Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Libya'da dikkat çeken görüntü: TSK'ya ait fırkateyn El Khums limanı yakınlarında görüntülendi
Dünya
Libya'da dikkat çeken görüntü: TSK'ya ait fırkateyn El Khums limanı yakınlarında görüntülendi
Trablus'un doğusundaki El Khums Limanı yakınlarında Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait G sınıfı fırkateyn ve Seahawk helikopteri görüldü. Türk Deniz Kuvvetleri'nin Misrata ve Trablus hattında deniz üssü kuracağı öne sürülüyordu.
Yeni Şafak
Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin cennet fetvası
Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin cennet fetvası

Türkiye’de hiçbir zaman gündemden düşmeyen biri dini, diğeri bedeni iki konu var ki, ne zaman onlardan söz açılsa herkes allâme kesilir. İnsanlar, ehliyet sahibi olup olmadıklarını düşünmeden ulu orta konuşmaya, saçma sapan sözler söylemeye kendilerini öyle kaptırırlar ki durdurana aşk olsun!

Üç beş kişinin bulunduğu bir mecliste “şuram ağrıyor” demeye görün, oradakiler hemen uzman doktor kesilirler, ilaç üstüne ilaç tavsiye ederler, akla hayale gelmedik tavsiyelerde bulunurlar. Dini konular açıldığı zaman da aynı densizlik söz konusu olur. Bilen de konuşur, bilmeyen de. Hatta bilmeyen, bilene göre daha fazla çene çalar, fetva üstüne fetva (!) vermeye başlar. Bu had bilmemezlik daha çok Kurban Bayramlarında kendini gösterir. Mesela çağdaş Ebu Cehillerden biri, geçen Kurban Bayramlarından birinde şöyle saçmalıyordu: “Yeni yeni ortaya çıktı ki, ne gökten kurdeleli koç indi, ne ‘beni kes’ dedi. Ne ‘kurban’ kesmek anlamında… Ne cennete giderken koçun sırtına biniliyor, ne de hayvan kesmek farz. Anlamadığınız bir dilden ibadet yaparsanız işte böyle olur.

Ancak kimileri yine de mutlaka kan akıtmaktan yana (Sanki her gün yüz binlerce hayvanın kanı akıtılmıyor ve bu herif hiç et yemiyor). Mutlaka hayvanı yatırıp boğazlayacak. (Ayakta mı boğazlamak gerekiyor?) Mutlaka kan kokusu alacak. Mutlaka kan görecek. Mutlaka çocukların gözleri önünde, kapı eşiğinde, sokak ortasında, balkonda, terasta hayvanın gırtlağına bıçağı sürtecek.

Çağdaş bir kesime de karşı. Mutlaka mahalleyi kokutacak. Acısız kesme de kabul etmiyor. Hayvan mutlaka acı duyacak.

O parayı ilaca, mamaya, süte, çadırında az bir sıcaklığa ihtiyacı olan depremzedelere vermenin Allah katında daha sevap olacağını da kabul etmiyor. İlla kavurma yiyecek. (Cahil köşe yazarı bilmiyor ki, kurban kesmek bu sayılan işleri yapmaya engel olmadığı gibi, yine kurban sadece kavurma yemek için değil, Allah emrettiği, yani ibadet olduğu için kesilir.)”

Bu satırların sahibi sadece cahil değil, aynı zamanda küstah olduğu için yazısını şöyle bitiriyor: “Ve ben böyleleriyle aynı cennete gitmek istemem!”

Bu hezeyanları okuduktan sonra acaba geçmiş devirlerde de böyle saçmalayanlar, şununla bununla cennete bile gitmem diyenler var mı diye düşünmeye başladım. Neden sonra merhum Orhan Şaik Gökyay’ın azılı bir İslam düşmanına cevaben kaleme aldığı yazı aklıma geldi. Gökyay, Kanuni Sultan Süleyman’ın şeyhülislamı Ebussuud Efendi’nin ilmî müktesebatı hakkında bilgi verdikten sonra sözü ilgi çekici fetvalarına getiriyor ve bir iki örnek veriyor. Şöyle:

Soru:

Zeyd, avretlerin (kadınların) olduğu Cennet bana gerekmez derse, ne lazım gelir?

