Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Mesele tatil meselesi değil Ekrem Bey siz hala anlamadınız mı?
Mesele tatil meselesi değil Ekrem Bey siz hala anlamadınız mı?

16 milyon İstanbullunun, hatta evdeki kedilerin, ağıllardaki kuzuların bile başkanı olan Ekrem İmamoğlu, son bir haftalık siyasi tartışmaların bir numaralı konusu olmayı başardı.

23 Haziran’da 800 bin farkla İstanbul seçimlerini kazandıktan kısa süre sonra soluğu Bodrum’da alması, ‘tatil’ tartışmalarına kapı aralamıştı.

Şimdi de Elazığ depreminin hemen ardından Erzurum Palandöken’den verdiği fotoğraflarla gündem oldu İmamoğlu.

Yakın zamana kadar ismi üzerinde yapılan tartışmalardan genellikle ‘yara alarak’ değil, ‘yarar sağlayarak’ çıkmıştı.

Kendisinin eleştirilere verdiği yanıtları, yine kendi tuttuğu yerden, yani salt tatil çerçevesinde alıp yorumlarsanız, kulağa sempatik gelen cümleler olarak değerlendirebilirsiniz.

Şöyle diyor İmamoğlu:

“Çocuklarımla üç gün vakit geçirdim. Bu kadar masum bir şeyin siyasi geleceğiyle ilgili bir kaygı uyandıracak bir şey olduğunu asla düşünmüyorum. Tam aksine bu masumiyetin daha doğru algılanacağını, hatta bunun topluma da pozitif bir mesaj verdiğini düşünüyorum. Ailesine, çocuklarına, değer veren bir siyasi kimlik.”

Halbuki buradaki mesele, siyasi sorumluluk sahibi bir kimsenin ailesine vakit ayırması meselesi değil.

Mesele, toplumun yas günlerinde takınılan ‘kayıtsızlığa’ bir örnek olduğu için, bu tatil yadırganıyor.

Bir ocağa, bir mahalleye bir acı düştüğü zaman, orada bayraklar yarıya indirilir.

Müzik varsa sesi kısılır, davul çalıyorsa susar, düğün varsa ya ertelenir, ya da sade bir törenle yapılır.

24 Ocak akşamı Elazığ’da bir deprem olmuş, bütün hanelerde insanların kalbi deprem bölgesi için atıyor.

Enkazın altında kalıp da nefes almaya devam eden insanların daha hepsine ulaşılamamış.

Ve böyle bir ortamda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Palandöken’de kayak yaparken fotoğraf veriyorsa, böyle bir durum, aileye vakit ayırma meselesi olarak kalamaz.

Böyle bir tutum;

-Toplumun ortak acılarının umursanmadığı anlamına gelir.

-Yaraları sarmak için başlatılan seferberlik ruhunun içselleştirilememesi anlamına gelir.

-Yaşanan acının paylaşılamaması, ya da taziye mesajlarının dilden kalbe inmemesi anlamına gelir.

İmamoğlu diyor ki: “Siyaseti kutsallaştırmanın bir anlamı yok. Milyonlarca babanın olduğu gibi benim de ailem kutsalım. Yani ben kızıma, ergenlik çağı gelmiş oğluma, üniversite talebesi oğluma hatta çok sevdiğim eşime zaman ayırmak zorundayım.”

Palandöken tatilini Elazığ depremi parantezinden ayırarak meseleye bakarsanız, bu savunmada yadırgayacak bir şey bulamazsınız tabii.

Ama burada farklı bir durum söz konusu.

Yaz aylarında İstanbul’da sel felaketi yaşandığı zaman, doğal olarak herkes, bu şehrin belediye başkanı nerede diye sordu.

Normal şartlarda, bir kentte bir felaket yaşanmışsa, o kentin belediye başkanının başka yerde buna yakalanmasını, hatta tatilde olmasını ben yadırgamam.

Ama oradaki sorun da bu değildi.

Oradaki sorun, İstanbul gibi bir şehre belediye başkanı seçilmiş bir ismin, görevinin ilk haftalarını gece gündüz demeden o kentin sorunları için kafa yorarak geçirmesi gerekirken soluğu tatilde almış olmasıydı.

Öyle bir fotoğraf, yeni seçilmiş belediye başkanının aklının İstanbul’da değil, başka bir yerde olduğuna işaret ediyordu.

İstanbul’u atlama taşı olarak gördüğünü, gözünü daha yukarılara diktiğini gösteriyordu.

İstanbul’a belediye başkanı seçilmiş bir ismin gözünü daha yukarılara dikmesinde, muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olma iddiası taşımasında yadırganacak bir durum yok elbette.

Söylediği her sözde, yaptığı her harekette bir ‘hikmet aranması’, sınırsız bir krediye sahip olması…

“İşte adam gibi bir cumhurbaşkanı adayı bulduk” coşkusu, gerçek kapasitesini perdeleyebiliyordu.

