Fransa'da yaşayan Türk avukat: 1 ay öncesine gitsek Türkiye'de olmak isterdim
Dünya
Fransa'da yaşayan Türk avukat: 1 ay öncesine gitsek Türkiye'de olmak isterdim
Koronavirüs krizinin en çok etkilediği Avrupa ülkeleri arasında yer alan Fransa'da yaşayan Avukat Selçuk Demir, ülkedeki son durumu yenisafak.com'a değerlendirdi. Sağlık sisteminin giderek artan yükü taşıyamaz hale geldiğini belirten Demir, 'Türkiye bu konuda önden tedbirler aldı. Bizde ise seçimler ertelenmedi ve 'Sandığa gidin' denildi. 1 ay önceye gitsek, tabi ki Türkiye'de olmak isterdim' ifadelerini kullandı.

Yeni Şafak
Film gibi operasyon: Hem kadın hem erkek gibi konuştu
Gündem
Film gibi operasyon: Hem kadın hem erkek gibi konuştu
Ankara Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı, adliyede 'uzlaştırmacı' olarak kendini tanıtan görevliler tarafından dolandırıldıklarını belirten bazı kişilerin müracaatı üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatıyla harekete geçen ekipler, film senaryolarını aratmayacak bir dolandırıcılık şebekesi ortaya çıkardı. Seslerini kadın sesine benzeterek taciz suçlamasıyla vatandaşları dolandıran ve sözde avukat aracılığıyla paralarını alan 5 şüpheli yakalandı.
Yeni Şafak
Başörtülü avukatın hukuk zaferi: Baro'ya açtığı davayı 7 yıl sonra kazandı
Gündem
Başörtülü avukatın hukuk zaferi: Baro'ya açtığı davayı 7 yıl sonra kazandı
Avukatlık stajını bitirdikten sonra Barolar Birliği'ne ruhsat başvurusunda bulunan Saliha Kaya, fotoğrafı başörtülü olduğu için reddedildi. Vazgeçmeyen Kaya, 2012'de açtığı davayı kazandı, temyiz dosyası dün eline ulaştı. Verilen emsal niteliğindeki karardan dolayı çok mutlu olduğunu belirten Kaya, "Herkes için adalet dediğimiz sürece temel hak ve özgürlüklerin korunması adına ülkemizde çok iyi işlerin yapılacağına inanıyorum" dedi.
Diğer
Bu nasıl karar
Gündem
Bu nasıl karar
FETÖ ve PKK mensuplarıyla ilgili Almanya, Norveç, İsveç ve Hollanda elçiliklerinin talepleri doğrultusunda 2 binin üzerinde rapor hazırlanan casus avukat Yılmaz S., hakkında şok bir gelişme yaşandı. Savcılık tarafından hazırlanan iddianame 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iade edildi. Gerekçe olarak casususun avukat olması gösterildi.
Yeni Şafak
Kolon kesene 15 yıl hapis!
Ekonomi
Kolon kesene 15 yıl hapis!
Elazığ'da 41 kişinin hayatını kaybettiği 6,8'lik depremin ardından bölgede yaralar sarılmaya başlarken, yıkılan 7 binaya yönelik de soruşturma açıldı. Can kayıplarının yaşandığı binalarda incelemeler yapılıp beton örnekleri alındı, belediyelerden ise söz konusu yapılara yönelik ruhsat, proje, plan ve kroki işlemlerinin örnekleri talep edildi. Yürütülen soruşturmanın sonucunda ihmali ve kusuru bulunanlarla ilgili adli süreç başlatılacak. Konuyla ilgili konuşan hukukçular ise kolon kesme gibi işlemlerde bulunanların bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan 15 yıla kadar hapis cezası ile ağır ceza mahkemelerinde yargılanabileceğini kaydediyor.
Yeni Şafak
Savcı isimleri karıştırınca avukat, sanık olarak mahkemeye çıktı
Gündem
Savcı isimleri karıştırınca avukat, sanık olarak mahkemeye çıktı
Antalya'da avukat Burcu Özen (25), soğuk lipoliz yöntemi ile bölgesel zayıflama için gittiği güzellik merkezinde, bacaklarında yanık oluşunca merkezin sahibi diyetisyen Büşra Öner'i Sağlık Bakanlığı'na şikayet etti. Bakanlık da inceleme sonunda Öner hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak savcılık iddianamede isimleri karıştırınca açılan kamu davasında, diyetisyen Öner yerine avukat Özen sanık oldu. İkinci duruşmada beraat ettirilen Özen'in avukatına Hazine'den vekalet ücreti ödenecek.
DHA
Hakkına razı olmak
Hakkına razı olmak

“Hakkını aramak” kavramından daha çok önemserim ben “hakkına razı olmak” kavramını. Zira “hakkına razı olmak” aynı zamanda hakkını aramayı da içkindir bana kalırsa.