Cevap:

Gerekmezse Cehenneme gitsin.

İşte, böyle soruya, böyle cevap verilir. Buna taşı gediğine koymak denildiği zaten biliniyor. Eskiler, edebiyatı tarif ederken “Muktezâyı hale mutabık serd-i kelâm etmektir” diyorlar. Gençlerin, hatta yaşlıların da anlaması için tercüme (!) edeyim “Edebiyat, muhatabın anladığı dilden konuşma sanatıdır.” Duyduğuma göre rahmetli İbrahim Kirazoğlu, “Yerinde ve zamanında söylenen ağır söz, belâgatten ve fesahatten sayılır” dermiş. Doğrudur, Mesnevi dâhil birçok dini eserde bu minval üzere söylenmiş sözlere rastlıyoruz.

Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin işte ilgi çekici iki fetvası daha:

Soru:

Afyon macunu ve afyon yutmaya müptela olan bazı kimseler, bu iptilalarından (kötü alışkanlıklarından) kurtulmak için şarap içseler caiz olur mu?

Cevap:

Afyon müptelası kimseler insanlıktan çıkmışlardır. Ne b… yerlerse yesinler.

Sadece Ebussuud Efendi mi, Kanuni Sultan Süleyman devrinin diğer şeyhülislamı meşhur Zenbilli Ali Efendi’nin de böyle fetvaları var. Bunlardan bir örnek görmek istiyorsanız, “Sikke-i Tasdik-i Gaybi”yi okumanız gerekiyor.

İşte ilginç bir Ebussuud fetvası daha:

Soru:

Bir mescidde imam olmakla, dülgerlik işlemekten hangisi daha üstündür?

Cevap:

Asla namazı bırakmadan, sanat işlemek daha makbuldür!

Gördüğünüz gibi, bir cahilin cesaretinden yola çıkıp sözü Şeyhülislam merhum Ebussuud Efendi hazretlerine getirdik. Zaten sohbet de böyle bir şey değil mi? Unutmayalım, ağaçta hiç kıpırdamadan duran kuş değil, daldan dala atlayan kuş daha fazla ilgi çeker.

Bu büyük İslam âlimi hakkında -müsaadenizle- bir iki cümle daha söyleyeyim. Cihan hükümdarı Kanuni’nin Zigetvar seferine giderken, “Halde haldaşım, sinde sindaşım, âhiret karındaşım, tarik-i Hak’da yoldaşım!” diye iltifat ettiği Ebussuud Efendi, Osmanlı Devleti’nin 14. şeyhülislamıdır. En meşhur eseri, muazzam tefsiridir. Fıkıhta ve tefsirde zirve bir isimdir.

İsklip’te bir cami, İstanbul’da iki hamam, Eyüp’te bir mektep yaptırdı. Merhumun Türkçe şiirleri, daha çok bilgi kuvvetiyle söylenmiş manzumelerdir. Arapça şiirleri de Arap edebiyatının başarılı eserleri arasındadır. Kabri, Eyüp Sultan türbesine çok yakındır.

Sirkeci’deki “Ebussuud Caddesi”ne bu ismin niçin verildiğini de –lütfen- siz araştırınız.

