İdlib'deki bombardımandan tekerlekli sandalyesiyle kaçtı: 35 kediden sadece birini yanına alabildi
Dünya
İdlib'deki bombardımandan tekerlekli sandalyesiyle kaçtı: 35 kediden sadece birini yanına alabildi
Suriye'nin İdlib ilinde Beşşar Esed rejimi ve destekçilerinin saldırılarında yaralanarak tekerlekli sandalyeye mahkum olan 60 yaşındaki İbtisam Said, yoğun bombardıman nedeniyle ilçeden ayrılmak zorunda kalırken, baktığı 35 kediden sadece birini yanında götürebildi.
AA
Tek kişilik çadırda 16 kişi
Dünya
Tek kişilik çadırda 16 kişi
Suriye’de Esed rejiminin saldırılarından kaçarak sınır hattına gelen Suriyeliler zor durumda. Tek çadırda 16 kişi yaşıyor. Teneke sobada eski giysi, plastik ve terlik yakıyorlar. Sadece son 1,5 ayda 110 bin kişi İdlib’ten sınıra kaçmak zorunda kaldı.
Yeni Şafak
Esed rejiminden İdlib'e hava ve kara saldırıları: 12 sivil öldü
Dünya
Esed rejiminden İdlib'e hava ve kara saldırıları: 12 sivil öldü
Beşşar Esed rejiminin İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'nde aralarında pazar yerinin de bulunduğu çok sayıda noktaya düzenlediği hava ve kara saldırılarında ilk belirlemelere göre 12 sivil yaşamını yitirdi. Bombardımanlar sürerken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.
AA
Dünya kırmızıya döndü
Dünya
Dünya kırmızıya döndü
Rusya, Esed rejimi ve İran destekli teröristler İdlib’deki sivilleri dünyanın gözü önünde katlediyor. Kah Köyü’ndeki sığınmacı kampına yapılan füzeli saldırıda çoğunluğu çocuk 15 sivil feci şekilde hayatını kaybetti. 200 bine yakın sivil Türkiye’ye doğru harekete geçti. 10 yaşındaki Hüseyin Kalaaci, saldırıyı “Çadırdayken dünya bir anda kırmızıya dönüştü. Rüyamda öldüğümü sandım” diye anlattı.
Yeni Şafak
Sünnî-Şîî diyaloğu
Sünnî-Şîî diyaloğu

Katar’da, İbn Haldun Araştırma Merkezi’nde, “Sosyoloji Bilimi ve Yerlileştirme Problemi” konulu bir ilmî toplantı yapılıyor. Bu toplantıya katılan ve İran’da faaliyet yapan “Tevhîd Medeniyeti Araştırmaları Enstitüsüne” mensup alimlerden ikisi (Ali el-Mûsevî ve eş-Şeyh Hamîd Bârsânya) Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı ve Genel Sekreteri’ni ziyaret ediyorlar. Bu ziyarette geçen karşılıklı konuşma Sünnî-Şî’î ilişkileri ve İslam Birliği bakımından önemli ipuçları veriyor ve engelleri gösteriyor; faydalı gördüğüm için özetleyerek aktarıyorum:

Musevî

-Başkana bu ziyareti kabul ettiği için teşekkür ediyor, adı geçen Enstitü’yü “İslâmî devrimle ilgili temel proplemler konusunda stratejik araştırmaları genişletmek, İran İslâmî Devrimi ile Sünnî islâmî hareketler konusundaki ilşkilerle alakalı ilmî araştırmalar yapacak önder kişiler yetiştirmek amacıyla kurduklarını” ifade ediyor ve asıl konuya geçerek şöyle devam ediyor:

Humeynî büyük bir İslam devleti kurmak ve İslam bayrağını bütün dünyada yüceltmek için bir yol açmıştı, fakat dıştan gelen baskılar ve komplolar bir yana bizim akranımız olan sünnî alimlerle faaliyetlerimiz bu planı gerektiği gibi yürütemedi. İran Şî’ası lider olmaya göz diktikleri halde yaptıkları, Sünnî-İslâmî hareketler, fikir ve kültür adamları ile ilişkiler kurmak yerine kendi kabukları içine çekilmekten ibaret oldu; hatta durum daha da kötüleşerek siyasî ve fıkhî ihtilaf tekfire, ve kanlı çatışmalara kadar varıp dayandı. İran toplumunda geleneksel medreseler bu hareketleri ve Sünni toplumu objektif bir yaklaşımla araştırmadılar. İranlı akademisyenler Sünnî dînî hareketler ile hakim yönetimlerin siyasetlerini birbirinden ayırmıyorlar, keza ortak menfaatlerle çatışan hedefleri de ayırmıyorlar; bu yüzden Sünnî cereyanlar da Şî’ayı, siyâsî yöneticilerin siyasetleri ve hedefleri içine sokmuş oldular. Bu durum İran düşünce ve akademi mensuplarının konuyu yeni baştan düşünmelerini ve birlik tönderliği iddialarının geçersiz hale geldiğini itiraf etmelerini gerekli kılıyor. “Mezhebler arası yakınlaştırma” projesi de istenen seviyeye ulaşamadı, toplantılar ve konuşmalar resmi protokol ve karşılıklı güzelleme konuşmaları çerçevesini aşamadı. Bizim Enstitü “Atlas-ı Rehberân” isimli bir kitap çıkardı, beş kere basılan bu kitap, Sünnî sahadaki en etkili alimler ve hareket adamları ile islamî hareketler ve bunların Batı ve Şî’a ile alakaları konusunu envanter ve inceleme olarak ele alıyor.

