Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'ten Türkiye açıklaması: Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki varlığına dair birçok farklı fikir var ama Türkiye değerli bir müttefikimiz
Gündem
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'ten Türkiye açıklaması: Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki varlığına dair birçok farklı fikir var ama Türkiye değerli bir müttefikimiz
Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya gelen Stoltenberg, görüşmenin ardından gazetecilere açıklamada bulundu. Açıklamasında ABD'yi Bağdadi'yi öldürmesinden dolayı tebrik eden Stoltenberg, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki varlığına dair NATO içinde farklı fikirlerin olduğunu ifade etti.
AA
Filistinli lidere suikast
Dünya
Filistinli lidere suikast
İsrail, Filistin direniş örgütü İslami Cihad’ın 2 liderini hedef aldı. Gazze’de bir eve düzenlenen hava saldırısında Beha Ebu’l Ata eşiyle birlikte hayatını kaybetti. İkinci hedef Şam’da yaşayan Ekrem el-Accuri oldu. Saldırıda Accuri’nin oğlu hayatını kaybetti. İslami Cihad, “İsrail kırmızı çizgileri aştı. Yanıtımız güçlü olacaktır” açıklaması yaptı.
Yeni Şafak
Türkiye DEAŞ hücrelerine darbe vurdu: Örgüt tabela değiştirebilir
Dünya
Türkiye DEAŞ hücrelerine darbe vurdu: Örgüt tabela değiştirebilir
Suriye'de DEAŞ'a karşı göğüs göğüse çarpışan tek ordu olan Türk Silahlı Kuvvetleri, son dönemde terör örgütüne büyük darbeler vurdu. Türkiye geçtiğimiz yıl örgütün iki numaralı isimlerinden İsmail El Ethavi'yi yakalarak, Bağdadi'nin yerinin tespit edilmesinde büyük rol oynamıştı. Bu gelişmenin ardından öldürülen DEAŞ lideri Bağdadi'nin ablasını Azez'de nokta operasyonu ile yakaladı. Yeni Şafak, "Üst düzey isimleri etkisiz hale getirildikten sonra DEAŞ, nasıl bir safhaya geçecek?" sorusuna yanıt aradı. Uzmanlar, Suriye ve Irak'ta istikrarsızlığın devam ettiğine dikkat çekerek, terör örgütü DEAŞ'ın farklı bir tabela altında yeni bir oluşuma gidebileceğini söyledi.
Yeni Şafak
Dünya gündemine bomba gibi düşen haber: Türkiye, Bağdadi’nin ablasını yakaladı
Dünya
Dünya gündemine bomba gibi düşen haber: Türkiye, Bağdadi’nin ablasını yakaladı
İdlib'de düzenlenen operasyonda ölen DEAŞ elebaşı Bağdadi'nin ablası Rasmiya Awad'ın Türkiye’nin dün akşam saatlerinde düzenlediği nokta operasyon sonucu yakalandığı duyuruldu. Uluslararası haber ajansı AP'nin geçtiği bilgilere göre Türk istihbarat yetkilisi, 65 yaşındaki kadının örgüt üyesi olduğundan şüphelenildiğini söyledi. Awad, Fırat Kalkanı harekâtı bölgesi içinde kalan Azez’de kocası, gelini ve 5 çocuğuyla birlikte bir konteynerin içinde yakalandı. İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye'nin dün akşam saatlerinde düzenlediği operasyonla terör örgütü DEAŞ'in lideri Ebubekir el Bağdadi'nin ablası Rasmiya Awad'ı yakaladığını doğruladı.
Diğer
Dünya gülüyor onlar anlamıyor
Dünya
Dünya gülüyor onlar anlamıyor
FETÖ ve PKK’yı destekleyen ABD, “Terörizm 2018 Ülkeler Raporu”nda komik biçimde birçok ülkeyi teröre destekle suçladı. Raporda FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in “sürgündeki din adamı” olarak nitelenmesi başlı başına bir skandal oldu. Terör listesinde YPG/PKK’nın adı bile anılmadı.
Yeni Şafak
Bağdadi ABD’nin buluşuydu
Dünya
Bağdadi ABD’nin buluşuydu
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin nokta operasyonla öldürdüğünü iddia ettiği DEAŞ lideri Ebubekir el-Bağdadi’yle ilgili “ABD’nin bir buluşuydu” dedi. Bağdadi’ye operasyon konusunda şüpheleri olduğunu söyleyen Lavrov, “Bu konuda daha fazla bilgi istiyoruz. ABD’nin söylediklerinin çoğu halen teyit edilmedi” diye konuştu.
Yeni Şafak
* Vatan haini, “Ölmediklerine pişman olacaklar” diyordu. * Türkiye üç yılda üç saldırıyı önledi, üç terör örgütünü yendi. * FETÖ olmadı PKK, o da olmadı DEAŞ. Patron aynı. Bu sefer patron da yenildi. * İçerideki “son yabancılar..” 2023’e sadece üç yıl kaldı!
* Vatan haini, “Ölmediklerine pişman olacaklar” diyordu. * Türkiye üç yılda üç saldırıyı önledi, üç terör örgütünü yendi. * FETÖ olmadı PKK, o da olmadı DEAŞ. Patron aynı. Bu sefer patron da yenildi. * İçerideki “son yabancılar..” 2023’e sadece üç yıl kaldı!

