YazarlarSiyasi liderlikte en önemli kriter

Siyasi liderlikte en önemli kriter

Kemal Öztürk
KemalÖztürkGazete Yazarı
Siyasette insanı başarılı kılan ve lider yapan şey nedir?
Bu konu artık gündemimizde daha çok olacak. Neden mi?

Birincisi, dünyadaki büyük değişim, siyasi liderleri daha önemli hale getirecek. Birlikler dağılıyor, sistemler çöküyor, bir sarsıntı var. Bu kriz anlarında ancak güçlü liderler ülkelerini düzlüğe çıkarabilir.

İkincisi, bu sarsıntıdan ülkemiz de etkileniyor. Ayrıca yapılacak Anayasa değişikliği sonrasında ancak güçlü liderler Cumhurbaşkanı olabilecek. Sistem zayıf, pasif insanların ülkeye liderlik etmesine müsaade etmeyecek.

Soruyu şimdi tekrar düşünelim. Liderlik kalibresini en çok ne etkiler? Üç madde sıralayın mesela.

SİYASETÇİYİ LİDER YAPAN ÖZELLİK

Eminim aklınızdan çok şey geçmiştir. Vizyon sahibi olmak, bilgili olmak, iyi yönetici olmak, teşkilatçı olmak, halkın sevdiği biri olmak... gibi.

Bence bunlar önemli ama hayati değil. Bana göre bir siyasetçi için en kritik ve hayati önem taşıyan özellik, basınca dayanıklı olması, yüksek basınç altında doğru karar verebilmesidir.

Krizler, büyük olaylar, büyük dönüm noktaları insanın üzerinde çok şiddetli basınç uygular. O basınç bazen insanlarda zihnin kilitlenmesine, aklın durmasına neden olur. Bu yüzden de doğru kararlar verilemez. İşte bu insanlar siyasette lider olmaz, hatta başarılı da olamazlar.

Vizyon sahibi ekip kurabilirsiniz. Çok iyi teşkilatçı kadro kurabilirsiniz. İyi yöneticileri ekibinize alabilir, kurumları yönettirebilirsiniz. Yani hepsi dışarıdan temin edilebilir.

Ancak bir ülkede büyük bir kriz varsa, büyük bir olay olmuşsa, en yüksek basınç, bu ekiplerin değil, liderin üzerinde olur. Lider bu anda doğru karar veremezse, ekibinin varlığı hiçbir işe yaramaz.

Bu yüzdendir ki, siyasetçi kriz anlarında test edilir. O krizin yarattığı basınç altında doğru kararlar verebiliyorsa, ülkesine liderlik edebilir.

YÜKSEK BASINÇ DÖNEMİNE GİRİYORUZ

Çok yüksek basınçların oluşacağı bir döneme giriyoruz. Savaşlar çıkıyor. İnsanlar ölüyor. Milyonlarca kişi mülteci konumuna düşüyor. Terör her yanı yakıp, yıkıyor. Avrupa Birliği, yılların ticari birlikleri, paktlar dağılıyor. İttifaklar, müttefikler, dostluklar, düşmanlıklar değişiyor.

Böyle zamanlar insanların üzerinde çok yüksek baskı uygular. Bir çoğumuzun yaşadığı depresyon işte bu basınç yüzünden olur. Depresyonda olan insanlar sağlıklı karar alamaz.

Düşünün ki baskıların merkezinde, milyonlarca insanın hayatından sorumlu olan bir siyasetçi, böyle bir ortamda basınca dayanacak, depresyona girmeyecek ve doğru kararlar alacak.

Avrupa Birliği'nin şu andaki en büyük sorunu budur. Birliğe liderlik edecek bir isim yok. En güçlü siyasetçi şu anda Merkel. O da paranın gücüyle sözünü dinletebiliyor. Churchill gibi, De Gaulle gibi, Thatcher gibi güçlü karakterler çıkaramıyor artık Avrupa.

ABD de aynı sıkıntıdan dolayı bu hale geldi. Obama silik başkanlık tarzı yüzünden, bırakın dünya liderliğini, kendi ülkesine bile liderlik yapamadı.

Batı toplumları, silik ve zayıf liderlik sorunundan bıktı artık. Trump bu yüzden seçildi. Agresif, sert, hırçın... Aynı özelliklere sahip, Le Pen Fransa'da, Fano Avusturya'da, May ve Farage İngiltere'de yükselişte bu yüzden.

Batı'da halk eski silik siyasetçilerden bıktığı için bunları seçiyor. Demek ki kurdukları sistemin mükemmelliği işe yaramıyor artık. Yeni siyasetçilerin ne kadar başarılı olduklarını, krizlerle karşılaştıkça göreceğiz.

TÜRKİYE'DE GÜÇLÜ LİDER DÖNEMİ BAŞLADI

Türkiye yeni sistemiyle, artık öylesine belirlenmiş Cumhurbaşkanı adayını devletin başına geçirme dönemini kapattı. Artık güçlü liderlik özelliği taşıyan siyasetçiler ancak halk tarafından Cumhurbaşkanı seçilebilir.

O nedenle önümüzdeki günlerde siyasette büyük değişimler olacaktır. Halkın seçebileceği bir Cumhurbaşkanı demek, sol siyaset yapanların kabusu olacak bence. Ya değişecekler ya da ömür boyu idarenin başına geçemeyecekler.

Şunu da not edelim bir kenara: Güçlü liderlik özelliği taşıyan Cumhurbaşkanı demek, partilerin liderlerini de değiştirecektir. Ya da parti başkanı ayrı, devlet başkanı ayrı kişiler olacak. Göreceğiz.

ERDOĞAN'IN BASINCA DAYANIKLIĞI

Sevelim ya da nefret edelim, eleştirelim ya da övelim, şu gerçeği teslim etmeli herkes: Recep Tayyip Erdoğan kadar basınca dayanıklı bir siyasetçi görülmemiştir. Askeri darbe de dahil, ülkesinin karşılaştığı tüm krizlerde oluşan muazzam yüksek basınca rağmen, dayandı, doğru kararlar aldı ve ülkesini ayakta tuttu.

Her insan gibi onunda hataları, yanlışları vardır. Bunları düzeltirse, daha büyük bir lider olur.

Lakin dünyanın içine girdiği bu türbülansta, bölgemizi kasıp kavuran bu krizlerde, Türkiye'nin Erdoğan'ın liderliğine ihtiyacı var. Bu gerçeği görmek, hakkını da teslim etmek lazım.