Tarihi binayı yaktı nedenini duyanlar çılgına döndü: Yakmadan duramıyorum
Gündem
Tarihi binayı yaktı nedenini duyanlar çılgına döndü: Yakmadan duramıyorum
Antalya Kaleiçi bölgesindeki tarihi ahşap binayı yaktığı belirlenen 38 yaşındaki Serdar Urgan gözaltına alındı. Aynı suçtan 10 kaydı bulunan Urgan'ın, ifadesinde, "Yakmadan duramıyorum. Ne yapayım?" dediği öğrenildi. Uzmanlar, yangın ve ateş çıkarmanın 'piromani' adı verilen ruhsal bir hastalık semptomu olduğunu, 'dürtü kontrol bozukluğu' olarak adlandırılan bu rahatsızlığın halk arasında 'yangın çıkarma hastalığı' olarak bilindiğini söyledi.
DHA
Altaylı yine savunmadan kaçtı: Tutuklu kalmaya devam edecekler
Gündem
Altaylı yine savunmadan kaçtı: Tutuklu kalmaya devam edecekler
FETÖ’nün CIA bağlantısını kuran eski MİT’çi Enver Altaylı yine savunma yapmaktan kaçtı. Daha önceki duruşmalarda, koronavirüs salgını nedeniyle avukatıyla görüşemediğini ve savunmasını hazırlayamadığını ileri süren Altaylı, bu kez de damadı reddi hakim talebinde bulunduğu için savunma yapmadı.
Yeni Şafak
Gaizka Mendieta: Ali Sami Yen'deki maç göz korkutucuydu
Spor
Gaizka Mendieta: Ali Sami Yen'deki maç göz korkutucuydu
Valencia ve Barcelona gibi önemli takımların formasını giyen eski İspanyol milli futbolcu Gaizka Mendieta, daha önce Galatasaray'ın maçlarına ev sahipliği yapan Ali Sami Yen Stadı'nda futbol oynamanın göz korkutucu olduğunu söyledi.
AA
Dağda ölen teröriste ağıt yakan Recep Güven 1999 yılında Kılıçdaroğlu ile ne görüştü ?
Dağda ölen teröriste ağıt yakan Recep Güven 1999 yılında Kılıçdaroğlu ile ne görüştü ?

Recep Güven kim, hatırlamıyor olabilirsiniz. 2001 ve 2006 yıllarında FETÖ’nün beyin takımı ile İstihbarat Daire Başkanlığı C Şubesi’nde illegal olarak kurulan C-5 biriminde hazırladıkları kumpas Ergenekon dosyasını dönemin İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’a imzalatamayan FETÖ’cü şube müdürü olur kendisi. NATO Gladyosu’nun Türkiye ayağı Ergenekon 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden hemen sonra CIA ve Pentagon tarafından kurdurulmuştu. Tarihten yaklaşık 40-50 yıl sonra Kasım 2006 yılında Emniyet İDB C Şubesi içinde FETÖ tarafından illegal olarak oluşturulan C-5 birimi ise kumpas Ergenekon’un planlandığı bölüm olmuştu. İşin ilginç yanı ise 3 Kasım 1996 yılında meydana gelen Susurluk kazası veya skandalı ile Kasım 1996 yılında bir televizyonda ortaya atılan Ergenekon terör örgütü arasında ilginç bir bağ olduğu iddiasıydı. Bu sorunun cevabını firari FETÖ savcısı Zekeriya Öz hazırladığı bir iddianamede vermişti. Susurluk Ergenekon’un görünen yüzüydü. Hatta bir iddiaya göre polis Susurluk operasyonuna karşı Ergenekon operasyonlarını başlatmıştı.

Recep Güven bir devlet büyüğümüzün(!) araya girmesi ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. 2012 yılı Ekim ayında dağda ölen teröriste yaptığı ağıttan dolayı bu kez kendisini yüzde yüz hatırlayacağınızdan eminim. Ne demiş önce tekrar bir hatırlayalım “Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz. ‘Benim yitik evladım dağa çıkmış keşke ulaşabilseydim, keşke ona normal bir hayat sunabilseydim. Keşke terörize olmasına mani olabilseydim’ diye ağlarım. Yani her teröriste de içim ezilir…” Türk askerini, polisini kundaktaki bebeğini gözünü kırpmadan şehit eden terörün muhibbi bu FETÖ’cü alçağın Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne atanmasına aracılık edenler utansın. Zira, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitlerimizin kemiklerini sızlattınız.

