Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Suriye için yeni dönem: Sivil anayasa için toplanıyorlar
Dünya
Suriye için yeni dönem: Sivil anayasa için toplanıyorlar
Suriye için yeni bir anayasa hazırlanması 'Türkiye, Rusya ve İran' üçlüsünün 2016 yılında Suriye’de 8 yıldır devam eden savaşı sonlandırma amaçlı başlattığı Astana sürecinin en önemli müzakere maddeleri arasında yer aldı. Ankara’da yapılan zirvede son şekli verilen karma komisyonun BM ayağında yer alacak isimlerinde belirlenmesi sonrası müzakere takvimi ile ilgili geri sayım başladı.
Yeni Şafak
Türkiye, Fırat’ın doğusuna operasyonu daha fazla geciktiremez!
Türkiye, Fırat’ın doğusuna operasyonu daha fazla geciktiremez!

Türkiye, İran ve Rusya’nın liderleri, Astana Süreci çerçevesinde bir kez daha bir araya geldiler.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın evsahipliği yaptığı bu üçlü zirvenin zamanlaması çok önemli, çok kritikti.

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yapmayı planladığı askerî operasyonun -Amerikalıların zaman kazanmak amacıyla “güvenli bölge” tartışmaları nedeniyle- ertelendiği bir süreçte bu zirvenin gerçekleştirilmesi çok önemliydi.

Video: Türkiye, Fırat’ın doğusuna operasyonu daha fazla geciktiremez!


RUSLARA NEREYE KADAR GÜVENEBİLİRİZ?

Bu zirvenin tam da Amerikalıların Türkiye’yi hem Suriye’de hem de Kıbrıs’taki doğal gaz aramaları nedeniyle Doğu Akdeniz’in tuzlu, sıcak sularında boğmaya çalıştıkları bir zaman diliminde gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin çokça ihtiyacını hissettiği psikoloji açısından önemsenmeli.

Bu psikoloji, Amerikalıların, iki noktada da, Türkiye’yi boğmak için çok da kolay hareket edemeyeceği bir atmosferin oluşmasına imkân tanıyan stratejik değeri yüksek bir psikoloji.

Ama daha ötesi değil. Daha ötesi değil, diyorum, çünkü Rusya’nın İdlib’te Türkiye’yi felâkete, iç siyasî kaosa sürükleyecek bir strateji benimsemiş olması, bu psikolojinin buharlaşmasına yetiyor!

Ruslar, Türkiye’yi köşeye sıkıştıracak büyük bir koz yakaladılar! Hem S-400’leri satarak hem de ekonomik ilişkileri derinleştirerek Türkiye’yi fazlasıyla Rusya’ya bağımlı hâle getirdiler!

O yüzden Idlib’te Türkiye’nin iç kaosa sürükleyecek son derece tehlikeli bir strateji benimsemekten çekinmiyorlar!

Elbette ki, NATO tarafından FETÖ eliyle gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe ve işgal girişiminden sonra Ruslarla ittifak yapmamız kaçınılmazdı, pek çok bakımdan.

Ama Ruslarla yaptığımız her anlaşmada teyakkuzu elden bırakmamamız gerekiyor: Türkiye, Suriye krizinin başında Batılı “müttefikleri” (!) tarafından tuzağa düşürüldü ve baştan bütün sözümona “müttefikimiz” Batılı ülkelerce de benimsenen Suriye politikasında yalnızlığa terkedildi.

Türkiye, Ruslarla Amerikalıların gizli bir anlaşma veya gizli bir ortak strateji çerçevesinde hareket ediyor olabileceği ihtimalini aslâ gözardı etmemeli ve strateji geliştirirken buna göre hareket etmeli.

Türkiye’nin Amerikan yönetimi tarafından “güvenli bölge” meselesinde köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı bir zaman diliminde, güya Amerika’ya karşı bölgeye giren Ruslar’ın bu gerçeği göre göre Türkiye’yi İdlib’te köşeye sıkıştırmaya çalışması, böyle bir gizli anlaşmanın kuvvetle muhtemel olduğunu gösteriyor bize!

ESED’LE İLİŞKİ KURMALI, İRAN’LA RUSYA’YI DEVRE DIŞI BIRAKMALIYIZ!

