İnönü Üniversitesi karaciğer nakliyle Guinness yolunda
Hayat
İnönü Üniversitesi karaciğer nakliyle Guinness yolunda

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi, karaciğer naklinde gösterdiği başarılı çalışmalar sayesinde Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi hedefliyor.

AA
Zümrüt Aparmanı kitabı için istenen ceza belli oldu
Gündem
Zümrüt Aparmanı kitabı için istenen ceza belli oldu

"Zümrüt Apartmanı" adlı kitabın yazarı Abdullah Şevki Yurtvermez hakkında 'müstehcenlik’ suçlamasıyla 2 yıldan 5 yıla kadar, kitabı basan yayınevi sahibi Alaattin Topçu hakkında da ‘müstehcen yayın yapmak’ suçlamasıyla 6 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

AA
Dinleyecek biri
Dinleyecek biri

“Bazen sesimi hiç kimse işitmiyormuş gibi hissediyorum” dedi kederle yanındakine, “belki kendim bile!”

Video: Dinleyecek biri


Söylemek istediği her şeyi söyleyerek giden var mıdır şu dünyadan? Muhtemel ki yoktur. Her yaşayanın yaşayamadığı bir şeyler kaldığı gibi, her söyleyenin söyleyemediği bir şeyler de kalır öylece içinde. Tamam, kalsın. Söylemeyi istediklerimizin bir kısmını söyleyebilmeyi de bahtiyarlık sayar geçeriz. Ve fakat, yaşadığımız şu velveleli hayat, öyle bir yere doğru gidiyor ki; Allah-u âlem bir zaman sonra bir şekilde söylenebilen sözleri, iyi kötü dile getirilebilen meramı da can kulağıyla bir dinleyen bulunamayacak diye endişe ediyoruz. Öyle ya; hayatımıza el koyan, günlerimizi tıka basa dolduran, adeta bize nefes alacak zaman bile bırakmayan bunca meşguliyetin arasında hangimizin bir başkasının iç dünyasına, duygularına, hassasiyetlerine, hikayesine bakmaya mecali, dikkati, sabrı olacak, olabilecek? Elbet konuşacak insanlar, sesler işitilecek ama o sesin taşıdığı mânâ belki de hiç kapağı açılmadan yeniden sözü söyleyene, meramın sahibine adresine ulaşmayan bir mektup gibi iade olunacak. Nasıl bir felakettir bu, düşünebiliyor musunuz? Baş döndürücü bir hızla dönen bir zaman, hıncahınç insanla dolu karmakarışık bir dünya ve birbirine sağır milyonlarca insan...

“Feryâd ki feryâdıma imdâd edecek yok/ Efsûs ki gamdan beni âzâd edecek yok/ Te’sir-i muhabbetle yıkılmış müteellim/Vîrane dili bir dahi âbâd edecek yok/ Ya Râb ne için zâr-ı Nigâr’ı şu cihanda/ Nâ-şâd edecek çoksa da dil-şâd edecek yok” diye yazmış bir şiirinde Nigâr Hanım. Tamburî Cemil Bey o şiiri Şehnaz makamında bestelemiş, belki bilvesile bir dinleyen olur. Hem de mümkünse Bekir Sıtkı Sezgin’den...

Artık birbirinin sesini duymakta bile zorlanan insanlığımız, klavye hareketlerinin, tuş tıkırtılarının sesini duyabilir mi? İnsanın yaşamanın yerine ikame etmeye çalıştığı mecralarda, her şey, dolayısıyla insan da hikayesiyle birlikte çılgınca akıp bir kayboluşa dökülmüyor mu? Türlü sebeple eğilip bükülen, bin bir beklentiyle abartıya bulanan iddialar, tabiatı icabı samimiyetinden kaybeden sözler, bir yerlerden doldurulup avuç avuç ekranlara dökülen ifadeler, harf sayılarına sığdırılmaya çalışılan keskin uçlu kelimeler... Orada kimse var mı gerçekten? Bizi duyan, dinleyen, anlamaya gayret eden, buna ayıracak vakti, gücü, alakası olan, hikayesini başkalarının hikayesiyle yüzleştirecek kadar insanlığı olan... Hayattan daha hızlı akmıyor mu orada her şey? Bütün sözleri önüne katıp götürmüyor mu o devasa girdap! Daha en başta adına ‘sanal’ dediğimiz bir mecrada, kendimize gerçeklik mi arıyoruz şimdi? Mümkün mü bu? Her insan müstesna değil miydi, duygularıyla, düşünceleriyle, hayalleriyle, hikayesiyle? Her söylenenin, her yazıya dökülenin trend tornalarından geçirildiği, standart kalıplara döküldüğü bir mecrada, kimin bir başkalığı, bir farklılığı, bir kendine özgülüğü, bir istisnaî ahvali, hissedişi olabilir ki? Orada, kim aklını ve kalbini bütün bunlardan alarak bir insanın içinden geçene can kulağını verebilir ki?

