A'dan Z'ye tamamlayıcı emeklilik sistemi
Ekonomi
A'dan Z'ye tamamlayıcı emeklilik sistemi
İlgili bakanlıklar tarafından üzerinde çalışılan yeni tamamlayıcı emeklilik sigortası sistemi (TES) merak konusu olurken, gözler bu çalışmanın detaylarına çevrildi. Yeni sisteme ilişkin merak edilen sorular ve yanıtları şöyle:
AA
Düşük ücretli memur aleyhine düzenleme bazı memurların emekli maaşını da etkiyor
Düşük ücretli memur aleyhine düzenleme bazı memurların emekli maaşını da etkiyor

Bu köşede yıllardır gündeme getirdiğimiz bazı konular çözüme kavuşturulurken maalesef birçok sorun hala yerli yerinde duruyor. Bu çerçevede, düşük ücret alan memurlar aleyhine yapılan bazı düzenlemeleri eleştirmiş ve çözüm önerisi sunmuştuk. Ancak, geçen bunca zamana rağmen bu sorun hala çözüme kavuşturul(a)madı. Şimdi bu düzenleme yüksek ücret alanların emekli maaşlarını da etkilemeye başladı. Konunun detaylarını açıklayacağız.

Yüksek ücret alan personel lehine düzenleme hala sonlandırılmadı

Düşük ücretli memurların bazı ödemelerinden yapılan kesintiler 666 sayılı KHK ile devam ettirilirken yüksek maaşlı personelden kesilmemeye başlandı. Halbuki 666 sayılı KHK ile yüksek unvanlı personelin maaşında ciddi iyileştirmeler olmuştu.

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli II Sayılı Cetvel’de yer alan unvanlarda görev yapan ve söz konusu KHK gereği maaşı ücret ve tazminat göstergeleri üzerinden hesaplanan personelin, hastalık izin sürelerinin 7 günü aşması halinde 657 sayılı Kanun’un 152’nci maddesine istinaden ücretlerinden bir kesinti yapılıp yapılamayacağı konusunda DPB önemli bir görüş vererek son noktayı koydu. Verilen bu görüşte şu hususlara yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152’nci maddesinde devlet memurlarına ödenecek zam ve tazminatlara ilişkin hükümler düzenlenmiş olup, mezkûr maddenin III-Ortak Hükümler bölümünün üçüncü fıkrasında; “Bu zam ve tazminatlara hak kazanmada ve bunların ödenmesinde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Ancak;

a) Sağlık kurulu raporu üzerine verilen hastalık izinleri,

b) Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananların kullandığı hastalık izinleri,

c) Hastalıkları sebebiyle resmi yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gördükleri tedavi süreleri, hariç olmak üzere bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenir” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, devlet memurlarının bir takvim yılı içerisinde kullandıkları hastalık izni süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenmektedir.

Hal böyle iken 666 sayılı KHK ile birlikte düşük ücret alan memurlar hakkında yukarıdaki hüküm uygulanırken yüksek ücret alan memur hakkında ise yukarıdaki hüküm uygulanmamaktadır. Çünkü, 666 sayılı KHK ile yüksek ücret alan memurların maaş hesaplama yöntemi değişmiş ve bunların maaşlarını ücret ve tazminat göstergeleri belirler hale gelmiştir. Bu nedenle, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye ekli II Sayılı Cetvel’de belirtilen unvanlardaki personelin aylık ödemelerinden 7 günü aşan raporlar sebebiyle bir kesinti yapılmayacaktır.

Bunların aldıkları sağlık raporları nedeniyle zam ve tazminatlarında kesinti olsa dahi zam ve tazminatların maaş ödemesine etkisi kalktığı için bir anlamı olmayacaktır. Böyle olunca da yüksek ücret alan memurlar hastalık raporu alsalar da maaşlarında herhangi bir kesinti olmamaktadır.

Konuyu örnekle açıklayalım

Konuyu örnekle açıklamak gerekirse memur olarak görev yapan bir personelin bir yıl içerisinde almış olduğu sağlık raporlarının 8’inci gününden itibaren zam ve tazminatları % 25 eksik ödenirken maaşlarının hesaplama yöntemi 666 sayılı KHK ile değişen daire başkanları ve daha üst unvanlı personelin ya da kariyer uzmanların almış olduğu raporlar nedeniyle maaşlarında herhangi bir kesinti olmayacaktır. Bu durumun adil olup olmadığını okuyucularımızın takdirine bırakıyoruz.

