Ekonomide büyüme ılımlı ama devam ediyor
Ekonomi
Ekonomide büyüme ılımlı ama devam ediyor
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, euro bölgesi ekonomisinindeki büyümenin ılımlı olsada büyümenin sürdüğüne işaret ederek, aynı zamanda geçici istikrar işaretlerinin de görüldüğünü vurguladı.
DHA
Tarım 4.0’a geçti
Ekonomi
Tarım 4.0’a geçti
Tarım sektörü 4.0’a geçti. İş insanı Can Hakan Karaca, Antalya’da, Türkiye’nin ilk bitki fabrikasını kurdu. Topraksız ve güneş görmeyen kapalı alanda %95 daha az su kullanılan işletmede ilk etapta marul, roka gibi yeşil yapraklı bitkilerin üretilmesine başlandı. Dünyada 500, Japonya’da 200 benzer tesisin bulunduğu bu girişimlerin gıda krizinin önlenmesinde önemli rol üstleneceği öngörülüyor.
Yeni Şafak
Yatırım için merkez oluyor
Ekonomi
Yatırım için merkez oluyor
Türkiye'de İngiliz Ticaret Odası Başkanı Chris Gaunt, "Türkiye ve İstanbul, Doğu Avrupa ve Orta Asya Ağı içerisinde yer alan 14 ülkenin merkezi olacak. Türk şirketleri ile İngiliz şirketlerin bu 14 ülkeye erişmesini sağlamak için çalışacağız" dedi.
Yeni Şafak
Amerikan muhafazâkârlarının Trump kavgası…
Amerikan muhafazâkârlarının Trump kavgası…

ABD merkezli “Christianity Today (CT)” dergisinin genel yayın yönetmeni Mark Galli 19 Aralık’ta kaleme aldığı başyazıda Trump’ın görevden azledilmesi gerektiğine vurgu yapmıştı. Evanjelik Hıristiyanların en önemli yayın organlarından biri olan dergi, dünyaca ünlü tele-vaiz liderlerden Billy Graham tarafından 1950’lerde kurulmuştu. Birçok ABD Başkanına danışmanlık yapan Graham 2018’de 99 yaşındayken ölmüştü. ”Soğuk Savaş” döneminin en parlak vaizlerinden biri olan Graham 1955’de verdiği bir röportajda “Ya komünizm ölmeli ya da Hıristiyanlık. Çünkü bu Mesih ve Mesih karşıtları arasında bir savaştır” demişti.

Trump’ın 2016’da Başkan seçilmesinde büyük rol oynayan “Beyaz Evanjelik Hıristiyanlar” daha çok “Cumhuriyetçi Parti”ye oy veriyorlar. Evanjelikler İsrail’e verdikleri ideolojik destek sebebiyle “Hıristiyan Siyonistler” olarak da anılıyorlar. Cumhuriyetçiler Amerikan seçmenlerinin önemli bir yüzdesini teşkil eden Evanjelikleri “müttefik” olarak görüyorlar. Ancak Beyaz Evanjeliklerin bir kısmı, ahlakî çizgileriyle taban tabana zıt bir kişiliğe ve yaşam tarzına sahip olduğu gerekçesiyle Trump’ı desteklemekten imtina ediyorlar. Ahlakî tutarlılığa özen gösteren bu Evanjelikleri “Christianity Today” dergisi temsil ediyor.

Nitekim Mark Galli’ye tepki gösteren Evanjelik liderler, Trump’ın yüksek yargı organlarına muhafazâkâr yargıçlar atayarak büyük bir dinî hizmet yaptığını hatırlatıyorlar. “Kültür savaşları”nı kaybettiklerini düşünen muhafazâkârlar için bu yargıçlar gelecek yıllarda Hıristiyanlık için tek savunma hattını oluşturacaklar. Billy Graham’ın oğlu Franklin Graham ve Robert Jeffress başta olmak üzere Hıristiyan-Siyonist liderler, Trump’ın İsrail’e verdiği desteği minnetle anıyorlar. Evanjelikler göre Siyonizm, Mesih’in ikinci gelişini müjdeliyor.

Trump ise Dergi’yi “Demokratlar”a ve “Sol”a destek vermekle suçladı.” Hiçbir Başkan Evanjelist topluma benim kadar hizmet etmedi” diyen Trump, Dergi’yi kendisinin yerine radikal solcu inançsızın birinin başkan olmasını tercih ettiğini savundu. Franklin Graham’a göreyse Dergi, Evanjelik Hıristiyanların ‘liberal-seçkinci’ kesimini temsil ediyor. “Liberal” suçlamasının bir Evanjelik için neredeyse küfür telâkki edildiğini belirtelim. Derginin Billy Graham’ın çizgisinden saptığını savunan Franklin Graham, babasının 2016’da Trump’a oy verdiğini de iddia etti. Hayatının son dönemlerinde siyasetten uzak durmayı tercih eden Billy Graham’ın Trump’a oy verdiğinin ilk kez kamuoyuna açıklandığını hatırlatmak gerekiyor.

