AVM yerine cami kültürü: Ailecek her hafta sonu bir camiyi ziyaret ediyorlar
Hayat
AVM yerine cami kültürü: Ailecek her hafta sonu bir camiyi ziyaret ediyorlar
Çocuklarının camide sosyalleşmesini isteyen Ahmet Kaan ve eşi Zeynep Kaan her hafta sonu İstanbul'da farklı bir camiyi ziyaret ediyorlar. 100'üncü camileri de 7 Mart Cumartesi günü Hırka-ı Şerif Camii oldu. 'AVM yerine cami kültürü' projesini yenisafak.com'a anlatan Kaan ailesine göre, çocuklar cami merkezli büyüdükçe kaybettiğimiz değerlere kavuşacağız.
Yeni Şafak
Kına gecesi için Rize'den Azerbaycan’a gittiler, kapılar kapandı şimdi dönemiyorlar
Hayat
Kına gecesi için Rize'den Azerbaycan’a gittiler, kapılar kapandı şimdi dönemiyorlar
Rize'den kına gecesi yapmak için Azerbaycan’a giden Çakır ailesi, koronavirüs tedbirleri nedeniyle sınır kapılarının kapatılması üzerine geri dönemedi. Bir süre dünürlerinin evinde kalan, ardından sınıra geçen aile, Türkiye’ye dönmek için bekliyor.
DHA
Koronavirüs nedeniyle cep telefonundan canlı bağlantıyla oğluna kız istedi
Gündem
Koronavirüs nedeniyle cep telefonundan canlı bağlantıyla oğluna kız istedi
İngiltere'de yaşayan Kahramanmaraşlı Cevahir Çınkır (32) ve ailesi, koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirlere uyarak, kız isteme merasimini telefonla görüntülü arayarak gerçekleştirdi. Melike Işıklar'ı (32) oğluna isteyen Rüştü Çınkır, "Oğluma bu şekilde kız isteyeceğimi rüyamda görsem inanmazdım" dedi.
DHA
Denetimde suç işleyene iki kat ceza: Uygulama yarın başlayacak
Gündem
Denetimde suç işleyene iki kat ceza: Uygulama yarın başlayacak
Cezaevlerinden 90 bin kişiye tahliye yolunu açan infaz düzenlemesi beraberinde bazı yaptırımlar da getiriyor. Yeni düzenlemeye göre denetim süresi içinde suç işleyen hükümlü, verilen hapis cezasının iki katı süreyi cezaevinde geçirecek. Çocuk hükümlüler de doğum gününü aileleriyle geçirebilecek
Yeni Şafak
Yardım parasını almak isteyen PTT'ye akın etti
Ekonomi
Yardım parasını almak isteyen PTT'ye akın etti
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ihtiyaç sahibi 2 milyon 111 bin haneye 1000'er liralık destek ödemeleri bugün başladı. Paralarını almak isteyen vatandaşlar PTT şubeleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Polis, sıra bekleyenlerin arasında sosyal mesafeyi koruması için geniş güvenlik önlemleri aldı.
DHA
SGK'ye tıbbi malzeme sağlayan firmaların aidat ödemeleri ertelendi
Ekonomi
SGK'ye tıbbi malzeme sağlayan firmaların aidat ödemeleri ertelendi
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) tıbbi malzeme sağlayan firmaların yıllık aidat ödemelerini yapamamaları durumunda barkodlarının pasife alınması uygulamasının 1 Temmuz'a kadar durdurulduğunu bildirdi.
AA
HDP önündeki ailelerin evlat nöbeti 212’nci gününde
Gündem
HDP önündeki ailelerin evlat nöbeti 212’nci gününde
Çocuklarının terör örgütü PKK mensupları tarafından dağa kaçırıldığı iddiasıyla HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemi başlatan ailelerin evlat nöbeti 212’nci gününe girdi.
IHA
Ailenin düşüşünden ailenin yükselişine: Eve Çekilirken
Ailenin düşüşünden ailenin yükselişine: Eve Çekilirken

İspanyada, bir yaşlılar bakım yurdunda koronavirüs nedeniyle hemşireler ve sağlık hizmetlileri kurumlarını terk ettiler. Yaşlıları kendi kaderleriyle baş başa bıraktılar. Sosyal medyada yaşlılarla ilgili küçümseyici ve ötekileştirici tutumlarla karşılaşıyoruz. Bunlar ailenin modernleşme ile beraber dağıtılan fonksiyonlarının ölümcül durumunu gösteriyor. Modern zamanlara kadar yaşlılar ve çocuklar ailenin bakımı altındaydı. Ancak modernleşme ile aile endüstriyel bir kuruma dönüştü. İhtiyarlar huzur evlerine, çocuklar da kreş ve anaokuluna gönderildi. Anne olmak aşağılandı, doğurmak küçümsendi. Kapitalizmin kazanç ve kariyer yüceltmelerine boğulan insanın, aile içindeki konumlanma önceliği dağıtıldı. Feminizmin post-modern nihilizmi ile beraber aile, hapishane olarak tasvir edildi.

