Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Mahkemelik adaylar
Gündem
Mahkemelik adaylar
HDP'nin Güneydoğu'da aday gösterdiği belediye başkan adayları arasında terör soruşturmaları kapsamında haklarında soruşturma başlatılan, dava açılan veya hapis cezasına çarptırılan isimler de bulunuyor.
Yeni Şafak
İzmir kaosu
Gündem
İzmir kaosu
Kılıçdaroğlu’nun İzmir’de, 12 Eylül’ü yeniden akla getiren Tunç Soyer’i aday göstermesinden sonra hem CHP hem de İyi Parti’de sular durulmuyor.
Yeni Şafak
Kadıköy'de isyan bayrağı
Gündem
Kadıköy'de isyan bayrağı
Belediye başkan adaylarının bir kısmını daha açıklayan CHP’de sular durulmuyor. HDP kontenjanından Kadıköy’de aday gösterilen Şerdil Odabaşı hala tartışma konusu.
Yeni Şafak
HDP ortaklığı CHP'yi karıştırdı
Gündem
HDP ortaklığı CHP'yi karıştırdı
31 Mart için adaylar açıklanınca CHP ve İyi Parti’nin HDP’yle gizli ittifakı su yüzüne çıktı. CHP iddialı olduğu İzmir ve Kadıköy ile Sancaktepe’de HDP’ye yakın isimleri aday gösterdi. HDP de İstanbul, İzmir ve Adana’da aday göstermeyeceğini duyurdu. Kılıçdaroğlu’nun “meçhul akıl hocaları”na danışarak hazırladığı listeler CHP’yi karıştırdı.
Yeni Şafak
CHP/İP’ye zımni ortak HDP
CHP/İP’ye zımni ortak HDP

CHP’de çarşı fena karıştı. Pazar gününden bu yana olanları takip ediyorsunuzdur. CHP’nin İl Başkanı Kaftancıoğlu bile bir gitti bir geldi.

Video: CHP/İP’ye zımni ortak HDP


İzmir’deyse Tunç Soyer ismi etrafında fırtınalar kopuyor. İP’in Soyer hakkındaki söylemlerinin yenilir yutulur tarafı yok. Ama CHP lideri Kılıçdaroğlu hem kendi iktidarının hem temsil ettiği misyonun kökleşmesini sağlamak için adım adım hedefine yürüyor.

Nedir bu hedef derseniz. Elbette ki CHP Genel Merkezi’ni kuşatan, ele geçiren bir kliğin CHP’nin tüm kademelerini de ele geçirmesidir. Ama konumuz bu değil.

Size ilk önce, CHP içinde kopan fırtınadan daha çok HDP’nin dönüp dolaşıp CHP-İP ittifakına nasıl da eklemlendiğini anlatmak istiyorum.

24 Haziran seçim sürecinde kurulan Millet İttifakı’nda doğrudan HDP’nin olmadığını biliyoruz. Ama o dönemde ilk dillendirenlerden biri olduğum için HDP’nin bu ittifaka eklemlenme biçimini “zımni ittifak” (kapalı ittifak) şeklinde tanımladığımı hatırlatmak isterim.

Seçim sürecinde Saadet Partisi’nden gelen oylarla kendisini garantiye alan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun HDP’yi nasıl da Meclis’e taşıdığına şahit olmuştuk. Oradaki amacı Erdoğan’ın seçilmesinin önüne geçemeyeceğini bildiği için Ak Parti’ye kan kaybettirmekti. Başardı da. Ak Parti Meclis’te çoğunluğu elde etti ama arayı açamadı.

Yeni bir seçim sürecindeyiz. Ak Parti ve MHP, Cumhur İttifakı ile yol alıyor. Buna mukabil CHP ve İP zorlu müzakerelerden sonra bir anlaşmaya vardı.

