https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480&iu=/1347001/Yenisafak-Video-Preroll&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp] https://pubads.g.doubleclick.net/gampad/ads?sz=640x480|640x350&iu=/1347001/Yenisafak-VideoPOSTROLL&impl=s&gdfp_req=1&env=vp&output=vast&unviewed_position_start=1&url=[referrer_url]&description_url=[description_url]&correlator=[timestamp]
Yazarlar Duaya muhtacım dua istiyorum

Duaya muhtacım dua istiyorum

Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert Gazete Yazarı
Ne oluyor memlekette? Rivayetlere göre, yargı ihanet ediyor.

Şaşırmamız mı gerekiyor buna?

Anayasa Mahkemesi'nin tarihini yazsanız, kaç tane parti kapatma hikayesi çıkar ortaya?

Milli Nizam Partisi'ni kapattı, Milli Selamet Partisi'ni kapattı, Fazilet Partisi'ni kapattı, Hadep'i ve aynı çizgide siyaset yapan bir kaç partiyi daha kapattı.

Bir ayrıntı vereyim, belki ötekiler kadar işitmedi insanlar, Üstad Sezai Karakoç'un Diriliş Partisi'ni de kapattı.

367 kararları, Meclis'in Anayasa'da yaptığı değişikliği Anayasa'ya aykırı bularak, Anayasa maddesini iptal etmeler.

Hemşerim, Anayasa değişti, yeni madde bu.

Yani Anayasa'ya aykırı bulduğun, bir anayasa maddesidir.

Sen kanunun anayasaya uygunluğunu denetlersin, Anayasa'nın senin keyfine, zevkine, paşa gönlüne uygunluğunu değil.

Ama yaptı bunları, Anayasa Mahkemesi.

Yaşlı başlı, kılığı kıyafeti karşıdan bakınca düzgün görünen hukuk ricali, düşünsenize, başörtülü çocukların okula gitmesine kafayı taktı ve o çocuklara senelerce eziyet etti.

Geçtik Anayasa Mahkemesi'ni...

İstiklal Mahkemeleri, Yassıadalar, 12 Eylül mahkemeleri... Sağdan soldan adam asmalar...

Kenan Evren, 'adam asmaca' oynadı, mahkemeleri istimal ederek.

28 Şubat'ta, koca koca, boylu poslu adamlar, cuntadan brifing almadı mı?

'Almadı' dersem, bilin ki yalan yazıyorum!

Diyelim, mahkeme bir gün çok isabetli bir karar verdi.

Verdiği veya vermediği ceza, benim vicdanımı hatta milletin vicdanını tatmin etti.

'Yaşasın! Hukuk avdet etti' mi diyeceğiz?

Müsaadenizle, ben demem.

Eğer dersem, müteakip hukuksuzluk için kredi vermiş olurum.

Halbuki, 'Adalet, mülkün temelidir.'

'El-Adlü esasu'l mülk.' Arapçası böyle.

Söz, Hazret-i Ömer'e nispet edilir.

Mülk ne demek?

Mülk, gayrımenkul demek.

Hayır, öyle değil. Burada farklı.

Buradaki mülk, bugün 'iktidar' dediğimizde murad ettiğimiz şeyi ifade ediyor.

'Adalet, yönetimin temelidir' diye tercüme edersem, doğruya çok yakın olur.

'Adalet' olunca, yönetmek için lazım olan başka şeyleri temin edersiniz. Bugün değilse, yarın temin edersiniz.

Fakat yönetmek için geri kalan her şeyiniz varsa... Bir tek adalet yoksa...

O var olan şeylerin tamamı, bir tek adalet etmez.

Biz, Türkiye'de insanların yargıya itimat edeceği bir hukuk zemini tahayyül edebilir miyiz?

'Yargı adil olsun, bizden olmasın' başlıklı bir yazı yazmıştım bu sütunda.

Bizden veya başkasından olsun... Adil olsun.

İktidarı dinlemesin. Muhalefeti de dinlemesin.

'Benim vazifem, adalet yapmaktır, adalet üretmektir' desin. Sadece adalet üretsin.

Böyle bir zemin tahayyül edebilir miyiz?

Zor biraz.

Hele 'Paralel virüs'ün sebep olduğu enfeksiyondan sonra, daha da zor.

'Tamam tamam, lafı uzatma, sen Can Dündar'la Erdem Gül'ün serbest bırakılmasına ne diyorsun?'

Ben, Can Dündar'ın ve Erdem Gül'ün dava konusu olan haberini 'temiz' bulmuyorum. Hatta, 'negatif'ini söyleyeyim, 'kirli' buluyorum.

MİT Tırlarına saldırıların bir ihanet organizasyonu olduğundan eminim ve haberin de bu organizasyonun bir uzantısı olduğunu görüyorum.

Bütün bunlara rağmen, tutuksuz yargılanmaları daha doğru olurdu diye düşünüyorum.

Aynı şekilde, Anayasa Mahkemesi'nin tahliye kararının da 'tabii' bir karar olduğu kanaatinde değilim.

Fakat benim düşünmemin, benim kanaatimin ne önemi var? Ben, ne hukukçuyum, ne yargıcım, ne savcıyım, ne avukatım.

Ben, adil bir hukuk zemininin bu tür tartışmaları anlamsız hale getireceğini, binaenaleyh asıl peşine düşmemiz gereken şeyin bu adil hukuk zemini olduğunu düşünüyorum.

Bu mevzu daha çok tartışma götürür ama, ben burada keseyim.

Zira, bir maruzatım var.

Malum, bir yıldır Yeni Şafak'ta yazıyorum.

Gösterdikleri dostluktan dolayı, başta grubumuzun başkanı Ahmet Albayrak olmak üzere bütün Albayrak ailesine çok teşekkür ediyorum.

Elbette, kardeşim İbrahim Karagül'e de...

Ben, Yeni Şafak'ta hiçbir zaman yabancılık hissetmedim. Hiçbir zaman Yeni Şafak'ı 'gurbet' görmedim.

Ve Yeni Şafak'ın, medyada, sahih bir çizgi olduğunu her zaman yazdım, söyledim, söylemeye devam edeceğim.

Hele son zamanlarda, Derin Tarih'ten sonra Derin Ekonomi, CİNS, Nihayet, Lokma ve Gerçek Hayat'la kaliteli, seviyeli, bize, hepimize güç veren sağlıklı ve başarılı bir gelişme sürecine girdiler.

Allahu Teala yaptıkları işleri bereketlendirsin.

Şimdi biz, arkadaşlarımla, yeni bir çalışma başlattık. Yeni bir günlük gazete. Allah izin verirse, 7 Mart'ta yayına başlayacak.

İşitmişsinizdir, Karar Gazetesi.

Orada devam etmek üzere izninizi istirham ediyorum.

Dualarınızı bekliyorum.