Güncel Kitap Haberleri - Yenisafak.com

Yeni Şafak Kitap Eki Haberleri

Son yazdığım şiir okunsun

Bilgisayar. Yazım oldukça çirkindir. Doğru düzgün bir “I” harfi bile yazamam. Kitap imzalamak bu sebeple hep korkutmuştur beni. Ayrıca bilgisayar silmeyi kolaylaştıran bir alet. Hem yazımın çirkinliğini benden saklıyor hem de herhangi bir şeyden vazgeçmemi kolaylaştırıyor.

İLK KİTAP İLK HEYECAN: Üç şiir için bir defter harcadım

Kitabın çıktığı gün şair Hayriye Ünal İstanbul’a bir konferansta konuşmacı olmak için gelmişti. Birkaç hafta önceden sözleşmiştik görüşeceğiz diye. Onunla buluştuğum gün kitabımın da çıktığı ve bana ulaştığı gündü. İlk kitabımı Hayriye Ünal’a imzaladım. Zaten kitapta onunla ortak bir şiirimiz de var “Angelika, Karaağaç ve Şifasız Otlar” isminde.

Kalbe en çok hüzün yakışır

“Hüznün En Güzeli” adlı kitap, Salih Zeki Meriç’in edebiyat, sanat ve eğitim gibi konularda kaleme aldığı yazılardan oluşuyor. Meriç’in yazıları, kesin doğru olma iddiasından uzak, sadece bir bakış açısı ortaya koyma derdi taşıyor.

Yarı beyaz yarı siyah

Karışık’ta üzerinde durulan temel meselelerden biri “ırkçılık”. Hikayenin farklı yerlerinde melez olmanın, ırkçı söylemlerin bir çocuğa neler hissettirebileceğine şahit oluyoruz.

Eğitime yerli bakış

Eğitimin temel amacı insanı insan yapmaktır. Oysa, bugünkü eğitim sistemi insanı insan yapan değil, insanı bozan bir sistemdir. Az da olsa bu sistemden de bozulmamış insan çıkıyorsa bu, tamamen bir imalat hatasıdır. Sisteme göre bu insanlar defoludur.

Osmanlı’nın bir izdüşümü

Yeditepe Yayınları, Nikola Naçov’un Bursa’ya Gidiş ve Dönüş isimli seyehatnamesini yayımladı. Naçov eserinde farklı millet, din, dil, gelenek ve kültürlerin Osmanlı’da birlikte yaşama sanatının örnekleri üzerine ilgi çekici gözlemlerde bulunuyor.

Kafalı Hoca’ya armağanlar

Milli kıymetlerimiz olan hocalarımıza hayatta iken, “armağan” hazırlanması, yeni neslin kadirşinaslığına ve vefakârlığına bir misaldir. Değerli hocamız Mustafa Kafalı için hazırlanan armağan kitaplar da böyledir.

Kıl kalbini kötülüklere virane

Büyüyenay Yayınları tarafından yayımlanan iki eser çağdaş psikoloji ilminin gözardı ettiği nefs eğitimini ele almaktadır. Bunlardan ilki Fatih Yıldız’ın hazırladığı Halvetî Azizlerinin Etvâr-ı Seb’a Risaleleri. İkinci eser ise Muslihu’n-Nefs yani Nefs Eğitimi. Bu türde eserleri psikoloji ilmine katkı sağlayacak, bu ilmi kendi dar ve sınırlı kalıplarından çıkararak daha geniş bir perspektifle insanı ele almasını sağlayacak kaynaklar olarak da görmemiz gerekir.

Bu başlangıçlar kısa ama nitelikli

Kurulduğu 1997’den beri yayıncılık yapan İstanbul Kültür Üniversitesi, yayın dünyasına yeni kitaplar kazandırmaya devam ediyor. İKÜ Yayınevi Editörü Seza Özdemir “Çok Kısa Bir Başlangıç” serisi ile hem nitelik düzeyi yüksek, hem de derin konuları küçük hacimlerde, basitleştirmeden sunabilen kitaplar yayınladıklarını dile getiriyor.