Ali Karadâğî:

-İslam düşüncesi ricali ile islâmî hareketlerin çoğu 1979 da İran’da yapılan İslâmî devrimin başarısına sevindiler, hatta bu devrimin yanında yer aldıkları için onların da bir kısmı hapsedildiler, fakat devrim sonradan yolundan saptı, şöyle ki, İslam ülkelerine karşı cephe aldı, onu destekleyen islâmî hreketlerin yanında değil de Beşşâr Esed gibi müstebid-zalim yöneticilerin yanında yer almayı tercih etti. Arap Baharı hareketinde de zalim diktatörleri milisleriyle destekledi, ısrarlı uyarlarımıza rağmen bundan vazgeçmedi. Bugünlerde Irak’ta cereyan eden protesto olayları Iraklıların meşru isyanıdır, ortalığa yayıldığı gibi ipleri başkalarının elimnde olan bir tuzak, bir komplo değildir; buna rağmen İran’a bağlı milisler, İran’ın dış politikası ve mezhepçilik merkezî stratejisini esas alarak Irak halkının meşru taleplerine karşı savaşıyorlar.

-Bir de İran’ın yaptığı sistematik Şîîleştirme faaliyetleri var. Batı Afrika’da sürdürülen ve mezheb çatışması tehlikesini barındıran sistemli bir “Sünnîleri Şîîleştirme hareketi” açıkça devam ediyor ve bu kabul edilemez. Dünya Müslüman Alimleri Birliği kuruluşndan itibaren içinde Şîî alimlere de yer verdi, Seyyid Teshîrî, birliğin başkanı Karadâvî’nin nâibi idi. Mezhebler arası diyalog ve yakınlaşma toplantılarının çoğuna katıldık, sizin de işaret ettiğiniz gibi bu toplantılar protokol konuşmaları, karşılıklı mücamele ve nasihattan öteye geçmedi.

Diyalogun geri kalanına Reysunî’nin konuşması ile devam edeceğiz.

Rus jetleri İdlib'e saldırdı: 3 çocuk öldü
Dünya
Rus jetleri İdlib'e saldırdı: 3 çocuk öldü
Suriye'de Beşar Esad rejimini destekleyen Rus savaş uçakları Idlib'in güney kırsalındaki Dar el-Kabira köyüne hava saldırısı düzenledi. Rusya'ya ait savaş uçaklarının İdlib'de düzenlediği hava saldırısında aynı aileden 3 çocuk hayatını kaybetti.
IHA
Rus jetleri İdlib'i bombaladı: 4 sivil hayatını kaybetti
Dünya
Rus jetleri İdlib'i bombaladı: 4 sivil hayatını kaybetti
Beşar Esad rejimi ve destekçisi Rusya İdlib sınırları içindeki yerleşim bölgelerine hava saldırını sürdürüyor. Rus savaş uçaklarının İdlib'in güneyindeki Cabla beldesinde, yerleşim bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında 4 sivilin hayatını kaybettiği, bir sivilin de yaralandığı açıklandı. Ölüler arasında bir kadın ve çocuğun olduğu öğrenildi.
IHA
Türkiye’nin yanındayız
Dünya
Türkiye’nin yanındayız
Pakistan Milli Meclis Başkanı Esad Kayser, Keşmir’de yasa dışı ilhak ve ablukanın sürdüğünü söyledi. Barış Pınarı Harekatı’nı da desteklediklerini belirten Kayser, “Zor zamanlarda Türkiye bizim için her zaman geldi. Barış Pınarı Operasyonu’nda biz Türkiye’nin yanındayız. Biz siyasi, askeri her adımında Türkiye’nin yanındayız” dedi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.