Türkiye, üç yılda üç büyük tehdidi etkisizleştirdi.

FETÖ, PKK/YPG ve DEAŞ üzerinden Türkiye’yi vurma planları altüst oldu, bu tehditler büyük oranda etkisizleştirildi.

“İstiklal Mücadelesi” dediğimiz, bazılarının inanmadığı, destek vermediği, içeriden sabote etmeye çalıştığı bu büyük mücadele, üç yıl gibi kısa zamanda hem yerel tehditleri vurdu, hem arkasındaki güçlerin hesaplarını sıfırladı.

TAM BİR SEVR HARİTASI ÇİZDİLER. “ABD GURKALARI”: FETÖ DIŞ MÜDAHALE “KART”I OLAMAZ..

15 Temmuz 2016’da FETÖ üzerinden açık bir saldırıya, “çokuluslu müdahale”ye maruz kaldık. ABD, İsrail ve hemen bütün Avrupa bu müdahalenin arkasındaydı. FETÖ’nün içerideki ortaklık halkası oldukça genişti.

Bir tür 21. yüzyıl Türkiye’si projesi uygulanmak istendi. Daha küçük, daha etkisiz, daha bağımlı bir Türkiye oluşacaktı. Tam bir Sevr Haritası hazırlanmıştı. İstiklal Savaşı’ndan, 1. Dünya Savaşı’ndan bu yana en ağır dış saldırı yapılmıştı.

Önledik… Önlemenin ötesinde, bu silahı büyük oranda ellerinden aldık. ABD ve İsrail, Türkiye’ye karşı en büyük silahlarının hiçbir işe yaramadığının şokunu yaşadı.

Üç yıl sonra FETÖ, her ne kadar varolmaya devam etse de, çokuluslu güç haritasında üzerinden bu ölçekte hesap yapılacak “kart” olma özelliğini kaybetti. Birer İngiliz/Amerikan Gurka’sı, vatan hainleri olarak siyasi tarihin yanlış sayfalarına yerleşti.

BİZİ “STRATEJİK ORTAKLIK”LA VURDULAR.

Kırk yıldır içeride PKK ile savaşıyorduk. Etnik harita için terörü alabildiğine besleyenler Türkiye’nin müttefikleriydi. Bizi “dostlukla”, “stratejik ortaklıkla” vuruyorlardı.

Irak işgali ve Suriye savaşı ile PKK’ya yükledikleri misyon bölgeselleşti. Suriye meselesi bittiği anda, hedefine ulaştığı anda, bir adım sonrasında “Türkiye Cephesi” açılacaktı, bir işgal başlatılacaktı.

FETÖ PKK PLANINI DA BİLİYORDU. O VATAN HAİNİ,“ÖLMEDİKLERİNE PİŞMAN OLACAKLAR” DİYORDU…

İçerideki terör, çokuluslu bir bölgesel silaha dönüşmüştü. ABD, İsrail, Avrupalı ortaklardı, bazı Arap rejimleri hep birlikte Türkiye’ye vurmaya hazırlanıyordu. FETÖ üzerinden yürüttükleri müdahalenin fiyaskoya dönmesinin de intikamını alacak bir “B Planı” uygulanıyordu.

Pensilvanya’daki terör liderinin 15 Temmuz sonrası söylediği alçakça cümle hiç unutulmadı: Ülkemizi, milletimizi tehdit ediyor ve “Ölmediklerine pişman olacaklar” diyordu.

Kastettiği, Suriye üzerinde kurulan yüzlerce kilometrelik “Türkiye Cephesi”ydi. Bu cepheden ülkemize bir işgal, istila harekatı yapılacağını o vatan haini pekala biliyordu.