Maalesef bu devlet millet düşmanı sözde emniyet müdürünün icraatları henüz bitmemişti. Devlet hiyerarşisinde bir il emniyet müdürü görünümümde olan Recep Güven FETÖ terör örgütü hiyerarşisi içinde siyasi iradenin almış olduğu açılım süreci kararlarını tatbik etmediği gibi bu kararı değiştirmek için ekibi ile birlikte devletin üst katları içinde temaslara başlamıştı bile. Bu gücü ve emri direkt olarak Pensilvanya’daki terörist başından aldığı kesin gibiydi. Zira görev yapıyor görüntüsü içinde hedefi KCK operasyonlarını 30 Mart 2009’daki yerel seçimlerden önce yapmak uğraşı içindeydi. Türkiye ilk defa bir il emniyet müdürü bağlı olduğu İçişleri Bakanı’nın başında olduğu bir sürece karşı bir çalışmayı ‘ekibiyle’ başlatmıştı. Başbakan, Cumhurbaşkanı ve muhalefet lideri ile görüşmeye giden bir polis şefi görünümlü bir üst düzey teröristle karşı karşıya kalınmıştı. FETÖ terör örgütü mensubu olmaktan dolayı cezaevine kapatılan bu meczup bir gazeteye yazdığı mektubunda tüm bu olayları detayları ve analizleri ile anlatıyordu. Hedefi devleti en basitinden aşağılamaktı. Bütün bu gelişmeler, paralel devlet nedir, nasıl çalışmıştır, KCK operasyonları nasıl başladı, kim başlattı, çözüm süreçlerini kim sabote etti, sorularının cevaplarını mı veriyordu yoksa Türkiye aklı başında olmayan bir meczup ile karşı karşıya mı kalmıştı? Bu soruların cevabını Recep Güven’in cezaevinden yazdığı mektupta arar hale gelmiştik. Zira Recep Güven mektubunda 2009 yılında ekibi ile birlikte bu kez muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ettiğini iddia etmişti. Kılıçdaroğlu ile 3-4 saat görüştüğünü iddia eden kumpas Ergenekon’un mimarlarından olduğu düşünülen Güven, Kılıçdaroğlu ile hangi konuları görüşmüştü. Bu süreçte FETÖ’nün Ergenekon operasyonlarını yerden yere vuran Kılıçdaroğlu Recep Güven’i neden kabul etmişti? Recep Güven’in mektuptaki açıklamalarından Erdoğan’dan “siz kendi işinize bakınız” cevabını alıp terslendiğini biliyoruz. Bu süreçte Emniyet İstihbarat Dairesi Başkan Vekili görevini yürüten Güven’in devletin üst katları tarafından önemli bir istihbarat ilgisinin paylaşılacağı nedeni ile kabul edildiği açık.

2009 yılları FETÖ’nün cemaat maskesi altında İslami değerleri istismar ederek Türkiye aleyhine casusluk, cinayet ve her melaneti işlediğinin henüz deşifre edilmediği dönemler olduğunu unutmayalım. Üstelik bir de bu hainin Bülent Arınç tarafından önemli görevlere atanmasındaki referansı da önemli. Peki Arınç bu şahsın devlet aleyhindeki faaliyetleri ve devlet içinde devlet olma (paralel devlet) yönündeki eylemlerini test etmesinden haberdar mıydı? Ben sanmıyorum. Ama şüphesiz takdir yüce milletimizin!

