Shakespeare’dan Mevlana’ya uzayan macera

Yazdığı Tabiat Dörtlemesi’nde geleneklerden, bilimden ve Türk edebiyatının bilinen eski kaynaklarından yararlanan Buket Uzuner, dörtlemesinin son çıkan kitabı “Hava” ile okura yeni ufuklar açıyor. Tüm dünyada sahte haber ve hava kirliliği konularının hayatlarımızı birebir etkilediği 21. yüzyıl edebiyatına, insan, hayvan, çocuk, kadın, çevre hakları savunucusu kadın gazeteci Defne Kaman karakteriyle bir iz düşüren Buket Uzuner, iklim değişikliği ve çevre sorunlarını incelediği “Su”, “Toprak”, “Hava” ve “Ateş” adlı romanlarıyla, Türkler’in kadim Kamanlık geleneğindeki evrensel tabiat-insan değerlerini, Çağdaş Türk Edebiyatı’na kazandırmak amacını taşıyor.

Yeni Şafak
Shakespeare’dan Mevlana’ya uzayan macera

DENİZ İHSAN TAŞDELEN

Romanda, Kayseri’ye 13. yüzyılda hastaları müzikle tedavi eden bir şifahâne ve dünyanın ilk tıp okullarından birini yaptıran Selçuklu kadın sultanı Gevher Nesibe’nin şehrin merkezindeki büstü gazeteci Defne Kaman geldiği gün gizemli bir şekilde kaybolmasıyla başlayan olaylar, duruşma sabahı yaşanan bir sürpriz gelişme sonrası bu kez de Defne Kaman’ın ortadan kaybolması üzerine daha da derinleşiyor. Gazeteci kadının Kapadokya’da bir sıcak hava balonunda görüldüğü haberi geldikten sonra tüm dostları onu aramaya gidiyorlar.

FARKLI BİR MACERA

Selçuklu Devleti sultanlarından, Kayseri şehrinin tarihi yapısına, bir kadının başından geçen travma üzerinden “Bir insan, ölüm tehdidi dışında başka neler uğruna köklerinden kopar?” sorusuna kadar birçok konuya değinen Uzuner, bütün bu tarihin dışında Jeanne d’Arc’tan Sokrates’e, Pir Sultan Abdal’dan Galilei’ye, Sefiller’in Jean Valjean’ından, Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ına, Shakespeare Soneleri’nden, Mevlâna’nın Divanı’nına, Nâzım Hikmet’ten Metin Altıok’a doğru okuru bir maceranın içine sürüklüyor.

Romanda öne çıkan bir diğer konu ise Anadolu’nun kendine özgü kültürü. Bu kültürden doğru kendine özgü insanlar yetiştiren ve bu insanların bilgeliğini soluksuz okunmasını sağlayan Uzuner, her birimizin hayatında karşılaştığı Anadolu insanının bilgeliğinin altını çiziyor. Anadolu’nun çok kültürlü yaşamına sinmiş binlerce yıllık kadim Kam geleneklerimizden ve Sibirya Türk mitolojileri ile Anadolu Selçuklu tarihinden esinlenerek kurgulanan romandaki olaylar, karakterlerin diyaloglarıyla birlikte bilgi şölenine dönüşüyor.

“DUR BAKAYIM ORADA EVLADIM”

Cumhuriyet’in ikinci kuşak eczacı kadınlarından olan Umay Bayülgen, (Umay Nine) derin felsefe bilgisi ve engin hayat deneyimiyle bir Kam ve aynı zamanda romanın ana karakteri gazeteci Defne Kaman’ın anneannesi. Umay Nine, Anadolu kültüründen yetişme eski toprak bir kadın aslında. Romandaki bütün karakterler, gündelik yaşamlarındaki olayların bir parçası olarak yaşamlarını sürdürüyorlar fakat birbirleriyle girdikleri tartışmalar ve etkileşimler sonucunda roman, olgusal olarak birçok kavramı yeniden tartışmaya açıyor. Bu tartışma, bizlere tarihimizin arkada kalmış bilgilerini tekrar gün yüzüne çıkartmaya yardımcı olurken bir yanıyla da edebiyattan, şehirlerden, yemeklerden, insanlarımızın attığı adım ve ayak izlerinden, en sonunda da tüm yıllar boyunca gökyüzü altında her ne varsa “Hava”da bütün bu konular, okurun merakını derinleştiriyor.