FETÖ’DEN SONRA PKK SİLAHI DA ELLERİNDEN ALINIYOR, ALINACAK…

Türkiye son üç yıldır, içeride PKK ile acımasız bir mücadele yürüttü. İçeriden vurma hesaplarını büyük ölçüde hafifletti. Batı’nın Suriye ve Irak’taki paralı ordusu PKK/YPG’ye askeri olarak buralarda da büyük bir müdahale başlatıldı.

Fırat Kalkanı, Afrin Müdahalesi, Pençe Harekatı ve son Barış Pınarı Harekatı ile o “çokuluslu proje” sınırlarımızdan uzaklaştırıldı. Hem askeri hem de ABD ve Rusya ile yapılan müzakere ile bu sonuç a ulaşıldı.

PKK/YPG ESKİ GÜCÜNE BİR DAHA KAVUŞAMAZ.

Mücadele devam ediyor, edecek. Türkiye bir daha bu şekilde tehdit edilemeyecek. FETÖ’den sonra “ikinci büyük silah” da ABD, İsrail ve Avrupa’nın elinden alınıyordu.

Türkiye’nin güç yükselişi karşısında bu silah da eskisi gibi etkin biçimde kullanılamayacak hale getiriliyor, getirilecek de. PKK/YPG bir daha eski gücüne kavuşamayacak. Çok daha fazla ezilecek, eskisi kadar efektif kullanılamayacaktır.

3. SİLAHLARI DEAŞ’TI.FETÖ OLMADI PKK,O DA OLMADI DEAŞ. PATRON HEP AYNI..

Bu başarı da son üç yılda alındı.

FETÖ ve PKK/YPG’yi silah olarak kullananların üçüncü silahı DEAŞ’tı. “Terörle mücadele” palavraları atıp küresel ölçekte dünyayı teröre boğdukları gibi, “DEAŞ’la mücadele” diyenler aslında DEAŞ’ı kuran ve yönetenlerdi. Suriye ve Irak’ta, daha sonra Türkiye’nin bir bölümünü de içine alacak harita için kurulmuş ve sahaya sürülmüştü.

DEAŞ, PKK ve FETÖ ile ortak çalışıyor, ortak bir amaç için koordineli hareket ediyordu. Üçünün de patronları aynıydı. Üçüne de aynı misyon yüklenmişti. Üçü de ana hedef olarak Türkiye’yi vurma üzerinde konumlandırılmıştı. Üçü de en ağır saldırıları Türkiye’ye yapmıştı.

Bu üç örgütün üçünün de İsrail’i rahatsız edecek hiçbir şey yapmadığını herkes biliyor. Üçü de ABD’nin, İsrail ve Avrupa ülkelerinin Türkiye ile hesaplaşma aracıydı.

FETÖ’CÜ SUBAYLAR PKK VE DEAŞ’LA ÇALIŞIYORDU

Fırat Kalkanı operasyonunda Türk tanklarını vuran DEAŞ’lılara nokta hedefleri ABD istihbaratı veriyordu. Suriye-Irak sınırı boyunca hem PKK ile hem DEAŞ’la ortak iş yürüten FETÖ’cü subaylar, bunu bir proje çerçevesinde yapıyordu.

DEAŞ’ın PKK’ya alan açma rolü dışında hiçbir misyonu olmadı. İşte bu da o proje çerçevesinde oluyordu.

DEAŞ’a karşı savaşan tek ülke Türkiye oldu. Örgütün Suriye’de belini kıran Türkiye oldu. ABD ve “koalisyon” dedikleri yapının DEAŞ mücadelesi sadece büyük proje için bir kamuflajdı.

BAĞDADİ SONRASI YENİ ÖRGÜT YENİ CEPHE Mİ!

ABD’nin Bağdadi’yi öldürmesi ya da devreden çıkarması, bu örgüt üzerindeki hesabın sıfırlandığının göstergesidir. Yeni bir örgüt, belki başka bir bölgede yeni bir cephe açılacaktır.

Bu durum, Türkiye’nin baskıları ile sınırlarımıza yakın bölgelerde DEAŞ hesabının da bozulduğunun, DEAŞ silahının da ellerinden alındığının göstergesidir.

TÜRKİYE SON ÜÇ YILDA ÜÇ SALDIRIYI ÖNLEDİ,ÜÇ TERÖR ÖRGÜTÜNÜ YENDİ.

15 Temmuz işte bu yüzden büyük bir tarih dönüşüdür.

Üç yılda üç büyük saldırı önlendi.

Üç yılda üç tehlikeli silahlı örgüt yenildi.

Üç yılda ABD’nin, Avrupa’nın, İsrail’in, bölgemizdeki sömürge artıklarının Türkiye’ye yönelik bütün örtük ilişkileri, ittifakları, gizli savaşları, kirli hesapları açığa çıkarıldı.