Peki, bu durumda ne yapacağız Türkiye olarak?

İki öneride bulunacağım burada.

Birincisi, Suriye yönetimiyle doğrudan ilişki kurmak, bu konuda İran’ı ve Rusya’yı devre dışı bırakmak.

Başlangıçta, bizimle aynı stratejiyi benimseyen bütün Batılı ülkeler, o stratejilerini terkettiler, Türkiye terketmedi sadece!

Artık bizim de Suriye rejimiyle ilişkilerimizi revize etmemiz, Türkiye’nin güvenliği açısından zorunlu gibi gözüküyor.

Esed rejimi, Türkiye’nin Suriye stratejisinin Suriye’nin toprak bütünlüğü olduğunu biliyor. Bu konuda Türkiye’nin bütün diğer aktörlerden daha ilkeli hareket edeceğini de biliyor.

Türkiye’nin Esed’le doğrudan temas kurması, Rusların İdlib’te ve başka alanlarda Türkiye’yi köşeye politikalarında geri adım atmalarını sağlayacaktır.

Hem Rusların hem de İranlıların.

FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYONU GECİKTİRMEMELİYİZ!

İkinci olarak, Türkiye, Fırat’ın doğusuna yapacağı operasyonu daha fazla geciktirmemeli!

Amerikalılar, “güvenli bölge” meselesinde sadece zaman kazanmak istediler; onlar zaman kazandıkça biz zaman kaybettik, kaybediyoruz...

Yarın, çok geç olabilir!

Fırat’ın doğusuna yapacağımız operasyon, emperyalistlerin oyunlarını bozacak, kartların yeniden karılmasına yol açacaktır!

Bu operasyon Türkiye’nin hem dışarıda hem de içeride rahat nefes almasına yol açacak aynı zamanda.

Özetle... Hem AK Parti’ye, -aslında Erdoğan’a- karşı içerden yapılan “operasyonların” püskürtülmesi hem de Türkiye’deki sosyal ve siyasî istikrarın bozulmaması için Fırat’ın doğusuna yapılacak operasyon belirleyici olacak.

Unutmayalım: Birileri, içeriyi siyaseten karıştırarak dışarıda Fırat’ın doğusu başta olmak üzere teröristlere karşı operasyon yapmamızı zorlaştırmak için her tür şeytanlığı deniyorlar, deneyecekler de!

Esed Demokratik Suriye Güçleri terörist bir yapı
Esed Demokratik Suriye Güçleri terörist bir yapı

16 Eylül’de Astana sürecini oluşturan garantör ülke liderleri 5’inci zirve için Ankara’da bir araya geldiler. En önemli gündem maddesinin İdlip olacağı kuvvetle muhtemel. Zira, Suriye ordusunun, tek taraflı olarak ilan ettiği 30 Ağustos’ta ateşkesi dahi ihlal ederek muhaliflerin elinde olan İdlip’e Rusya destekli gerçekleştirdiği şiddetli saldırılar Astana sürecinin bittiği yönünde değerlendirmelere neden olmuştu.

Video: Esed Demokratik Suriye Güçleri terörist bir yapı

’Gerilimi Azaltma Bölgeleri’, askeri gözlem noktaları, İdlib’i terör örgütlerinden arındırma hedefiyle Soçi Mutabakatı ve Anayasa Komitesi çalışmaları Şubat 2019 ‘da Soçi Mutabakatı’nda garantör ülkeler tarafından karar altına alınmıştı. Bu mutabakata rağmen HTŞ ve El Kaide türevi terör örgütlerinin elindeki ağır silahları bırakmaması, Türkiye’nin gözlem noktalarının rejim tarafından çevrelenmesi bu süreç ile ilgili bitti mi iddialarını güçlendiren önemli nedenler arasında yer almıştı. Üstelik İdlib’te 4 milyonluk bir nüfus yoğunluğunun oluşması ve sivilleri hedef alan herhangi bir saldırıda buradaki insanların sığınacağı ilk yerin Türkiye sınırı olması Türkiye’yi oldukça endişelendirmişti. Başkan Erdoğan başta AB ülkeleri olmak üzere göçmen veya sığınmacı sorununun yalnızca Türkiye’nin sorunu olmadığını bu nedenle böyle bir durum olması halinde sınır kapılarını açacakları konusunda başta Avrupa ülkelerini ikaz etmişti.

