YazarlarSon Pazar

Son Pazar

Recep Yeter - Pazar
RecepYeter - PazarGazete Yazarı

İlkokul 5. sınıf bitince Kur''an Kursu''na başladım. Babam, Hac dönüşü Kodak marka bir fotoğraf makinesi getirmişti. O makineyle arkadaşlarımın fotoğraflarını çekip, Sirkeci''de tab ettirip satardım.

Lise birinci sınıfta, okul dergisine röportaj yapmak için omuzumda çift kasetçalarlı müzik seti ve o Kodak marka makineyle Kaymakam''ın odasına girdiğim günü hatırlarım.

Üniversite tercihlerim sırasında ilk 5 sırada gazetecilik olmasının yukarıdakilerle ilgisi olmalı.

Henüz üniversite talebesiyken Yeni Şafak''a stajyer olarak ilk adımımı attığım gün şöyle demişti o zamanki yazı işleri müdürümüz: "Bir ay sonra gideceksin."

Çantamı alıp tam 30. gün İstihbarat Şefi Taceddin Abi''nin yanına gittim ve ''Abi ben gidiyorum.'' dedim.

''Otur, oturduğun yerde'' dedi. 13. Yılın içindeyim.

Yarından itibaren 13 yıl önce bu gazeteye stajyer olarak başladığım İstihbarat Servisi''nde, (Bugün Adalet Bakanı''nın danışmanlığını yapan) Taceddin Abi''nin koltuğuna oturacağım.

Heyecanlıyım. Aslında o heyecan yeni değil.

Çünkü Yeni Şafak''la ilişkimi, gazetecilikle ilişkimi bu gazeteye başlangıç hikayemden ilhamla, Müslüman bir insanın dünyayla ilişkisine benzetiyorum.

Hep öteki planların olmak zorunda. Başka kurumlara, başka mevkilere gitmekten sözetmiyorum.

Daha ulvi planlar... Kendi içimize doğru bir gidiş...

Bu planlar, ayaklarımızı bulunduğumuz yerde daha gerçekçi basmamızı sağlıyor.

Bu yüzden 13 yıldır yaptığım bu mesleği hemen gidecekmiş gibi sürdürüyorum.

Ama 13 yıldır, her gün, bulunduğum görevden, pozisyondan emekli olacakmış gibi çalışarak...

Şimdi yeni bir gidiş ve başlangıcın başındayım...

Elinizde tuttuğunuz gazete yayın yönetmenliğimde ve sorumluluğumda çıkan son Pazar eki...

Ve okuduğunuz yazı, Pazar ekindeki son köşe yazım...

Hep gidecekmiş gibi çalışmanın güzel eserlerini geride bırakarak, Pazartesi itibariyle görevi devralacak arkadaşıma kendi takdiriyle gazetesine kazandıracağı bir köşe yazarı alanı açmak için huzurdan çekiliyorum. Kendisine desteğim, katkılarım ve talebi halinde zaman zaman yazılarım devam edecek...

Stajyer olarak girdiğim gazetenin Pazar ekinde, gazetecilik kurslarından iki öğrencimin; Merve Sena Kılıç''ın ve Şükran Çifci''nin muhabir ve çocuk sayfası editörü olarak bulunuyor olmaları benim için ayrı bir gurur kaynağı...

Merve, Pazar ekinde ''Anadolu insanının değerlerini görünür kılma'' misyonuna en çok katkı veren kardeşim... Pazar ekinin gerçekleştirdiği ve Borusan hikayesiyle tamamlanan Karalastik Devrimi''nin mütevazı başkahramanı... Şükran, hikayelerindeki dil ustalığıyla bir insana şans vermenin ve hata yapma fırsatı tanımanın neticesinin ne kadar güzel olabileceğini ortaya koydu.

(Merve ve Şükran''ın yeri özel olduğu için isimlerini dillendirdim... Diğer arkadaşlarımın ve vefakar dostum Emeti''nin Yeni Şafak Pazar''da gerçekleştirdiğimiz Karalastik Devrimi''ndeki payları çok büyük. Hepsine teşekkür ediyor ve çıtayı daha yükseğe taşıyacaklarına inanıyorum.)

Yeni Şafak Pazar''da editör ve yayın yönetmeni olarak

6. yılımı doldurdum.

Eğitim muhabirliğim döneminde Yeni Şafak''ta bir manşet haberim yayınlanmıştı.

Okul müdürlerinin 5 yılda bir yerlerinin değişmesi gerektiğini savunan, 5 yıldan sonra körleşmenin başladığını belirten bir haberdi. O haberden sonra Milli Eğitim Bakanlığı bir düzenleme yaptı ve artık okul müdürleri en geç 5 yılda bir yer değiştiriyor.

Şimdi, o gün, okul müdürleri için savunduğumuz doğruyu uygulamanın zamanı geldi.

Yeni Şafak Pazar''da 6. yılımızı doldurduğumuz bugünlerde yine Yeni Şafak''ta başka bir görev bizi bekliyor. Yeni dönemde İstihbarat Şefi olarak görev yapacağım.

Yarından itibaren yeni görevime de gidecekmiş gibi başlayacağım.

Dualarınızı eksik etmeyin ki Rabbim utandırmasın...

Sürç-i lisan ettikse affola...