Bakan Koca'dan takdir toplayan tepki
Gündem
Bakan Koca'dan takdir toplayan tepki
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs ile mücadele kapsamında basın toplantısı düzenledi. Bakan Koca'ya kendilerine mikrofon dağıtılmadığı için sitemde bulunan gazeteci, sert bir üslupla 'Bundan sonra mikrofon dağıtabilirseniz eğer gazetecilere böyle atlamak zorunda kalmayız' ifadelerini kullandı. Koca ise gülümseyerek ve sakinliğini koruyarak 'Kusura bakma kızım' diye cevap verdi. Bakanın bu tepkisi büyük beğeni topladı.

Diğer
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Macron'un skandal açıklamalarına yanıt: Türkiye’siz bir NATO olmayacağı konusunda herkes hemfikir
Gündem
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Macron'un skandal açıklamalarına yanıt: Türkiye’siz bir NATO olmayacağı konusunda herkes hemfikir

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un tepki çeken açıklamalarına, "Türkiye hakkında 'Barış Pınarı Harekatı’nı yapan Türkiye NATO’dan yardım bekleyemez' diyen Macron’a tam bu noktada söylenmesi gerekenler var. Fransa’nın NATO’ya katkısının ne olduğu hakkında çokça eleştiri var. Ama Türkiye’siz bir NATO olmayacağı konusunda herkes hemfikir" diye cevap verdi.

Yeni Şafak
Canı olan sorular
Canı olan sorular

Yeni zamanlarda insanlar, diliyle aksini söyleyip dursalar da, hayatın sınırlarını beş duyuyla ulaştığı yerde noktalamayı bir zihinsel alışkanlık haline getirdiler. Modernliğin getirdiği yeni algı sınarlarına farklı şekillerde de olsa intibak eden inançlı gruplar için de bunun ötesinde bir şey söylemek giderek zorlaşıyor. Gündelik faaliyetlerin hemen hepsinin fizik dünyada olan bitenle sınırlı kaldığı bir yaşantının, en genel anlamıyla ‘inanç’ olarak nitelediğimiz şeyleri neresinde tuttuğunu, anlamlandırdığını ve yaşattığını pek fazla merak eden de yok.

Video: Canı olan sorular


Kime sorsanız bir şeye, bir şeylere inandığını söylüyor oysa. Tanrı’ya inanmayanlar dahi böyle, onlar da tanrısızlığa inanıyor, yani Tanrı’sı olmayan bir hayata... Peki ama ‘inanan’ı bu kadar çok olan bu fizik dünyanın metafiziği nerede? Metafizik meraklardan, arayışlardan, yönelimlerden kendilerini bu kadar uzakta tutan bütün bu kalabalıklar, ‘inanç’ olarak benimsedikleri şeyleri hayatlarının neresinde saklıyor? Belki bu kadar keskin ifade etmemeli bu meseleyi. Aslında birçok metafizik unsur var hayatımızda. Ancak bu unsurlar, aramaya çıkılmış, tek tek tecrübe edilmiş, hissedilmiş değerler ortaya çıkmıyor. Bunlar bir tür metafizik konserve olarak fabrikadan halka üretilip dolabımıza konmuş, oradan açlığı yatıştırıcı abur cuburlar olarak soframıza gelen şeyler daha çok... Stilize edilmiş, kişileri zihinsel sancılanmalara sevketmeyecek, yormayacak, tablet halinde yutulan, iyi kötü haz da veren müsekkinler... Bizi hakikatimize götürecek yollar, bu uzun yoldan caydıracak seyyar satıcılarla dolu adeta... Hakikatten birkaç paket alıp, uzun yol meşakkatinden kurtulmuş olduğumuzu sanıyoruz muhtemelen. Meraksızlığın bu kadarı, merakın muhtemel bütün ‘büyük ikramiye’ beklentilerinin amortiden hallice hazırcevaplarla giderilmekte olmasıyla açıklanabilir ancak.

“Bütün düşüncelerimin güneşin etrafında dönen gezegenler gibi Tanrı’nın etrafında döndüğünü ve karşı konulmaz bir şekilde Tanrı’ya ilgi duyduğumu görüyorum. Eğer bu duyguya karşı çıkmaya çalışşaydım bunu en büyük günah olarak görürdüm” diye yazmış psikoloji ve psikiyatride yeni ufuklar açan Carl Gustav Jung.