Cemiyete ruh üfleyenler

Her biri büyük bir yol açıcı, eserleri ve talebeleri ile yollarımızda birer kandil mesabesinde olan kimi isimleri Diyanet İşleri Başkanlığı “İz Bırakanlar” dizisi ile yeniden hatırlattı ve kitap olarak yayımladı. Aralarında Babanzâde Ahmet Naim, Hasan Basri Çantay, Hilmi Ziya Ülken, Nurettin Topçu, Mehmet Şerefettin Yaltkaya ve Ahmed Ziyaeddin Gümüşanevî’nin isimlerinin yer aldığı eserler tek başına biyografi kitabı kategorisinde değerlendirilmemesi gerekiyor.

Edebiyat teorisinin dönüşümü

Dergâh Yayınları tarafından yayınlanan Edebiyatın Dönüşümü isimli eserinde Antony Easthope, popüler kültür ve kanonik edebiyat arasındaki ayrıma ve zaman içinde bu ayrımın nasıl bir sınır aşımına uğradığına odaklanıyor. Easthope’un anlattığı süreci, geri bir zamandan takip etmiş olsak da Türkiye’de son çeyrek asırda yaşanan değişimlerden anlayabiliyoruz. Kitle ile seçkin arasındaki o eski sınır gittikçe silikleşiyor ve bu teoriyi yeniden gözden geçirmeyi zorunlu hâle getiriyor.

Nefis muhasebesinin kitabı

Erken dönem tasavvufunun en önemli temsilcilerinden biri olan Hâris el-Muhâsibî’nin Allah’a Dönüş adlı eseri, kendisinin ilimde önem verdiği noktaları kalem kalem anlattığı ve Hasan-ı Basrî’den etkilenen Muhâsibî metodunun temel taşlarını bir arada verdiği temel bir eser olması hasebiyle çok önemlidir.

Çevirinin kadın eli

Akademik bir çalışma olan “Kelimelerin Kıyısında: Türkiye’de Kadın Çevirmenler” edebiyat ve sanat tarihimizde önemli yeri olan kadınların çeviri alanında yaptığı çalışmaları inceliyor. 13 akademisyenin araştırmasına yer veren kitabı yayına hazırlayan Şehnaz Tahir Gürçağlar, “Kendi kültürel etkinlikleri içinde çevirdikleri yapıtların her birinin ayrı bir yeri var. Tümünün üzerinde birleştiği konu ise çevirinin kültürümüz ve yayın dünyamız açısından kurucu bir konumda olması” diyor.

Cevapsız kalan bin bir soru

Ahmet Yüksel’in “Sonuç” bölümünde belirttiği gibi kitabı düşünürken sadece Mehdi Kulu’na takılıp kalmamak gerekiyor. Casusumuz, dolayısıyla söz konusu kitabın kahramanı o. Fakat o, ayrıca kitabın birçok boyutundan sadece bir tanesi.

Kuramsal yaklaşımlara yeni bir örnek

Cemal Şakar anlatı ‘tür’lerine yoğunlaşmış yazılarını topladığı Edebiyatın Doğası dolu dolu bir kitap. Şakar, “Edebiyatın doğası/özü/mahiyeti/hakikati olup olmadığı her zaman önemli sorulardan biri olagelmiştir. Bu tartışmalarda eşyanın doğası/özü meselesi şablon olarak alınıp edebiyata uyarlanmıştır.” diyerek isteklisine kapıyı aralar.

Kurgu okuru bir bağımlıdır

Gammazcılar, Costaguana’nın Gizli Tarihi, Düşen Şeylerin Gürültüsü ve İtibarlar romanlarıyla Güney Amerika edebiyatının yıldızları arasında yer alan Kolombiyalı yazar Juan Gabriel Vásquez, bu kez “okuru bağımlı kılan” kurgu edebiyatını derinlemesine incelediği kitabı Çarpıtma Sanatı ile karşımızda. Vásquez, bizi büyülü gerçekçiliğin merkezi Latin Amerika’nın usta yazarlarıyla bir yolculuğa çıkarıyor ve onların kült eserlerini yeni bir gözle okumayı öneriyor.

