AB'den Türkiye'ye: Suriye harekatını durdurun, 'güvenli bölge' için ödeme yapmayacağız
Dünya
AB'den Türkiye'ye: Suriye harekatını durdurun, 'güvenli bölge' için ödeme yapmayacağız
Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde başlattığı Barış Pınarı Harekatı ile ilgili Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'dan tehdit gibi bir açıklama geldi. Juncker "Suriye harekatını durdurun, 'güvenli bölge' için ödeme yapmayacağız"dedi.

Yeni Şafak
Zavallı diyalog
Zavallı diyalog

Sevgi, barış, hoşgörü, hizmet gibi birçok güzel sesli ve anlamlı kelime kötüye ve kötüde kullanan bazı şahıslar ve gruplar yüzünden yıpranmıştır. Bu yüzden “zavallı” dediğim diyalog kelimesi de bunlardandır. Günlük dilde ikrah söz konusu olmadan kullanılıyor olsa da “dinlerarası diyalog” terkibindeki diyalog artık kötü bir damga olup kalmıştır.

Video: Zavallı diyalog


Açıp ansiklopedik lügatlara baktığımızda diyalog kelimesi şöyle açıklanıyor:

“Dialogue” Yunanca’da iki ya da daha çok kişi arasında karşılıklı konuşma anlamına gelir. Dilimize Fransızca “dialoque’’ kelimesinden geçmiştir. Sosyal bilimlerde ve günlük konuşma dilinde, farklı görüş ve tutuma sahip iki kişi, grup veya ülke arasında karşılıklı görüşme, tartışma ve temas anlamında kullanılır.

Peki dinlerarası diyalog nedir?

Dinler insanlaşıp birbiri ile konuşup tartışamayacağına göre burada mecaz vardır ve bundan maksat “belli dinlere mensup kişiler arasında diyalog” demektir.

Peki tabii ve kaçınılmaz olan böyle bir faaliyet nasıl oldu da ülkemizde damga ve aforoz aleti haline geldi?

Çünkü papa bunu kötüye kullandı, F. Gülen’in de ona yardımcı olduğu zaman içinde ortaya çıktı!

Papa 2. Jean Paul altmışlı yıllarda, öteden beri uygulamada var olana farklı anlam ve maksat yükleyerek “dinlerarası diyalog” faaliyetini başlattı. Başta Katoliklerin diğer din mensuplarına bakışını yumuşatmak istemişti, tepki ile karşılaşınca “Bizim maksadımız diyalogu, Hristiyanlaştırma aracı olarak kullanmaktır” dedi. F. Gülen onu ziyarete gitti, bir mektup sundu, bu mektupta “diyalogun bir parçası veya tarafı olarak buraya geldim” diye yazmıştı.

Parçası mı, tarafı mı?

Parçası olursa ona hizmet edecek. Taraf olursa “o da İslamlaştırmak için” katılacak ve kullanacak.

O tarihlerde konu cemaatler arası tartışma sebebi olunca kendilerine yazılı olarak sordum; “parçası değil, taraf” diye cevap verdiler, yanlış çevirilmiş dediler.

Tabii, faydalı, hatta bazen zorunlu olan “farklı din mensupları arasındaki diyalog” kavram ve faaliyeti, bu rakipler arası tartışmada zarar görmesin ve sapmasın diye 2005 yılında “Dinlerarası Diyalog Nedir” isimli bir küçük kitap yazdım ve burada hem o cemaati uyardım, hem de normal olanı, tarih boyunca uygulananı açıklamaya çalıştım. O kitapta şu satırlara yer verdim:

