Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Kız arkadaşını araçtan atarak metrelerce sürükledi
Gündem
Kız arkadaşını araçtan atarak metrelerce sürükledi
İstanbul'da tartıştığı için arabadan attığı kız arkadaşının taksinin kapı koluna asılmasına sinirlenen şahıs gaza yüklenince kadın metrelerce yerde sürüklendi. Olay yerinden kaçan sürücü polis ekiplerince yakalandı.
IHA
Sokaktaki tartışmaya vatandaş tokadı
Gündem
Sokaktaki tartışmaya vatandaş tokadı
Elazığ'da kız arkadaşıyla yürürken tartışıp itişip kakışan bir kişi, o sırada orada bulunan bir kişi tarafından tokat yedi, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
IHA
Ali Babacan’a en büyük destek CHP’den
Ali Babacan’a en büyük destek CHP’den

CHP eski milletvekillerinden ve TV’nin CHP’li müdavimlerinden Barış Yarkadaş, Tele 1’de ‘müthiş’ bir açıklama yapmış. Yapılan bir ankete göre; bugün seçim olsa Ali Babacan’ın kuracağı yeni parti, yüzde 18 oy alarak ‘AK Parti’ye kaybettiren parti’ olacakmış.

Video: Ali Babacan’a en büyük destek CHP’den


Ortada parti yok. Yönetici kadrolar yok. Hedefler yok. Parti programı yok. Bir tek Ali Babacan ve onun arkasında Abdullah Gül beyin isimleri var. Sadece bununla yüzde 18 oy alırlarsa, kurulacak olan dev kadro ve muhteşem ideolojik, politik Türkiye tasarımıyla yüzde 58 almaları işten bile değil (!)

Fakat Yarkadaş’a göre Ali Bey’in yaptırdığı anket çalışmasının, sadece kendisinin adının yüzde 18’e ulaştığını ortaya koyması, veri tabanlı bir gerçek olmaktan ziyade sanki Anglosaksonlar’ın “wishfull thinking” dedikleri bizim de ‘temenni’ ya da ‘hüsnükuruntu’ diye karşıladığımız yaklaşıma daha uygun duruyor.

Aslında kendisiyle aynı tartışma programlarında beraber olmaktan rahatsızlık duymadığım, hatta eğlendiğimi bile söyleyebileceğim Barış Yarkadaş da diğer pek çok resmî CHP’li gibi, belediye seçimlerinde de benzeri bir ‘temenni duruşu’ sergilediler ve sergilemeye devam ediyorlar. Onlara göre seçim sonuçları CHP adaylarının zaferleriydi. Böyle görmek istediler. Böyle de göstermek istediler.

Oysa zafer, farklı ideolojik gruplardan meydana gelmiş, geniş tabanlı ve tek hedefleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı iktidardan indirmek olan ‘beş benzemez zihniyeti’ bir araya getirmekteki ‘ilkesiz birlikteliği’ gerçekleştirebilme maharetlerindeydi.

Ali Babacan beyin maharetinin ne olacağını elbette göreceğiz.

Her şeyi anlıyorum ama bir şey hariç… Ali Babacan ve de Ahmet Davutoğlu’nun yeni partiler kurma girişimlerini büyük bir heyecanla destekleyen CHP’lileri… İşte bunu anlamakta zorluk çekiyorum…

Yıllarca silahlı kuvvetlerin müdahalesiyle iktidar olma düşüncesi içinde çabalayıp durmuş olmalarından kaynaklansa gerek, bu kez de yine (HDP gibi) başkalarının müdahalesi ve katılımıyla iktidara oynuyor görünüyorlar.

Hayır, sonradan vefa duygusu gösterip HDP gibi kendilerine yol açanlara teşekkür edebilseler anlayacağım. Oysa tersini yapıp bir de çemkiriyorlar…

AK Parti’nin ise bu tür cepheler karşısında elinde üç silahı olabilir. 1. Ekonomiyi düzeltmek. 2. Parti içindeki ortak ruhi şekillenmeyi yeni baştan rayına oturtmak. 3. Gerekli tüm ittifakları içeride ve dışarıda tesis etmek.

İletişim dilinde “hygienics” denilen “zaten olması gerekenleri” burada hariç tutuyorum. Adalet sisteminin düzeltilmesi, başkanlık sistemi için gerekli uyum yasalarının çıkarılması ve Türkiye’nin iç-dış güvenliği gibi…

AK Parti’yi iklim normallerinin üzerinde sıcak bir sonbahar bekliyor. Ama biliyoruz ki Sayın Cumhurbaşkanı bu tür hava koşullarına alışkındır.

CHP de değişir mi?
CHP de değişir mi?