Ailenin sonu (2004 yılında Kütahya’da kız ve erkek yurtlarında yaptığım bir araştırmayı bu başlıkla yayınladım) ve Ailenin Düşüşü (iki ay önce çıkan kitabımın adı) araştırmalarımla bu süreci tanımlamaya çalıştım. Babanın gözden düştüğü, gençliğin popülist bir biçimde yüceltildiği, anneliğin ret edildiği, yaşlıların kendi başlarına bırakıldığı bu yeni kapitalist süreçte ev, tarihin en savunmasız ve en düşen kurumu haline geldi. Oysa ev toplumsal varlığın ve insan gerçeğinin üzerine kurulduğu ana omurga. Şimdi epidemik toplumsal dönemde bunu daha iyi anlıyoruz. “Bir musibet bin nasihatten daha iyidir” der büyüklerimiz. Koronavirüs musibeti, aile nasihatlerimizden çok daha keskin ibretler veriyor!

Gençlik, nesnel bilgiye erişmenin onu daha bilgili yaptığı yanılsaması içine sokuldu. Babasından daha iyi bilgisayar kullanıyor. Dedesinin ise bilgisayardan bile haberi yok. Bunlar ayrıcalık ve bilmekle eş tutuldu. Bunlar gençliği şımarttı. Hak etmediği payeye sahip oldu. Büyükler üzerine söz söyleme payesidir bu. Büyük olmadan büyükler üzerine söz söylenmez oysa. Büyük olmak çok bilgi sahibi olmak, çok dil bilmek ya da çok makineler kullanmak değil. Büyük olmak ilerleyen yaşla beraber kazanılan tecrübeler ve gerçekleşen ruhsal tekamül ile edinilen yüksek bilinçtir. İşte okuma-yazması olmayan nine ve dedelerimize “büyük” denmesinin nedeni buydu. Oysa kapitalist bilinçte üretim değeri ve nesnel bilgi önemli. İhtiyarlar ile bunlar arasındaki orantısal ilişki negatif. Ondan dolayı modernite (kapitalizm ve sosyalizmiyle) ihtiyarları ailelerden ve hayattan çıkararak huzur evlerine kapatıyor. Sosyal olarak öldürüyor. Sosyal ölümdür bu. Huzur evleri mezarlarına gömüyor. Kapitalist popüler kültürün yeni yetme gençliği de buna eşlik ediyor. Büyüğü büyük görmüyor. Çünkü üretim değeri yok, nesnel bilgi değeri yok.

Salgınla birlikte eve dönüyor yeniden insanlar. Ev, yeniden kurtuluşun yeri oluyor. Merhametin, dayanışmanın, paylaşmanın ve beraberliğin yeri. Acının ve ölümün kasvetli kara günlerinde birbirine sokularak ayakta kalmanın anlam dünyası. Kapitalist kamusalın her şeyi içinde yutan varlığı durunca kurtuluşun ve yaşatmanın adresi. Eve dönüş, ev bilincine dönüşmeli. Kadim evin anlamı içine taşınmayı getirmeli beraberinde. Rabbimizin “ölçü ve tartıda/mizandan sapanları” uyarmak üzere gönderdiği gazaptan geçerken bu ibreti çıkarmalıyız. Yeniden kültürel mirasımızın ve inancımızın aileye ilişkin anlamı üzerine düşünmeliyiz. Çocuklarımız, kocalarımız ve hatunlarımızla hayatta kariyerin ve başarının değil sağlık-saadetin önemini hissetmeliyiz. Dedelerimiz ve ninelerimizin yaşlı değil, ihtiyar olduğunu hatırlamalıyız. Çünkü ihtiyar seçendir, karar verendir, tecrübeli olandır, saygındır. Tek kelime ile büyüktür.

Kapitalizmin ve modernitenin hepimizi paraya, titre, kariyere ve taksitlere koşturduğu düzeninde bir an durup soluklanalım. Evimize dönmek yeniden soluklanmaktır. Bir an bu koşturmadan çekilmektir. Durup kendimize bakmaktır. “Ey insanlar nereye gidiyorsunuz?” diyen Allah’ın hitabına kulak vermektir. Hakikaten bu düzenin akışına kapılarak peşine düştüğümüz dünyalıklar için kendimizi yiyip bitirirken nereye gidiyoruz? Bu düzenin metaları peşinde koşturdukça daha fazla ilaçlarla, daha fazla prozaklarla ve daha fazla psikiyatristlerle kuşatılıyoruz. Kamusal düzende varlık göstermek için kendimizi yiyip bitirirken mutsuz hale geliyoruz. Parasal mutluluk oranı arttıkça, ruhsal mutluluk oranında düşüşler yaşıyoruz. Daha çok makam ve paranız varsa daha çok ilacınız ve sıkıntınız var demektir.

Aileye dönüş, kapitalist ve modern kamusal alandan çekilmektir. Önemli olan bu çekilmeyi tefekkür fırsatına çevirmek… Çekildiğimiz varlığın içinde duran kafamızı ve gönlümüzü de çekmek. İşte o zaman bizi kuşatan dünyevi düzenin baskılarından kafamızla ve gönlümüzle serbest hale geleceğiz. Kendimize döneceğiz. Kendini bilen Rabbini bilir düsturunu yeniden hissedeceğiz. Kapitalist kamuda kaybolan “kendiliğimiz”, evde yeniden kendine gelecek.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.