“Defalarca ifade ettiğimiz gibi bütün diyalog taraflarının kendilerine göre amaçları ve beklentileri vardır; bundan Vatikan’ı istisna edemeyiz; onlar da diyaloğa karar verirken bunu -başka amaçlar yanında- dinlerini yayma aracı olarak kullanmayı hedeflemişlerdir. Buna rağmen Müslümanlar onlarla diyaloga girerlerse bunların da hedef ve beklentileri olacaktır. Hiçbir Müslüman zarardan ziyade fayda umudu olmadan karşı tarafa (Hristiyanlığın yayılmasına) hizmet etmek için diyaloğa girmez. Farklı inançlara sahip taraflar arasındaki diyaloga karşı çıkanlar, sanırım bunun getiri ve götürüsü konusunda farklı düşündükleri, farklı değerlendirmeler yaptıkları için karşı çıkıyorlar. Bu karşı çıkış, diyaloga girenler için de bir uyarı olmalı, hesap hatasına düşmemek için onları daha fazla dikkate sevketmelidir”.

2009’da hazıladığım baskıda da şunu yazdım:

“Hristiyanlığın vazgeçemeyeceği vazifelerinden biri misyonerlik; yani bütün insanları Hristiyanlaştırmak için çaba göstermektir ve bunu da asırlardan beri yapmaktadır. Buna rağmen Müslümanlar onlarla diyalog içinde olmuşlar, ‘Hristiyanları Müslümanlaştırmak’ amacı da dahil birçok maksatlarla bir araya gelip görüşmüş, tartışmış, ortak bazı işler tutmuşlardır. Bugün yurt dışında yaşayan dindaşlarımız yoğun bir misyonerlik taarruzu karşısında bulunuyorlar ve oradaki din rehberlerimiz çeşitli maksatlarla Hristiyan ve Yahudi din adamlarıyla bir araya geliyor, diyaloglar yapıyorlar.”

“Bu noktada önemli olan kırmızı çizgilere dikkat etmek, dengeyi bozmamak, kâr zarar hesabını iyi yapmaktır; eğer bu çeşit diyalog İslam’ın ve Müslümanların menfaatine değil, zararına olursa zinhar ondan uzak durmaktır. Müslümanlar, ‘Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi misyonunun bir parçası olmak üzere’ diyaloga girmezler, kendi davalarının şuurlu bir misyoneri; yani davetçisi, tarafı olarak diyaloga girerler.”

“Burada bir daha tekrar edeyim: Diyalog zorunludur, kendi duvarlarınızın içine hapsolarak -tebliğ başta olmak üzere- İslam’ın çağdaş temsilini gerçekleştiremezsiniz, oyunlara müdahale edemezsiniz, ama oyuna gelmemek, pirinç peşinde iken eldeki bulguru da kaybetmemek için azami titizliği göstermeniz de ayrı bir vecîbedir.”

Amerika Birleşik Tacizciler & Tecavüzcüler Devleti!
Amerika Birleşik Tacizciler & Tecavüzcüler Devleti!

Elle moda dergisi yazarlarından Jean Carroll, Trump’ın cinsel saldırısına uğradığını söyleyen “on altıncı kadın” olmuştu! 75 yaşındaki Carroll’ın geçen Haziran’da yaptığı bu ifşaat, 25 sene önceki bir tecavüz olayıyla alakalıydı.

Video: Amerika Birleşik Tacizciler & Tecavüzcüler Devleti!


Tecavüzcü Trump’ın skandal bagajının gün geçtikçe ağırlaşacağını öngörmek hiç de zor değildir.

Sarı Kovboy’un kankası Amerikalı milyarder Jeffrey Epstein, “aralarında reşit olmayan kız çocuklarının da yer aldığı çok sayıda kişiye cinsel tacizde bulunmak ve seks amaçlı insan kaçakçılığı” ile suçlanarak 6 Temmuz günü tutuklanmış; 10 Ağustos’ta ise New York’un Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu…

Epstein’in kuşkulu ölümüyle ilgili birçok iddia ortaya atıldı. Bir hafta sonra, “Adli Tıp’ın otopsi raporuna göre intiharı kesinleşti” denildi. Gerçekten böyle midir, yoksa “itina ile ayarlanmış bir rapor” mudur; emin değiliz.

