https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Yazarlar Sırada hangi büyükşehirler var

Sırada hangi büyükşehirler var

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı

AK Parti’nin Mayıs ayındaki 3. Olağanüstü Kongresi’nden bu yana partide bir değişim yaşanıyor. Genel Başkanlık koltuğuna 1000 günün ardından tekrar oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatlarda ve belediyelerde de değişikliğe gidileceğinin sinyalini vereli partide bir şeyler oluyor. Bazısı sessiz sedasız, bazısı hafif patırtılı değişiklikler yaşanıyor. En son Kadir Topbaş’ın belediye başkanlığından istifasının ardından önümüzdeki günlerde birkaç büyük şehir belediye başkanın ya istifası ya azledilmesi gündeme gelecek.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Sırada hangi büyükşehirler var
Haber Merkezi 26 Eylül 2017, Salı Yeni Şafak
AK Parti'nin Mayıs ayındaki 3. Olağanüstü Kongresi'nden bu yana partide bir değişim yaşanıyor. Genel Başkanlık koltuğuna 1000 günün ardından tekrar oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilatlarda ve belediyelerde de değişikliğe gidileceğinin sinyalini vereli partide bir şeyler oluyor. Bazısı sessiz sedasız, bazısı hafif patırtılı değişiklikler yaşanıyor. En son Kadir Topbaş'ın belediye başkanlığından istifasının ardından önümüzdeki günlerde birkaç büyük şehir belediye başkanın ya istifası ya azledilmesi gündeme gelecek.

İstifası istenecek isimler çoktan belli. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarz-ı siyasetini bilenler,  bu tür değişiklikler konusunda “zamana yayma” ve suhuletle çözme eğiliminde olduğunu bilir.

Son 10 gündür bazı büyükşehirlerde neler olduğuna bakmak, özellikle o şehirlerdeki yerel medyayı takip etmek, önümüzdeki günlerde neler olabileceğini görmek açısından önemli.

Ben size sadece şu ipucunu vereyim: Marmara bölgesinde kaç büyükşehir var?

REKLAM
  • Fırtakları tanıyalım
  • Son dönemin “içeriden muhalif”lerinin tipik hallerini anlatmaya çalışmıştım Pazar günü yayınlanan “Dudaklarını kemirenlerin sorumluluktan kaçma halleri” başlıklı yazıda.
  • Kendilerini çok iyi bilmelerine rağmen üzerlerine alınmayanlara birkaç söz söylemek daha gerekiyor anlaşılan.
  • “En çok ‘fırtmak’ fiili onlara yakışıyor (…) Sorumlulukta fırtakların payı çok büyük. Lakin perdeleme becerileri de…” demiştim.
  • Şimdi size o fırtakları yakından anlatayım.
  • Mesela, At Pazarı’ndaki bir kafeye çöreklenip elindeki cep telefonu ile “Suriye politikası”nı belirlediğini zanneden…
  • Mesela, Kariye’deki Pembe Köşk’ün plastik sandalyesine ters oturup “Türkiye’nin İsrail politikası”nı oracıkta belirlediğini zanneden…
  • Mesela, Türkiye’nin terörle mücadelesini bağlamından koparmak için elindeki sosyal medya hesaplarını “Müslüman duyarlılığı” üzerinden psikolojik silah gibi kullanan…
  • Mesela, Barzani cüretkârlığını sahip olduğu köşeden meşrulaştırıp bu meseleyi eleştiren dindarları “şovenleşmekle” itham eden…
  • Mesela, kişisel nefret ve hesaplarını büyük kavganın içine boca edip birkaç “densiz” üzerinden hesap görmek derdinde olanlar…
  • Mesela, eninde sonunda Erdoğan döneminin biteceğini ve kendilerine sıra geleceğini düşünüp, bugünden içeriden ve dışarıdan müttefik arayan…
  • Daha açık nasıl edeyim Abidin?

Irak sınırını taşımayı yeniden tartışsak

Türkiye uzun zamandır Suriye sınırına duvar örüyor. Yasa dışı geçişleri önlemek için örülen duvar dünyanın en uzun üçüncü duvarı olacak. Öte yandan Irak sınırıyla ilgili de bugünlerde bir çalışma var.

Terörle mücadelede yeni konsept gereği güvenlik güçleri PKK terör örgütünün “girilemez” dediği yerleri, kurduğu kampları yerle bir etti.

Şimdilerde yer yer 3 bin metreyi bulan dağlardaki üst bölgeleri arasına yollar yapılıyor. Çünkü karayoluyla birbirine bağlanacak olan üst bölgeleri sayesinde terör örgütü elemanlarının Türkiye’ye sızması engellenecek. Sınır güvenliği daha da artacak.

Ancak yetmez… Çünkü Irak sınırımızın fiziki durumu kontrol edilmesini fazlasıyla güçleştiriyor.

Bu noktada son 30 yıldır zaman zaman tartışılan bir meseleyi tekrar gündeme getirmek istiyorum.

REKLAM

Irak merkezi iktidarı ile Barzani’nin tek taraflı referandumu sonrası ilişkiler yeniden ivme kazandı. Hatta Irak Ordusu ile Türk Silahlı Kuvvetleri sınırımızda ortak tatbikat bile yapıyor kaç gündür.

Böyle bir atmosferde “Sınır taşınması” konusu yeniden gündeme gelemez mi?

Şunu kast ediyorum. 384 km’lik Irak sınırımızın önemli bir kısmı yalçın kayalıklardan, sarp dağlardan geçiyor. Bu nedenle sınır güvenliğini sağlamak çok zor.

Irak tarafındaki otorite boşluğuysa başlı başına tartışılması gereken bir mesele.

Devam edelim… Sınırın fiziki halini zamanında fark eden rahmetli Özal 1. Körfez Savaşı sırasında Amerikalılarla bu konuyu müzakere etti ancak sonuç alamadı. Yine Doğan Güreş’in Genel Kurmay Başkanı olduğu dönemde PKK terör örgütü ile “düşük yoğunluklu çatışma” konsepti üzerinden yeni bir mücadele başlamıştı. Ve Başbakan Tansu Çiller bir kez daha Amerikalılarla bu konuyu görüştü yine sonuç alamadı.

REKLAM

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun o dönemde radikal bir önerisi vardı. Irak tarafında 25 km’lik bir tampon bölge kurulması. Elbette büyük ses getiren öneri kabul görmedi. Sınır değişimi meselesinin uluslararası yönü olsa da iki ülkenin anlaşması halinde çözülemeyecek bir mesele değil. Ancak Irak sınırımız 1926’da İngilizlerin çizdiği ve dayattığı bir sınır.

1932 yılında İran ile “al-ver” yapılmış ve kısmen İran sınırı daha güvenli hale getirilmiş.

Sonuçta sınırın kaydırılmasının tek yolu iki ülkenin anlaşmaya varmasıdır. Irak merkezi hükümeti ile bugünlerde gelişen iyi ilişkiler ortamında bu konuda gündeme gelip çözüme ulaşırsa, hem Türkiye hem Irak geniş bir nefes alabilir.

Sınırın öbür yakasında kurulacak üs bölgeleri hem maliyeti azaltır hem güvenliği çok daha tahkim eder.

REKLAM

Siz ne dersiniz?