Poliester elyaf ithalatında soruşturma
Ekonomi
Poliester elyaf ithalatında soruşturma
Poliesterlerden sentetik devamsız liflerin (poliester elyaf) ithalatında korunma önlemi soruşturması açılmasına karar verildi.
AA
Belek'te 11 deniz kaplumbağası ölü bulundu
Gündem
Belek'te 11 deniz kaplumbağası ölü bulundu
Nesli tehlike altındaki türlerden caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarının Akdeniz havzasının en büyük yuvalama alanı olan Antalya'nın Belek sahillerinde, bu yıl 11 ölü deniz kaplumbağası sahile vurdu. Ölümlere, balıkçıların denize bıraktığı ağ ve misinalar ile tekne pervanelerinin neden olduğu bildirildi.
DHA
Kamuda çalışan 60 yaş ve üzerinde olanlar, idari izinli sayılacak
Ekonomi
Kamuda çalışan 60 yaş ve üzerinde olanlar, idari izinli sayılacak
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Kovid-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler ile Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. Genelgeye göre, kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanlar idari izinli sayılacak.
AA
Türkiye Libya’da petrol arayacak: Fatih dünyadaki ilk beş gemi içinde yer alıyor
Ekonomi
Türkiye Libya’da petrol arayacak: Fatih dünyadaki ilk beş gemi içinde yer alıyor
Türkiye Libya’da petrol arama çalışmalarına başlıyor. Bakan Fatih Dönmez, “İlan sürecinin ardından yaklaşık 3-4 ay içerisinde buradaki ilk faaliyetlerimize başlayabileceğiz” dedi.
Yeni Şafak
Özel okullar salgını fırsata çevirdi: Vaat ettikleri imkanları öğrencilere sağlanamadılar
Gündem
Özel okullar salgını fırsata çevirdi: Vaat ettikleri imkanları öğrencilere sağlanamadılar
Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye'de uzaktan eğitime geçilmesi kararı sonrası 300 bin çalışanı 2 buçuk milyon öğrencisi olan özel okulların akıbeti merak konusu oldu.
Yeni Şafak
Hey gidi günler…
Hey gidi günler…

Hayat ibret alınacak dönemeçlerle dolu. Bu dönemeçlerde yaşananlar kendini tekrar etse de ‘an’da yaşadığımızı ‘yeni’ zannediyor, geçmişi hemen unutuyoruz. Elbette çok şey değişti ve değişiyor! Ama bu değişim, öncesi ve sonrasıyla devamlılığı olmayan bir değişim midir? Yoksa ilerlerken “devamlılığı” göz ardı etmek bize bir zihin konforu mu sunuyor. “Neyse ne… Geçti gitti işte’’ desek de gerçekten gidiyor mu? Kopuk halkalarmış gibi davranmak anlık rant devşirse de uzun vadede bir iletişim becerisi midir ondan da emin değilim. “Neydim değil, ne oldum’’ demeli diyen atalar haklı; ‘lakin’i var.

Devamlılık sinemayı olduğu gibi hayatı izlettiriyor fikrini savunan eski kuşaktanım hâlâ! Yeni kuşak büyük resim sözünden bıksa da, ‘fakat’ diye devamı olan bir konu bu da. Hafıza rövanş için değil ama gelişim çizgisini anlamak için gerekli. Hiçbir şey… Rejim de, insan da “Değiş tonton, değiş!’’ diyerek değişen hayalet Casper gibi olmaz. Karantina günlerinde arşivleri düzenlerken “devamlılık’’ açısından ne değişmiş derken gözüme takılanlardan bir iki not düşmek istedim.

2003 TARTIŞMALARI… KADIN EŞİNİ VEZİR DE EDER AMA…

Efenim belki hatırlayan olur, Yılmaz Çetiner, gazeteciliğin duayenlerindendir. 1927 doğumlu yazarın vefatından üç yıl önce yazdığı 23 Ekim 2003 tarihli Milliyet yazısını saklamışım. Yazı, dönemin başbakan ve milletvekillerinin 29 Ekim resepsiyonuna eşleriyle katılımının neden mümkün olamayacağını “Kadın eşini vezir de eder ama” başlığıyla anlatıyor. Eh sözün tamamı elbette aptala söylenirJ Dönem içinde muadillerine göre saygılı bir üslupla kaleme alınmış bu yazıda diyor ki:

“Bir vatandaş poturunu çekse, kuşağını toplasa, başına kasket değil de silindir şapkayı oturtsa, eşini çocuğunu alıp Çankaya Köşkü’nün kapısına dayansa, Cumhuriyet Bayramı kutlanıyormuş ben de geldim, hem de çocuğumu da getirdim dese kabul edilebilir mi?’’