ABD’nin, JFK Suikastının derin gerçeklerini Warren Komisyonu marifetiyle; Kurgusal 11 Eylül’ün arka planını ise 11 Eylül Komisyonu eliyle “hasıraltı etmiş” bir devlet olduğunu unutmayalım…

Otopsi raporundan on gün sonra; Jeffrey Epstein’in hücresinin dışındaki kamera görüntülerinin “kullanılamaz halde” olduğu ortaya çıktı! İşte bu son haber, Epstein’in ölümüyle alakalı ciddi kuşkuları bir kez daha tetikledi.

TENCERE & KAPAK

Epstein’in tutuklanmasından altı gün sonra, Trump’ın Çalışma Bakanı Alexander Acosta, istifa etmişti: Epstein, 2008’de yine cinsel taciz içerikli suçlamalarla karşı karşıya iken; onun hafif bir ceza almasını sağlamakla itham edilen dönemin Miami Savcısı Acosta idi!

Tecavüzcü Trump’ı, 1992’de Florida Palm Beach’teki Mar-a-Lago adlı kulüpte Tacizci Epstein’le birlikte sohbet ederken gösteren bir video ortaya çıkınca, Sarı Fırıldak zor durumda kaldı. 2002’deki bir röportajda, Trump’ın kankası Epstein’den “Harika bir adam!” diye bahsettiği de belgelendi. Trump’ın Epstein’le arkadaşlığı, 1987 yılına kadar gidiyor.

Epstein 2008’de yakayı ele verip hafif ceza ile yırttığı vakit; onun, şantaj amacıyla kullandığına kanaat getirilen çok ünlü kişilerin isimlerinin yer aldığı bir “kara defter” bulundu! Bazı çocuk mağdurların adlarının da listelendiği o defterde Trump’ın ismi yuvarlak içine alınmıştı!

Defterde; İsrail’in eski Başbakanı Ehud Barak, ABD eski Dışişleri Bakanı/Küresel Baronların Kaşar Danışmanı Henry Kissinger ile Ghislaine Maxwell’in (1991’de şüpheli bir şekilde ölen İngiliz medya patronu Robert Maxwell’in kızı) isimleri de vardı!

Ghislaine, Terör Devleti İsrail ile bağlantılı Epstein’e küçük yaştaki kurbanlarını getiren suç ortağı idi.

PİZZA-GATE

Tacizci Epstein, sadece Trump’la değil Bill Clinton’la da kanka idi! Mr.Clinton’ın Epstein’in sahibi olduğu Little St.James adasına en az 26 kez gittiği saptandı!

Clinton, 2001-2003’teki bu seyahatlerini Epstein’in “The Lolita Express” adlı uçağıyla yaptı…

Bu bilgi, ilk kez 2016’da Pizzagate Skandalı sırasında gün ışığına çıktı: Başkanlık seçiminin gölgesinde kalan ve yine çocukların mağduru olduğu Dehşetengiz Skandal, Amerikan ana akım medyası tarafından perdelenmeye çalışılmıştı!

Hillary’nin kampanya danışmanı John Podesta’nın, yüksek bürokrat ve işadamlarıyla “Comet Ping Pong” adlı bir pizzacıda düzenleyeceği pedofili organizasyonuna dair maillerini, Wikileaks yayınlamıştı!

*

Epstein’in villasında yapılan aramada Bill Clinton’ın “kadın gibi” resmedilmiş bir tablosunun bulunması ise ayrı bir skandalı ortaya çıkardı: Monica Skandalı ile hatırlanan ABD Eski Başkanı’nı “Oval Ofis’te koltuğa uzanmış halde, topuklu ayakkabı ile ve Hillary’nin mavi elbisesiyle” poz verirken resmeden bu tablo, zıvanadan çıkmışlığın hangi boyutlara vardığını işaretliyordu.

