Bu çamaşırhanede unutulan kıyafetler sosyal medyada paylaşılıyor
Dünya
Bu çamaşırhanede unutulan kıyafetler sosyal medyada paylaşılıyor
Tayvan'ın merkezinde bulunan Wansho Çamaşırhanesi'nde müşterilerin kıyafetleri yıkanıyor, ütüleniyor ve temizleniyor.
DHA
Girişimci genç, fenomenlikten kazandığı parayla yaptı: 200 tavuklu çiftlik kurdu
Gündem
Girişimci genç, fenomenlikten kazandığı parayla yaptı: 200 tavuklu çiftlik kurdu
Erzurum'da bir genç, tavuk sevdasından dolayı 22 civcivle kümes açtı. Kümesindeki tavukları videoya çekip sosyal medyaya yükleyen genç, bir anda sosyal medya fenomeni oldu. Girişimci genç, fenomenlikten kazandığı parayla kümesini büyüterek 200 tavuklu bir çiftliğe dönüştürdü. Turgut Canbaş'ın hedefi ise Doğu Anadolu'nun en büyük tavuk çiftliğini açmak.
IHA
Minik fenomen Aras'ın kask uyarısı izleyenleri gülümsetti
Hayat
Minik fenomen Aras'ın kask uyarısı izleyenleri gülümsetti
Sosyal medyada ailesinin çektiği videolarla fenomen haline gelen Aras, hikaye kitabında motosiklete binen bir çocuğun kask takmadığını görünce babasına sitem etti. 3 yaşındaki Aras Özadalı'nın babasıyla diyaloğu ve kamu spotu niteliğindeki videosu, 500 binin üzerinde görüntülendi.
DHA
Edebiyat kaygımız
Edebiyat kaygımız

Okurlarımın, kaygı / endişe / ihtimam-gösterme fenomenleri ve bunların benlik’le ilişkisi hakkında Heidegger’ce -bir edebiyatçı özeniyle- yapılan tanımlara / çerçevelemelere vakıf olduklarını var sayarak, ben de onlardan hareketle, edebiyat kaygısı içinde olmanın, aslında edebiyatı aşan ya da edebiyatı kendiliğinden kendi içine çeken “bir dünya-içinde varolma” yönelimine, ilgili konuda “ben düşünüyorum” demelerimizin “ben bir şey düşünüyorum”a denk düştüğünü söylemek istiyorum.

Bu manada edebiyat kaygısı şairin şiiri, hikayecinin hikayesi, öykücünün öyküsü, eleştirmenin eleştirisi... için duyduğu kaygıdan çok fazlasıdır.

Zira o içinde yüzülen bir havuzdur ve edebi türlerle / edebiyat medya ve magaziniyle meşgul olanlar bir yüzme meraklısı olarak ona tabidir. Dolayısıyla, edebiyat kaygısından anlaşılması gereken, havuzun selametidir ki, onun selameti de meraklılarının selameti demektir.

Havuzu edebiyat dünyası’na bir karşılık olarak aldığımızda, edebiyat kaygısını dünyaya mahsus özel bir kaygının içine çekmiş, ki bununla bütünün özelliklerini taşıyan bir parçadan bütüne / dünyaya yönelmiş oluruz.

Dünya varlığımızın dünyası olarak tek, ancak dünya görüşlerimizin, inançlarımızın, kanaatlerimizin... dünyası olarak çoktur. Dolayısıyla bizler çoktan bir seçim yapmaya yazgılı olarak dünyada ancak kendi dünyamızla var oluruz. Böylece dünyanın yükü, kendi dünyamızla sınırlanmış olmamız bakımından taşınabilir yük haline gelir.

Geçmişteki ümmetin yaptıklarından sorumlu olmayışımız; diğer şeriatların yanlışlarını doğrultmak yerine, kendi şeriatımızın doğrularında derinleşmekle yükümlü ve dünyada oluşumuzla / dünyalı olmakla dünyaların sahibine borçlu bulunuşumuz, edebiyat kaygısı esasında “ben düşünüyorum” dememizi “ben Müslüman olarak bir şey düşünüyorum”a havale eder. Yakın geçmişte büyüklerimizin, elan edebiyat konusunda kalem oynatan kardeşlerimizin, bu menzilde dile getirdikleri hususlar, zikrettiğimiz nedenle, salt bir edebiyat kaygısını değil, Müslümanların veya İslam edebiyatının kaygısını temsil eder.

Sekülerleşmenin rüzgarına gönüllü olarak kapılan kimi Müslüman edebiyatçıların, bunu kendi imanlarının sorgulanmasına yorarak, rahatsızlıklarını ileri sürmeleri mümkün olmakla birlikte, konu ferdiyetle ilgili değildir; ümmetin, sair ümmetler içinde kendisine mahsus olarak oluşturduğu bir dünyaya; geçmişten bugüne ve yarına erişen edebiyat birikim, eylem ve potansiyelinin toplamına dairdir.

Yukarıda zikrettiğim hususları, merhum Ramazan Dikmen’in yaklaşımından vereceğim bir örnekle somutlaştırmak isterim.

Ramazan Dikmen, öykü türünde yoğunlaşmış olmasına rağmen, Cemal Şakar’ın kelimeleriyle, yazma fiilini amelinden sayar ve kimi edebiyatçıların bunun kaygısını taşımamalarından duyduğu rahatsızlığı hemen her ortamda açıklıkla dile getirirdi.

