Köylünün tarlası ve bahçesinin, daima yakında olduğunu iddia edecek biri varsa, hayatta hiç köy görmemiş demektir.

Tarlaya limuzinle mi gidelim?

Yeni Şafak

Uzaktaki araziler, fizik kuralı gereği daha fazladır.

Oraya gitmek, bazen bir saatten fazla yürümeyi gerektirir; gelmekse daha uzun.

Bütün gün tarlada çalışmış yorgun insanın akşam dönüşü, elbette sabah dinç halde gitmeye benzemez.

*

Gençtik ve sıcak soğuk demezdik.

Zira ikisinin arasında pek fazla fark yoktu bizim için.

Elimizde çapalarla yola düşerdik.

Çapanın sapına astığımız çıkınlarda azıklarımız.

Birkaç atlı, birkaç yaya.

Hepimiz aynı tempoyla yürüyebiliyorduk.

Atlar mı yavaştı, biz mi hızlıydık?

O zamanlar traktör sayısı pek azdı.

Yanımızdan tek tük geçen traktörlerin kasalarındaki işçiler el sallayıp gözden kaybolurlardı.

“Vay be” derdik.

“Bizim de olsa bir traktörümüz, on dakikada giderdik.”

*

Bugün atlar kayboldu, herkesin altında bir traktör.

Römorklarda işçiler var yine.

Gidiş de dönüş de aynı.

Bazen bir kaza oluyor.

Televizyonlarda haberini görüyoruz.

Ölenler, yaralananlar…

Son derece acı tabii.

Yakından bilirim. 

Ama o acının ne olduğunu bilmeyen habercinin, ekranda plastik bir kederle konuşması epey can sıkıcı.

İşçilerin tarlaya traktörle götürülmesini eleştiriyor görünüşte.

Ya ne olacaktı?

Limuzinle mi gideceklerdi?

Arkasında sarı siyah şeritler olan okul servisleriyle mi?

Yoksa taksi mi ayarlamak daha münasip?

*

Şimdi bu sözleri yanlış değerlendirip işçi düşmanı olduğumu aklından geçirmesin kimse.

İnsan kendinin düşmanı olmaz.

Elde traktör varken on-on beş kişilik işçileri yürütmek de mantıklı değil.

Römorkta hoplaya zıplaya gidenlerin canına minnet.

Yürüyeceksiniz dense, hiç biri kabul etmez.

Ayrıca, iki yakın akrabasını ve üç yakın arkadaşını traktör kazasında kaybetmiş biriyim.

Biri dayı oğlu, biri teyze oğlu.

Üstelik epey zaman önce, devrilen bir traktörün üzerinden atlayıp canımı kurtardığımı da belirteyim.

Traktörün yamaç aşağı yanlamasına kaç takla attığını bile sayamamıştım.

Geçmiş yıllarda engebeli arazi yüzünden sık kaza olurdu.

Çok şükür son zamanlarda azaldı.

*

Kaza ihtimali var diye traktör kullanmamak tavsiye edilecekse, mantıklı olmaz.

Otomobillerde, trenlerde, uçaklarda da o ihtimal mevcut.

Gemi batabilir, motosiklet uçabilir, bıçak kesebilir…

O halde onlardan da mı vazgeçelim?

Diyeceğim, konuşurken mantık zemininden uzaklaşmamakta fayda var.

Yazıp çizerken de.

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.