Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
3.8 milyar sosyal medya kullanıyor
Teknoloji
3.8 milyar sosyal medya kullanıyor
We Are Social 2020 Dijital raporunu yayınladı. Sosyal medya ve dijital trendlerin analiz edildiği rapora göre dünya nüfusunun yarısı sosyal medya kullanıyor. Günlük ortalama internet kullanımı 6 saat iken, interneti en çok kullanan ülke Filipinler, en az kullanan ülke ise Japonya olarak kayıtlara geçti. Rapora göre internet kullanıcılarının yüzde 64'ü gizlilik ihlalinden, yüzde 49'u ise reklamlardan şikayetçi.
Yeni Şafak
Uygur Türkleri’ne derin fişleme
Dünya
Uygur Türkleri’ne derin fişleme
Çin’in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygur Türklerini dini inançları ve kültürleri nedeniyle “mesleki eğitim merkezleri” adı altında faaliyet gösteren tartışmalı kamplarda gözaltında tuttuğuna ve kapsamlı şekilde fişlediğine ilişkin yeni bir belge basına sızdı.
Yeni Şafak
Öyle değil, böyle!
Öyle değil, böyle!

Hatırlayalım: 19 Aralık 2016’daRusya’nın Ankara Büyükelçisi Karlov öldürüldükten “dakikalar sonra” suikastçının “El Nusra mensubu olduğu” yalanını fışkırtan kimdi? El Cevap: CIA elemanı, FETÖ’cü kaçak Emre Uslanmaz!

Bu yalan üzerinden, katilin FETÖ’cü bir polis olduğu, cinayetin arkasında da FETÖ’nün yer aldığı gerçeği hasıraltı edilmek isteniyordu…

Karlov’un öldürüldüğü akşam, CNN Türk’teki canlı yayına telefonla bağlanan Hürriyet’in “çiçeği burnunda” devşirme yazarı da “Katilin El Nusra’cı olduğunu” iddia ederken FETÖ’cü Uslanmaz’dan farksızdı.

14 Mart 2013 tarihinde, Pensilvanya’da Fetullah ile “elinde hediye kutusu, mutlu pozlar” verip fotoğraf çektiren devşirmeden bahsediyoruz!

Bu devşirme; CIA elemanı ve de kaçak FETÖ’cü Mister Dumanlı gözaltına alındığında “Tek kelime ile yanlış: Üzüldüm” diyordu! (15 Aralık 2014)

NEREDE ÜRETİLDİ?

15 Temmuz hain darbe teşebbüsünden birkaç gün sonra; Fetullah, The New York Times’ta yayınlattığı makalede “Beni iade etmeyin” diye yazdı!

“Batı’nın Ilımlı Müslüman seslere ihtiyacı olduğu bir dönemde, kendisinin ve de arkadaşlarının Batı’nın hizmetinde olduklarını” beyan ediyordu!

**

“Ilımlı İslam” vaktiyle CIA merkezinde üretilmiş bir tabirdir: Fikir babası; “Gizli Kardinal” Fetullah’ın ilk yabancı teknik direktörü olan Graham Fuller’dır.

Mister Fuller, Rand Corporation’ın daimi politik danışmanıdır.

Fetullah’ın Fuller’ı, 15 Temmuz’un arka planında yer alan isimlerin başında geliyordu. Büyükada’daki Splendid Otel’de 15 Temmuz günü gerçekleştirilen derin toplantıya katılanlardan biri olan Henry Barkey, Fuller’ın yetiştirmesidir.

Barkey mi; Alaton’ların Leyla’sı ile çok yakındır! Fetullah’ı 90’larda Yahudi lobisiyle buluşturan İzhak Alaton’un kızından söz ediyoruz!

DERİN ŞİRKET

CIA’in kurduğu Rand Corporation, 1990 yılının Ağustos’undaTürkiye’de İslamcı Akımlar” raporunu yayınlamıştır.

Bu raporla, ABD’nin “Ilımlı İslam” projesi ilk kez anons edilmiş oluyordu!

“CIA ustalarının şirketi” olarak da bilinen Rand Corporation’ın 2007’deki bir raporu da yine “Ilımlı Müslüman Ağlar Oluşturmak” üzerinedir!

ASLINDA NEDİR?

Bu Rand Corporation’ın “Türkiye’nin Milliyetçi Rotası” başlıklı 276 sayfalık yeni raporu son günlerde içeride tartışma konusu oldu.