Yerel seçim sürecine girdiğimizden bu yana bir iki istisna hariç HDP ve CHP yöneticileri çok yakın fotoğraf vermemeye çalışıyor. Arka kapı diplomasisi ise her daim faal.

Daha önce bu köşede yazdım, Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında tutulmasının sebeplerinden biri HDP ile olan ilişki biçimi. HDP’yi Ak Parti ya da Erdoğan karşıtı cephede Kılıçdaroğlu eliyle hizaya getiriyorlar. Bunu 24 Haziran’da gördük.

Buna mukabil Kılıçdaroğlu’nun o kadar büyük bir manevra kabiliyeti var ki Meral Akşener ile de Saadet Partisi ile de ittifak kurabiliyor. (Tabii burada Kıılıçdaroğlu’nun akıl hocalarının da hakkını teslim etmeliyiz. Mesela en son Gül, Kılıçdaroğlu görüşmesinde, Kılıçdaroğlu’na “Sakın istifa etme” diyen bir iradenin oluştuğunu duymuştuk. Ki bugüne kadar yalanlanmış değil.)

Bu bilgiler eşliğinde HDP’nin İstanbul, İzmir ve Adana’da aday göstermeyeceğini değerlendirmek gerekir.

HDP bu kararıyla CHP ve İP’in adaylarını destekleyeceğini yine zımni olarak ilan etti.

Peki, HDP’nin bu kararındaki motivasyon ne? Tabii ki Cumhur İttifakı ve hükümet karşıtlığı!

İstanbul, İzmir ve Adana’nın yanına Ankara, Gaziantep, Şanlıurfa, Mersin gibi iller de eklenebilir. Bu illerde CHP ve İP’in adayları desteklenir, böylece “ortak amaca” ulaşmak için mesafe alınır.

Tek amaç 31 Mart yerel seçimlerinde Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’na bir çentik atabilmek.

HDP sözcüsü diyor ki, “Türkiye’nin bir beka sorunu yoktur!”

Allah aşkına buna kim inanır?

Suriye’nin kuzeyinde Amerika tarafından binlerce TIR ile silahlandırılan PYD/YPG-PKK terör örgütü varken… Daha önceki gün Kuzey Irak’ta üs bölgemize yönelik provokasyon dolu saldırı gerçekleşmişken… HDP sözcüsü diyor ki “Türkiye’nin bir beka sorunu yoktur.”

Bir kez daha söyleyelim.

Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’taki yerel seçimlerde kan kaybetmesini fırsata çevirmek isteyen çevreler, Kılıçdaroğlu eliyle CHP’yi, İP’i ve HDP’yi bir blokta toplamayı başardı.

Bu başarıyı sandığa yansıtabilirler mi, göreceğiz.