Katolik muhafazâkârlar da “Christianity Today” dergisinin tetiklediği polemiklere dahil oldular. “The American Conservative” dergisinin yazarlarından Rod Dreher kaleme aldığı yazıda muhafazâkârların Trump’a oy verme gerekçelerini sıraladı. “Mark Galli’yi biraz tanıyorum ve yazdıklarına büyük saygı duyuyorum, ancak hepsine katılmıyorum” diyen Dreher “Demokratlar” ve “Cumhuriyetçiler” arasındaki kutuplaşmada tercihinin Trump olacağını vurguluyordu. Yazılarında sık sık Trump eleştirisi yapan Dreher, Galli’nin Trump’a yönelik suçlamalarına katıldığını, ancak kararı seçmenlerin vermesi gerektiğini belirtiyor.

Dreher, Demokratlar’ın İngiliz İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’in sol çizgisine doğru savruldukları gerekçesiyle Trump’ın kendisine daha çekici geldiğini vurguluyor. Yazısının sonunda Dreher, muhafazâkârların mevcut durum itibariyle ‘kötüler arasında bir tercih’ yapmakla karşı karşıya kaldıklarını savunuyor. Muhafazâkârların bu durumun bilincinde olarak oy vermelerini tavsiye eden Dreher’e göre Trump kötüler arasında en az kötü olanı.

Mark Galli ise 1998’de ABD Başkanı Bill Clinton hakkındaki azil soruşturmasında da aynı tutumu sergilediklerini belirtiyor. Muhafazâkârları tutarlı davranmaya davet eden Galli, aksi takdirde Hıristiyan ahlâkının meşruiyetinin gelecek kuşaklar tarafından çok ciddi şekilde sorgulanacağı uyarısında bulunuyor. Aslında muhafazâkârlar arasında bu yönde bir tartışma uzun süredir yapılıyor. Bu bakımdan Galli’nin yazısı bir ilk değil ve son da olmayacaktır..

TÜSİAD’a ağır ders
Ekonomi
TÜSİAD’a ağır ders
TÜSİAD “Çin’i Anlamak, Çin ile İş Yapmak” konferansında ana konuşmacı olarak davet ettiği eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’tan İngilizce konuşmasını isteyince sert tepki gördü. Wulff kürsüde konuşmaya başlayınca yanına gelen görevli Almanca tercüman olmadığını belirterek İngilizce konuşmasını istedi. Durumu protesto eden Wulff, “Üzgünüm ama bu konuşmayı İngilizce yapmam mümkün değil. Bundan sonraki oturumun bensiz yapılmasını öneriyorum” diyerek kürsüden indi.
Yeni Şafak
Soykırımcı Handke'ye verilen ödüle tepki olarak Barış Gücü görevinde aldığı Nobel Madalyası'nı iade edecek
Hayat
Soykırımcı Handke'ye verilen ödüle tepki olarak Barış Gücü görevinde aldığı Nobel Madalyası'nı iade edecek
Büyük tepkilere rağmen 2019 Nobel Edebiyat Ödülü Srebrenitsa Katliamı’nı savunan Peter Handke’ye verilmesine tepki gösteren İsveçli gazeteci Christina Doctare, 1988 yılında BM Barış Gücü sağlık ekibinden görev yaptığı dönemde aldığı Nobel madalyasını bu gece iade edeceğini açıkladı. Doctare, Nobel Edebiyat Ödülü'nün Handke'ye verilmesini sonrası Stockholm'de düzenlenen protesto gösterilerine katılarak konuşma yaptı. Konuşmasında utanç ve suçluluk duyduğunu dile getiren Doctare ''7 yıl önce orada soykırıma şahit oldum. Nobel Edebiyat Ödülü'nün Bosna Hersek'te yaşanan soykırımı inkar eden Peter Handke'ye verilmesinden dolayı Nobel madalyamı iade edeceğim.'' dedi.
Yeni Şafak
TÜSİAD'ın konferansında çeviri krizi: Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff kürsüden indi
Ekonomi
TÜSİAD'ın konferansında çeviri krizi: Eski Almanya Cumhurbaşkanı Wulff kürsüden indi
TÜSİAD'ın konferansına davet edilen Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, çevirmen olmadığı için Almanca yerine İngilizce konuşması istenince kürsüden indi.
DHA
‘Lobi’ bağlantılarına dikkat!
‘Lobi’ bağlantılarına dikkat!