Eylül ayında Muharrem İnce, tekrar aday olabileceğini dile getirip “Meydanlar dolacak Muharrem İnce aday olacak. Bu böyle yarım kalır mı” dediğinde, cevabı İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’dan şu sözlerle almıştı:

“Dün dünde kaldı cancağzım. Artık mekanın yeni sahibi var”

İmamoğlu’nun geliştirdiği siyaset tarzının İstanbul’da işe yaradığı görüldü mü, görüldü.

Ancak, bu tarzın bir ‘başarı hikayesiyle’ beslenmemesi halinde insanların zihnine ideal bir cumhurbaşkanı profili değil, bu kişi İstanbul’un bir ilçesini iyi yönetebilmiş miydi sorusu daha fazla gelir.

“Beylikdüzü bile fazlaymış” diye düşünülmeye başlanır.

Toplumsal hafıza Tayyip Erdoğan’a İstanbul’u iyi yönettiği için, kentin birikmiş sorunlarını çözdüğü için, yani bir hikaye yazdığı için daha yukarılara yol verdi.

Aynı hafıza, bu türden ‘duygusuzluk’ hallerini de kaydediyor, İstanbul için neler yapılıp yapılamadığını da.

Böyle bir durumda “sınırsız limitim var” diye düşünürken bir de bakmışsınız “yetersiz bakiye” uyarısıyla karşı karşıya kalmışsınız.

Beylikdüzü'nde bacağından silahla vurulan yaralı kaldırıma oturdu ambulans bekledi
Gündem
Beylikdüzü'nde bacağından silahla vurulan yaralı kaldırıma oturdu ambulans bekledi
İstanbul Beylikdüzü'nde bir kişi borçlu olduğu kişiyi cadde ortasında bacağından silahla vurularak yaralandı. Saldırgan olay yerine gelen polis ekiplerine teslim olurken, yaralı kaldırıma oturdu, ambulans bekledi.
DHA
Trafik magandası kamerada
Gündem
Trafik magandası kamerada
Beylikdüzü D-100 karayolunda tek teker üzerinde ayakta giden motosikletli, hem kendini hem de trafiği tehlikeye attı. O anlar kameraya yansıdı.
DHA
Kuruyemişçinin çelik kasasını çaldılar
Gündem
Kuruyemişçinin çelik kasasını çaldılar
Beylikdüzü'nde bir kuruyemişçinin deposuna giren silahlı ve yüzleri maskeli 3 kişi, kepenklerini levyeyle kırdıkları iş yerine girerek burada bulunan çelik kasayı çaldı. Hırsızlık anı saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı.
AA
Sokak kedisi fırtınadan korunmak için ATM'ye sığındı
Hayat
Sokak kedisi fırtınadan korunmak için ATM'ye sığındı
İstanbul Beylikdüzü'nde bir sokak kedisi kötü hava şartlarından korumak için ATM'nin para çekme kısmına sığındı. Çevreden geçen vatandaşlar kedinin bu halini cep telefonları ile görüntüledi.
IHA
Eski Süper Lig kalecisi hastanede dehşet saçtı
Gündem
Eski Süper Lig kalecisi hastanede dehşet saçtı
Beylikdüzü’nde hastalanan oğlunu özel hastaneye getiren eski süper lig kalecisi İbrahim Hasançebi, hastane çalışanları ücret bilgilendirmesi yaptığı sırada deliye döndü. Önce hastane çalışanlarına saldırdı, sonra doktoru darp etti.
IHA
Eski Süper Lig kalecisi hastanede dehşet saçtı
Gündem
Eski Süper Lig kalecisi hastanede dehşet saçtı
Beylikdüzü'nde hastalanan oğlunu özel hastaneye getiren eski süper lig kalecisi, hastane çalışanları ücret bilgilendirmesi yaptığı sırada deliye döndü. Sinirlerine hakim olamayan şahıs, 'Bana paradan bahsetme oğlumu iyileştir' diyerek önce hastane çalışanlarına saldırdı, ardından müdahale etmek isteyen doktoru darp etti. Ortalığın savaş alanına döndüğü kavga ise hastanenin güvenlik kamerasına yansıdı. Doktor ve hastane çalışanları Hasançebi'den şikayetçi olmadı.
IHA
Yabancı gruba eğlence mekanında meydan dayağı
Gündem
Yabancı gruba eğlence mekanında meydan dayağı
Beylikdüzü'nde özel güvenlik görevlilerin yabancı grubu dövmesi güvenlik kamerasına yansıdı. Gece kulübünde eğlenen Afrika uyruklu grupla mekan sahibinin yakınları arasında laf atma nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine ortalık kızıştı. Güvenlik görevlilerinin karıştığı kavgada yabancı gruba meydan dayağı attılar.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.