Yazar bu örneklemi izah ettikten sonra asıl konuya geliyor:

“Bizim allı güllü rengârenk türbanlarıyla o meşhur tesettür modası kıyafetleriyle eşlerini de götürmek isteyen vekillerin böyle bir davetsiz misafirden farkı kalır mı? Yahu vekil bey kardeşlerim siz koskoca bir vekil seçilmişsiniz illa 80 yıllık geleneği yıkma hırsı iştihası niye ve devam ediyor… Korkarım Ortadoğu’nun şeyhlerine özenenler var içinizde. Tepsi içinde pilav gelir ortaya misafirler ellerini daldırıp kuzuda parçalar sonra da başparmaklarıyla işaret parmakları arasında pilavı yutarlar.’’

Bu arada Erdoğan’ın milletvekillerine yönelik “Konuşmalar edepli olmalı, edep dışına çıkılmamalı” uyarısını da çok alakalı olmasa da konuya bağlıyor, devamla diyor ki:

“Ha illâ o ulvi günü kutlamak istiyorsanız o zaman Suudi Arabistan’ın Cidde belediye başkanının eşi gibi açarsınız başınızı bütün Türkiye’yi rahatlatır, Türkiye’nin gönlünü kazanırsınız. Ve bitmiyor. Haydi Emine Hanım, Haydi Hayrunnisa Hanım! Siz de çıkartın türbanları! Kocalarınızı vezir ettiniz yetmez mi?’’

Dün… Yani 2020 Mayısında sosyal medyada bir genç kadının, “Başörtülü bir kadının her şeyden önce başörtüsüyle gündeme gelmesinden bıktım’’ tivitini görünce hatıra olsun dedim…

KARŞI DEVRİMCİLER İKTİDARDA

Benzer bir gündemle dikkatimi çeken yazı Nazlı Ilıcak’ın… Mason locasının bir panelinde konuşan Nur Serter, “Karşı devrimcilerin iktidarda olduğunu’’ söylemiş. Nur Serter bu konuşmada hükümetin Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini benimsemediği için iktidar yetkisini kullanamayacağını söylüyor. Nazlı Ilıcak, Sertel’e AK Parti hükümetinin hangi devrimlere karşı çıktığını sorarak Sertel’i, “Hem Atatürk’ün yasakladığı Mason locasının paneline katılacaksınız, hem de su katılmamış Atatürkçü olduğunuzdan dem vurup başkalarını devrim düşmanı ilân edeceksiniz’’ diyerek eleştiriyor.

Aynı günlere ilişkin gazete kupürleri içinde hem Ömer Lütfi Mete hem de Nuray Mert, “Modern Müslüman dayatmasına’’ karşı çıkan yazılar kaleme almış. Nuray Mert, Özdemir İnce’nin Adonis’den alıntılarla verdiği cevapları eleştiriyor. İnanmayanların inananlara yöneltecekleri tek meşru sorunun “demokrasiyi kabul edip etmedikleri’ sorusu olabileceğini kayda geçirdikten sonra, “Çünkü bu, onların toplumsal özgürlüklerini ilgilendiren bir sorudur” diyor. “Özdemir İnce’nin monoteizmin döneminin geçtiği iddiasını kaba ve pozitivist bir iddiadır, konunun devirle çağla alakası yoktur ama düşünce tarihinin geldiği noktadan da söz edecek olursak pozitivizmin dönemi geçmiştir. Ayrıca Adonis, İslâmiyet ve Hristiyanlıkta iyilik problemi konusunda diyelim Gazali’yi ve St. Augustin’i felsefi bir eleştiriye tabi tutuyor değil, monoteizmin devrinin geçtiği için inananların bunu kabul etmemesini talep ediyor ki bu sığ ve kaba bir dayatmadır, iman bir nasip meselesidir’’ diye ekliyor…

Ömer Lütfi Mete ise Diyanet İşleri Başkanı’nın, “Müslümanlar modern olmalıdır’’ sözünü tartışıyor. Modernliğe yüklenen anlamı sorguluyor. Hasan Bülend Kahraman AK Parti için “muhafazakâr” demek yerine “güncel ilerici’’ demeyi daha doğru buluyor… 21. yüzyılın ilk yıllarında yapılan bu tartışmaları okurken devamlılığa ve fikri takibin faydasına bir kez daha ikna oldum. “Dün dündür, bugün bugündür’’ diyecek kadar popülist olmamalıyız.

Son söz de kendimize: Çocuklarımızı eğitim için illâ Batı’ya göndermek istiyoruz. Gönderiyoruz da nasıl dönüyorlar? Ona bakmak gerekiyor. Hele de ırkçılığa karşı çıktığımız, Cumhuriyet’in gadrine uğradığımız bir atmosferde vatan ve millet sevgisini ikinci plana atmış 1980’lerin İslâmcı anne ve babalarının çocuklarının Batı ve kendi ülkeleriyle kurdukları ilişkiye dönüp dönüp bakmasında fayda var.