Son seçim sonuçlarının siyasal alan hakkındaki bütün ezberlerimizi yeniden gözden geçirmemizi gerektiren bir değişimi işaret ettiğini söylemiştik.

Video: CHP de değişir mi?


Nesiller değişiyor, insanlar değişiyor, değerler değişiyor, söylemler, hassasiyetler, husumetler değişiyor. Aslında bütün bu değişimler belki de siyasal alanın tabiatı hakkında hiç değişmeyen ama bizim çoğu zaman idrak etmekten uzaklaştığımız bir yanını hatırlatıyor: Siyasal alan değişimin alanıdır. Bazen rakiplerle, bazen şartlarla, bazen kendimizle etkileşerek değiştiğimiz bir alandır. Bu alanı, bu alandaki aktörlere yakıştırdığımız rollerle sabit zannedip bütün hesabımızı ve siyasetimizi ona göre belirlediğimizde esasen siyasetin kendisini ıskalamış oluruz. Siyaset özü itibariyle metafizik bir alan değil, sürekli değişen bir alandır.

Dolayısıyla başlıktaki soruya hemen ve başta cevap verelim: CHP de değişir.

Bu değişim kendisi için veya herkes için iyi midir kötü müdür, bunun takdiri apayrı bir konudur. Son seçimlerde metafizik siyaset algımıza ait bütün unsurların nasıl değiştiğini gördük nasılsa. Bir araya asla gelemeyeceği önkabulüne sahip olduğumuz bütün partiler, şaşılacak buluşmalar gerçekleştirip, yepyeni harmanlar oluşturdular.

Kürt seçmeni temsil iddiasındaki, hatta varlık sebebi bu zulümler olan HDP, CHP’ye oy devşirdi. O da bir şey mi? PKK ile ilişkisini bildiği halde ulusalcı, üniter devletçi, hatta (en azından birçoğunda) neredeyse Kürt düşmanı boyutunda bir ırkçılığa meyilli CHP seçmeni bu seçimde PKK’nın ve FETÖ’nün açıkça destek çağrısında bulunduğu CHP adayına oy vermekten geri durmadı. Bırakın yetmiş yıl öncesini daha on yıl öncesine kadar başörtüsü zulmüne, katsayı ırkçılığına maruz kaldığı CHP’nin adayına başörtülü muhafazakarlar oy verdi.

O cephede bu olurken Cumhur İttifakı’nda durum farklı mı gelişti? MHP ve AK Parti’nin ittifakı 15 Temmuz’a kadar düşünülebilecek bir şey miydi?

Ekrem İmamoğlu’nun aslında CHP’yi yeterince temsil etmediği yönünde söylemler var. Doğrudur, bildiğimiz CHP profiline hakikaten uymayan biri ve topladğı oyları büyük ölçüde tam da bu bilinen CHP çizgisinden uzaklaşabilmiş olmasına borçlu. Ama zaten siyasi partileri değiştiren tam da böyle şeyler oluyor. Bugün Kılıçdaroğlu’nun yönettiği CHP’nin de Baykal dönemindeki CHP ile aynı olduğunu kim söyleyebilir?

Kabul etmek gerekir ki, CHP iktidara gelmek için bir zamandır büyük çaba sarfediyor, toplumu eskisine nazaran çok daha iyi anlamaya çaba sarf ediyor, topluma yaklaşmaya çalışıyor. Eskiden bildiğimiz, anket yapmak yerine reklam yapmaya çalışan bir Kılıçdaroğlu bile yok. Artık anket de yapıyor, yaptığı anketlere göre de siyasetini de söylemini de ayarlamaya çalışıyor.

Açıkçası, CHP bu haliyle kendini fazlasıyla aşıyor. Özellikle İstanbul için aday olarak İmamoğlu gibi, cumalara giden, taziyelerde Kur’an okuyan, muhafazakar kültüre aşinalığı olan birini aday göstermesi bile bu değişim için kendi içinde bir çatışmayı göze aldığını da gösteriyor. Nitekim kendi içinde bu kaçınılmaz kavga çıkıyor, ancak CHP’nin bu kavgayı yaşamadan ve bu yaşanacak bu kavgayı iyi yönetemeden gerçek anlamda değişmesi mümkün olmayacak.

CHP’nin iktidara gelebilmek için milleti adam etmek yerine milletin huyuna suyuna gitmeyi öğrenmesi neresinden bakarsanız kötü bir şey değildir. Bir bakıma CHP’yi bu değişime zorlayan, onu bu kulvara sürükleyen aslında AK Parti’den başkası değildir. Bugün CHP’nin içine girdiği bütün arayışlar onu AK Parti’nin yıllardır takip etmekte olduğu modeli ve yolları işaret ediyor.