Rand önce Pentagon’a baksın: Emekli Albay ABD'deki darbe ihtimalini yorumladı
Dünya
Rand önce Pentagon’a baksın: Emekli Albay ABD'deki darbe ihtimalini yorumladı
Türkiye’de darbe senaryolarının konu edildiği raporlarıyla gündeme gelen CIA bağlantılı Rand Corporation’a, Amerika’da siyaset ile Pentagon arasındaki kapışmanın ardından önemli bir çağrı geldi. Emekli Deniz Albay Alp Kırıkkanat, ABD’deki darbe tartışmaları konusunda, “Dünyada olmaz denilen şeylerin olduğu bir dönemden geçiyoruz. Rand keşke bu ev ödevini yapsa da biz de gerçeği kaynağından öğrenebilsek” dedi.
Yeni Şafak
Dünyaca ünlü yıldız golcüye büyük şok: Tesislere alınmadı
Spor
Dünyaca ünlü yıldız golcüye büyük şok: Tesislere alınmadı
Kulübü Brescia ile antrenmanlara çıkmayan ve Başkan Massimo Cellino’yla yaşadığı sorunlar nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesine karar verilen Mario Balotelli, bugün antrenman için tesislere geldi ancak içeri alınmadı.
IHA
Ergenekon’un yeni 1 numarası
Ergenekon’un yeni 1 numarası

Silivride’de görülen Ergenekon davasında kanaatime göre en önemli konu bu terör davasına Ergenekon isminin kim ne neden verildiğinin ortaya çıkarılmasıydı. Zira bu durum aydınlatıldığında Ergenokon’un isim babası ve hangi konuda provokasyon yapmak istedikleri ortaya çıkacaktı. Nitekim NATO üyesi ülkelerde kurulan bu gizli ve gölge ordular, kurulduğu ülkelerde o ülkelerin milli isimlerini aldılar. Örneğin, Fransa’daki ismi Rüzgar Gülü’ydü, Almanya’da Anti Komünist Saldırı Birliği, İsviçre’de Gizli Müdafaa Örgütü, Hollanda’da Operasyon ve Keşif Örgütü, Yunanistan’da Şheepskin, Türkiye’de Ergenekon, İtalya’da Gladio. Türkiye’deki NATO’nun gizli ve gölge ordularının oluşturduğu illegal terörist yapılanmaya Ergenekon ismi verilmesi, NATO’nun Gizli Koordinasyon Komitesi’nin şemsiyesi altında illegal faaliyetlerini sürdüren ABD ve İngiliz derin devletlerinin ve bunlarla irtibatlı FETÖ alçaklarının müşterek kararı ile alınmıştı. Bu durum ABD ve NATO’nun menfaatine yönelik bir strateji olarak benimsenmiş, bu yapıların illegal faaliyetlerinin ortaya çıkması durumunda yıpranan asla NATO veya gizli ve gölge orduları olmamış; bu gizli ve gölge orduların faaliyet gösterdiği ülkelerde, NATO ile yapılan anlaşmalar kullanılarak yıpranan ülkelerin sızılan kurumları olmuştu.

Türkiye’de Ergenekon ile ilgili olarak ortaya çıkan deliller İtalya’daki Gladyo yapılanması üzerinden NATO’nun gölge ordularına işaret ediyor. Gladyo şebekeleri ile Ergenekon arasında stratejik benzerlikler neredeyse birbirinin tıpatıp aynısı. Türkiye’de ERGENEKON terör örgütünün NATO’nun gölge ordusu olduğunun en önemli kanıtlarından biri de Avrupa Parlamentosu’na üye birçok ülkenin kendi içlerinde siyaset mekanizmalarından habersiz bir şekilde istihbarat birimleri ve ordu içindeki illegal bir şekilde örgütlenen Gladyo yapılarının tasfiye edilmesi yönünde aldığı kararlar sonrasında Türkiye’de yaşanan önemli gelişme olmuştu.