Raporun 14.Sayfasında yer alan “Orta kademe askerler tasfiyelerden rahatsız, yeni bir darbe giarişimi bile olabilir” şeklindeki ifadeler tartışmanın odağında yer aldı.

CIA’in uzantısı Rand’in bu raporu, ABD’nin yeni bir darbeden “fal tuttuğunu” bir başka deyişle Kripto FETÖ’cü (kuşkusuz NATO’cu) askerlerden “yeni bir darbe” beklediğini gösteriyor!

15 Temmuz’dan bu yana TSK’daki FETÖ’cülerin tasfiyesinden rahatsızlık duyanların, Kripto FETÖ’cü unsurlar olduğu aşikârdır!

Tam da burada…

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü FETÖ soruşturmasında gözaltına alınan muvazzaf astsubayların mahkemeye sevk yazısındaki kritikdeğerlendirmeyi hatırlayalım!

Yazıda “TSK’daki Kripto FETÖ’cülerin örgütsel faaliyet için pusuda bekletildiğinden” bahsediliyor:

“FETÖ’nün 15 Temmuz’da TSK’daki sadece bir kısım üyesini kullandığı, gizli kalanların ikinci bir darbe girişiminde veya örgütsel diğer faaliyetler için hazır bekletildiği” ifadesi yer alıyor! (Eylül 2019)

USLANMAZ AJAN/DA

Ezcümle, FETÖ tehlikesinin devam ettiği ve bu ABD/NATO/Gladyo’nun lokomotif terör örgütünün tamamen temizlenmedikçe, kökü kazınmadığı sürece niyet ve planlarından asla vazgeçmeyeceği aşikârdır.

Vaziyet böyleyken…

Rand Corporation’ın Türkiye raporu ve bu raporla bağlantılı tartışmaların başlangıcında; FETÖ’nün CIA elemanı, Kaşar Hain Emre Uslanmaz’ın Youtube’taki kanalındaki “Ergenekon Şah Çekti: Yeni Darbe mi var?” başlığı, icra ettikleri Paralel Optik Çarpıtmaya manidar bir örnektir!

Yani, nedir?

Mister Uslanmaz, Karlov suikastının sonrasında yaptığını tekrarlamıştır!

Ertuğrul Ö. yönetimindeki Hakan’iyet gazetesinin malum devşirme yazarının (Karlov Suikastının hemen ardından yaptığı gibi) son günlerde Mister Uslanmaz ile aynı optik çarpıtmaya imza atıyor olması fevkalade dikkat çekicidir.

“Birbirine zıt görünen ama gerçekte aynı kapıya çıkan, yakın yıllarda da aynı kirli tezleri işleyen Sinek İkilisi” Rand’in malum raporunu “taammüden” yanlış yorumluyor!

“Ordu’daki Avrasyacılar, Ulusalcılar” söylemiyle aslında ne mi yapıyorlar?

TSK’da “hazır kıta” Fetullah’tan emir bekleyen, yani “yeni bir darbeden fal tutan” Kripto FETÖ’cüler gerçeğinin üzerini itina ile örtüyorlar!

**

Dünkü Yazımıza Ek: Rand raporunu hazırlayan isimlerden biri olan Stephen Larrabee, Deniz Baykal CHP’nin başında iken ne demişti:

“-CHP üst yönetimi değişmelidir!”

Görmediler, duymadılar, bilmiyorlar!
Görmediler, duymadılar, bilmiyorlar!

ÜÇ YIL ÖNCE: Onur Öymen (CHP’nin eski Genel Başkan Yardımcısı) Kemal Kılıçdaroğlu ile 2009’da aralarında geçen manidar bir konuşmayı deşifre etti.

SILK ROAD (İpek Yolu) Enstitüsü’nce hazırlanan Ekim 2008 tarihli hacimli bir raporun 2009 başlarında kendisine getirildiğini söyleyen Öymen, aynen şöyle diyordu:

Bu raporu, hemen Baykal’a ve Kılıçdaroğlu’na götürüp okuttum…

‘Sivil toplum kuruluşunun hazırladığı bir rapor’ diyerek pek değer vermediler…

Kemal Bey’e ‘ABD sizin Genel Başkan olmanızı istiyormuş dediğimde, bana ‘Aaaa, öyle mi?’ şeklinde bir karşılık verdi…” (Akşam, 24 Ocak 2017)

*

ABD-İsveç merkezli İpekyolu Enstitüsü, Johns HopkinsÜniversitesi’ne bağlıdır…

Adı geçen üniversite, Amerikan Derin Devletinin kontrolündedir.