Durup dururken aklımıza bir şey geliyor. Sebepsizce... Peki nereden geliyor? Bunu kendimize soruyoruz, aklımıza başka bir çok yeni soru geliyor? Muhtemel ki izini sürsek, bütün o sorulardan da yeni sorular türeyecek ve zihnimize üşüşecek. Nasıl olabiliyor bu? Az önce sebebini hiç bilemediğimiz bir şekilde aniden aklımıza düşen bir sorudan zihin uzayımızda sürekli genişleyen bir sorular gezegeni ortaya çıkıyor? Bir soru, zihnimizde bir çok yeni soruya kapı açıyorsa, demek içimizde muhtemel bütün ihtimallerden yeni sorular üreten bir mekanizma var. İyi ama zihnin yeni sorulara geçebilmesi için, o ilk soruya kendi içinde az ya da çok bir cevap bulabilmesi, anlamaya doğru küçük de olsa mesafeler alması gerekmez mi? Bu nasıl olabilir? İçimize düşen ve o ana kadar cevabını hiç düşünmemiş olduğumuz soru, cevaba dair bize o mesafeyi kazandıracak kazanımları nereden elde ediyor. Bu bir anlamda içimizde bir cevap mekanizması da olduğunu göstermez mi? Soru yoktu, var oldu. Cevap yoktu, birçok başka soruyla o da içimizde yeni ufuklar açtı ve biz anlama yolunda mesafe aldık. Bizler artık üstünde çok durmuyor olsak da, bunun insan hayatındaki en sihirli şeylerden biri olan ‘düşünme’ kabiliyetine dair bir hikaye olduğunu söyleyebiliriz. Bir an önce olmayan, bildiğimiz hiçbir tetikleyicisi olmadan zihnimize düşen bir soru, o sorudan bir ağacın filizlenip ulu bir ağaca dönmesine benzer şekilde varlık kazanan bir anlam evreni... Toprak, tohum, ağaç... Şimdi yeni bir

soru: Bu hikayenin

‘can’ı nereden?

Kim Milyoner Olmak İster'de 1 milyonluk cevap
Gündem
Kim Milyoner Olmak İster'de 1 milyonluk cevap
ATV ekranlarında yayınlanan 'Kim Milyoner Olmak İster' yarışma programı, ünlü oyuncu Kenan İmirzalıoğlu'nun sunumuyla başladı. Geçen sezon 29 Haziran'da yarışmacı Arda Ayten'e yöneltilen 1 milyon TL değerindeki 12. soruyla izleyenlerine kısa bir ara veren 'Kim Milyoner Olmak İster'de, final sorusunun cevabı belli oldu. Yarışmacı Arda Ayten'e yönetilen soru şu şekildeydi: “On kıtadan oluşan İstiklal Marşı'nın tamamında bu kelimelerden hangisi diğerinden daha az geçer?' Soruya cevap vermek için İstiklal Marşını tekrar tekrar okuyan ve uzunca bir süre düşünen arda soruya 'toprak' cevabını vererek 1 milyonluk ödülün sahibi oldu.
Yeni Şafak
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 'Valilikten deprem toplantısı için davet geldi mi' sorusuna "Genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada' cevabını verdi
Gündem
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 'Valilikten deprem toplantısı için davet geldi mi' sorusuna "Genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada' cevabını verdi
İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen deprem toplantısına davet edilmediği iddiasıyla ilgili soruların yöneltildiği İmamoğlu, konuşmaktan kaçındı. “Toplantı için size bir davet gelmedi mi?' sorusunu “Bugün için genel sekreter yardımcımız ve arkadaşlarımız orada' cevabını veren İmamoğlu, 2 defa aynı sorunun tekrarlanması üzerine cevabını yineledi.
Diğer
Fikret Ürgüp’ün hayaliydi
Hayat
Fikret Ürgüp’ün hayaliydi
Türk edebiyatının önemli kalemlerinden Fikret Ürgüp’ün eserleri yeniden yayımlanıyor. Serinin son kitabı Cevapsız Kalan Telgraf’ta Ürgüp’ün iki yakın dostu Sait Faik ve Tanpınar üzerine yazdığı yazılar yer alıyor. Kitabı yayına hazırlayan Sevengül Sönmez, bu eseri “Fikret Ürgüp’ün hayalini kurduğu ama hazırlayamadığı kitabı olarak da değerlendirilebiliriz” diyor.
Yeni Şafak
Fikret Ürgüp’ün gözünden Sait Faik ve Tanpınar
Hayat
Fikret Ürgüp’ün gözünden Sait Faik ve Tanpınar
Fikret Ürgüp’ün Cevapsız Kalan Telgraf isimli kitabı Everest Yayınları tarafından basıldı. Kitap, Ürgüp’ün Sait Faik Abasıyanık ve Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında yapmayı düşündüğü çalışmanın iskeletini oluşturan yazılardan bir araya geliyor.
Yeni Şafak
Polis müdüründen HDP’li başkana tokat gibi cevap
Gündem
Polis müdüründen HDP’li başkana tokat gibi cevap
Diyarbakır'da bir grup HDP'li tarafından 'Savaşa Hayır Demokratik Siyasetle Çözüme Evet' sloganıyla HDP'li vekillerinde katılımıyla yürüyüş yapmak istendi. Savaşa karşı yürüyüş yapmak istediklerini söyleyen HDP İl Başkanına polis müdürü, “Ülkemizde savaş yok, terörle mücadele var, savaş neredeyse oraya gidin” dedi.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.