“Cenin değil, ana karnında taşınan koskocaman bir dünya, ufacık ama bütün, tastamam bir kozmostu. Âlemin bir zübdesiydi. Sihrine ram olacaktım. Mankurt gibi her şeyi bir kenara bırakıp onun refahı ne emrederse onun peşinde koşacaktım. Uzay boşluklarında çırpına çırpına yüzerek milyonlarca ışık yılı yol gidecek, yörüngesine oturup ebediyen etrafında dönecek, uydusu olacaktım, kölesi olacaktım. Yapmacık otoriterliğimle işaret parmağımı tehditkârâne salladığımda gözlerimin içinin güldüğünü fark edecek, aldırmayacak ama sevgiden doğan bir şımarıklıkla gelip sırnaşacaktı. Rakamları yıldızlardan, kelimeleri masallardan toplayıp bir bir avcuna sayacaktım. İkimiz bir soğan olacaktık, hangimizin bir katını soysalar, altından diğeri çıkacaktı” diye yazmış Kadir Daniş, ‘insan’ın daracık damarlarında nefes nefese koşaduran kitabı ‘Serçelerin Ölümü’ kitabında... ‘Serçelerin Ölümü’ heyecan verici bir kitap, okuyana elbet dokunacaktır.

Bir de soru bırakalım yazının sonuna: Hayatın artık hepimizi fazlasıyla yormakta olan derin uğultusu, insanların işitilmediği için havada asılı kalan sessiz feryatlarından geliyor olabilir mi?

Dünyanın en tehlikeli kuşu sahibini öldürdü
Dünya
Dünyanın en tehlikeli kuşu sahibini öldürdü
ABD’de bir çiftçi, dünyanın en tehlikeli kuşu olarak gösterilen Cassowary tarafından öldürüldü. Kuş, gözlem altında çiftlikte tutuluyor.
Diğer
Hasankeyf’in masal kahramanı
Hayat
Hasankeyf’in masal kahramanı
Elif Yemenici bu masalsı yolculuğa kendisiyle bütünleşen özgün illüstrasyonları ile hayat vermiş. Renk seçimleri, kapı süslemeleri, tercih edilen desenler, ışık kullanımı ve küçük ayrıntılar okuyucunun metinden çok daha fazlasını görebilmesini sağlıyor.
Yeni Şafak
40 metrelik kebap saniyeler içinde tükendi
Hayat
40 metrelik kebap saniyeler içinde tükendi
Başkentte yeni açılan bir dürümcünün yaptığı 40 metre uzunluğundaki Adana kebap, saniyeler içinde tükendi.
AA
168 milyon ders kitabı ücretsiz dağıtıldı
Gündem
168 milyon ders kitabı ücretsiz dağıtıldı
Milli Eğitim Bakanlığınca, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerine ücretsiz dağıtılan toplam ders kitabı sayısı 168 milyon 192 bin 641 oldu. Ücretsiz Ders Kitabı Dağıtımı Projesinin başlatıldığı 2003 yılından itibaren öğrencilere dağıtılan kitap sayısı 3 milyara yaklaştı.
AA
Yasin satmak için girdiği apartmandan seçmece ayakkabı çaldı
Gündem
Yasin satmak için girdiği apartmandan seçmece ayakkabı çaldı
Kağıthane'de bir apartmana dini kitap satar gibi giren bir kişi ayakkabıları tek tek inceledikten sonra iki çift ayakkabıyı aldı.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.