Irak’ın, ABD tarafından işgalinin mimarları arasında yer alan Paul Wolfowitz, Johns Hopkins Üniversitesi’nin eski dekanlarındandır.

*

İpekyolu Enstitüsü’nün Ekim 2008’de yayınladığı bahsi geçen raporda “CHP yönetiminin yakın bir gelecekte değişeceği” kehanetinde bulunuluyordu!

Svante Cornellile Halil Magnus Karaveli tarafından yazılan raporun 72. Sayfasında “Deniz Baykal’ın CHP’den istifa etmeye ikna edilip yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçeceği” yazılmıştı.

Raporun yazıldığı dönemde, Kılıçdaroğlu CHP Grup Başkan Vekili idi ve CHP’de liderlik değişimi ile ilgili en ufak bir tartışma dahi yoktu…

FETÖ’nün rejisörlüğünü yaptığı 6-7 Mayıs 2010 tarihli Baykal’a yönelik kaset operasyonundan sadece bir buçuk yıl kadar evveliydi!

*

ON BİR YIL ÖNCE: 9 Kasım 2009’da ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinden Washington’a gönderilen bir kripto, bir yıl kadar sonra Wikileaks’in sızdırdığı belgeler arasında yer aldı.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile dönemin ABD Ankara Büyükelçisi James Jeffrey arasında geçen görüşmeden bahsedilen işbu kriptoda…

CIA’den yetişen diplomat Jeffrey’nin, Baykal’a tehdidi dikkat çekiyordu:

Muhalefet liderine; Amerikan karşıtı malum söylemlerinin, ABD-Türkiye ilişkilerine bir bedel ödeteceğini hatırlatma zorunluluğu hissettik!”

*

Mr.Jeffrey’nin bu tehdidinden altı ay kadar sonra Deniz Baykal kaset komplosu sonucu istifa etti…

Türkiye’nin ABD’den bağımsızlaşma sürecinin yolunu açan 1 Mart 2003’teki tezkerenin reddedilmesi olayında, Deniz Baykal’ın başat tavrı/siyasi öncülüğü çok kıymetli bir kritik eşiktir.

Haydutların Başkenti Washington, Sarıgül’lü kurultaylarla deviremediği Baykal’dan “tezkerenin intikamını” yedi sene sonra -piyonu FETÖ’nün kaset operasyonuyla almıştı!

*

KASIM 2009, FRANKFURT: Mr. Kılıçdaroğlu, Almanya ziyareti esnasında (Frankfurt’ta) fevkalade enteresanbir yöntemle “Baykal’ı devirecek kaset operasyonundan” haberdar edilmişti.

Baykal’a operasyon hazırlığı içindeki Güç Odağı, yerine getirecekleri Mister Kılıçdaroğlu’na da kement atmıştı!

Kemal Bey’in “Boğma Rakı” içme merakından istifade edenler, onu “El Mecbur” hale getiren filmlik senaryoyu yazıp harfiyen uygulamışlardı…

CIA’in kontrolündeki BND (Türkiye’deki Gladyo ile irtibatlı bir şekilde) Frankfurt’taki lüks otelde Olay Yeri’nde idi!

Mister Kemal, “tamamen kontrol altına alındığı” işte bu tuhaf hadise ile eşzamanlı olarak “Baykal’a kaset operasyonu düzenleneceğinden, hemen ardından da kendisinin CHP’ye Genel Başkan yapılacağından” haberdar edilmişti!

*

Ankara’daki Amerikan Elçisi James Jeffrey’nin Deniz Baykal’ı tehdit ettiği günlerde; Kılıçdaroğlu da Frankfurt’taki Kempinski Otel’de “altı ay kadar sonra yaşanacakları” öğreniyordu!

*

ON YIL ÖNCE: Kaset operasyonunun ardından Deniz Baykal istifa etmiş; Kemal Kılıçdaroğlu, CHP kurultayında “Gandi Kemal” nidalarıyla seçilmişti!

