evvela üç ciltlik, sonra da 24-32 cm ebadında 1412 sayfalık tek cilt halindeki misalli büyük türkçe sözlük’ün müellifi ilhan ayverdi’nin yaptığı bu büyük hizmeti takdirle, teşekkürle ve minnetle karşılamaktayız.

bugün gibi hatırlıyorum:

bundan 40-45 sene evvelki bir Türkoloji kongresinde ilhan ayverdi’nin eşi büyük mimar ve osmanlı mimarisinin büyük muharriri; müellifi ekrem hakkı ayverdi ile yan yana düşmüştük.. yanında ilhan eyverdi yoktu.. kongreye niye gelmediğini, gelemediğini sormuştum..

“lügatini bitirmeğe çalışıyor.. bütün vaktini ona hasrediyor.. başka şeylerle uğraşacak zamanı yok..’’ diye, cevap vermişti..

daha önceleri ben de bir lügat yazma tecrübesi geçirdiğim için o işin nasıl çetin, yorucu bir çalışma olduğunu biliyordum.. dayanamayarak ekrem ayverdi’ye şu sözleri söylemekten kendimi alamamıştım:

-“efendim, keşke hanımefendi’yi vazgeçirmeğe çalışsaydınız,’’ dedim; “lügat yazmak, insanın saçlarını ağartır, yaşlandırır, hasta eder..’’

-“söylüyorum.. engel olmağa çalışıyorum, ama dinlemiyor.. dinletemiyorum’’ diye, cevap vermişti rahmetli mimar..

türkoloji kongresinden yıllar sonra bir gün çarşıkapı’da ilhan hanımla karşılaştık.. daha doğrusu o yanında bir hanım arkadaşıyla birlikte üç beş metre uzaktan bana dönük yürümekteydiler.

belinin hafif büküldüğünü, saçının da bembeyaz olduğunu farkettim.. ekrem hakkı bey’e söylediğim sözü hatırladım.. kader beni haklı çıkarmıştı.. arkalarından hüzünle bakakaldım..

lügat yazmaktan vazgeçseydi, ilhan ayverdi, bugün elimizdeki devasa sözlük olmayacaktı..

malumdur ki dilimizin ilk büyük sözlüğünün iki büyük cildi, hüseyin kazım kadri tarafından eski türkçe harflerle, harf devriminden evvel, iki büyük ciltlik devamı da yeni harflerle aynı müellif tarafından 1928’den sonra yayımlanmıştır.. ne acıdır ki hüseyin kazım kadri’nin bu büyük kitabının tamamı, yeni harflerle neşredilmemiştir..

dil kurumu’nun çıkardığı sözlükle, şemseddin sami tarafından telif edilen orta büyüklükte iki lügat vasıtasıyla mekteplerin ve kültür dünyamızın ihtiyacı karşılanmağa çalışılmıştır.

son senelerde, uzun seneler zarfında, yaşar çağbayır tarafından vücuda getirilen ve ötüken neşriyat evince neşredilen 5 ciltlik ötüken türkçe sözlük ile ilhan ayverdi’nin tek başına oldukça kısa zamanda hazırladığı misalli büyük Türkçe sözlük ilim ve irfan hayatımızın imdadına yetişmiştir.

gerek yazarlık faaliyetimiz, gerekse türk dili ve edebiyatıyla alakalı mesleki çalışmalarımız bu satırların yazarının bütün hayatını kapsamakta ve kavramaktadır.. uzun yıllar ötüken neşriyat evince yayımlanan değerli kitapların tahlil ve tanıtımını yaptığımızı, yazılarımı takip eden okuyucularım bilirler. kültür ve kitap aleminin seçme adamları, profesör ve yazarları, ötüken yayınevinde, çarşamba günleri, ilmi, edebi sohbet toplantıları yapmışlardır.. bereketli toplantılar.. bir gün yayınevinin dirayetli ve uzman müdürü erol kılıç önüme yayına hazır büyük bir lügat çalışması getirdi.. “abi’’ dedi, “şu esere bir bakar mısınız, ilmi değeri hakkında fikrinizi almak istiyorum..’’

eseri masanın üzerine yatırdım.. karıştırmağa, incelemeğe başladım.. tetkiklerimiz epey sürdü.. sonunda ayağa kalkarken: bu kitap, hatasız, doğru ve ilmi yazılmış bir kitaptır.. kanaatim budur.. ötüken’in 5 cilt halinde yayınladığı lügat, işte bu eserdir. şükür ki elimizde türkçenin böyle büyük iki sözlüğü var.

biri: misalli büyük Türkçe sözlük diğeri de ötüken Türkçe sözlüktür.

herhangi bir kelime hakkında tereddüde düşenler, bu iki ana kitaptan birisine başvurabilirler..

hem rahmetli arkadaşım ilhan ayverdi’ye, hem de allah uzun ömür versin, değerli lügatçi ve düşünür yaşar çağbayır’a dilimizin ve milletimizin ölçüye gelmez şükranı ve minneti vardır.. ve tabiatıyla yüzlerce değerli kitap yayınlayarak sağlam birer marka haline gelen ötüken’le kubbealtı akademisi de bir teşekkür ve minnettarlığın diğer muhatabıdır..  

+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.