Yeni destek paketi, yerel paralarla ticaret ve ekonomi güvenliği
Yeni destek paketi, yerel paralarla ticaret ve ekonomi güvenliği

Covid-19’un dünya ekonomileri üzerindeki etkisi hız kesmeden devam ediyor. Tüm uluslararası kuruluşlar salgının ekonomi üzerindeki etkileri yüzünden küresel ekonomi ile ilgili tahminlerini sürekli olarak aşağı yönlü revize ediyor. Tıp camiası hastalığının tamamen kontrol altına alınmasının ancak aşının bulunması ile sağlanacağını söylerken aşının bulunma takvimine ilişkin ayağı yere basan tahminler ise 1-2 yıla yayılıyor. Öte yandan ekonomistler de salgın tamamen kontrol altına alınmadan piyasaların dengelenemeyeceğini ifade ediyor. Bu durum da şu anda küresel ekonominin önündeki en büyük tehdit olarak değerlendiriliyor. O halde bir süre daha hükümetlerin etkin olduğu ve ekonomi güvenliğini önceleyen politikaları görmeye devam edeceğiz. Hafta içine özel bir mülakat veren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak da tam bu noktalara işaret etti ve yeni döneme ilişkin planlarını açıkladı.

YENİ DESTEK PAKETİNDE NELER VAR?

Türkiye Covid-19’un sağlık ile ilgili boyutunda hızlı hareket ederek çok ciddi başarı elde etti. Öte yandan niceliği değil niteliği önceleyen ekonomik ve mali desteklerle salgının ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini minimize etmeye çalıştı. Elbette ekonomiye etki eden ekonomi dışı bir faktörle sadece ekonomi politikası araçlarını kullanarak mücadele etmek mümkün değil. Ancak yine de Türkiye gayrisafi milli hasılasının yüzde 5’i kadar bir destek paketini devreye almayı başardı. Elbette salgına ilişkin ikinci bir dalga ve onun ekonomiyi olumsuz etkileme riski halen devam ediyor. Bu bakımdan ekonomik aktivitenin yeniden canlanması için ilave tedbirlere ihtiyaç duyulacağı öngörülüyordu. Albayrak da bu kapsamda yeni bir paketin yolda olduğunu ifade etti. Peki yeni pakette neler var?

Albayrak, normalleşme sürecinde iktisadi faaliyetin devamını çok önemsediklerini ve iç talebin normalleşmesinin kritik önem sahip olduğu belirtti. Bu bağlamda sosyal ihtiyaç destek paketleri ve finansman kredi destek paketleri hazırlanıyor. Vergi ötelemesi ve bazı kalemlerle güncellemeler olacağını da öngörebiliriz.

YEREL PARALARLA TİCARETİN ÖNEMİ

Daha önceki yazılarımda yerel paralarla ticaretin Türkiye ekonomisi için ne kadar kritik öneme sahip olduğunu ifade etmiş ve swap (para takası) mekanizmasının doğru kullanımın aynı zamanda bir ekonomi güvenliği enstrümanı olduğunun altını çizmiştim. Albayrak da Türkiye’nin ilk kez finansal güvenlik ve ekonomi güvenliğine ilişkin düzenlemeler yaparak ekonomideki yeni paradigmaya hazırlık yapıldığını belirtti. Bu kapsamda özellikle dış ticaret açığı verilen ülkeler başta olmak üzere ticaret yapılan tüm ülkelerle ticaretin yerel paralarla yapılmasını öncelediklerini ifade etti. İki ülke ticaret yaptığında bir üçüncü ülkenin parasının değil birbirlerinin parasının kullanılmasında swap mekanizmasının önemine vurgu yaptı. Yeni gelmişken ben de swap konusunu sadece Merkez Bankası rezervleri üzerinden değerlendirmenin ne kadar eksik bir yaklaşım olduğunu bir kez daha buradan hatırlatmış olayım.

EKONOMİ GÜVENLİĞİ ÖNCELEMEK NEDEN ÖNEMLİ?

Ciddi her devlet tıpkı sınırlarını koruduğu gibi ekonomisini de korur. Buna ilişkin tedbirler alır. Serbest piyasa mekanizması ekonominin işlemesi açısından olmazsa olmazdır ancak bir ülke serbest piyasa adı altında ekonomisine yönelen tehditleri görmezden gelemez. Bu durumda esas konuşulması gereken konu son dönemde serbest piyasadan vazgeçiş ya da sermaye kontrolü gibi yersiz argümanlar üzerinden ekonomi yönetiminin ekonomi güvenliğini önceleyecek şekilde aldığı kararlar değil bugüne kadar neden bu adımların atılmadığıdır.

Tek kelimeyle muhteşem: Ayasofya'da fetih şöleni coşku ile kutlandı
Gündem
Tek kelimeyle muhteşem: Ayasofya'da fetih şöleni coşku ile kutlandı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinesinde gün boyu devam eden İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Ayasofya'da Fetih Şöleni" düzenlendi. Etkinlikler, tarihi yarımadadaki havai fişek gösterisi ile sona erdi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.