Kurultaydan sadece birkaç gün sonrasıydı…

Komprador Burjuvazinin lokomotif baronlarından İzhak Alaton, Paralel Medya’dan Şahin Alpay’a şöyle diyordu: “CHP’ye en büyük kötülüğü Deniz Baykal yapmıştır!” (27 Mayıs 2010)

*

Yıllarca CIA bağlantılı NED ile George Soros’un Açık Toplum Enstitüsü tarafından fonlanan TESEV’in kurucuları arasında iki isim en öndeydi...

TESEV Yönetim Kurulu’ndaki bu iki isim; Leyla Alaton’un babası İzhak Alaton ile Junyor Barlas’ın dayısı Nafiz Jan Paker’dir!

Peki ya, TESEV’in 183 Numaralı kurucu üyesi kimdi?

El Cevap: Kemal Kılıçdaroğlu!

*

DÖRT YIL ÖNCE: FETÖ Çatı Soruşturması kapsamında ifadesi alınan Cem Fadıl Bozkurt, İzhak Alaton’un 28 Şubat sürecindeki konuşmalarına nasıl tanıklık ettiğini anlatmış ve Alaton’un “Bu ülkede tankları yürütebilmek için dört tane ev verdim!” dediğine şahit olduğunu söylemiştir! (16 Nisan 2016)

*

Mister Paker’in 17 sene süren TESEV Başkanlığı, 28 Şubat sürecinde yani 1997’de başlamıştı!

FETÖ bir cinayet şebekesi mi?
FETÖ bir cinayet şebekesi mi?

Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi’yi makamında şehit eden vatan haini polis memurunun FETÖ militanı olduğu ortaya çıktı. Cinayetin aynı hücrede faaliyet gösteren 34 FETÖ’cü alçağa ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası verilmesinden 1 gün sonra işlenmesi intikam amaçlı olduğunun açık bir işaretiydi. Suikast emri terörist başının konuşmaları arasına sıkıştırılan şifreli mesajlarla verilmişti. 15 Temmuz Kalkışması’nda FETÖ’cü hainlerle kahramanca mücadele eden Altuğ Verdi Rize Emniyet Müdürlüğü’ne sızmış alçaklar tarafından kalleşçe şehit edilmişti. Terör örgütü bu planlı ve organize cinayeti cinnet geçiren bir polis memurunun işi gibi göstermek istemişse de olayı soruşturan savcılık makamı ve güvenlik güçleri FETÖ’nün günümüzde Gladyo yapılanması olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermişlerdir. FETÖ bu cinayetle 15 Temmuz darbesi kahramanı Emniyet Müdürü’nü şehit ederek cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü terör örgütü militanlarına moral destek vermeyi amaçlarken PKK veya DEAŞ terör örgütlerinden şiddet ve acımasızlık açısından bir farkı olmadığını da ortaya koymuştur. Gazeteci Haydar Meriç, Hablemitoğlu, Muhsin Yazıcıoğlu, Gaffar Okkan, Karlov suikastları başta olmak üzere birçok suikast ve cinayetlerde parmağı olan bu terör örgütü bir cinayet şebekesi sanki. Ne hikmetse bu terör örgütünün işlediği cinayet ve suikastlar ile yapılan soruşturmaların önemli bir kısmı bir noktada tıkanıyor. Bu durum kripto FETÖ’cülerin yargıdan tam anlamıyla temizlenemediğini gösteriyor. CIA başta olmak üzere birçok Batılı istihbarat birimlerinin etki ve nüfuz ajanı ve casus şebekesi olarak FETÖ’nün son dönemde Türkiye’ye verdiği maddi ve manevi zararlar FETÖ’nün bir an önce bitirilmesini elzem kılıyor. 2012 yılından günümüze başarısız 3 darbe girişiminde bulunan FETÖ 15 Temmuz Kalkışması’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve ailesini öldürmek üzere bir suikast timini Marmaris’e göndermişti.

