https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Yazarlar kavram ve deyişler arasında

kavram ve deyişler arasında

Osman Akkuşak
Osman Akkuşak Gazete Yazarı

sevgili okuyucularım,

bugün kelimelerimizi kullanan edebiyatçılarımızın cümlelerinden gelişigüzel seçilmiş nümuneler sunuyorum.. sizi çeşitli duygulara ve ruh hallerine doğru sevkederse şaşırmayınız.. hayat, bu hallerden bu değişik hissiyat ve düşüncelerden ibaret bir zaman parçasından başka nedir ki..

bugün de bir seyirci gibi, bir dinleyici gibi mevki alalım.. göreceksiniz duygularınıza engel olamayacaksınız..

*

acıklı: tiyatronun bazısı pek eğlenceli, bazısı da pek acıklı olur (ahmet mithat efendi)

hiç şüphe yok bu sevginin

acıklıdır talihi pek (orhan seyfi orhun)

başladı en acıklı bir yağmur duasına (faruk nafiz çamlıbel)

acılaşmak: (salatalık dibine doğru acılaştı), bu yağ daha fazla durursa acılaşır

acındırmak: ihanete uğramış gibi mazlum kadın hıçkırık ve gözyaşlarına boğuluyordu) : samiha ayverdi

REKLAM

aç kalmak: büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım (orhan veli kanık)

saatlerce aç karnına mağaza önlerinde oturarak gelene geçene bakarak beyoğlunda geziyorlar (ahmet hamdi Tanpınar)

aç gözlü: aç gözlüyü minnettar edemezdim, doymaz ki (cenab şahabeddin)

açık: kız vücudun ne güzel böyle açık/ kız yakından göreyim, sahile çık (yahya kemal)

*

bakışlarında açık bir nefret vardı.. hizmetçi kız açık bir nefretle sordu (aka gündüz)

*

saçlarımın açık sarı olmasından kızlar bana hep akbey derlerdi (ömer seyfeddin)

*

ta içinden gülümseyen tatlı, açık elâ gözler (orhan seyfi orhun)

*

(senelerce uğraştım, bir açık noktasını yakalayamadım; açıklarını ustalıkla örterdi..)

*

insanlara açık bir tarafı vardı (ahmet hamdi tanpınar)

REKLAM

*

yedikule açıklarında neler yanıma sokuldu (ruşen eşref ünaydın)

*

dünyada kâğıt açığı vardır (burhan felek)

*

tebrik ederim, dedi, doğrusözlü ve açık yüreklisiniz, cemiyetin sahteliklerini sevmiyorsunuz (refik hâlid karay)

*

üç ay sonra zavallıyı açığa çıkardılar (reşat nuri güntekin)

*

düşmanlığını açığa vurması, akla gelen engellerin hepsini göze alacak kadar cür’etli olduğunu ispat eder.. (ahmet mithat efendi)

*

sadece basın suçlarını affederler, senle ben gene açıkta kalırız (bedri faik)

*

açmaz: lâf muharebelerinde öyle açmazlar olur ki, iki lakırdı, insanı çabucak mateder (hüseyin rahmi gürpınar)

*

açtırma kutuyu söyletme kötüyü: ne ise şimdi beni söyletme.. açtırma kutuyu söyletme kötüyü (fâzıl ahmet aykaç)

REKLAM

*

ad: her akşam tekrarlardım onun güzel adını (ziya osman saba)

ağırbaşlılık: çoğu onun ağırbaşlılığını, nâmus ve faziletini çekemezlerdi (reşad nuri Güntekin)

*

nitekim avrupa’nın ve amerika’nın en büyük ve ağırbaşlı gazeteleri bile ilân gibi para ile siyasi makale neşretmektedirler (burhan felek)

ağırlaşmak: şimdi billur gibi parıldayan akıcı sular, yarın erimiş bir kurşun gibi ağırlaşacak (refik halid karay)

*

sanki refik halid, tepelerden, derelerden akan temiz suların bugün bizim kaygısızlığımız yüzünden nasıl kirleneceğini görmüş..

istidrat yaparak. yani bir parantez açarak söyleyelim ki refik halid, peyami safa ve ali fuad başgil türkçemizin zirvedeki üç ustasıdır..

peyami safa felsefenin, felsefe dolu fikirler ve olaylardan örülmüş romanların temsilcisidir.. bir kültür hükümdarıdır.. refik halid ise gönlü edebi duygular, düşünceler ve hadiselerle pişmiş nefis bir hikâye-roman ustasıdır.. dil güzelliğinin en büyük temsilcilerindendir..

REKLAM

ali fuad başgil ise hukuk, felsefe sosyal ilimlerde üstad, dil sağlamlığı, dil güzelliği sergileyen bir mümtaz otoritedir..

bu saydığımız sahalarda liyakat, ustalık ve başarı göstermiş sayısız ilim, kültür, san’at adamımız vardır.. fakat bu üçü dil güzelliği ve mantık sağlamlığı bakımından zirvededir..

refik halid’in ilimle alâkası yoktur ama gönlündeki duygu zenginliği ağzındaki dil güzelliği, kendisini zirvedeki üç arasına dahil etmiştir..

*

sevgili okuyucularım;

dilimizdeki kelimeler, mefhumlar ve onlarla kurduğumuz cümleler bize mutluluk veriyor.. haz veriyor.. sevinç veriyor.. acıları, elemleri dile getirirken bile içimizde bir edebi heyecan hissediyoruz.. sükür ki türkçemizle konuşmak, derdimizi, ızdırabımızı ve saâdetimizi onunla ifade etmek bahtiyarlığına sahibiz..