https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Yazarlar CIA Operasyonunun kod adı

CIA Operasyonu’nun kod adı...

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı

İtalya’nın eski Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga, Aralık 2007’de “Corriere Della Sera”ya verdiği mülakatta aynen şöyle demişti: “11 Eylül saldırılarının CIA ve MOSSAD tarafından gerçekleştirildiği gerçeği, küresel istihbarat örgütleri tarafından biliniyor. 11 Eylül, İslam dünyasını suçlamak ve Batılı güçleri Irak ile Afganistan’a müdahaleyi tahrik etmek için planlanıp gerçekleştirilmiştir.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
CIA Operasyonu’nun kod adı...
Haber Merkezi 15 Ağustos 2017, Salı Yeni Şafak
İtalya'nın eski Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga, Aralık 2007'de “Corriere Della Sera”ya verdiği mülakatta aynen şöyle demişti: “11 Eylül saldırılarının CIA ve MOSSAD tarafından gerçekleştirildiği gerçeği, küresel istihbarat örgütleri tarafından biliniyor. 11 Eylül, İslam dünyasını suçlamak ve Batılı güçleri Irak ile Afganistan'a müdahaleyi tahrik etmek için planlanıp gerçekleştirilmiştir.”

Cossiga (1928-2010), İtalya’da Gladio’ya bağlı siyasi liderlerin en önde gelen ismiydi. Dolayısıyla, bu ifşaatını “En iyi belge itiraftır” kapsamında değerlendiriyoruz!

İçimizdeki Amerikan Muhipleri, bir başka deyişle ABD hesabına etki ajanlığı yapan “gazeteci kılıklı-yazar maskeli” iliştirilmiş elemanlar, Cossiga’nın itirafına gözlerini sımsıkı kapattılar. On yıldır, bu ifşaatı yok sayıyorlar.

Ayrıca, 11 Eylül’ün kurgusallığını açık eden onlarca “kaçışı mümkün olmayan” delil var…

İliştirilmiş takımı, işte bu kapı gibi kanıtlar karşısında da suskundur!

Çünkü verebilecekleri “ikna edici” hiçbir karşılık yok.

11 Eylül ve benzeri derin mevzularda tartışmaktan sürekli kaçıyorlar. Buna mukabil, ne mi yapıyorlar?

Her daim, “Bırakın bunları, bunlar komplo teorisidir” klişesini “papağan gibi” tekrarlıyorlar. Başka lafları yok!

REKLAM

Onların işte bu lakırdısı; derin hakikatleri “perdeleme, hasıraltı etme” söylemidir.

Bu örtbas etme işini, “hususi bir misyon” kapsamında yapıyorlar!

Bütün hücreleriyle bağlı oldukları Batıcı Karargâh’ın namı hesabına sergiledikleri optik çarpıtmadan, dahası bir düzenbazlıktan bahsediyoruz!

Tam da burada, İsmet Özel’in şu sözlerini hatırlıyoruz:

“Bana ‘Sen komplocu düşünüyorsun’ diyorlar. Ben de diyorum ki; bu şekilde konuşan herkes, komplonun bir parçasıdır!”

*

Bir başka “kaçışı imkânsız” itiraf ile devam edelim…

Birkaç yıl önce Rusya’ya sığınan NSA ve CIA’in eski ajanı Edward Snowden “IŞİD’i; CIA, MOSSAD ve MI6 ile birlikte kurdu” demişti.

İçeride, Amerika için “kamuflajlı memurluk” yapan “Ankara’ya IŞİD iftirası atmakla vazifeli” ne kadar hususi eleman varsa; işte bu itiraf karşısında da dillerini yuttular.

REKLAM

En başından beri, sanki böyle bir ifşaat hiç yapılmamış gibi davranıyorlar!

Bitmedi…

Aydın Doğan denilen şahısla ortaklık yapmış olan ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası sırasında “IŞİD’i Obama kurdu, yardımcılığını da Hillary Clinton yaptı” diyerek “derin oyunu” ifşa etmemiş miydi? Etmişti!

En iyi belge, nedir? İtiraf’tır.

“Yurttaş Doğan”ın gazetesini tam yirmi sene boyunca yönetmiş olan Batı Putçusu Hedonist, Trump’ın bu itirafına “gözlerini sımsıkı kapatmaya” devam ediyor.

“Oradaki İ harfini istediğiniz kadar saklamaya çalışın; bunun anlamı Irak Şam İslam Devleti’dir” diyerek vaktiyle IŞİD’i inşa etmiş olan ve hala daha tepe tepe kullanan terör devleti ABD’nin ve de onun istihbarat örgütü CIA’in üzerini itina ile örtüyor!

REKLAM

Neden mi?

Sam Amcası’na çalışıyor da, ondan!

Ayrıca, gâvura “gâvur” denmesinden de rahatsız, bu şahıs…

Neden mi? Gâvurun hesabına etki ajanlığı yapanlar; bu sözcükten rahatsız olurlar!

*

Derin ABD, Irak’ta ve Suriye’de başından beri DAEŞ’i “doldur, boşalt” taktiğiyle oynatıyor…

DAEŞ’ten güya “kurtarılan” bölgelere şimdiye kadar YPG-PKK teröristlerinin yerleştirilmesi, ABD’nin “aslında ne yaptığını” hakiki gayesini ortaya koydu.

Kendi örgütleri IŞİD üzerinden (bu ters manyel çalışan terör örgütünü bir manivela gibi kullanarak) PKK devletini Kuzey Suriye’de kurabilmenin peşindeler…

Amerikan askerleri ile PKK’lı teröristler mi; eş anlamlı katillerdir!

ABD, PKK’yı silahlandırmayı da eskisi gibi gizlice değil artık ilan ederek yapıyor.

Haydut Devlet ABD, Irak ve Suriye’de var oldukça; bölgemiz tehdit altındadır.

REKLAM

Bölgeyi kan gölüne çeviren terör örgütlerini bizzat ABD yönetiyor.

Türkiye’nin hayati önceliği ve menfaati, ABD’nin Irak ve Suriye’den çıkarılmasıdır.

Bağımsız Türkiye’nin son dönemde İran ve Rusya ile yakınlaşması, ABD’yi zor durumda bıraktı. Bu işbirliğinin daha ileri bir safhaya varması, Washington’da oturanların iyice bunalıma girmesine yol açar…

İran Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye’ye gelmesi de bu bağlamda çok önemli gelişmedir…

*

ABD-CIA patentli DAEŞ terör örgütünün üstlendiği Barcelona’daki saldırı; Suriye ve Irak’ta ABD’nin aleyhine gelişmelerin peş peşe geldiği bir zaman diliminde yaşandı.

Terörizmin Mühendisi ABD, “bölgede bana hala ihtiyaç var” hikayesini anlatabilmek için; kendi ürünü olan DAEŞ’e “kontra terör saldırıları düzenletmeye” devam ediyor!

REKLAM

Kurgusal 11 Eylül saldırıları döneminde mütemadiyen adından söz edilen El Kaide, aslında CIA operasyonunun kod adı idi. Son yıllarda sahne alan IŞİD de; güncellenmiş CIA operasyonunun kod adıdır!