KKTC’de Denktaş’ın oğlu Cumhurbaşkanı adayı oldu: Ben Kurucu Cumhurbaşkanının oğluyum
Dünya
KKTC’de Denktaş’ın oğlu Cumhurbaşkanı adayı oldu: Ben Kurucu Cumhurbaşkanının oğluyum
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Serdar Denktaş, 11 Ekim'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız olarak aday olduğunu açıkladı. Denktaş, "Ben Kurucu Cumhurbaşkanının oğluyum. İnandığım doğrular için babamla da ters düşsem de siyasi mirasını zedelemem mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
DHA
Akıncı Üssü darbe girişimi davasında ara karar çıktı: Sanıkların tutukluluk halleri devam edecek
Gündem
Akıncı Üssü darbe girişimi davasında ara karar çıktı: Sanıkların tutukluluk halleri devam edecek
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı erteledi.
AA
Sahte kimlikle hücre evi kiralamış
Gündem
Sahte kimlikle hücre evi kiralamış
Adana'da, FETÖ/PDY davasında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 9 yıl 9 ay hapse mahkum edilen sözde "İncirlik Üssü mahrem imamı" eski öğretmen M.K. hakkında gerekçeli karar hazırlandı.
Yeni Şafak
TSK'nın konuşlanacağı Vatiyya Üssü'nü vuran uçakların bıraktığı izler
Dünya
TSK'nın konuşlanacağı Vatiyya Üssü'nü vuran uçakların bıraktığı izler
Tarihler 4 Temmuz Cumartesi'yi gösterdiğinde Libya, son dönemlerin en hareketli günlerine şahit olacaktı. Milli Savunma Bakanı Akar, Libya'nın başkenti Trablus'u ziyaret ederek, bir takım kritik görüşmeler gerçekleştirdi ve iki ülke arasında anlaşmalar sağlandı. Akar'ın uçağı Libya'dan henüz yeni ayrılmışken, Vatiyya Hava Üssü'ne kimliği belirsiz savaş uçaklarınca hava saldırısı düzenlendi. Peki bu saldırının arkasında kim vardı? Türkiye'nin üsse getirdiği stratejik sistemler neden ve nasıl hedef alındı? Gelişmelerin perde arkasını Neler Oluyor'da anlattık:
Yeni Şafak
Ankara Libya’daki saldırıdan Birleşik Arap Emirlikleri’ni sorumlu tutuyor
Ankara Libya’daki saldırıdan Birleşik Arap Emirlikleri’ni sorumlu tutuyor

Libya’da Mayıs ayında Vatiyye Hava Üssü’nün Türkiye destekli Trablus hükümeti tarafından kontrol altına alınması, darbeyle ülkeyi ele geçirmeye çalışan Hafter’e bağlı güçlerin 14 aydır yürüttüğü mücadelenin çökmesine yol açmıştı.

Cumartesi günü bu üsse bir saldırı oldu ve Türkiye’den gönderilip buraya konuşlandırılan Trablus yönetimine, yani Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne ait bazı sistemler zarar gördü.

Reuters tarafından duyurulan haber, daha sonra Milli Savunma Bakanlığı kaynakları tarafından doğrulandı.

Bir bakanlık yetkilisi saldırıyı doğrulayan ifadeler kullandıktan sonra, “Bu saldırı darbeci Hafter’in ve dış güçlerin istikrarsızlık ortamını devam ettirme iradesini göstermektedir. Bu müdahaleler devam ettikçe, darbeci Hafter’e destek açıkça sürdükçe istikrarsızlık ve çatışma ortamı beslenecektir. Barış ve istikrarın temini için bölgedeki faaliyetler devam etmektedir” dedi.

ÜST DÜZEY BİR TÜRK YETKİLİ: SALDIRIYI BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ YAPTI

Vatiyye Hava Üssü’ne yönelik saldırının zamanlaması da hayli dikkat çekici idi.

Hemen öncesinde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar başkanlığında üst düzey askeri yetkililerden oluşan bir heyet, Libya’da kapsamlı görüşmeler yapmıştı.

Belli ki bu saldırıyı yapanlar bir yönüyle de Akar ve beraberindeki heyetin bu ziyaretini gölgelemek, boşa çıkarmak ya da buna dönük bir mesaj vermek istercesine böyle bir niyetle böyle bir planlama yapmışlardı.