Turgut Atasoy’dan Naim Tiralı’ya bir yayınevi hikâyesi

Turgut Atansoy kurduğu İstanbul Yayınları (1954) vasıtasıyla sayısız kitap yayınladığı gibi edebiyat, sanat ve düşünce hayatımızı alttan alta besleyen beş ayrı dergi de çıkarmış. Meselâ, kasım 1953 ile şubat 1957 arasında 38 sayı devam eden İstanbul Kültür ve Sanat dergisinin yönetimi için, Mehmet Kaplan hocayı bulup çıkarması çok önemlidir.

Bir komisyon kuralım efenim

Selman Bayer’den absürtlüklerle dolu bir kara komedi: Azizler ve Haydutlar... Yazarın uzun bir aranın ardından, yine, yeni, yeniden bürokrasi eleştirisi yaptığı ikinci romanı Ketebe Yayınları’ndan çıktı.

Sahnelenmeyecek oyun yazılmıyor

Cumhuriyet döneminde çok sayıda edebiyatçı, değerli tiyatro oyunları kalem aldılar. Bu minvalde oyun yazan Reşat Nuri Güntekin, Ahmet Kutsi Tecer, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl, Nuri Pakdil, Tarık Buğra, Behçet Necatigil ve daha pek çok isim sayabiliriz. Ancak sonrasında yazar ve şairler oyun yazmayı bıraktı. Biz de bu ayki dosyamızda neden tiyatro oyunu yazılmadığını soruşturduk. Ortak görüş, sahnelenmeyecek bir oyunun yazılmasının anlamsız olduğu yönündeydi.

Sherlock’un Türkiye’de ne işi var

Sherlock Holmes ilk defa, çeviri yoluyla değil, özgün hikayelerle Türkçede. Araştırıyor, sorguluyor ve hiç kimsenin ulaşamadığı sonuçlara ulaşıyor.

Kubbede hoş bir sadâ bırakmak

İbnülemin Mahmut Kemal İnal denilince akla ilk gelen şey Yahya Kemal Beyatlı ile Süleyman Nazif’in müşterek kaleme aldıkları bu beyitlerdir herhalde. Gelin görün ki Üstad’ın kitaplarına ulaşmak, deveye hendek atlatmak kadar zordu. İşte bu zorluğu yakın zamanda Ketebe Yayınevi aştı ve İbnülemin Bey’in bütün kitaplarının telif haklarını satın aldı.

Mahmut Yesari’den hatıralar

Mahmut Yesari’nin bazı romanları yeniden yayımlandı. Hikâyelerinden çok azı kitaplaştı. Gazete ve dergi sayfalarında kalmış hikâyeleri, derlenip gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Son zamanlarda Mahmut Yesari’nin hatıralarını derleyen iki kitap yayımlandı. Birincisi Bâbıâli’den Son Selâm / Mahmut Yesari’den Hatıralar, diğeri ise Can Yayınları’dan çıkan Bâbıâli Hatıraları.

ÖTEYE MEKTUPLAR - 4: Meçhuller Caddesinin Kimsesiz Seyyahı’na

Her şey küçüldü Üstadım. Zihinler küçüldü, kalemler küçüldü, hedefler küçüldü… Sizin ciğerlerinizden kan çekerek kaleme aldığınız, uğruna zindanlara düştüğünüz, çilesini çektiğiniz tüm değerler ayaklar altında, ayakaltına aldığınız tüm sahtelikler de başlar üstünde. Serapa bir çöldeyiz ve arada bir serap gördüğümüzde bir şeyler yaptığımız zehabına kapılırız. Hani, “Keyfiyet bakımından bir taksiyi dolduracak sayıya ulaşamadık.” derdiniz ya, hâlâ da öyleyiz

Duruel nadir ve değerli

Nadir fakat değerli bir durumdur Duruel’in bir metniyle karşılaşmak. Düz ve tek kanallı/tek katmanlı bir metin okunur ve biter. Tembel okuyucular içindir bu tür okumalar. Bir tür “tüketim”dir. Derin okumalara çağıran metinler ise tükenmez, besler. Tekrar tekrar dönülür onlara ve her seferinde başka anlam ufukları açar önünüze.