  • Kılıçdaroğlu’nun vazgeçemediği isimlere bakar mısınız
  • CHP/İP-HDP ittifakı sandıkta başarılı olur mu sorusunun peşine düşmeden önce CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun partisindeki dizaynına bakmak gerekiyor. İP ile mutabakatı olmasına rağmen tuttu rahmetli Türkeş için 12 Eylül yargılamalarında “idamını isteyen” adamın oğlunu İzmir’e büyükşehir belediye başkan adayı yaptı.
  • Tunç Soyer, sadece babasının tutumu nedeniyle eleştiriliyor değil. Örneğin Soyer PKK’ya terör örgütü diyebiliyor mu merak ediyorum. Zira “Eskiyi kaşımamak lazım” türünden bir cümleyi FOX TV’den İsmail Küçükkaya’ya kurduğunu biliyoruz.
  • Böyle bir isim şimdi İzmir’i yönetmeye aday, iyi mi?
  • Bir de İstanbul mevzuu var ki evlere şenlik. Canan Kaftancıoğlu, Maltepe ve Ataşehir adaylarına itiraz etmişti, olmayınca istifa etti. Sonra ikna edildi, geri döndü. Hepsini de sosyal medyadan takip ettik.
  • Burada iki isme özel bahis açmak gerekiyor. Maltepe Belediye Başkanı ve adayı Ali Kılıç, Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi.
  • Ali Kılıç, Kılıçdaroğlu’nun Almanya’dan ithal ettiği bir isim. Yıllarca yanında danışman olarak tuttu. “Ali’siz Aleviliği örgütleyen” bir isim olarak öne çıktı ve mükafat olarak Maltepe’ye eklemlendirildi.
  • İlgezdi ailesi ise Kılıçdaroğlu’nun kasası gibi. Buz Rezidans skandalında da ortaya çıktı ki Kılıçdaroğlu ne Battal İlgezdi’den ne de eşinden vaz geçemez. Çünkü ilişki biçimleri bambaşka.
  • CHP’de çarşı gerçekten karıştı, sonuçlarını takip edeceğiz.
* CHP’nin adaylarını kimler belirliyor? * Partiyi yöneten o gizemli akıl kimdir? * CHP-İyi Parti-HDP (PKK) cephesi de ne? * Artık ‘CHP’ diye bir ‘siyasi kimlik’ yoktur.
* CHP’nin adaylarını kimler belirliyor? * Partiyi yöneten o gizemli akıl kimdir? * CHP-İyi Parti-HDP (PKK) cephesi de ne? * Artık ‘CHP’ diye bir ‘siyasi kimlik’ yoktur.

CHP’nin adaylarını kim belirliyor? Akıl hocaları kim? Kim bu gizemli merkezler? Aday isimleri hangi önceliklere göre belirleniyor? Türkiye’nin çıkarlarını mı, toplumsal beklentiler mi, AB çıkarları mı, ABD’nin ülkemize yönelik gelecek kurguları mı, para/çıkar ilişkileri mi?

Video: * CHP’nin adaylarını kimler belirliyor? * Partiyi yöneten o gizemli akıl kimdir? * CHP-İyi Parti-HDP (PKK) cephesi de ne? * Artık ‘CHP’ diye bir ‘siyasi kimlik’ yoktur.


CHP aklı mı bunları belirliyor? Gerçekten böyle bir akıl kaldı mı? Yoksa başka bir akıl mı devrede? Parti aklı mı, yoksa dışarıdan örgüt aklı mı devrede?

Çok ciddi iddialar var!

Mesela yolsuzluk dosyaları içinde boğulan Battal İlgezdi’nin yeniden Ataşehir Belediye Başkanı adayı olarak belirlenmesi amacıyla yapılan pazarlıklara dair çok ciddi iddialar var?

Mesela İzmir’de Tunç Soyer’in aday gösterilmesi 12 Eylül öncesinin bütün çatışma hafızasını bugüne taşıdı. Ülkücülere işkenceleriyle, idam kararlarıyla bilinen Nurettin Soyer’in oğlu için İYİ Parti’nin CHP’yi İzmir’de hangi gerekçeyle destekleyeceği merak ediliyor.

Mesela İstanbul ilçe başkan adaylarının bazılarının CHP kimliğinden çok HDP kimliğine sahip olması, mezhep ve etnik çatışmaları öne çıkaran, çıkaracak isimler seçilmesi dikkat çekici. Bu konularda o kadar çok örnek var ki?

Sizi hangi akıl tek bir çatı altında topladı?

CHP, İyi Parti ve HDP (PKK)’yı aynı cephede toplayan, bütün silahlı ve silahsız örgütleri CHP çatısı altında gizleyen akıl kimin aklı, hangi gücün aklı? İYİ Parti’nin milliyetçileri HDP’ye mi oy verecek? CHP’li vatanseverler PKK’nın siyasal kanadına mensup adaylara mı oy verecek? Yine İyi Parti’nin milliyetçileri, ülkücüleri asan adamın oğluna mı oy verecek?