Hadi şu boykot çağrısı yapan avukat hanımdan başlayayım örnek vermeye. Adliye kantinlerinde şöyle bir şey varmış meğer. Fiyatlar hâkim-savcılar ve adliye çalışanları için ayrı, avukatlar ve vatandaşlar için ayrıymış. Bu durumda da “hakkını aramak” için yola çıkan avukat hanım “avukatlara da aynı fiyatlar geçerli olana kadar boykot çağrısı” yapmış. Yani şu: Vatandaş yine yüksek fiyattan alsın alacağını ama adliye çalışanı olmayan avukatlar ucuza yesin içsin.

Dahası da var. Geçenlerde elektrik dağıtım firması avukatlarla “ucuza elektrik” konusunda anlaşma yaptı malum. 1 yıl boyunca indirimli ve sabit fiyattan elektrik kullanabilecek 130 bin avukat. Tabii ki bu indirimden “kantin boykotu çağrısı” yapan avukat hanım da yararlanacak.

Tipik bir “hakkına razı olmamak” meselesi olduğu için örnekledim bu meseleyi. Özelde ne avukatlara ne de -gazeteciler dışında- bir meslek grubuna şahsi husumetim yok. Sadece “sıra bana gelince yararlanırım tabii” yaklaşımı neredeyse sosyal genetiğimize yansımış durumda.

Hadi bir başka hikâye anlatayım size. Kızım, bir yerel yönetimin sınavla öğrenci aldığı bir kurumuna kabul edilebilmek için imtihana girmişti bundan birkaç yıl önce. Teknik bir sual sormak için aradığım kurum sorumlusu dostum “abi sınav da önemli tabii ama çok istiyorsan her hâlükârda kaydederiz kızımızı” teklifinde bulunmuştu. Çok ama çok üzülmüştüm bu teklife. Kızımın “hak etmediği bir hayatı yaşamasının başlangıcı olur bu teklif” diye düşünerek de nazikçe reddetmiştim. Sonuçta kızım iki puanla kaçırdı o kuruma girmeyi. Ne gam. Hak ettiği oydu işte.

Hak etmediğini isteyerek hakkına razı olmayanların hikâyesini en çok FETÖ’de gördük değil mi? Hak etmediği görevlere atanan, hak etmedikleri sınavları kazanıp hak etmedikleri okullarda okuyan bu sümüklüler topluluğu sonunda Türk halkına ateş açabilecek bir aptallık biçimine ilerlemiş olarak buldular kendilerini. Çünkü buna “haklarının olduğunu” düşündüler.

İnsan elbette “daha iyisini hak etmek için” uğraş veren bir varlıktır. Burası tamam. Ama başkasının hakkını umursamadan, dahası başkasının hakkını gasp etmeyi son derece doğal bularak yaşanacak bir hayatı “içine sindirebilen” insanların arasında yaşıyoruz artık.

Toplumsal ahlaktan, yüksek insani standartlardan dem vurmaya gelince mangalda kül bırakmayan beyaz yakalıları alalım ele mesela. En küçük yükselme ihtimalinde, her gün yemeği birlikte yediği mesai arkadaşını sırtından, daha da kötüsü kalbinden bıçaklamaya hazır bir ahlaki zemin var mı yok mu bugün Türkiye’deki iş hayatında?

Hadi “para kazanma hırsından yüzleri kararmış” bazı müteahhitleri falan geçtim. Yahu akademide cari olan “yükselmek için adam harcama sistemi”nin bazı detaylarını duydukça insanlığımdan utanıyorum.

Daha geçenlerde, hatırı sayılır büyüklükte bir üniversitemizde, kadro alma hakkı çoktan gelmiş bir akademisyene kadro verilmemesi gerekçesini şöylece duydu bu kulaklar: “Rektörlük seçiminde rektör hocamızı desteklemedi.”

Kimse kusura bakmasın ama büyük büyük politik okumalar yaparken kaçırdığımız yerlerin peşine düşmeye davet ediyorum hepimizi. Bunu herhangi bir politik irade, herhangi bir iktidar çözemez çünkü. Bunu biz, bu ülkede yaşayan insanlar çözecek.

Avukata “hakkına razı ol” diyeceğiz. Rektöre “kıçının altındaki koltuktan bu kadar endişe edip insanlara haksızlık etme” diyeceğiz. Dostumuza “iyi bir şey olduğunu bile düşünsen kimseyi kayırma” diyeceğiz.

Hakkımızı, hakkımıza razı olarak aramaya devam edeceğiz yani. Sıra bizim işimizin görülmesine gelindiğinde “her şeyi mubah” kabul edip ardından da “ama çok haksızlık ediliyor” diye vıyaklamanın manasızlığını her seferinde anlatacağız elimizin ulaştığı insanlara.

Yapabilir miyiz dersiniz?

Avukatlara yeşil pasaport düzenlemesi Resmi Gazete'de yayımlandı
Gündem
Avukatlara yeşil pasaport düzenlemesi Resmi Gazete'de yayımlandı
Avukatlara hususi damgalı pasaport düzenlenmesine dair yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı.Baroya kayıtlı en az 15 yıllık avukatlar yeşil pasaport alabilecek. Avukatlık kıdeminin hesabında baro levhasında yazılı olarak geçirilen süre esas alınacak. Kıdem hesabında kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli olarak avukatlık görevinde geçirilen süre de dikkate alınacak.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.