ABD’de “Savunma” içerikli yayın yapan “Defence News” dergisine konuşan Senato Dış İşleri Komitesi Başkanı Jim RischTürkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı dolayısıyla sert yaptırımlar uygulanmasının önünü açacağım. Bu, er ya da geç olacak” demiş. Demokratlar’ın kontrol ettiği Temsilciler Meclisi Ekim ayında Türkiye’ye yönelik yaptırımların devreye sokulmasını öngören bir tasarıyı kabul etmişti. Tasarıyı Dış İşleri Komitesi Başkanı Eliot Engel ile aynı komitenin üyesi Mike McCaul hazırlamıştı. Engel “Demokrat”, McCaul ise “Cumhuriyetçi”.

Benzer bir yaptırım tasarısının Cumhuriyetçiler’in çoğunlukta olduğu Senato’da oylanması ise engellenmişti. Trump, sözkonusu yaptırımların uygulanmasını istemiyor. Senatör Risch, yaptırım tasarısının Senato’da engellenmesine çok içerlemiş olmalı ki öfkesini böyle kusuyor.

Hem Demokratlar, hem de Cumhuriyetçiler Trump’ın Suriye’den asker çekme girişimine şiddetle tepki gösteriyorlar. Trump sadece bir miktar askeri Suriye’nin kuzeyinden çekebildi. ABD’nin Suriye’den çekilmesini İsrail istemiyor. “İsrail Lobisi” de bu noktada devreye giriyor.

ABD’de lobilerin Kongre üzerinde nüfuz sahibi oldukları biliniyor. Seçim kampanyaları pahalı bir iş olduğundan siyasetçiler lobilere sırtlarını dayamayı tercih ediyorlar. Etnik, dinî ve siyasî lobiler de seçimlerde etkili oluyorlar. Bu tür lobiler arasında en güçlü olanıysa, “İsrail Lobisi”.

Dış İşleri Komitesi Başkanı olarak Senatör Risch çok önemli bir pozisyonu tutuyor. Türkiye’ye kafayı takan Ricsh’in lobi bağlantılarını merak ettim. Meğer Senatör Risch, “İsrail Lobisi”nin en güçlü kuruluşu, “Amerika İsrail Halkla İlişkiler Komitesi”nin (AIPAC) gözdelerinden imiş.

Öte yandan Risch, “Amerikan Yahudi Kongresi (AJC)” için de çok önemli bir isim. “AJC” kendisini Kongre üyelerinin İsrail’i ilgilendiren kilit meselelerinde nerede durduklarının anlaşılmasını sağlayan bir kaynak olarak niteliyor. “AJC” bir diğer misyonunu ise seçilen yetkililer, diplomatlar ve siyasi etkileyicilerle çalışmak olarak açıklıyor. “AJC”nin web sayfasında Risch’in İsrail için neler yaptığı bir bir sıralanıyor. Buna göre Senatör Risch, İran nükleer anlaşmasına karşı çıkmış, ABD Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınmasını desteklemiş. Filistinli mültecilere “BM” yardımındaki ABD payının iptal edilmesinde rol oynayan Risch, İsrail’e güvenlik yardımının tam olarak finanse edilmesini içeren bir yasayı da desteklemiş.

“AJC”, İsrail açısından Kongre’deki pozisyonları kuşkulu veya güvenilmez bulunan isimleri de listelemiş. 7 kişilik bu listede Demokratlar’dan sadece İlhan Ömer, Rashida Tlaib, Betty McCollum, Alexandria Ocasio-Cortez yer alıyor. Diğer üç isim ise, CumhuriyetçiParti’den.

Senatör Risch, 2020’deki seçimlerde yeniden aday olacak. Bu kez sahneye İsrail yanlısı adayları destekleyen bir politik eylem grubu çıkıyor. “Pro-İsrael America” isimli bu grup 2020’de Senato ve Temsilciler Meclisi için yarışacak 31 ismi destekleme kararı almış. Grubun desteklediği 9 Senatörden üçü Demokrat, diğerleriyse Cumhuriyetçi. Bu senatörler arasında Jim Risch’in yanı sıra Senato Yargı Komitesi’nin Cumhuriyetçi Başkanı Lindsey Graham da var. Graham, ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesine en fazla tepki gösteren isimlerden biri.

Pro-İsrail America”nın desteklediği isimler arasında Senato Dış İşleri Komitesi’nin Demokrat üyesi Chris Coons ile Cumhuriyetçi üyesi Cory Gardner da var. Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Stern Hoyer ile Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Eliot Engel de bu grubun 2020’de destekleyeceği güvenilir adaylar arasında yer alıyor. Her iki isim de Demokrat Partili.

İsrail Lobisi” iki partinin adaylarına da yatırım yapıyor. Böylece İsrail yanlısı politikaların iki partili destekle sorunsuz şekilde sürdürülmesini temin etmek istiyor. Ülkemiz aleyhindeki tasarıların arkasında kimlerin yer aldıklarını ve nasıl bir motivasyonla hareket ettiklerini anlamak için bu tasarıları hazırlayan isimlerin lobi bağlantılarına ayrıca bakmak gerekiyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.