Hava Üssü’ne yapılan saldırıyı kimin yaptığı konusunda Ankara’dan resmi bir açıklama yapılmadı.

Ama bu, saldırıyı kimin yaptığının bilinmediği anlamına gelmiyor.

Dün bu bilgiye sahip olabilecek üst düzey bir yetkiliye “Saldırıyı kimin yaptığı belli mi” diye sordum.

Muhatabım, herhangi bir tereddüt emaresi göstermeden doğrudan Birleşik Arap Emirlikleri’ni işaret etti, ‘saldırıyı onlar yaptı’ dedi.

İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA: PRENS MBZ’İN ADAMI O TWİTİ NEDEN SİLDİ?

Vatiyye Üssü’ndeki sistemlere yapılan saldırı konusunda Birleşik Arap Emirlikleri adına da herhangi bir resmi açıklama yapılmış değil.

Bunda şaşılacak bir durum yok tabii. Neden derseniz, Türkiye’deki yönetime karşı darbe girişimleri dahil her türlü kötülüğün bir şekilde içinde yer alan BAE yönetimi, hep ‘sütre gerisinde kalarak’ hareket edegeldi.

Ama bu defa, “Allah söyletti” dedikleri türden bir gelişme oldu.

BAE kraliyet ailesine, yani Prens Muhammed Bin Zaid’e part time danışmanlık yapan, siyaset bilimci Abdulhalık Abdullah isimli bir adam baklayı ağzından çıkardı, “Birleşik Arap Emirlikleri Türklere iyi bir ders verdi” diye twit attı.

Aynı isim, bir süre sonra bu twiti sildi. İhtimal, danışmanlık yaptığı Kraliyet ailesinden “Nasıl açık verirsin” diye zılgıt yediği için bu twiti silmiş de olabilir.

ANKARA BAE’YE NASIL BİR CEVAP VERECEK?

Ankara’da Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı epeydir ciddi anlamda bir öfke birikmiş durumda.

Yıllardır her türlü bel altı vuruşun arkasında duran, para gücüyle suni lobiler oluşturup kampanyalar yürüten, bunlar da yetmedi Gezi olaylarında, 15 Temmuz’da olduğu gibi hükümeti devirme amaçlı darbe girişimlerine doğrudan destek veren bir yönetimden söz ediyoruz.

Uzun süredir devam eden bu tutum karşısında Ankara sabırlı bir tutum sergileyegeldi. Ancak son zamanlarda bu sabrın artık sınırlarda dolaşmaya başladığı ve taşmak üzere olduğuna dair sinyaller artmaya başladı.

Cumartesi günü Vatiyye Hava Üssü’ne yapılan saldırı, böyle bir atmosferde yani Birleşik Arap Emirlikleri’ne artık tahammülün kalmadığı bir zeminde karşımıza çıktı.

Dolayısıyla bu saldırıya bir cevap verilmesini beklemek, akla ziyan bir durum olmayacaktır.

Nerede mi?

Bir bilgi yok, sorduğumuz, mesaj attığımız yetkili isimler ‘emojiler’ kullanarak cevaplar verip işin bu kısmını gizli tutuyorlar.

Ama nerede sorusuna “Yine Libya’da?” cevabı verilse şaşırmazdım.

BAE’nin intiharı: Vatiyye Üssü'ne yapılan saldırıyı BAE'nin üstlenmesinin ardından bölgede tansiyon yükseldi
Dünya
BAE’nin intiharı: Vatiyye Üssü'ne yapılan saldırıyı BAE'nin üstlenmesinin ardından bölgede tansiyon yükseldi
Vatiyye Üssü’ne yönelik saldırıyı Birleşik Arap Emirlikleri üstlendi. Tansiyonun üst seviyede olduğu cephe hattında Türkiye destekli Libya ordusu karşı operasyona başladı. Rusya’nın Cufra’ya gönderdiği modernize Pantsir’lerden biri vuruldu, Rus paralı askerlerden 3’ü öldü, 7’si de yaralandı.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.