İki kardeşimi MBS kaçırdı: Tutuklamadan tam on gün sonra ortadan kayboldular
Dünya
İki kardeşimi MBS kaçırdı: Tutuklamadan tam on gün sonra ortadan kayboldular
S. Arabistan’ın eski istihbarat yetkilisi Said Elcabri’nin (61) oğlu Halid, kardeşleri Ömer ve Sarah’ın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın emriyle kaçırıldığını söyledi. Halid Elcabri, “Kardeşlerim, sürgünde bulunan babamı ülkeye dönmeye zorlamak için kaçırıldı” dedi.
Yeni Şafak
Mısır ve Suudi Arabistan'da koronavirüs ölümleri arttı
Koronavirüs
Mısır ve Suudi Arabistan'da koronavirüs ölümleri arttı
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı Mısır'da 1005'e, Suudi Arabistan'da 549'a yükseldi. Ürdün'de ise vaka sayısı arttı.
AA
Suudi Arabistan'da camiler iki ay sonra ibadete açıldı
Koronavirüs
Suudi Arabistan'da camiler iki ay sonra ibadete açıldı
Suudi Arabistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında iki aydır kapalı olan camiler, ibadete açıldı. Medine'deki Mescid-i Nebevi Camisi'nin de ibadete açıldığı, camide salgın nedeniyle gerekli tedbirlerin alındığı kaydedildi.
AA
Mescid-i Nebevi'de eller yeniden semaya kalktı: 74 gün sonra ilk namaz
Koronavirüs
Mescid-i Nebevi'de eller yeniden semaya kalktı: 74 gün sonra ilk namaz
Koronavirüs salgını nedeniyle toplu ibadete kapatılan Mescid-i Nebevi, 74 günün ardından sabah namazıyla birlikte kapılarını açtı. Camiye akın eden Müslümanlar, sabah namazını maske takarak ve sosyal mesafe kuralına uyarak eda etti.
IHA
Lig yeniden başladı Kızılyıldız şampiyon oldu
Spor
Lig yeniden başladı Kızılyıldız şampiyon oldu
Sırbistan Süper Ligi'nde deplasmanda Rad'ı 5-0 yenen Kızılyıldız, bitime 3 hafta kala şampiyonluğu garantiledi.
AA
Hey gidi günler…
Hey gidi günler…

Hayat ibret alınacak dönemeçlerle dolu. Bu dönemeçlerde yaşananlar kendini tekrar etse de ‘an’da yaşadığımızı ‘yeni’ zannediyor, geçmişi hemen unutuyoruz. Elbette çok şey değişti ve değişiyor! Ama bu değişim, öncesi ve sonrasıyla devamlılığı olmayan bir değişim midir? Yoksa ilerlerken “devamlılığı” göz ardı etmek bize bir zihin konforu mu sunuyor. “Neyse ne… Geçti gitti işte’’ desek de gerçekten gidiyor mu? Kopuk halkalarmış gibi davranmak anlık rant devşirse de uzun vadede bir iletişim becerisi midir ondan da emin değilim. “Neydim değil, ne oldum’’ demeli diyen atalar haklı; ‘lakin’i var.

Devamlılık sinemayı olduğu gibi hayatı izlettiriyor fikrini savunan eski kuşaktanım hâlâ! Yeni kuşak büyük resim sözünden bıksa da, ‘fakat’ diye devamı olan bir konu bu da. Hafıza rövanş için değil ama gelişim çizgisini anlamak için gerekli. Hiçbir şey… Rejim de, insan da “Değiş tonton, değiş!’’ diyerek değişen hayalet Casper gibi olmaz. Karantina günlerinde arşivleri düzenlerken “devamlılık’’ açısından ne değişmiş derken gözüme takılanlardan bir iki not düşmek istedim.

2003 TARTIŞMALARI… KADIN EŞİNİ VEZİR DE EDER AMA…

Efenim belki hatırlayan olur, Yılmaz Çetiner, gazeteciliğin duayenlerindendir. 1927 doğumlu yazarın vefatından üç yıl önce yazdığı 23 Ekim 2003 tarihli Milliyet yazısını saklamışım. Yazı, dönemin başbakan ve milletvekillerinin 29 Ekim resepsiyonuna eşleriyle katılımının neden mümkün olamayacağını “Kadın eşini vezir de eder ama” başlığıyla anlatıyor. Eh sözün tamamı elbette aptala söylenirJ Dönem içinde muadillerine göre saygılı bir üslupla kaleme alınmış bu yazıda diyor ki:

“Bir vatandaş poturunu çekse, kuşağını toplasa, başına kasket değil de silindir şapkayı oturtsa, eşini çocuğunu alıp Çankaya Köşkü’nün kapısına dayansa, Cumhuriyet Bayramı kutlanıyormuş ben de geldim, hem de çocuğumu da getirdim dese kabul edilebilir mi?’’

Yazar bu örneklemi izah ettikten sonra asıl konuya geliyor:

“Bizim allı güllü rengârenk türbanlarıyla o meşhur tesettür modası kıyafetleriyle eşlerini de götürmek isteyen vekillerin böyle bir davetsiz misafirden farkı kalır mı? Yahu vekil bey kardeşlerim siz koskoca bir vekil seçilmişsiniz illa 80 yıllık geleneği yıkma hırsı iştihası niye ve devam ediyor… Korkarım Ortadoğu’nun şeyhlerine özenenler var içinizde. Tepsi içinde pilav gelir ortaya misafirler ellerini daldırıp kuzuda parçalar sonra da başparmaklarıyla işaret parmakları arasında pilavı yutarlar.’’