Zihin karıştırıcı bir durum. Bu kadar birbirine zıt kimlikleri tek bir çatışmacı cephede toplayan irade yerli değil. Kesinlikle değil. Bu kadar örgütü ve cepheyi tek çatı altında toplayan o irade, CHP adaylarını da büyük oranda belirliyor demektir. Hangi HDP’li’nin CHP’den nerede aday gösterileceğini, hangi toplumsal çatışma izi bırakacak ismin nerede öne çıkarılacağını belirliyor demektir.

İstihbarat örgütleri cirit atıyor?

Dikkat ediyorum da; bu “çatı” hiçbir şekilde Türkiye’nin merkezinden beslenmiyor. Tamamen çokuluslu bir akıl bu ittifakı da, adayları da belirliyor, öne çıkarıyor. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık’ta, 15 Temmuz’da etkili olan el, burada da etkili. ABD istihbaratından Alman istihbaratına, CHP’nin öncülüğünü yaptığı ittifakta her ülke var, sadece Türkiye yok.

Türkiye’nin kurucu partisini Türkiye ekseninden çıkarıp ideolojik çatışma örgütüne dönüştüren irade ile İYİ parti projesi ve HDP’yi (PKK) tek cephe haline getiren irade yeni bir siyasal dalga, çatışma dalgası oluşturma peşinde. Bu anlamda söz konusu ittifakta yer alanlar bir çokuluslu proje olarak öne çıkıyor.

Yeni CHP projesi bir çokuluslu projeydi..

Burada oyun “CHP Projesi” ile başladı ve ilk önce o tamamlandı. Kemal Kılıçdaroğlu projesi, Türkiye’nin kurucu partisini yerli eksenden, merkezden çıkarıp Türkiye karşıtı bir cepheye çekme planıydı. O proje başarıya ulaştı. Şimdi yeni CHP ile örgütler ve çokuluslu ortaklığın siyasal aparatları üzerinden yeni bir proje deneniyor.

Yerli olan, vatan eksenine, Türkiye eksenine karşı bir çokuluslu cephe biçimleniyor. Aday belirlemedeki kriterlerden bile bu anlaşılıyor artık. Türkiye’nin merkez iktidar alanını zayıflatmayı, bütün kimlikleri çatışma alanına çekmeyi amaçlayan bir hesap yürütülüyor.

Kılıçdaroğlu, CHP’yi bir ‘ulusal güvenlik meselesi’ne dönüştürdü

CHP’nin bir “ulusal güvenlik sorunu” olmaya başladığını sanırım ilk yazan kişi benim. Kemal Kılıçdaroğlu’nun eğilimlerinin ve tercihlerinin partiyi bir uçurumun kenarına getireceği daha göreve gelir gelmez, partinin üst yapısını değiştirir değiştirmez ortaya çıkmıştı.

Türkiye’nin kurucu partisi aklını da merkezini de kaybediyor, operasyonel alana çekiliyordu. CHP’yi yeniden yapılandırmaya dönük süreç hep bu yönde oldu.

Türkiye’nin kurucu partisi bir kavga partisine, gelecekte ülkemize yönelebilecek yeni çokuluslu saldırılar için içeriden operasyon partisine dönüştürüldü.

Parti yönetimine getirilenlerin siyasi kimliği, durdukları yer, Türkiye ile aralarına koydukları mesafe, terörden yana tavır alma, dış müdahaleden yana tavır alma, ülkenin bölgesel sıkıntılarına karşı tavır alma halleri, daha net biçimde söylersek; “Türkiye düşmanlıkları” CHP’yi bir güvenlik meselesine, ulusal güvenlik sorununa dönüştürdü.

CHP-İYİ Parti-HDP (PKK)Nasıl bir Türkiye planı bu?