Endülüs’ün kıymeti

Fetih sonrasındaki 100 yılda gerekleşen olayları anlatan kitapta savaşlar, entrikalar, yıkılan ve kurulan devletlere tanık oluyoruz. Bu başarıların en büyük pay sahibi ise Tarık bin Ziyad. Köleyken dikkat çeken, gayretiyle yeteneğini birleştiren Tarık bin Ziyad, valilik ve kumandanlığa kadar yükselir.

İlâhiyatların yeni din dili

İlhami Güler’in Küfreden Düşünme Karşıtı Şükreden Düşünme isimli kitabı Ankara Okulu Yayınları’ndan çıktı. Güler’in dikkate değer bir yanı da dini, kuru akılcılığın dışına çıkarak izah denemelerine girmesidir. Aynı tutum, “ilâhi vahyin mahiyetini” açıklarken daha bir berraklaşıyor.

Tasfiye ya da takviye ikileminde Diyanet

Bugün Türkiye’deki dini alanı temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tarihi hâlâ mufassal bir şekilde yazılmaya muhtaç. Mihrap, Minber ve Devlet Tek Parti Döneminde Diyanet İşleri Başkanlığı (Küre yay. Mayıs 2019, 359 s.) bu sahada önemli bir boşluğu doldurmaya nazmet bir kitap. Hicret K. Toprak tarafından kaleme alınan eser, yazarın doktora çalışmasının bir neticesi.

İLK KİTAP İLK HEYECAN: Türk Şiirine layık olmaya çalışıyorum

Kitabı karıştırırken hangi şiire denk gelir bilemem, okurun nasibine kalmıştır. Şiirleri tasnifte belirli bir sıraya uyulmadı. Sadece yirmi kadar şiir arasında Türkçe’nin varlığını, deruni ahengi, kadim şairlerden bir sesi, sahici tavrı bulabilmelerini umarım.

Amerika’da genç olmak

F. Scott Fitzgerald’ın Mazisi Olan Kadın’da topladığı gençlik hikayelerini okurken hüzün, acı ve heyecan dolu kendi gençlik yıllarımızı düşünmeden edemiyoruz. Fitzgerald’ın başarısı; o dönemin gençlerini anlatırken, her dönemin gençlerinde rastlanacak özellikleri yakalaması ve hikayelerini bu özellikler üzerine kurmasıdır.

Tarihi yazan hayatlar

Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Barbara Caine (d. 1948) Biyografi ve Tarih incelemesinde çok verimli açılar geliştirmiş. Eseri üst düzeyde bir Türkçe başarısıyla çeviren Müge Sözen’i bu yapıtı kazandırdığı için kutlarız. Tarih ve Biyografi bağlamındaki verileri Edebiyat Tarihi ve Biyografi alanına entelekt zevkle aktaracaktır.

Boğaziçi’nden Tuna’ya uzanan köprü

Halûk Dursun, 62 yıllık hayatı boyunca İstanbul’u, tarihi, kültürü farklı gözle seyredecek yöntemi bizlere sundu. Tarihin sadece kütüphanelerde değil, bir Osmanlı sokağında, Ahlat’ta, Tuna’da, Fırat’ta öğrenilebileceğini yaşayarak, yazarak gösterdi. İstanbul’da Yaşama Sanatı kitabı payitahtı, Nil’den Tuna’ya Osmanlı eseriyle de bir coğrafyanın tümünü anlamamızı sağlıyordu.

Dünyanın aykırı sesleri

Tarihe yön vermiş, güçlü karakterlerin mücadelelerinin anlatıldığı 25 kitaplık “Hayır” serisi raflardaki yerini aldı. Alfa Yayınları’ndan çıkan seride farklı bir dünya için çalışan isimler bir araya geliyor.

+

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.