Türk Gladyosu gizli NATO gölge orduları, Batı Avrupa genelinde açığa çıkarıldıktan sonra da faaliyetlerini sürdürmeye devam etmişti. Paramiliter birimler sistemin içine kanser gibi yayılmış ve öylesine derinden nüfuz etmişti ki kolay kolay yerli ve milli olmayan bu birimlerin ortadan kaldırılması veya yargı önüne çıkarılması pek mümkün görünmüyordu. Fakat NATO üyesi bazı ülke liderlerinin Gladyo tipi yapılarının kendi ülkelerinde de ordu ve gizli servisler içinde var olduklarını yönelik açıklamaları ve kamuoyu baskısı sonrasında 3 Aralık 1990’da Genelkurmay Harekat Dairesi Başkanı Korgeneral Doğan Beyazıt ile ÖHD Başkanı Tuğgeneral Kemal Yılmaz önce milletvekillerine ardından da basın mensuplarına yaptıkları açıklamalarda NATO kıtalarının Türkiye’de varlık gösterdiğini kabul etmişlerdi. Generaller Türk Gladyosu’nun üyeleri için vatansever tanımını kullanıyorlardı.

Ancak uluslararası basın NATO ve Pentagon’un nasıl olup da Türkiye’deki katliam, darbe ve faili meçhullere doğrudan destek sunabildiğini sorgulamaya başlar başlamaz, Türkiye’deki askeri yönetim, Türk Gladyo’sunun deşifre edilmesine yönelik tüm araştırmaların önüne geçti. Meclis’te kontrgerilla gölge yapısını ya da ÖHD’yi incelemek için 30 a yakın komisyon kurulması talebi reddedildi. Askeri yönetim Meclis’ten ve bakanlardan gelen soruları yanıtlamayı reddetmişti.. Ancak iş işten geçmişti Çünkü NATO kıtalarının Türkiye’de ordu ve gizli servisler içinde var oldukları açıklanmıştı bir kere. Türkiye’de NATO’nun gizli ordularının isminin Ergenekon olduğu deşifre olmuştu. Bu gizli ordunun 1 numarasının emekli bir orgeneral olduğu da biliniyor. Hatta bana göre ismi bile belli! Son dönemde enteresan ataklar yapan emekli bir üst düzey komutan. Diğer yandan Türkiye’de olduğu gibi kamuoyu derin yapı Ergenekon’u amaç eylem ve stratejiler için hep aynı kalır sanıyorlar.

Bu özel seçilmiş ve işlevsel dinamik bir yapıdır. Her zaman aynı kalmaz, zaman içerisinde değişime uğrar. Bu amaçları için de geçerlidir. Öncelikle Sovyet ve komünizm tehlikesine karşı iken daha sonra iç siyaseti kontrol amacına dönüşmüştür. 90’lı yılların başında yapısal bir değişiklikle üçlü bir teşkilata dönüşmüştür. Bir tanesi çok daha fazla insanın katılımı olan Yeşil Gladio, biri daha kısıtlı olan Sarı Gladio ve bir diğeri de sadece merkezi içeren ve hiç kimsenin hiçbir şekilde ulaşamayacağı en gizli olan Kırmızı Gladio…Bu yapıların tamamının yuları CIA ve Pentagon’un farklı birimlerinin kontrolündedir. Diğer önemi bir özellik de Gladyo A’dan B’ye veya C ye geçerken eski Gladyo unsurlarının tasfiye edilmesidir. Türkiye’de Gladyo A ile Gladyo B arasında yaşanan savaş ve mücadele aslında bu olması gerekir. Ancak Gladyo B (FETÖ)’nin GLADYO A’nın altında bir birim olduğu iddiaları da ciddi bir biçimde ortaya atılmaktadır. Bu nedenle Ergenekon Türkiye’de tekrar faaliyete geçti iddiaları sonunda 100 bin beyaz kuvvet (sivil unsurların değiştirildiği iddiaları) bana da gayri ciddi gelse de Türkiye’nin yarı milli olduğunu düşündüğüm bu derin yapıdan bir an önce kurtulması gerekir. Abuk sabuk Türkiye’ye meydan okumalar, azınlıkların üstelik devletin en üst katlarının darbe ile tehdit edilmeleri FETÖ ve PKK’nın aleni desteklenmelerinin hesabı bir an önce sorularak devlete meydan okuduklarını sanan bu yeni haşhaşilerin hak ettikleri ders verilmelidir.

Balotelli boşa çıktı
Spor
Balotelli boşa çıktı
Brescia Kulübü'nde idmanlara katılmayan golcü oyuncu Mario Balotelli'nin sözleşmesinin feshettiği bildirildi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.