Kamu işçilerinde bu durum niçin yaşanmıyor?

Devlet memurlarının aksine, kamu kurumları hastalık izni kullanan kamu işçilerinin ücretlerinde herhangi bir kesintiye gitmemektedir. 5510 sayılı Kanun gereği 4/a sigortalı statüsünde olan kamu işçileri kullandıkları hastalık izinleri gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca geçici iş göremezlik ödeneği alabilmektedirler.

Normal şartlarda geçici iş göremezlik ödeneği alınan süreler için hem sigorta primi hem de ücret ödenmemektedir. Ancak, kamu kurumları işçilere ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin alındığı süreler için ücretleri tam olarak ödemekte ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin kurumlara ödenmesi istenmektedir.

Görüleceği üzere, kamu işçisinde uygulanmayan bir durum düşük ücret alan memurlara uygulanarak bir yıl içerisinde almış olduğu sağlık raporlarının 8 inci gününden itibaren zam ve tazminatları % 25 eksik ödenirken yüksek ücret alan memurlar ne kadar sağlık raporu kullanılırsa kullanılsın ücretleri tam olarak ödenmektedir. Dolayısıyla adil olmayan bu durumun biran önce düzeltilmesi gerekmektedir.

Emekli maaşlarını nasıl etkiliyor?

5510 sayılı Kanun’la birlikte emekli maaş hesabı ile memurların prime esas kazançları değişmiştir. 15.10.2008 sonrasında memur olanlar bu Kanun’a tabi olduklarından düşük veya yüksek ücret alanlardan bu kanuna tabi olanların almış oldukları hastalık raporları emekli maaşını etkileyecektir.

5510 sonrasında emekli maaşını belirleyen asıl unsur prime esas kazançlardır. Bu bağlamda özel hizmet tazminatı da prime esas kazançlar arasındadır ve bundan emekli kesintisi yapılmaktadır.

657 sayılı Kanun’un 152’nci maddesinde yer alan;“…devlet memurlarının bir takvim yılı içerisinde kullandıkları hastalık izni süreleri toplamının 7 günü aşması halinde, aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar % 25 eksik ödenmektedir” hükmüne göre devlet memurunun bir takvim yılında kullandığı hastalık izinlerinden 7 günü aşan sürelere isabet eden özel hizmet tazminatı % 25 eksik ödeneceğinden prime esas kazançta düşecektir. Bunun sonucu ise prime esas kazanç azalacağı için ödenecek emekli maaşının da düşmesidir.

Sonuç olarak 5510 sayılı Kanun’a tabi olmayanlardan sadece düşük ücretli memurlar 152’nci maddedeki hükümden etkilenirken 5510 sayılı Kanun’a tabi olanlar için hem düşük hem de yüksek ücretli memurlar etkilenmektedir. 5510 sayılı Kanun’a tabi yüksek ücretli memurların aldıkları ücret emekli kesintinin azalmasından dolayı artmakta, emekli maaşında ise düşüş olmaktadır. Bunun yanında düşük ücretli memurların hem maaşı düşmekte hem de emekli maaşında düşüş olmaktadır. Garip ama durum annen böyledir.