AK Parti’nin Türk siyasetine böylece en ironik katkısı kendi muhalefetini de değiştirmesi yoluyla oluyor. İronik, ama gerçek. AK Parti, kendi aleyhine de olsa nihayet CHP’yi değiştirmiş oldu.

İstanbul’da İmamoğlu figürüyle, ister profilin kendi tabiatı itibariyle isterse de özenle çalışarak yakalamaya çalışılan şey AK Parti’nin kuruluşundan beri takip ettiği siyaset. Son seçimde CHP’den gelen atak ve AK Parti’nin sergilediği ihmal ve ihlaller CHP’ye başarı için önemli bir alan bırakmış oldu.

CHP’nin bu değişiminin daha milli bir çizgiye yaklaşmak olarak gelişmesi mukadderdir. İstanbul’un yönetiminin 1453’ü zulmün başlangıcı olarak gören bir anlayışla olmayacağını görmesi de bu sayede mukadder olacaktır.

CHP mutlaka değişmektedir. Bunun nereye doğru olacağını hep birlikte göreceğiz. Kendi içindeki mücadeleyi kimler kazanacak? Hiç değişmeyen başörtüsü düşmanı İslamofoblar, ırkçılar, yabancı düşmanları, seçkinciler bu değişim iradesine nereye kadar direnebilecekler?

Onlardan da CHP içindeki bu değişim seyrine karşı klasik CHP ezberini hatırlatan epey şey göreceğimiz kesin. CHP’li Barış Yarkadaş’ın başörtülü hakimler üzerine söyledikleri gibi. Buradan “CHP’de değişen bir şey yok” ezberine hemen atlayacak da çok.

Oysa yapılması gereken, ülke yararına olacak işlerde, vatan, millet, devlet, bayrak ortaklığında ve bilhassa evrensel değerler planında partilerin birbirleriyle olumlu bir rekabet içinde hissetmektir.

AK Parti yılların CHP’sini bile değiştirebilmiş bir gücü yakalamışken kendisinin de değişimden muaf olmadığını bilmesi gerekiyor.

Ezmanın teğayyuru ile ahkam bile değişirken, şartların değişmesiyle birlikte siyasetlerin, kadroların ve söylemlerin de değişmesi veya güncellenmesi mukadderdir.

Pendik'te kız arkadaşını öldürüp intihar eden adam kamerada
Gündem
Pendik'te kız arkadaşını öldürüp intihar eden adam kamerada
İstanbul Pendik'te kız arkadaşı Firevs S.'yi öldürdükten sonra intihar eden Yalçın K'nin görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde şansın kız arkadaşını öldürdükten sonra binadan dışarı çıktığı, dışarıda bir süre alkol aldıktan sonra elinde poşetle binaya giriş yaptığı görülüyor.
DHA
Çocukluk arkadaşını öldürdü "Kimseyi öldürmedim" dedi
Gündem
Çocukluk arkadaşını öldürdü "Kimseyi öldürmedim" dedi
Adana'da alkol alırken kendisine küfür ettiğini ileri sürdüğü çocukluk arkadaşını bıçakladıktan sonra otomobiliyle hastaneye getiren ancak ölümüne engel olamayan zanlı, 'ne arkadaşını öldürmesi?' diye tepki gösterdi.
IHA
Denizli'de cinayet: Peşini bırakmayan adamı öldürdü
Gündem
Denizli'de cinayet: Peşini bırakmayan adamı öldürdü

Denizli'nin Merkezefendi ilçesinde bir kadın tarafından bıçaklandığı ileri sürülen kişi hayatını kaybetti. Daha önce sürekli izlendiğini, tehdit edildiğini belirterek şikayetçi olan Gülistan K'nin, aldırdığı koruma kararının ardından yine tehdit edilmesi üzerine şikayetinden vazgeçirildiği, Aydın Ergül'ün dün akşam Gülistan K'nin evine zorla girdiği ve polise ihbarda bulunulmasının ardından ayrıldığı ileri sürüldü.

AA
Zihinsel engelli bireylerin yer aldığı ilk Youtube kanalı açıldı
Teknoloji
Zihinsel engelli bireylerin yer aldığı ilk Youtube kanalı açıldı
İZEV Vakfı, zihinsel engelli olarak tanımlanan bireyler için Farkadaş TV’yi hayata geçirdi. Engelli olarak tanımlanan bireylerin yer aldığı ilk Youtube kanalı olan Farkadaş TV’de, kültür sanat, aktüel, talk show, spor ve engelli hakları hakkında programlar olacak.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.