Aslında Kılıçdaroğlu, CHP’nin başına geçtiği günden bu yana bütün mücadelesini Türkiye’ye karşı vermiştir. Anamuhalefet partisini ABD’nin müdahale aparatına, Almanya’nın Türkiye istihbarat uzantısına, HDP’nin bıraktığı boşluğa yerleştirmiştir.

Muhtemelen de partinin başına bu projeler için getirildi. Attığı her adımla, söylediği her sözle Türkiye karşıtı kim varsa, hangi ülke ve örgüt varsa onlarla yan yana duran biri Türkiyeli değildir. CHP’yi Türkiye ekseninden çıkarma projesi Kılıçdaroğlu üzerinden yürütülmüştür. Bunu bugün, belediye başkan adayları belirlenirken, CHP-İyi Parti-HDP (PKK) ittifakı biçimlenirken bir kez daha görüyoruz. Nasıl bir Türkiye planı bu?

Türkiye’nin ana omurgası ile karşıtları ayrışmıştır…

Türkiye’nin ana omurgası ile, siyasal genetiği ile, Türkiye’ye karşı dışarıdan yönetilenler arasında bloklaşma netleşmiştir. Türkiye’yi kaynaştırıp büyütme, güçlendirme düşüncesi ile hırpalama, zayıflatma, dışarıdan operasyonlara açık hale getirme cephesi netleşmiştir.

Artık CHP aklı diye bir akıl yoktur, çokuluslu akıl vardır. Artık CHP Türkiye partisi değil, Türkiye ile mücadele edenlerin odaklandığı bir partidir. PKK’yı nasıl yönetiyorlarsa, nasıl Türkiye’nin başına sarıyorlarsa, CHP’yi de kendi alanında aynı şekilde yönetiyorlar, benzer bir role hazırlıyorlar.

Yol bellidir: Artık CHP diye bir siyasal kimlik kalmamıştır

Bu yüzden; bu ülkede tek mücadele alanı, tek siyasi kimlik, Türkiye Ekseni ile karşıtları arasındadır. O gizemli akıl bizim için bellidir ortadadır. 15 Temmuz saldırısının arkasındaki akıllar, yeni çatı ittifakı arasındaki akıl aynıdır. CHP’yi Türkiye ekseninden çıkarma projesinin arkasındaki akıl aynıdır. Şimdi PKK’lı adayları CHP üzerinden sahaya süren akıl aynıdır.

Bu yüzden; CHP’nin vatanseverleri için de, İYİ Parti’deki vatanseverler için de yol bellidir. Artık CHP diye düşünme yerine, tercih yapma yerine Türkiye ekseninde yer almaktadır. Çünkü artık CHP diye bir siyasal kimlik yoktur. HDP vardır, PKK vardır, çokuluslu irade ve akıl vardır.

HDP Sözcüsü Oluç: İstanbul, İzmir ve Adana’da aday çıkarmayacağız
Gündem
HDP Sözcüsü Oluç: İstanbul, İzmir ve Adana’da aday çıkarmayacağız
HDP Sözcüsü Hakkı Saruhan Oluç, düzenlediği basın toplantısında açıklama yaptı. HDP Sözcüsü Oluç, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul, Adana ve İzmir'den adayı çıkarmayacaklarını açıkladı.
AA
HDP İstanbul, İzmir ve Adana’da aday çıkarmayacak
Gündem
HDP İstanbul, İzmir ve Adana’da aday çıkarmayacak
HDP Sözcüsü Oluç, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul, Adana ve İzmir'den adayı çıkarmayacaklarını açıkladı. Seçim stratejilerine ilişkin çeşitli kesimlerle görüşmeler yaptıklarını anlatan Oluç, "PM ve MYK toplantılarında yaptığımız değerlendirmeler sonucunda HDP olarak, Türkiye'de demokrasi mücadelesinin güçlenmesi için kimi yerlerde fedakarlıklar yapma konusunda bir karar aldık. Bu fedakarlığı şu ya da bu parti lehine yapmıyoruz" dedi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.