ABD adaleti: George Floyd'un katiline bir milyon dolar ikramiye
Dünya
ABD adaleti: George Floyd'un katiline bir milyon dolar ikramiye
ABD’nin Minneapolis kentinde siyahi Amerikalı George Floyd'u gözaltına alırken boynuna dizini basarak ölümüne sebep olmakla suçlanan eski polis memuru Derek Chauvin'in (44) suçlu bulunduğu halde yaklaşık 1 milyon dolardan fazla emekli ikramiyesi alabileceği açıklandı.
DHA
İmamlıktan emekli oldu: Cami minaresi yapmaya başladı
Gündem
İmamlıktan emekli oldu: Cami minaresi yapmaya başladı
Van'da yaşayan emekli imam, 6 çocuk babası Abdulmecit Sağbalta (54), açtığı atölyede demirden cami minaresi yapıyor. Sağbalta'nın imalatını yaptığı minareler, depreme dayanıklılığı ve estetiği ile rağbet görüyor.
DHA
Yeni emeklilik sistemi geliyor: İşte detaylar..
Ekonomi
Yeni emeklilik sistemi geliyor: İşte detaylar..
Kamu emekliliği ve gönüllük esaslı bireysel emeklilik sisteminin ardından hem işveren hem de devletin desteklediği yeni bir emeklilik sistemi daha geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2022 yılında uygulanmaya başlayacağını açıkladığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nde BES'teki gibi önceden çıkma gibi bir durum olmayacağı da ifade edilirken, işverenden yapılacak kesinti oranı ise henüz belli değil. Çalışanların emeklilikte daha da rahat etmesi için hayata geçirilecek yeni model ile dünyadaki emeklilik sistemlerinin tamamı Türkiye'de de uygulanmaya başlamış olacak.
Yeni Şafak
Yeni emeklilik modeli geliyor
Ekonomi
Yeni emeklilik modeli geliyor
Kamu emekliliği ve gönüllük esaslı bireysel emeklilik sisteminin ardından hem işveren hem de devletin desteklediği yeni bir emeklilik sistemi daha geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2022 yılında uygulanmaya başlayacağını açıkladığı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nde BES'teki gibi önceden çıkma gibi bir durum olmayacağı da ifade edilirken, işverenden yapılacak kesinti oranı ise henüz belli değil. Çalışanların emeklilikte daha da rahat etmesi için hayata geçirilecek yeni model ile dünyadaki emeklilik sistemlerinin tamamı Türkiye'de de uygulanmaya başlamış olacak.
Yeni Şafak
2020 yılında memur ve emeklileri ile sözleşmelilere yapılan bazı ödemeler ve tutarları
2020 yılında memur ve emeklileri ile sözleşmelilere yapılan bazı ödemeler ve tutarları

Bu yazımızda 2020 yılında memurlar, sözleşmeli personel ve memur emeklilerine yapılan bazı ödemeler ve tutarlarını açıklamaya çalışacağız.

Alt sınır aylığı nedir ve 2020 yılındaki tutarı ne kadardır?

Emekli aylıklarının belli bir tutarın altına düşmemesi için getirilen zorunlu alt sınırdır. 5434 sayılı Kanun’a göre bağlanacak emekli aylığının alt sınırı 14. Derece’nin 2. Kademesi üzerinden 30 fiili hizmet yılı için hesaplanan emekli aylığıdır. 2020 yılının ikinci yarısındaki alt sınır aylık tutarı 2.558,71TL’dir. 5510 sayılı Kanun’a tabi olanlar içinse alt sınır aylık farklı düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 55’inci maddesinde bütün sigortalılar için düzenlenen alt sınır aylık memurlar için de geçerlidir. Ayrıca, emekli aylıkları 5510 sayılı Kanun’un ek 19’uncu maddesine göre 1.500 TL’den az olamamaktadır.

En yüksek devlet memuru aylığı nedir ve nasıl hesaplanır?

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı için En Yüksek Devlet Memuru ifadesi kullanılmaktadır. Buna ödenen gösterge ve ek gösterge tutarı olan 1500+8000 rakamı toplamının memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutara ise En Yüksek Devlet Memuru Aylığı ifadesi kullanılmaktadır. Buna göre Ocak sonrası En Yüksek Devlet Memuru Aylığı = 9500*0,146061 = 1.387,57 TL’dir.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı en Yüksek Devlet Memuru olarak tanımlanmakla birlikte kamuda en yüksek ücreti alamamaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın 2020 yılının Ocak ayındaki net ücreti 19.795 TL’dir. Kamuda bu rakamdan daha fazla ücret alan çok sayıda personel bulunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın 2020 yılının ilk 6 aylık net ücret ortalaması ise 15.215 TL’dir. Bu tutardan daha yüksek ücret alan kamu personeli olduğunu daha önceki yazılarımızda açıklamıştık.

Aylık nedir ve tutarı ne kadardır?

Devlet memurlarının gösterge ve ek göstergesinin memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutara aylık denilmektedir. Memurlara ödenen maaşlar için aylık kavramı kullanılmamaktadır. Aylık tutarı memurların derece, kademe ve unvanlarına göre değişmektedir. Bazen memurların ellerine geçen ücretle bu kavramın karıştırıldığı da olmaktadır.

Kıdem aylığı nedir ve hangi tutarda ödenmektedir?