Öyküyle ilgili bir konuşmasında, inanç ve gündelik hayat arasında yaratılan çatışmanın sosyolojik boyutu üzerine sorulan bir soruyu şöyle cevaplamıştır:

“Müslüman kimlikli Türk insanı, Batılılaşma hareketinden itibaren girdiği toplumsal süreçte çok köklü bir zihniyet değişimine maruz bırakıldı. Bu değişim, asıl kimliği oluşturan İslam diniyle, bütün tarihiyle, tasavvufuyla, kültürüyle ve sanatıyla yabancılaşan insan tipini çıkardı. İslam’a, Allah’ın, Peygamber’in ve onu yorumlayan İslam ulemasının belirlediği çizgide değil, kendi keyfince tartışarak inanan insanların zihniyet yapısına geçildi. Yani dini, Allah’ın istediği gibi değil, kendi arzularının öngördüğü gibi algılayan, naasları tartışarak, pazarlık ederek inanan bir insan ve toplum tipi çıktı karşımıza. İşte bu insan tipini gösteren bir tema vardır hikayelerimde.

Kahramanlar arasındaki ilişkilerde bu köklü zihniyet değişikliğini hep görürüz. Ve bunu bütün hikayelerimde bilerek vermeye çalıştım. Bana göre Müslümanlığı ciddiye alan, ben Müslümanım diyen bir yazarın yapması gereken şeydir bu. Zaten günümüzün asıl sorunu da budur. Benim yapmak istediğim de modernleştirilerek tahrif edilmiş bir din anlayışıyla, geleneksel akışa bağlı bir din anlayışının çatıştığı bir durumla karşı karşıya geldiğimizi vermeye çalışmaktır.”

Okurlarım, Ramazan’ın söyleşisinin tamamını ve konumuzla birinci derecede ilgili olan Nasıl Bir Edebiyat İçin ve Niçin Yazı başlıklı denemelerini, vefatından sonra Hüseyin Su tarafından hazırlanan Tükenerek Çoğalmak adlı kitabından okuyabilirler.

Ramazan’ın alıntıladığım satırlarında açığa çıkan edebiyat kaygısı, çok yakınında yaşamış olmam nedeniyle ondan bana kalan en değerli mirastır.

Köy evinde yaptığı yemeklerle tanınan Taha Duymaz: Fenomen değil şef olmak istiyorum
Hayat
Köy evinde yaptığı yemeklerle tanınan Taha Duymaz: Fenomen değil şef olmak istiyorum
Son günlerde sosyal medyada en çok konuşulan isimlerin başında gelen 17 yaşındaki Taha Duymaz, son yaşadığı olaylar sonrası bir hayli üzgün. Yaşadıkların ders çıkaran Duymaz, hakkında çıkan tüm iddialara da Yeni Şafak canlı yayınında açıklık getirdi. 3 aydır hayatı boyunca karşılaşmadığı bir ilgiyle karşı karşıya olduğunu belirten Duymaz, “Ben sosyal medyada fenomen değil şef olmak istiyorum” dedi.
Yeni Şafak
Köy evinde yaptığı yemeklerle fenomen olan Taha: Bu süreçte çok yıprandım, hayallerim emeklerim elimden alındı
Gündem
Köy evinde yaptığı yemeklerle fenomen olan Taha: Bu süreçte çok yıprandım, hayallerim emeklerim elimden alındı
Hatay'ın Yayladağı ilçesinde ailesiyle yaşayan Taha Duymaz (17), köy evindeki mutfağında yaptığı yemek ve tatlı çeşitlerini videoya alarak sosyal medyada yayınladı. 1 milyonu geçen takipçi sayısıyla son günlerin sosyal medya fenomeni olan Duymaz'a çeşitli hesaplardan aldığı reklam ücreti üzerine eleştiriler yapıldı. Duymaz'ın sosyal medya hesabı, şikayetler üzerine kapatıldı. Yaptığı başvuru sonucu hesabı yeniden kullanıma açılan Duymaz, "Bu süreçte beni çok yıprattılar. Yıllardır verdiğim emekler boşa gitti. Bu yapılanlarla ilgili hukuki işlem başlatacağım. Ben yine yemeklerimi yapmaya devam edeceğim. Takipçilerim benim yanımda olmaya devam etsin" dedi.
DHA
Sosyal medya fenomenleri de denetlensin
Teknoloji
Sosyal medya fenomenleri de denetlensin
Anadolu Yayıncılar Derneği, radyo, televizyon ve gazetelerin zor bir dönemde olduklarını, bunun en önemli nedenini sosyal medya fenomenleri olduğunu belirterek, ”Son yıllarda geleneksel medya kan kaybetmeye başladı. Radyo, Televizyon ve Gazetelerin gelirleri düştü. Bu gelirler düşmesine rağmen bu kuruluşlar devlete vergi ödemeye devam ediyor. Gazete ve Televizyonlar hem istihdam yapıyor işçi çalıştırıyor. Hem devlete kurumlar vergisi, gelir vergisi ödüyorlar. Televizyonlar ise RTÜK’e vergi ödüyorlar. Bu medya kuruluşları sosyal medya kuruluşlarının devreye girmesiyle zor duruma düştüler" açıklamasını yaptı.
IHA
'Zombi gelin' lakabıyla bilinen İranlı fenomen koronavirüse yakalandı
Koronavirüs
'Zombi gelin' lakabıyla bilinen İranlı fenomen koronavirüse yakalandı
İran'da geçen yıl "zombi gelin" ve "Angelina Jolie'ye benzemek isterken zombi olan kadın" lakaplarıyla ünlenen Fatemeh Khisvand'ın koronavirüs testlerinin pozitif çıktığı açıklandı. Sosyal medyada Sahar Tabar ismiyle bilinen genç kadının, paylaştığı fotoğraflardan dolayı tutulduğu cezaevinde hastalığı kaptığı öğrenildi.
Diğer

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.