Üç yılda, terörün arkasında Batı’nın Türkiye ile savaşının yattığı, aslında bizi “dostlukla” vurdukları bütün yönleriyle açığa çıkarıldı.

ONLAR YOK ETMEYE GELDİ, TÜRKİYE DİRİLDİ.ARTIK TERÖR KARTI İLE DİZ ÇÖKTÜREMEZLER. BU KİRLİ OYUN BİTTİ..

Üç yılda Türkiye inanılmaz bir güç biriktirdi.

Onlar yok etmeye geldi Türkiye dirildi.

Onlar küçültmeye geldi Türkiye güçlendi.

Onlar savaşı içeriye taşımaya çalıştı, Türkiye sınırından uzaklara itti.

Ve bunların tamamı üç yılda, 15 Temmuz 2016’dan sonra yapıldı.

Artık terör örgütleri üzerinden bu ülkeye diz çöktüremezler, bu “kart” üzerinden bir yere varamazlar. Bu savaşı terör ve örgütler üzerinden yürütemezler. Bu oyun bitti.

SİVİL PROTESTO DENEYECEKLER. ‘SİLAHSIZ TERÖR’ DENEYECEKLER. “ZULÜM 1453’TE BAŞLADI” CEPHELERİ KURACAKLAR..

Artık silahlı örgtülerle yapabilecek bir şeyleri kalmadı. Bu da FETÖ ve PKK’nın daha da zayıflayacağının, güçten düşeceğinin işaretidir.

Sivil isyan, yeniden sokak hareketleri deneyecekler. Yeniden siyasi tansiyonu yükseltmeye çalışacaklar. HDP-CHP ekseninde oluşturdukları ittifakın amacı budur.

Belediye seçimleri, “Ekremİmamoğlu modellemesi” geliştirmelerinin nedeni budur. “Zulüm 1453’te başladı” diyenlerin belli adreslerde toplanmalarının nedeni budur.

İçerideki sinir uçlarını bir kez daha tahrik etmeye çalışacaklar. “İç işgalciler”i bir kez daha sahneye sürecekler. Etnik ve mezhep kimliklerine yüklenecekler.

İÇERİDEKİ “SON YABANCILAR..”ÜÇ YILDA BÜTÜN BÖLGE DEĞİŞTİ. 2023’E İSE SADECE ÜÇ YIL KALDI!

İçerideki “son yabancılar”ı bir kez daha hareketlendirecekler. Bunu etnik ve mezhep üzerinden değil, sert siyasi söylem üzerinden değil, “muhafazakar soslu bir dil” üzerinden pazarlayacaklar.

Ama bu da para etmeyecek. Türkiye çevresini temizliyor. Küresel ölçekte güç inşa ediyor. Bölgesel düzeyde bütün harita taslaklarına müdahale ediyor.

Silahlı terör örgütleri kadar “silahsız terör grupları”nın da bir “dış müdahale aracı” olarak kullanılmasına asla müsaade etmeyecek.

2023’e üç yıl kaldı. Son üç yılda yukarıdakileri yapan Türkiye, önümüzdeki üç yılda nerede olacak, herkes hesabını doğru yapmalı.

Terörü doğru tanımlamak
Terörü doğru tanımlamak

DAEŞ lideri Bağdadî Amerikalılar tarafından İdlib’de öldürüldükten sonra İslam dünyasında terör meselesi yeniden gündeme geldi. İslam’ın ve İslam dünyasının terörle ilişkilendirilmesi günümüze ait bir mesele değil. Hem ulusal hem de küresel düzeyde terör konusunu İslam’ın farklı yorumlarıyla ilişkilendiren yaklaşımlar oldukça sorunludur. Bu yöndeki yaklaşımlarda özellikle DAEŞ’in ortaya çıkmasından sonra bir artış gözlenmişti. Düşünceleri değiştirmek elbette kolay değil fakat gerçeklik hakkında fikir üretmek algıyı değiştirmekten daha önemlidir. Gerçeklik hakkında üretilen fikirler sadece bugünü etkilemez, geleceği de şekillendirir.

DAEŞ gibi terör örgütlerini bağlamından uzaklaştırarak ve benzerleri ile olan ilişkilerini gözlerden uzak tutarak anlamak mümkün değil. Ayrıca diğer terör örgütleriyle birlikte tarihteki yerlerini ve süreçlerini takip edebildiğimiz ölçüde konuyu açıklığa kavuşturabiliriz. Aynı şekilde terör unsurlarının bireysel gerçeklikleri de devasa bir sorunlar yumağı olarak karşımızda durmaktadır.

