YazarlarKatma değeri en yüksek ihracat ürünü dostluktur

Katma değeri en yüksek ihracat ürünü dostluktur

Yaşar Süngü
YaşarSüngüGazete Yazarı

İnsan ilişkilerinde hediye ve ikramın kalpler üzerinde inanılmaz bir pozitif etkisi vardır; Önce  dost kazandırır sonra taraftar.

Sizi tanımayan ya da ya yanlış tanıyan birilerine dostluluk gösterirseniz, ona bir şeyler ikram ederseniz, onların önce kalbini fethedersiniz, size karşı olan önyargıları varsa onları değiştirirsiniz.

Bu kural hiç değişmez; Müşterinin kalbine hitap edebilen şirketler en çok kazananlardır.

İnsanoğlu satın alma kararını verirken cüzdana bakmaz, kalbine bakar.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
: Katma değeri en yüksek ihracat ürünü dostluktur
Haber Merkezi13 Eylül 2017, ÇarşambaYeni Şafak
Katma değeri en yüksek ihracat ürünü dostluktur yazısının sesli anlatımı ve tüm yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!

***

İhracatçılar da son dört yıldır bu duyguya hitap edecek bir proje geliştirmişler.

İhracat yaptıkları ülkelerin Türkiye’deki büyükelçilerini eşleri ve çocuklarıyla hedefledikleri bir şehre götürüyorlar.

REKLAM

Bir şehri gezdirerek tanıtmak ve onlarla birebir dostluk kurmak bence Türkiye’ye yakışan veçok doğru bir ihraç ürünü.

İhraç ettiğimiz ürünlerin arasında katma değeri en yüksek ürün dostlukları geliştirmek olmalı.    

Kuru kuruya yapılan milyon dolarlık reklam kampanyalarından bile daha değerli ve kazancı da uzun vadeli.

***

Projenin başrolünde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) var.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi bu buluşmaların önemini şöyle anlatıyor; “İnsanlar birbirlerini ya yolda ve yemeklerde ya da borç ilişkilerinde tanır.

Bir büyükelçi ile daha önce iki programda beraber yolculuk edip, hatta yöresel oyunlar bile oynamıştık. Böylelikle bir arkadaşlık gelişti.”

Büyük elçiler eşleri ve çocuklarıyla gittikleri bu şehirlerdeki hayatı tanıyor, insanlarla birebir temas ediyor.

REKLAM

Misafirperverliğimize şahit oluyor.

Eşleri ve çocukları bu ülkeyi ve insanlarını yakından tanımaya başlıyor.

Bu dostluk ve ilişkilerin faydasını bütün işadamları görüyor.

Herhangi bir ülke ile sıkıntı yaşayan şirket yöneticilerinin sıkıntıları bu geziler esnasında büyük elçilik yetkilileri ile kurulan dostluk sayesinde kolaylıkla çözülüyor.

***

İşin evveliyatından biraz bahsedelim;

Ailelerin de eşlik ettiği büyükelçilerle işadamlarının ilk gezisi Mardin’e olmuş. Daha sonraki yıl Çanakkale’ye ondan sonra da Trabzon’a gidilmiş.

Bu yılın ziyaret edilecek şehri de Gaziantep olmuş.

Gaziantep buluşmasına toplam 44 büyükelçi ile IMF, AB Türkiye Delegasyonu, ASEAN Türkiye temsilcileri katıldı.

Buluşmada Avrupa’dan 22, Ortadoğu’dan 7, Asya Pasifik’ten 11, Afrika’dan 17, Avrasya’dan 4 ve Güney Amerika’dan 8 ülke temsilcileri vardı.

REKLAM

***

Gaziantep turuna katılan 74 ülke, dünya ticaretinin yüzde 40’ını temsil ediyor.

Bizim ihracatta da yüzde 40 payları bulunuyor.

Gaziantep buluşmasına Mehmet Şimşek’in katılımı da buluşmanın olumlu etkisini artıran bir unsur oldu.

Cumartesi gecesi Gala yemeğine katılan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek büyükelçilerle birlikte aynı otelde kaldı ve ertesi günün sabahında da etkileyici bir sunum yaptı.

***

IMF’nin Türkiye Temsilcisi Srikant Seshadri’nin telefon ederek ücretini kendisinin ödeyeceğini söyleyerek geziye katılım talebinde bulunması TİM’in düzenlediği turların Türkiye’de görev yapan diplomatlar arasında ne kadar çok konuşulduğunu gösteriyor.

Geldi mi peki?

Evet, IMF temsilcisi de Gaziantep gezisindeydi.

***

Gaziantep buluşmasının tek eksiği, Zeugma mozaik müzesinin ardından İslam bilim adamlarının dünya bilimine yön veren icatlarının sergilendiği İslam Bilim Tarihi Müzesi ile şehrin en eski yapısı olan taş işçiliğiyle ünlü ÖmeriyeCamii’nin gezilmemesiydi.

REKLAM

“Sizin faydalandığınız bizimse zamanla önemsemeyip geri kaldığımız bilimin de öncüsü biziz, bin yıldır bu toprakların sahibi de biziz” demeliydik.

***

Sonuç: Hayatlarında belki de kendi ülkelerinde 4 şehri gezmemiş olan 74 ülkenin büyükelçileri eşleri ve çocukları Türkiye’nin 4 güzel şehrini ve insanlarını “gezelim görelim” yoluyla tanımış oldular.

4 şehrin bütün yöresel ürünlerini, insanlarını tanıdılar.

Konuşmalarından ve teşekkürlerinden anladık ki inanılmaz memnun kaldılar.

Şimdiden bir sonraki gezinin ne zaman ve nereye olacağını bile sordular.

Gelecekte bu çocuklar belki ülkelerinde daha etkin makamlara gelecekler.

Bizde bu buluşmaların meyvelerini uzun süre yiyeceğiz.

Az kazanç mı?