Bu arada Erdoğan’ın milletvekillerine yönelik “Konuşmalar edepli olmalı, edep dışına çıkılmamalı” uyarısını da çok alakalı olmasa da konuya bağlıyor, devamla diyor ki:

“Ha illâ o ulvi günü kutlamak istiyorsanız o zaman Suudi Arabistan’ın Cidde belediye başkanının eşi gibi açarsınız başınızı bütün Türkiye’yi rahatlatır, Türkiye’nin gönlünü kazanırsınız. Ve bitmiyor. Haydi Emine Hanım, Haydi Hayrunnisa Hanım! Siz de çıkartın türbanları! Kocalarınızı vezir ettiniz yetmez mi?’’

Dün… Yani 2020 Mayısında sosyal medyada bir genç kadının, “Başörtülü bir kadının her şeyden önce başörtüsüyle gündeme gelmesinden bıktım’’ tivitini görünce hatıra olsun dedim…

KARŞI DEVRİMCİLER İKTİDARDA

Benzer bir gündemle dikkatimi çeken yazı Nazlı Ilıcak’ın… Mason locasının bir panelinde konuşan Nur Serter, “Karşı devrimcilerin iktidarda olduğunu’’ söylemiş. Nur Serter bu konuşmada hükümetin Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini benimsemediği için iktidar yetkisini kullanamayacağını söylüyor. Nazlı Ilıcak, Sertel’e AK Parti hükümetinin hangi devrimlere karşı çıktığını sorarak Sertel’i, “Hem Atatürk’ün yasakladığı Mason locasının paneline katılacaksınız, hem de su katılmamış Atatürkçü olduğunuzdan dem vurup başkalarını devrim düşmanı ilân edeceksiniz’’ diyerek eleştiriyor.

Aynı günlere ilişkin gazete kupürleri içinde hem Ömer Lütfi Mete hem de Nuray Mert, “Modern Müslüman dayatmasına’’ karşı çıkan yazılar kaleme almış. Nuray Mert, Özdemir İnce’nin Adonis’den alıntılarla verdiği cevapları eleştiriyor. İnanmayanların inananlara yöneltecekleri tek meşru sorunun “demokrasiyi kabul edip etmedikleri’ sorusu olabileceğini kayda geçirdikten sonra, “Çünkü bu, onların toplumsal özgürlüklerini ilgilendiren bir sorudur” diyor. “Özdemir İnce’nin monoteizmin döneminin geçtiği iddiasını kaba ve pozitivist bir iddiadır, konunun devirle çağla alakası yoktur ama düşünce tarihinin geldiği noktadan da söz edecek olursak pozitivizmin dönemi geçmiştir. Ayrıca Adonis, İslâmiyet ve Hristiyanlıkta iyilik problemi konusunda diyelim Gazali’yi ve St. Augustin’i felsefi bir eleştiriye tabi tutuyor değil, monoteizmin devrinin geçtiği için inananların bunu kabul etmemesini talep ediyor ki bu sığ ve kaba bir dayatmadır, iman bir nasip meselesidir’’ diye ekliyor…

Ömer Lütfi Mete ise Diyanet İşleri Başkanı’nın, “Müslümanlar modern olmalıdır’’ sözünü tartışıyor. Modernliğe yüklenen anlamı sorguluyor. Hasan Bülend Kahraman AK Parti için “muhafazakâr” demek yerine “güncel ilerici’’ demeyi daha doğru buluyor… 21. yüzyılın ilk yıllarında yapılan bu tartışmaları okurken devamlılığa ve fikri takibin faydasına bir kez daha ikna oldum. “Dün dündür, bugün bugündür’’ diyecek kadar popülist olmamalıyız.

Son söz de kendimize: Çocuklarımızı eğitim için illâ Batı’ya göndermek istiyoruz. Gönderiyoruz da nasıl dönüyorlar? Ona bakmak gerekiyor. Hele de ırkçılığa karşı çıktığımız, Cumhuriyet’in gadrine uğradığımız bir atmosferde vatan ve millet sevgisini ikinci plana atmış 1980’lerin İslâmcı anne ve babalarının çocuklarının Batı ve kendi ülkeleriyle kurdukları ilişkiye dönüp dönüp bakmasında fayda var.

Mescid-i Nebevi pazar gününden itibaren kademeli olarak açılacak
Dünya
Mescid-i Nebevi pazar gününden itibaren kademeli olarak açılacak
Suudi Arabistan makamları, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle kapatılan Medine'deki Mescidi Nebevi'nin pazar gününden itibaren kademeli olarak açılacağını duyurdu. Açıklamada, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı ve Kabe İmamı Şeyh Abdurrahman es-Sudeys, gerekli tedbirlerin alınmasının ardından Mescid-i Nebevi'nin açılacağı kaydedildi.
Yeni Şafak
Suudi Arabistan, umre ve Mescid-i Haram'a ziyaret yasağının devam edeceğini açıkladı
Dünya
Suudi Arabistan, umre ve Mescid-i Haram'a ziyaret yasağının devam edeceğini açıkladı
Suudi Arabistan, umre ve Mescid-i Haram'a ziyaret yasağının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle devam edeceğini duyurdu. Suudi Arabistan yönetimi, dün koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında uyguladığı tedbirleri hafifletmek ve normal yaşama dönmek amacıyla 31 Mayıs Pazar gününden başlayarak Mekke'de "iki aşamalı normalleşme planı" uygulanacağını açıklamıştı.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.