Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Zıkkımın dibinden kırgın bir mektup
Zıkkımın dibinden kırgın bir mektup

Sürekli çoğul şahıs ekiyle konuşunca kendisinin neye benzediğini anlamadığımızı düşünen birinden bahsedeyim mi bugün size? Söz konusu ettiği muhayyel “biz”den kendisini bu numarayla ayırabildiğini düşünen birinden ya da? Bahsetmeyeyim. Canınız sıkılmasın.

İş söze geldiğinde karakterden, insan yetiştirilmesi gerekliliğinden, diğerkâmlıktan, fedakârlıktan bahseden ama iş işe geldiğinde vefasını, fedakârlığını, yetiştirdiği insanı hiç ortalarda görmediğimiz başka birinden bahsedeyim mi size? Etrafındaki insanlara sadece “güç” ve “fayda” üzerinden ilgi gösteren ama durmaksızın dostluk nutukları patlatan birinden peki? Bahsetmemeyim. Canınız sıkılmasın.

Aslında gücünü sadece gücünü aldığı yere borçlu olduğunu ta kalbinde bir yerlerde bilen ama o gücü kendinde vehmetmeye bayılan ve yine aslında kurabildiği organizasyon olmasa bir hiç mesabesinde olacağını hesap ettiği halde aşırı bağımsız numarası yapabilen bambaşka birinden söz edeyim mi? Etmemeyim bence. Canınız sıkılmasın.

Fakat izin verirseniz şundan açayım bahsi: Bazen dostluk, kardeşlik, arkadaşlık zannettiğiniz şeyin karşı taraf açısından aslında sadece bir “faydalanma”, bir “nemalanma”, bir “yararlanma” durumu olduğunu anladığınızda nasıl dayanabiliyorsunuz buna? Bildiğiniz bir yol, bir yöntem varsa lütfen haberdar edin beni de. Zira ben bu durumla nasıl başa çıkacağını bilmeyen, bilemeyen birisiyim. Birine kalbimi açmanın her seferinde bir kalp kriziyle sonuçlanacağını bir türlü öğrenemedim. Teklifsiz, ama’sız, ajandasız açtım insanlara kalbimi. Niçin böyle yaptım? Niçin yoruldum bunca? Vallahi bilmiyorum. Bilemiyorum.

Kızmayın bana. Çaresizliğime kızmayın. Salaklığıma öfkelenebilirsiniz fakat. Bunda serbestsiniz.

Ben anılarını unutabilen, onları “eski, çok eski, yeni, yakın, uzak, çok uzak” olarak sınıflandırıp raflayabilen biri değilim. Elimden gelmiyor öylesi. Sizi bilemem tabii ama ben her gün onlarca anının zihnimi işgal etmesine izin veriyorum. Üstelik öyle çok önemli falan olmaları gerekmiyor. Küçük, küçücük, incecik bir an yetiyor kendini hatırlatmaya.

Mesela iki arkadaş, bir taş duvarın önünde oturmuşuz. Ben bir sigara yakmışım. Onun saçları hâlâ genellikle siyahmış.

Ve şu beni kahrediyor, öldürüyor. O anda, dostlukla, kardeşlikle, yoksullukla dolu o anda acaba “çok ilerde karşısına koyarım bu davranışını” diyerek benim hata yapmamı, tökezlememi bekliyor muydu? Ben onu kendimden ayrı görmezken o bunu “kendisine şirk koşmak” olarak değerlendiriyor muydu tam o anda?

Bilmem, bilemem ben böyle şeyleri. “An”ın kendisine inanırım çünkü ben. Yaşamanın kendisine ve lezzetli tortusuna inanırım ben. Anı biriktiririm ama öfke biriktiremem, “kullanılacak malzeme” biriktiremem, “zaaf arayışı” biriktiremem.

Bilmem. Siz söyleyin ne olur? Dostunuz, yoldaşınız, karındaşınız zannettiğiniz biri “bir gün düşerse benim tekmem de hazır olsun” diye kimi şeyler biriktirtirdi mi sizin hakkınızda? Biriktirdiği şeyleri “sen bana şirk koşarsan ben de seni lanetlerim” diyerek kustu mu suratınıza? Bu başınıza geldiyse Allah aşkına söyleyin bana, bununla yaşamaya devam etmenin bir yolunu buldunuz, bulabildiniz mi? Dahası bana da anlatabilir misiniz bunun yolunu?

