ABD'nin güdümündeki Almanya'nın Başbakanı Merkel geçen hafta Ankara'da “İslamcı terör” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan hak ettiği karşılığı da aldı.

Dünyanın dört bir yanında terörizmin “mühendisi” yahut “hamisi” olan Batılı devletlerin liderleri, işbu tabiri yıllardır kasten kullanıyorlar.

Mütemadiyen “İslam ile terör sözcüğünü yan yana getirmeleri” onların İslam düşmanlığına dayalı olarak icra ettikleri bir psikolojik harp numarasıdır hatta saldırısıdır.

*

Amerikan Faşizmi'nin yeni başkanı Donald Trump, seçim kampanyası sırasında yaptığı konuşmalarda İslam düşmanlığını açık etmişti.

“Müslümanların ABD'ye girişi durdurulmalı!” diye köpürüyordu…

Terör Devleti İsrail'in baş tacı yaptığı Trump yemin törenindeki konuşmasında da “Radikal İslamcı terörizmin kökünü kazıyacağız. Bunun için modern dünyayı seferber edeceğiz” diye babalanıyordu.

“Radikal İslam” ya da “Ilımlı İslam” gibi tanımlar Soğuk Savaş döneminin son yıllarında CIA karargâhında üretilmiştir. Doğu Bloku'nun çöküşüyle birlikte sıklıkla kullanılır hale gelmiştir.

1990'lı seneler başlarken, NATO'daki “düşman” konsepti değişikliğe uğramış; “Komünizm'in yerini İslam almıştır!”

Bir diğer taraftan CIA'in merkezinde El Kaide terör örgütü inşa edilmiştir: Bir başka söyleyişle, El Kaide CIA Operasyonu'nun kod adıdır!

“İslami Terör” veya “İslamcı Terörizm” tabirleri de yine aynı derin merkezde pişirilmiştir! Yıllardır da Batılı devletlerin liderleri ya da bilumum sözcüleri tarafından özellikle kullanılıyor.

*

Bu tabirler, bunca zamandır Batılı Devletler için Türkiye'de Etki Ajanlığı yapanlar tarafından da sıklıkla tekrar ediliyor. Haçlı Siyonist Cephesi'nin namı hesabına sahnelenen “algı harekâtı” hiç bitmiyor!

Sivil toplum kuruluşu kamuflajı altında faaliyet gösterenlerinden medyadakilere, akademisyeninden politikacısına geniş bir çerçevede bir nevi “Görevimiz Tehlike” misyonunu yerine getiren bu Etki Ajanları'nın…

El Kaide ve DAEŞ'in aslında bir CIA ürünü olduğu gerçeğini dile getirdiklerini asla göremezsiniz! Tersini yaparlar ve itina ile bu gerçeği hasıraltı etmeye çalışırlar.

Seçim kampanyası esnasında “ABD artık dünyanın polisi olmaktan vazgeçmelidir” diyen Trump ise göreve başladıktan sadece dokuz gün sonra Amerikan Faşizmi'ni çok daha ileri boyutlara taşıyacağını gösterdi:

Katil ABD'nin komandoları Yemen'de 40'tan fazla sivili katlettiler. Kadınları ve çocukları kasten öldürdüler!

Gerekçe mi? “El Kaide tehdidi” idi!

*

Kısa bir süre evvel maskeli bir terörist “Kanada'da Quebec İslam Kültür Merkezi Camii'nde Yatsı Namazı kılanlara kurşun yağdırdı; altı Müslüman öldü, on dokuz Müslüman da yaralandı!

Faşist Trump yahut faşist Merkel gibileri “İslamcı Terör” demekten vazgeçmediklerine göre; Kanada'daki terör saldırısını da bizdeki siyasi liderlerin 'Hıristiyancı Terör' diye tanımlaması gerekiyor!

Diyanet İşleri Başkanlığı, sadece 2016 yılında yurtdışındaki camilere 354 saldırı gerçekleştirildiğini duyurdu! ABD, 75 saldırı ile ilk sırada yer aldı!

Almanya 68 saldırı ile ikinci, Fransa 60 saldırı ile üçüncü sıraya yerleşti!

Özelde Trump'ın yönettiği ABD'de genelde Batılı ülkelerde Müslümanlara/camilere yönelik saldırıların (bir başka deyişle Hıristiyancı Terör saldırılarının) artacağını öngörmek hiç de zor değildir!

*

ABD Faşizmi'nin “el yükselten” başkanı Trump'ın imzaladığı başkanlık memorandumunda (28 Ocak 2017) DAEŞ'in eylemleri sıralanırken, işbu terör örgütünün Türkiye'deki terör saldırılarından hiç bahsedilmemiş!

Fevkalade “öğretici” bir “sansürlemedir!

Yani?

Türkiye'deki DAEŞ kıyafetli terör saldırılarının tamamında CIA'in imzası vardır…

Aynen FETÖ ve PKK'nın olduğu gibi; DAEŞ'in derin patronu da ABD/CIA'dir!

*

Trump'ın “göreve gelir gelmez” yedi Müslüman ülkenin vatandaşlarına herhangi bir gerekçe göstermeden otuz gün boyunca Amerika'ya giriş yasağı uygulaması kapsamında; “ABD vatandaşı” İranlı beş yaşındaki bir çocuk, Washington'daki Dulles Havalimanı'nda tam beş saat boyunca “kelepçeli” olarak tutuldu!

Trump'ın Amerikan Faşizmi'ni hangi boyutlara taşıdığını gösteren dramatik/dehşetengiz bir hadiseden söz ediyoruz…

Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer “Beş yaşındaki çocuğun ABD için tehdit oluşturduğunu; bundan dolayı kelepçelendiğini” söyledi!

“Birilerinin sınırlarımızı aşıp bize zarar verebileceği zamanı bilmiyoruz. Bay Başkan, bu an üzerinde beklemek istemiyor. Tüm imkânlarını kullanarak, ülkeyi korumayı ve güvenli hale getirmeyi amaçlıyor” diyerek “zıvanadan çıktı!”

*

Yazar David McGowan, ne demişti: “21. Yüzyıl'ın başında Birleşik Devletler'de yürürlükte olan politik sistemin adı faşizmdir!”



+

Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.
Yenisafak.com bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.