Ülkemizdeki Suriyeli muhacirler, her seçim öncesi birilerinin malzemesi olur. Suriyeli muhacirleri, ilk kez CHP lideri Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimleri öncesi siyasete alet etmişti. Kılıçdaroğlu, iktidar oldukları takdirde savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen Suriyelileri geri gönderme vaadinde bulunmuştu. Bu söylem Türk halkında pek karşılık bulmamasına rağmen Kılıçdaroğlu, “2 milyon 225 bin Suriyeli Türkiye'nin başına bela oldu. CHP iktidarında Türkiye'nin Ortadoğu politikası düzelecek, Suriyeliler ülkelerine geri gönderilecek” diyerek, 1 Kasım seçimleri öncesi de aynı anlayışı devam ettirdi.

Kılıçdaroğlu'nun bu tutumunu CHP'nin dış politikadan sorumlu genel başkan yardımcısı Öztürk Yılmaz sürdürdü. Musul Başkonsolosu iken, bütün ikazlara rağmen kendisiyle birlikte 49 konsolosluk çalışanını IŞİD'e rehin eden Yılmaz, Türkiye'nin Fırat Kalkanı operasyonundan duyduğu rahatsızlığı Suriyeli muhacirler üzerinden dile getirdi. Yılmaz, “Türk askerleri Suriye El Bab'da şehit olurken, Türkiye'de askere alınabilecek yaşta Suriyeliler Türk kızlarıyla geziyor” ifadeleriyle Türkiye'deki Suriyeliler konusunda en ırkçı söylemi ortaya koydu.

Bugünlerde ülkemizdeki Suriyeliler karşıtlığı bayrağını MHP'den ihraç edilen Sinan Oğan almış durumda. Oğan'ın açıklamaları Hollandalı ırkçı Geert Wilders'e rahmet okutur nitelikte. Normalde Oğan'ın açıklamalarını dikkate almayı gerektiren bir durum yok. Ancak, Oğan'ın açıklamaları üzerinden kendi ırkçılık duygularını tatmin eden bir medya anlayışı var. Sosyal medyaya giriyorsun Oğan'ın “Sahillerde Türk kadınlarını dikizleyen Suriyelileri beslemek zorunda mıyım?” gibi ırkçı açıklamaları. İnternet medyasını açıyorsun kocaman puntolu Sinan Oğan'ın, “Benim Anadolu'da yetişen delikanlım, kınalı kuzum, askerim gidecek El-Bab'da şehit düşecek, Suriye'de terörle mücadele edecek, taşı sıksa suyunu çıkaracak herifler gelecek sahillerde nargile fokurdatacak. Yok öyle bir şey” gibi ırkçı söylemleri.

Cumartesi günü Çanakkale Zaferi'nin 102'nci yılını kutladık. Türk milletini Anadolu'dan söküp atmaya gelen 7 düvele karşı gösterdiğimiz dirençle dünyaya 102 yıl önce meydan okuduk. Çanakkale'de onlarca Halepli, Rakkalı, Humuslu, Hamalı; Trabzonlu, Vanlı, Diyarbakırlı, Karslı, Çorumlu omuz omuza çarpıştı ve şehit oldu. Suriyeli muhacirler, emperyalistlerin Ortadoğu coğrafyasına bekçi olarak bıraktığı Baas rejiminin katliamlarından kaçarak, dedelerinin şehit düştüğü Anadolu'ya geldiler. Unutmayalım bugün yabancı veya mülteci olarak gördüğümüz bu insanlarla 100 yıl önce aynı ülkenin vatandaşıydık. Eğer Misak-ı Milli'yi gerçekleştirebilseydik yine aynı ülkenin vatandaşı olarak yaşamaya devam edecektik.

Eğer bu söylemler inanarak söyleniyorsa Allah acil şifalar versin. Yok, eğer siyaseten söyleniyorsa bu toplumda karşılığı olmadığı bilinsin. Türk tarihi böyle merhametlerle dolu. 15. yüzyılda İspanya zulmünden, 20. yüzyılda Hitler zulmünden kaçan Musevilere bu millet kucak açtı. Saddam'ın zulmünden kaçan Kürtlere bu millet kucak açtı. Şimdi de Esed'in zulmünden kaçan milyonlara bu millet kucak açıyor. Özetle Wilders ırkçılığı bu topraklarda sökmez.

“Efendim Suriyeliler yüzünden aşınızdan işinizden olacaksınız. Ev kiraları arttı, aç açıkta kalacaksınız” gibi söylemleri Anadolu'nun feraset sahibi insanı yemez. Çünkü biz Halil İbrahim milletinden geliyoruz. Her gün milyonlarca sofrada, Halil İbrahim Bereketi duası yapılır. Bu millet ekmeğini paylaştıkça artacağını çok iyi bilir. Hepimiz Halil İbrahim sofrasının menkıbeleriyle büyüdük.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.