Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Pitbull ile kedilerin dostluğu
Hayat
Pitbull ile kedilerin dostluğu
Sivas'ta köpek ırkları arasında en saldırganlarından biri olarak bilinen pitbull ile kediler arasındaki dostluk görenleri şaşırtıyor. Alibaba Mahallesi'nde müstakil evinin bahçesinde evcil hayvanlar besleyen Ebubekir Koç'a ait pitbull yavrusu ve kediler birlikte besleniyor, birlikte oynuyor ve neredeyse tüm vakitlerini birlikte geçiriyorlar.
IHA
Muhabbet kuşu ile köpeğin dostluğu
Hayat
Muhabbet kuşu ile köpeğin dostluğu
Çorum'da yaşayan Okan ve Ebru Ateş çiftinin evlerinde besledikleri köpekleri 'Tofi' ile muhabbet kuşları 'Limon', birbirinden ayrılmıyor. İlk karşılaşmaları kavgayla başlayan zamanla duruma alışan ikili, günün büyük bölümünü birlikte oyun oynayarak geçiriyor.
DHA
Can dostları için seferber oldular
Hayat
Can dostları için seferber oldular
Bitlis'te Bir Damla Yaşam Derneğinin kadın üyeleri, topladıkları yiyeceklerle barınak ve sokaklardaki hayvanları besliyor, bakımlarını yapıp onlara sevgiyle yaklaşıyor.
AA
Türkiye-Meksika Dostluğu Sağlık Merkezi hizmete açıldı
Hayat
Türkiye-Meksika Dostluğu Sağlık Merkezi hizmete açıldı
Türkiye-Meksika Dostluğu Sağlık Merkezi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından hizmete açıldı.
AA
Sıra dışı seçim kampanyası: Gören koparıp alıyor
Sıra dışı seçim kampanyası: Gören koparıp alıyor
İstanbul Kartal’da bulunan Şehir Üniversitesi öğrencisi beş genç yerel seçimlerde AK Parti Kartal Belediye Başkan Adayı Ebubekir Taşyürek için sıra dışı bir projeyi hayata geçirdi. Hayvan Dostu Pankart Projesiyle, şehrin her yerinde yerel seçimler için asılan pankartların üzerine sokak hayvanları için mama yerleştiren gençler, 500 kilo mamanın sokak hayvanlarına ulaşmasını sağladı.
Yeni Şafak
Uyuşturucu Arama Köpeği Dost izleyenlerin içini ısıttı
Gündem
Uyuşturucu Arama Köpeği Dost izleyenlerin içini ısıttı
Uyuşturucu Madde Arama Köpeği Dost'un eğitimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı'nın resmi Twitter hesabından görüntüler paylaşıldı. Nevşehir Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi Komutanlığında (JAKEM) kaydedilen görüntüler izleyenlerin içini ısıttı.
Diğer
“Yaltaklanmadığı için” dost ateşi altında kalan ülke
“Yaltaklanmadığı için” dost ateşi altında kalan ülke
Türkiye uzun zamandır “Dostateşi altında”dır. Daha önceleri, “dost” ve müttefikleri tarafından “kuşatılmış” olmasına ve her 10 yılda bir askerler eliyle müdahale edilmesine rağmen doğrudan “hedef” olarak görülmeyen Türkiye, bugün “dost”ları tarafından hedeftedir.

İşte biz buna “beka sorunu” diyoruz.

Yeni Şafak
Rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da
Rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da

Birkaç vakittir fena rahatsızım.

Yatak döşek yatmaktayım, zaman zaman.

Ortalık salgını” diyorlar ne demekse. Bir geliyor bir gidiyor. Ama ne dense hiç çekip gitmiyor!

“Kırıp geçiriyor. Hastanelerin acilleri senin gibilerle dolu” diyorlar.

Anlamaya çalışıyorum.

Rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da.

Yatak batıyor. Bir dostun “hatır sorması” batıyor. Bir cümlemin anlaşılmaması batıyor. Bir cümlenin her harfi batıyor.

Dedim ya rahatsızım. Tabiatıyla huzursuzum da.

Video: Rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da

***

Böyle günlerde insan içine dönüyor. Muhasebe yapıyor.

Kaç vakit daha” diye sorular soruyor kendine. Kaç vakit daha?

Kaç vakit daha dostlarla hemhal olacaksın? Kaç vakit daha sevdiklerini göreceksin?

Kaç vakit daha yazıp, kaç vakit daha konuşacaksın? Kaç vakit daha şeytan taşlayacak, kaç vakit daha tavaf edeceksin?