16 Eylül Astana Ülkeleri Ankara Zirvesi’nde 2’nci önemli konu da Fırat’ın doğusunda Türkiye ile ABD arasındaki Güvenli Bölge Müzekkereleri, ABD’nin YPG/PYD terör örgütüne verdiği destek, Türkiye’nin buradaki endişeleri, herhangi bir olumsuz durum karşısında alınacak tedbirler konularının konuşulması öngörülüyordu. Suriye’de hükümetin ateşkes ilan ederek hava saldırılarını durdurduğu İdlib’i bu kez Amerika Birleşik Devletleri savaş uçakları vurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İdlib’in kuzeyinin “El Kaide militanları için güvenli bölge” haline geldiğini belirterek bu noktaya yönelik hava saldırısı düzenlendiğini duyurdu. CENTCOM Sözcüsü Yarbay Earl Brown açıklamasında, “Bu operasyon ABD vatandaşlarını, ortaklarımızı ve masum sivilleri tehdit eden saldırılardan sorumlu El Kaide liderlerini hedef aldı” ifadelerine yer verdi. Ancak bu saldırıda kaç DEAŞ militanının öldürüldüğü açıklanmadığı için bilinmez ama 40’tan fazla sivilin hayatını kaybettiği Suriyeli yetkililer tarafından açıklandı.

Ankara zirvesinde Rusya ile ABD’nin diplomatik ve askeri harekat atakları ve istihbarat savaşları zirve öncesinde ve sonrasında devam etti. Örneğin Suriye Ankara’daki üçlü Rusya-Türkiye-İran zirvesi öncesinde Birleşmiş Milletler’e bir mektup göndererek Demokratik Suriye Güçleri’ni (DSG) ilk kez bu kadar sert eleştirdi. Mektupta DSG ‘terörist’ bir yapı olarak tanımlandı, ‘ABD ve İsrail ile paralel hareket etmekle’ suçlandı. Resmi devlet ajansı SANA tarafından duyurulan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne yazılan mektupta, Suriye, DSG’yi ‘ayrılıkçı terörist milisler’ ABD ve İsrail’in komploları ile paralel hareket etmekle’ suçladı. Terör örgütünün kontrolündeki her bir kilometre karenin geri alınacağını belirtti. Örgüt ayrıca ABD’den askeri, ekonomik ve siyasi destek almakla da suçlandı. Rejime bu mektubu yazdıran azmettirici şüphesiz Putin.

Ankara Astana Zirvesi’nin garantör ülkeleri yaptıkları ortak açıklamada ‘’Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada korunması , ihtilafa kalıcı bir siyasi çözüm bulunması noktasında tam bir mutabakat içindeyiz” denmişti. Türkiye’nin son dönemde Fırat’ın doğusunda baskısını artırması, güvenli bölge konusunda yaşanan aksaklıklar, Amerika’nın bu süreci oyalamaya çevirmesi Türkiye’yi tek taraflı bir askeri müdahaleye doğru yönlendiriyor sanırım. Esasen Eylül’ün sonuna kadar ABD’ye verilen mühlet de doluyor. Rejimin geçmişte onbinlerce insanı mezhep farklılığından işkencelerle katletmesi, kadın çoluk çocuk demeden kendi halkına kimyasal silah kullanması, ÖSO’yu terörist olarak nitelemesi, Suriye’nin geleceğinde Türkiye’nin Esed’e şans tanımaması, Esed’in Afrin, Fırat Kalkanı bölgeleri ve İdlip’te Türkiye’yi işgalci olarak nitelemesi, YPG konusunda Esed’e güvenilemeyeceği nedenleriyle Türkiye-Suriye ittifakı neredeyse imkansız görünüyor. Ankara Astana Zirvesi’nde Türkiye’nin tezlerinin kabul edilmeyeceğini iddia eden çevreler yanılmış görünüyorlar. Zira Türkiye’nin tezlerinin büyük bir bölümü Rusya ve İran tarafından kabul gördü ve desteklendi.