“TUTANKAMON” DÜZENİ

1957 doğumlu Cathy O’Brien, “Zihin Kontrolü’ne maruz kaldığı dehşetli yılları anlattığı kitabında; Arkansas Valisi iken kokain çektiğine tanıklık ettiği Bill Clinton için “Eşcinselliğe de meyillidir” diyordu. Hillary Clinton’ın da “lezbiyenliğini” vurguluyordu.

O’Brien’in, vaktiyle (Bill Clinton’ın yanı sıra) Gerald Ford, Ronald Reagan ve George W. Bush’a da “seks kölesi yapıldığını” ifşa ettiği kitabındaki muhtelif skandallardan; Talat Turhan’ın “Sarmaşık” adlı kitabında detaylarıyla söz ediliyor. (Nergiz Yayınları, 2016)

O’Brien, İkinci Bush’un “sübyancı” olduğunu da öne sürmüştür!

Margie Schoedinger adlı bir kadın ise “Oğul Bush’un kendisine tecavüz ettiğini” söyleyip, Dönemin Başkan’ına 2002’de dava açmıştı. 2003’te Margie ölü bulundu: Yargıç “intihar” dedi!

Eski bir CIA çalışanının kızı olan Roslyn Corrigan da “16 yaşında iken Baba Bush’un kendisini taciz ettiğini” ileri sürmüştü: Bu, Birinci Bush için yapılan altıncı taciz suçlamasıydı!

KISSADAN HİSSE

Hedonist bir Gladyocu olan Ertuğrul Ö.’nün baş tacı yaptığı, putlaştırdığı, uğruna etki ajanlığı icra ettiği ABD’si işte budur! Ertuğrul, ABD’nin bu “Tutankamon Düzeni”ni Türkiye’ye “model” olarak sunuyor! Hürriyet’in Ankara Temsilcisi iken, +18’lik “Dilek Taşı” adlı filmle “rejisörlük” kariyerine başlayan Ertuğrul’dan bahsediyoruz!

Otopark 
arttıkça
sorun
çözülmez
Hayat
Otopark arttıkça sorun çözülmez
Fotoğraf sanatçısı Emre Dörter ve mimar Ekin Erari İstanbul’un tarihi mekanlarındaki otoparkları araştırdı. Proje şimdi dünyanın önemli mimarlık etkinliklerinden Sao Paulo Bienali’nde gösterilecek. Erari, “Çözüm fazla otopark yapmak değil, otoparka ihtiyaç duymadan seyahat edebilmeyi sağlayan, toplu taşın araçlarının seyahat sürelerini ve koşullarını iyileştiren sistemlere yönelmek” diyor.
Yeni Şafak
Galatasaray'ın yeni transferi Seri'ye 2 maç ceza
Spor
Galatasaray'ın yeni transferi Seri'ye 2 maç ceza
PFDK, Jean Michael Seri'ye 2 maç men cezası verdi.
Yeni Şafak
Pogba: Irkçı saldırlar cehaletten gelir
Spor
Pogba: Irkçı saldırlar cehaletten gelir
Manchester United oyuncusu Pogba, "Atalarım ve ebeveynlerim, neslimin bugün özgürce çalışabilmesi, otobüse binebilmesi ve futbol oynayabilmesi için acı çekti. Irkçı saldırlar cehaletten gelir" dedi.
AA
İngiliz futbolunda ırkçılık tartışmaları
Spor
İngiliz futbolunda ırkçılık tartışmaları
İngiltere Premier Lig takımlarından Manchester United'da forma giyen Fransız futbolcu Paul Pogba'ya yönelik ırkçı saldırıya tepkiler devam ediyor.
AA
Juncker ameliyat için geri döndü
Dünya
Juncker ameliyat için geri döndü
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’in Avusturya’daki tatilini yarıda keserek safra kesesi ameliyatı olmak üzere Lüksemburg’a geldiği açıklandı.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.