Sorular alıp başını gidiyor… Bu esnada ensemden giren ağrı alnıma yürüyor. Vücudumun bütün mafsalları sızılıyor! Telefondaki “dost”un sesi kulağımı tırmalıyor!

***

Dedim ya rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da.

Bugünlerde vaktimin çoğunu okumaya ayırmışım… Yataktan çıkamamanın acısını okumadan çıkarmaya çalışıyorum.

Ne günlük gazetelerin satır araları kaldı okumadık, ne dergilerin. Bir de çok sevdiğim klasiklerden “ezber” niyetine yeniden okuduklarım.

Dönüp duruyorum etraflarında ve bakıp kalıyorum “acabalarım”a.

***

Rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da...

Doktor “Bir süre daha dinlenmelisin. Bol bol su iç ki toksinleri atasın” diyor. Her yudum suda biraz daha “can” bulmayı umuyorum. Toksinleri atarken, içimdeki kurtçuklardan da kurtulmanın derdindeyim.

“Ha gayret geçti gitti” diyorum. Geçmiyor nedense.

Rahatsızım… Tabiatıyla huzursuzum da…

İnsan rahatsızlanınca biraz da hassaslaşıyor haliyle. Haksızlığa uğramışlığın verdiği ruh haliyle ızdırabım katlanıyor haliyle.

En çok da “dostum dediklerim”ce anlaşılamamaktan. Hassasiyetim had safhada.

Dedim ya rahatsızım, tabiatıyla huzursuzum da…

Geçip gidince bugünler… Geriye sadece yanlış anlaşılmalarla, kırılan kalpler kalacak diye endişeleniyorum.

Bir de “kaç vakit daha” sorusunu düşününce hele.

Dostun attığı “gül” bir gülle olarak dönüyor gönlüme.

Bugünler için midir bilemedim amma ilk kitabımın adını “Dost Ateşi Altında Yaşamak” koymuştum yakın geçmişte!

  • Sadık ağabeyin müjdesi gerçekleşti
  • Geçen gece, geç vakitte telefonum çaldı. Açtım. Heyecanlı, capcanlı bir ses, “Hasancığım Selamünaleyküm” diyerek söze girdi. “Ve Aleykümselam Sadık abi” diyerek mukabele ettim. Arayan Sadık Albayrak ağabeydi. Gecenin bir vakti uzun uzun konuştuk. Daha doğrusu o anlattı ben dinledim. Araya sorular kattım ki sohbet daha da lezzetlensin diye.
  • Konu döndü dolaştı, çevre sorunlarına, Meclis’in gündemindeki hayvan hakları yasasına geldi. Dedi ki “Benim yazdığım bir kitap var onu gördün mü?” Dedim ki “41 Belge Işığında Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre isimli kitaptan mı söz ediyorsunuz?” “Hah” dedi. “Tam da ondan söz ediyorum. O kitapta sokak hayvanlarının itlaf edilmesinin günah olduğu fetvası da var, yük hayvanlarının Cuma günü tatil yapması gerektiğini hükme bağlayan belge de” dedi. Dedim ki “Ağabey o kitap kütüphanemde. Hatta bir iki de haber yaptık ondan, hayvan haklarıyla ilgili.”
  • Çok mutlu olduğunu sesinden anladım. Devam etti, “İyi o zaman sana sevineceğin bir haber vereyim. Yakında 3 dilde yeniden basılacak. Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak.” Çok sevindiğimi söyledim. O da çok mutlu oldu.
  • Telefonu kapatmadan önce, “Çevreciliği ve hayvan haklarını başkalarından öğrenecek değiliz. Ecdadımız bunun kurallarını bile belirlemiş. Bize de o belgeleri gün yüzüne çıkarmak nasip oldu” diye ilave etti. “Hasancığım gözlerinden öperim” diyerek telefonu kapattı.
  • Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Bir süre konuşmamız üzerine düşündüm. Kütüphanemden kitabı buldum. Biraz karıştırdım. İlk baskısı 2006’da İGDAŞ tarafından yapılmıştı, bendeki 2014 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından basılan nüshası. Neler neler var içinde. Gerçekten çevre ve hayvan hakları konusunda Osmanlı’nın özellikle İstanbul’da “kural”a bağladığı uygulamalar son derece dikkate değerdi. O kitap şimdi 3 dilde yeniden basıldı.
  • Kitabı elimden bırakırken, Sadık ağabeye Rabbim’den uzun ve sağlıklı bir ömür diledim.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.