparatorluk tarafından inşa edilmişti. Yine de insanlar savaşmaya, isyan etmeye ve talan etmeye devam ettiler.

Modernite ile beraber surlar önemini kaybetti. Kapitalizm serbest dolaşımdan yanaydı. Metaların tüketiminde sınır tanımak istemiyordu. Marks da “dünya işçileri birleşin” diyordu. Evrensel ekonomi, evrensel sınıf ve evrensel uygarlık… Ancak soğuk savaş döneminde dünya bir surla ikiye bölündü. Berlin Duvarı deniyordu buna. Dünya bir duvar ile iki sur tarafından hapsedilmişti. Ancak gümrük duvarları ve ulus devlet tekelleri ile beraber “görünmez surlar” vardı. Külüstür küçük bir uçağıyla henüz bıyıkları terlemeye başlayan ergen ve acemi bir Alman pilot, aşılmaz duvarlar üzerinden uçarak Moskova’nın efsanevi Kızıl Meydan’ına indiği gün duvar yerle bir olmuştu. Sıradan bir insan, tarihi durduran duvarları yıkmıştı! Efsaneler son bulmuştu. 1989 yılında da kalabalıkların eliyle Berlin Duvarı yıkıldı. Küreselleşme dünyayı düzleştirmişti. İkiye bölünen dünya tek dünya haline gelmeye koştu önce. Uydu teknolojileri kültürel ve ekonomik duvarları yerle bir etmişti. Kültür, ekonomi ve düşünceler artık akışkan bir nitelikte dünya üzerinde sınır tanımadan akıp duruyorlar.

REKLAM

Liberallerin beklediği “son düzen” ütopyası, çok geçmeden yerini kaos, çatışma ve isyanlara bıraktı. İkili dünya düzeni parçalanarak çoğullaştı. Ancak buradan haksızlıklar, eşitsizlikler ve emperyalizm de yükseldi. Zenginler, tepe bürokratlar ve siyasetçiler din, dil, ülke farkını aşarak küresel düzeyde kendilerine eşit bir dünya kurmaya yöneldiler. Vergi vermeyen, en çok paraya hükmeden, hayatlar üzerinde Tanrısal edayla karar veren bu “küresel beyaz yakalı” sınıf,  çeşitli off-shorlar ile başka bir hayali toplum kurdu kendine. İsyanlar yükselmeye başladı. Eşitsizlik ve yoksulluk, adaletsizlik ve emperyalizm kitleleri kızgın hale getirdi. Toplumlar harmonisini kaybetmeye başladılar. Mezhebi-etnik çatışmalar ile yükselen isyanlar ve göçler büyük sarsıntılara yol açıyor şimdi.

REKLAM

Küreselleşme yeni bir diyalektik üretti. Yoksulların ,kızgınların ve temsil edilemeyenlerin küresel isyanları…Artık yeryüzünde ya göç var, ya da isyan. Bunlar sadece içinden çıktıkları yerleri etkilemekle kalmıyorlar, bütün dünyaya yayılıyorlar. Bundan dolayı yeniden surlar yükseliyor. Dünya düzeninin çöken güvenlik sistemi ile beraber her devlet kendini korumak için yeniden duvarlar inşa ediyor. Mesela Letonya, Rusya üzerinden gelen göçmenleri engellemek için 276 kmlik sınıra duvar örmeyi hızlandırıyor. Rusya sınırını tamamen kapatmaya çalışıyor. ilk aşamada 23 km tamamladı. Estonya da Rusya ile 100 km'lik sınırına duvar inşa edeceğini açıkladı. Türkiye Suriye sınırında 511 km duvar inşasını tamamladı. 3 metre yüksekliğinde ve bir metre de tel örgü ve çapı 7 metre olan kulekollar inşa ediyor. Ayrıca İran sınırında da duvarlar yapılıyor. ABD, Meksika sınırlarına duvarlar inşa edeceğini açıklıyor. Yine Arabistan, Arabistan  ve ırak sınırında duvarlar yükselteceğini söylüyor.

REKLAM

Babil kenti dört duvarla çevrilmesine rağmen gün geldi, barbarlar bunların dördünü de yıkıp geçti. Bu nedenle dünya sisteminin “dünya beşten büyüktür” ilkesini acilen benimsemesi gerekir. Bölgemizde de acilen adil ekonomik paylaşım sistemine ve yeni siyasal katılıma yer veren düzenlere geçilmelidir. Yoksa isyanlar, göçler ve surlar beraber yükselmeye devam edecek!