FETÖ’NÜN SUİKAST TİMLERİ

Ülkemizde FETÖ ile ilgili olarak yapılan bazı çalıştaylarda FETÖ’nün suikast timleri irdelenmeye çalışılmıştı. İddialara göre FETÖ’nün CIA ve MOSSAD tarafından Makedonya ve Kosova’da eğitilen çık ciddi suikast timleri vardı. Taşeronluğunu yaptıkları ABD ve Batılı bazı gizli servislerden talimat almaları durumunda Türkiye’de KAOS yaratabilecek şekilde devlet büyüklerine karşı ciddi saldırı girişimlerinde bulunabilirlerdi. Bu kült ve emperyal casusluk şebekesi, Rus elçisinin katli misali devleti zaafa uğratabilecek suikastlar yapabilecek kabiliyetini koruduğu iddia edilmiş. Evet, uyutulan FETÖ hücre ve timleri aynı zaman dilimi içinde 10 büyük siyasi suikastı bile yapabilme potansiyeli söz konusu imiş. (Fazla abartılmış bir iddia sanırım) Örgütü sansasyonel suikastlar noktasında şimdilik frenleyen şey ise CIA, MOSSAD ve MI6 gibi istihbarat merkezlerinin zamana yaydıkları hedef ve planları olduğu iddia edilmiş. Amerika’nın casusluk şebekesi Fethullahçıların suikast eğitimleri için Makedonya ve Kosova’da çiftlikler satın alınmış. 15 Temmuz Kalkışması sonrasında Türkiye’den firar eden FETÖ’cü nitelikli asker ve polislere suikast eğitimi veriliyormuş. CIA ajanları harita, istihbarat, irtibat, sızma, kaçma, provokasyon, dezenformasyon; MOSSAD ajanları ise suikast, keskin nişancılık, yakın dövüş gibi eğitimler veriyormuş.

Zamanı geldiğinde, o kamplarda eğitilen FETÖ’cü hainler üçerli beşerli timler hâlinde Türkiye’ye illegal yollardan sokulmaya çalışılacak. Değişik sayı ve muhtevadaki bu suikast timlerinden bazıları siyasileri, bazıları iş adamlarını, bazıları gazetecileri, bazıları sivil toplum kuruluşlarının önde gelenlerini, bazıları da toplum içinde sevilen sivri tipleri hedef alarak Türkiye’yi suikastlar ile karıştırmaya çalışacaklarmış. Türkiye’deki yandaşları da sokak hareketlerini azdıracak faaliyetlerde bulunarak 5’inci kol faaliyetleri ile KAOS ve iç savaşa zemin hazırlayarak mevcut iktidarı düşürmeye veya istifaya zorlayabileceklerini düşünüyorlarmış.

Bu tür gri ve karanlık faaliyetler, Türkiye’de kutuplaşma ve kamplaşma yaratarak kitleleri birbirine düşürmek Eski Türkiye’nin tozlu raflarında kaldı. Yeni Türkiye bölgesinde oyun kurucu bir devlet olarak bu kumpas ve KAOS faaliyetlerine kesinlikle izin vermez.

Ciara hayatı felç etti
Dünya
Ciara hayatı felç etti
İngiltere'de etkili olan Ciara fırtınası hayatı felç etti.
Yeni Şafak
Ciari fırtınası İngiltere'yi vurdu
Dünya
Ciari fırtınası İngiltere'yi vurdu
Ciara fırtınası, İngiltere'de hayatı olumsuz etkiliyor. Yerel medya, yetkililerinin toplamda 248 sel uyarısında bulunduğunu duyurdu. Sel uyarıları, 'hayati tehlike' başlığı altında geçildi. Almanya ve Hollanda'da 100'den fazla uçak seferi iptal edilirken; İngiltere'de çok sayıda uçak seferinde aksamaların meydana geldiği belirtildi.
DHA
Ciara fırtınası Avrupa'da hayatı durdurdu: Heathrow Havaalanında 472 uçuş iptal edildi
Dünya
Ciara fırtınası Avrupa'da hayatı durdurdu: Heathrow Havaalanında 472 uçuş iptal edildi
Avrupa'yı etkisi altına alan Ciara fırtınası hava ulaşımına büyük darbe vurdu. Aşırı rüzgar ve yağış nedeniyle yüzlerce uçak seferi iptal edildi. Londra'daki Heathrow Havaalanında 472 ve şehrin bir diğer uluslararası havalimanı olan Gatwick'te şu ana kadar 333 uçuş iptal edildi. Yine İngiltere'nin Birmingham Havalimanında 101, Manchester Havaliamında ise 74 uçuş gerçekleşmedi. Fırtına Amsterdam'da 247, Edinburgh'da ise 85 uçağın kalkmasına izin vermedi. Ciara, futbola da darbe vurdu. Almanya, Hollanda, İngiltere ve Belçika'da olumsuz hava koşulları sebebiyle bazı maçlar ertelendi.
Diğer

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.