Devlet memurlarına her bir hizmet yıl için 20 gösterge rakamının maaş katsayısı ile çarpımında oluşan tutara kıdem aylığı denilmektedir. 25 yıldan fazlası için kıdem aylığı verilmemektedir. Aynı hizmet yılına sahip bütün memurların kıdem aylığı tutarı aynıdır.

Taban aylık nedir ve nasıl hesaplanır?

Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na göre almakta olan personele 1.000 gösterge rakamının taban aylık katsayısı ile çarpımından oluşan ve memur maaşının bir unsuru olan tutara memuriyet taban aylığı denilmektedir. 2020 yılının ilk yarısı için taban aylık tutarı ise; 1000 *2,28624 = 2.286,24TL’dir. Bütün memurların taban aylık tutarı aynıdır ve memur maaş katsayısı artışları ile arttırılmaktadır.

Tayın bedeli nedir ve nasıl hesaplanır?

Bazı kadrolarda bulunan personele, 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun ve bu kanuna göre çıkarılan Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesine Ait Yönetmelik hükümleri çerçevesinde verilen tutara denilmektedir. Bu tutar 2.100 gösterge rakamı ile maaş katsayısının çarpımından oluşmaktadır. Bu tutar ise 2.100*0,146061 = 306,72 TL’dir.

Huzur hakkı nedir ve ödenecek tutar nasıl belirlenir?

375 sayılı KHK’nin Ek 29’uncu maddesinde huzur hakkıyla ilgili şu ifadelere yer verilmiştir: “Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi ve gösterge rakamı belirlenmesi kaydıyla, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, ayda dörtten fazla olmamak üzere her bir toplantı için (1000) ila (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın huzur hakkı ödenir. Gösterge rakamları Cumhurbaşkanı’nca üç katına kadar artırılabilir.”

Buna göre kamu kurumlarının teşkilat kararnamelerinde huzur hakkı ödemesine ve tutarına yer verilmişse bu ödeme yapılabilmektedir. Genellikle bu ödeme 9000* 0,146061 = 1.314,54 TL olup, bu ödemeden sadece binde 7,59 oranında damga vergisi kesilmektedir. Bu huzur hakkının ne kadar huzur vereceğini bilemiyoruz.

Kıdem tazminatı tavanı nasıl hesaplanır ve tutarı ne kadar oldu?

Kıdem tazminatı tavanının hesabında bir hizmet yılı için Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılan emekli ikramiyesi ödemesi esas alınmaktadır. Bu çerçevede, maaş katsayısındaki artışlar, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılacak emekli ikramiyesini de arttıracaktır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın emekli ikramiyesine paralel artış gösteren işçilere ödenecek kıdem tazminatı tavanı tutarı 01/01/2020 tarihinden itibaren 6.730,72 TL olmuştur.

Kamu personelleri arasında Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılacak bir yıllık emekli ikramiyesinden daha yüksek emekli ikramiyesi alan kamu personeli olduğunu da ifade etmek isteriz.

Sözleşmeli personelin sözleşme tavanı ne kadardır?

Kamu kurumlarında birden fazla sözleşmeli personel statüsünde çalışan personel olduğu için bunların ücret tavanları da oldukça farklıdır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3’üncü maddesinin (c) bendi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin ücret tavanı 7.995,39 TL’dir.

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ücret tavanı 7.127,7 TL’dir. Bilişim personeline yapılan ödemelerde bu tutarın katları olarak belirlenmektedir.

Mal beyanında esas alınacak şube müdürü maaşı ne kadardır?

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu uyarınca yürürlüğe konulan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı’nca ilan edilmesi gereken genel idare hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen her türlü zam ve tazminatlar dahil net aylık tutarı 01/01/2020 tarihi itibarıyla 6.390 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın kendilerine aylık ödenmeyenleri kapsadığını ifade etmek isteriz. Yani memurlarla ilgisi yoktur.

Koronavirüs sonrası binlerce kişi emeklilik ve tayin istiyor
Ekonomi
Koronavirüs sonrası binlerce kişi emeklilik ve tayin istiyor
Koronavirüs salgını büyükşehirlerde yaşamanın dezavantajını bir kez daha ortaya çıkardı. Salgın tehdidinin fazla olması ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle büyükşehirlerin cazibesi kalmadı. Yeni dönemde koronavirüsten çekinenler emeklilik kozunu kullanıp, işlerine dönmüyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde yaşayan çok sayıda memur da küçük şehirlerde yaşamak için tayin istiyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.