Türkiye Başkanı Erdoğan 21 Eylül’de New York’ta olacak ve burada BM toplantısı için gelen bir kısım devlet ve hükûmet başkanlarıyla görüşmeler yapacak. 24 Eylül’de BM 74. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine hitap edecek. Burada yapacağı konuşmada 16 Eylül Astana Ankara Zirvesi’nde alınan kararlar içinde Suriye’de Anayasa Komisyonu’nun kurulmasındaki pürüzlerin tamamen giderilmesi nedeniyle kısa sürede Anayasa’yı revize etme çalışmalarının başlayacağını Fırat’ın doğusundaki Barış Koridoru’nun sığınmacılar için korunaklı bir liman olması yönündeki alınan kararları dile getirecek. Daha sonra ABD Başkanı Trump ile bir görüşme yapması durumunda S-400’lerin yanında Patriot’ların da makul şartlarda alınabileceği, İdlip,Güvenli Bölge ve F35 savaş uçakları konuları ele alınacak.

Erdoğan'dan Putin'e incir ikramı
Gündem
Erdoğan'dan Putin'e incir ikramı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçlü Suriye zirvesi kapsamında dün görüştüğü Rus lider Putin'e incir ikramında bulundu. Putin de geçtiğimiz ay Moskova'yı ziyaret eden Erdoğan'a dondurma ikramında bulunmuştu.
Yeni Şafak
Yemen için Astana modeli
Dünya
Yemen için Astana modeli
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ruhani dün Ankara'da gerçekleştirilen zirvede Suriye ve İdlib'in geleceği için kritik meseleleri masaya yatırdı. Liderlerin en az İdlib kadar Yemen konusundaki mesajları dikkatleri çekti. Özellikle Rusya Devlet Başkanı Putin'in açıklamaları, 'Yemen için Astana formulü oluşturulabilir mi?' sorusunu gündeme getirdi. Yenisafak.com’a konuşan TRT World Analisti Yusuf Erim, Yemen sorununun çözümünde Astana formatının hayati önemde olduğunu belirterek , "Bu formatta sadece İran, Rusya ve Türkiye olmak zorunda değil. Bu üç ülkenin dünyaya kazandırdığı formatta başka 3'lü ya da 4'lü ülke olabilir" ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak
‘Fişi çekilmeli’ denen Astana süreci Suriye’nin geleceğini belirlemekte hangi noktada
‘Fişi çekilmeli’ denen Astana süreci Suriye’nin geleceğini belirlemekte hangi noktada
Çankaya Köşkü'nde 3'lü zirve devam ederken, Suriye'deki son durum şu şekildeydi:

Suriye rejimi, bazı suçlar müstesna genel af çıkardı. 14 Eylül 2019'dan önce işlenen suçlarda ceza alanların cezalarında indirim yapıldı.

Rejim ülkenin 3'te 2'sine Rusya ve İran sayesinde hakim hale geldi. Şam yönetimi Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda müttefikleri Rusya ve İran'ın tutumunda bir değişiklik olmaması için kendince bir hamle yaptı.


Yeni Şafak
Rıza Kayaalp'in hedefinde bir rekor daha var
Spor
Rıza Kayaalp'in hedefinde bir rekor daha var
Astana’da düzenlenecek Dünya Güreş Şampiyonası’nda altın madalya kazanmak isteyen Rıza Kayaalp, “Avrupa Şampiyonası’nda rekor geldi. Bu böyle kalmayacak. Şimdi Dünya Şampiyonası var. Hedefte orada da bir rekor kırmak var” dedi.
IHA
İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne hava saldırısı: 5 ölü
Dünya
İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ne hava saldırısı: 5 ölü
Suriye'nin Hama kırsalında yer alan sivil yerleşimlere gece düzenlenen hava saldırısında 2'si kadın 5 sivil hayatını kaybetti. Madik kalesi beldesi ile El Havvaş köyüne düzenlenen hava saldırılarına ilişkin " Lazkiye'deki Hımeymim Üssü'nden Rus savaş uçağı kalkış yaptı" bilgisi paylaşıldı.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.