Kendini tanrı zanneden insanların yaşlanmasının en kötü yanı nedir biliyor musunuz sevgili dostlar? Tanrı olmadıklarını kabul edecek yaşı geçmiş olmaları. Onlar için artık şifa yoktur ufukta.

Her gün kendime hatırlatmak zorunda kaldığım kırıcı gerçek şudur: Dostluk mu? O senin bazı geceler gördüğün bir rüya imiş sadece. İnsan insana hiç yurt olmazmış meğer. İnsan insanın sadece kurduymuş. Ha o elmanın içinde, ha şu yorgun kalbimin. İki durumda da kemiriyor işte.

Ben bütün arsalarımı dostlarımın kondularına tahsis etmişken meğer mahallemize imar geleceğini bilen biri varmış. Buradan ölüyorum.

Totti büyüdü sıra bizde
Hayat
Totti büyüdü sıra bizde
II. Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali sona erdi. İtalyan yönetmen Alessandro Guida, Roma’nın efsane futbolcusu Francesco Totti’nin hikayesiyle kendi hikayesini benzer bulan Sacha’nın hayatına odaklandığı ‘Pupone’ ile yarıştı. Guida, “Büyümek, bir şeyleri geride bırakabilmektir. Koca Bebek Totti bile büyüdü, sıra artık bizde” dedi.
Yeni Şafak
Gazzeli mühendis çevre dostu briket üretti: İsrail ablukası altındaki Gazze'ye taşıdı
Teknoloji
Gazzeli mühendis çevre dostu briket üretti: İsrail ablukası altındaki Gazze'ye taşıdı
Gazzeli mühendis, atıklardan çevre dostu briket üretmeyi başardı. Metalürji ve Malzeme Mühendisi 48 yaşındaki Filistinli Husam el-Akra, Fransa'da aldığı eğitim ve edindiği tecrübeyi İsrail ablukası altındaki Gazze'ye taşıdı.
AA
Kedi ve köpeğin dostluğu görenleri hayran bırakıyor
Hayat
Kedi ve köpeğin dostluğu görenleri hayran bırakıyor
Kahramanmaraş'da köpek ile sokak kedisi birbirinden ayrılmıyor. Köpek ile sokak kedisi, birlikte yemek yiyor, oynuyor ve koyun koyuna uyuyor. Kedi ile köpeğin yakınlığı, mahalle sakinleri tarafından da hayranlıkla izleniyor.
DHA
Organlarımız bu besinleri çok seviyor: Kalbe elma bağırsaklara ayva
Hayat
Organlarımız bu besinleri çok seviyor: Kalbe elma bağırsaklara ayva
Kalp her atışıyla, karaciğer safra üretimiyle ya da akciğer her nefes alışımızla aslında O’na iyi bakmamız gerektiğini bize hatırlatıyor. Yedeği olmayan organlarımızın sağlığı için bazı besinleri soframızdan ayırmamak ve dengeli bir şekilde tüketmek gerekiyor.
Yeni Şafak
Yalnızlaşan insanı kurtarmaya çalıştı
Hayat
Yalnızlaşan insanı kurtarmaya çalıştı
Bir neslin ağabeyi olarak anılan Fethi Gemuhluoğlu vefatının 42. yılında ‘Dostluğun Mimarı Fethi Gemuhluoğlu’ etkinliğinde yâd edildi. Gemuhluoğlu’nun okullar üstü biri olduğunu belirten şair Arif Ay, “Manevi kalp yaralarını tamir ederdi. Çağın yalnızlaştırdığı insanı kurtarmaya çalışırdı” dedi.
Yeni Şafak
İhram yurt dışına açılacak
Gündem
İhram yurt dışına açılacak
Aziziye Belediyesi, ülke ve yöre ekonomisine gelir sağlaması için ulusal ve uluslararası fuarlarda stant açarak coğrafi işarete sahip ihramın tanıtımını yapıyor. Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, “Amacımız uluslararası coğrafi işaret almak” dedi.
Yeni Şafak
Yetim dostu cami: Evsizleri de bağrına bastı
Hayat
Yetim dostu cami: Evsizleri de bağrına bastı
İstanbul Cerrahpaşa’da bulunan Kasap İlyas Camii, daha önce görülmemiş bir gönüllülük hareketine ev sahipliği yapıyor. Cami cematinin yapmış olduğu yardımlar ile yetimlere sponsor olunuyor. Ayrıca civarda bulunan evsiz insanların banyo ihtiyacını giderdiği cami, uzak şehirlerden gelen hasta yakınlarına da ev sahipliği yapıyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.