Türkiye kamuoyunda ve gerekse de Avrupa ve Amerika’da terör örgütleri konusunda fikir birliğinden söz edilemez. Avrupa ve Amerika’da PKK-PYD terörüne sahip çıkma yönünde çok güçlü bir eğilim olduğu biliniyor. Bunun bir yansıması olarak Türkiye’de de bir fikir birliği söz konusu değildir. Terörün sonlandırılması bağlamında futbol sahalarında görülen bir sevinç gösterisini cezaî müeyyideler kapsamına aldıklarına göre fikir birliği kısa vadede oluşmayacaktır. Çok kısa bir zaman öncesine kadar Avrupa ve Amerika’da futbol sahalarındaki sevinç gösterilerinde öne çıkan semboller bir zenginlik ve çok kültürlülük örneği olarak görülürdü.

Bugün Türkiye’nin terör örgütlerine karşı başarılı mücadelesinin futbol sahalarına yansıması gayet doğal bir gelişmedir. Mensubiyet göstergesi olarak kabul edilebilecek bir sevinç gösterisini kabullenememeleri esasen Avrupa’daki hızlı değişime işaret eder. Avrupa kapitalist ilişkiler çerçevesinde metaya dönüştürebileceği ve yeniden inşa sürecinde kullanabileceği ötekinin sembolleri konusunda liberal bir tavır sergilerken kendini yeniden üreterek var eden ve kendi anlamı konusunda ısrarcı olanlara düşmanca bir tutum sergileyebiliyor. Kuşkusuz bu, çok hızlı bir değişimdir ve gelecek hakkında kaygıya sebep olmaktadır. Avrupa gerici yaklaşımlara teslim oluyor.

Türkiye’nin terör örgütlerine karşı verdiği başarılı mücadelenin Avrupa’da memnunlukla karşılanmadığını FETÖ örneğinde görmüştük. Türkiye, 15 Temmuz’da FETÖ’yü etkisizleştirince Avrupa ülkeleri, kaçan teröristlere sahip çıkmıştı. Aynı ülkelerin geçmişten beri PKK’ya destek verdiği bilinmektedir. Her iki terör örgütü Avrupa’nın ve Amerika’nın açık desteklerine rağmen Türkiye tarafından etkisizleştiriliyor. Türkiye, DAEŞ’e karşı da en somut mücadeleyi veren ülke olmasına rağmen Avrupa ve onların uzantıları tarafından desteklenmedi. Esas üzerinde konuşulması gerekli mesele budur.

DAEŞ, postkolonyal dönemde güçsüz devletlerin belirli bağımlı yapıların menfaatine kullanıldığı eşitsiz ortamlardan beslendi. Bu terör örgütü, devlet yapılarını çökerterek küçük grupların kısır iktidar çatışmalarına zemin hazırladı. FETÖ, eşitsiz ortamın üretilmesinde rol oynayan iktidar odaklarının dayanaklarından biridir. PKK-PYD ise bölgesel düzeyde meşru güç merkezlerinin oluşumunu engelleyen doğrudan terör yapısıdır. DAEŞ ve FETÖ’nün postmodern bir kimliğe sahip olması anlamlıdır. Üçü de küresel niteliklere sahiptir. Üçünün de Türkiye tarafından etkisizleştirilmesi, küresel terörün Türk ve İslam dünyası ile ilişkilendirilmesinin yanlışlığını gösterir.

Avrupa ve Amerika’nın DAEŞ bağlamından hareketle terör konusunda İslam dünyasını suçlayan bir yaklaşıma sahip olduğunu söyledik. Bunun bir yansıması olarak da içeride benzer yaklaşımlara tanık oluyoruz. Oryantalist bakış indirgemecidir. Burada da indirgemeci bir yaklaşım söz konudur. Sömürge siyasetinin Amerika ve Afrika kıtasında yol açtığı yıkımlar ve bunların sonuçları bir mesele olarak görülmüyor. Aynı şekilde bunların devamı olarak Türk ve İslam dünyasına yönelik işgal, sömürü, kolonileştirme ve yıkımlar da dikkate alınmıyor. Hâlbuki terör bütün dünyayı etkileyebilecek bir düzeye ulaştı. Yeni Zelanda örneği bize çok şey söyler. PKK ve Suriye’nin kuzeyinde terör koridoru denildiği zaman Fransa’nın 1920’lerden itibaren orada yaptığı çalışmalar hatırlanmazsa terör konusu anlaşılmaz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.