Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Sözleşmeli çalışılan süreler, memuriyetteki derecede dikkate alınır mı?
Sözleşmeli çalışılan süreler, memuriyetteki derecede dikkate alınır mı?

2011 yılında başta Başbakanlığa daha sonra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Sakarya Hızırtepe Erkek Yetiştirme Yurdunda 4B’li Sözleşmeli Öğretmen olacak çalıştım. 1 yıl 2 ay çalıştıktan sonra yine KPSS sınavı ile MEB’e Matematik Öğretmeni olarak atandım. (Kurumlararası geçiş yapmadım.) Millî Eğitim Bakanlığında kadrolu olarak göreve başladıktan sonra Yetiştirme Yurdunda geçirdiğim sürenin kademe ve dereceden sayılmasını istedim. (Emekliliğe esas sayıldı.) Fakat kademe ve derece alamadım ve alamayacağım söylendi. Bu konunun doğrusu nedir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36 ncı maddesinde; Bu kanunun 4 üncü ve 237 nci maddesinin (e) fıkrasına göre sözleşme ile istihdam edilenlerin, memuriyete geçirilmeleri halinde, sözleşmeli olarak geçirdikleri hizmet süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirileceği hükmüne yer verilmiştir.

Esasında bu düzenlemede yer alan “memuriyete geçirilmeleri” ifadesi kanunla veya eş değer bir düzenleme ile yapılan doğrudan geçişleri ifade etmektedir. Nitekim 652 sayılı KHK’nin ek 4 üncü maddesinde; Bu madde hükümlerine göre öğretmen kadrolarına atananların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca sözleşmeli öğretmen pozisyonlarında geçirdikleri hizmet sürelerinin, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirileceği hükme bağlanmıştır. Ancak, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığı vermiş oldukları görüşlerde konuya daha geniş açıdan bakarak personel lehine yorumda bulunmuşlardır.

Bu konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığının 01/12/2009 tarihli ve 16611 sayılı yazısıyla Milli Eğitim bakanlığına verdiği cevapta; 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendi uyarınca sözleşmeli personel olarak görev yapmakta iken kadrolu olarak atamaları yapılan öğretmenlerin, sözleşmeli olarak geçen hizmet süresinin her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle kazanılmış hak aylığında değerlendirilebileceği bildirilmiştir.

Maliye Bakanlığının bu görüşe gerekçesi ise, madde metninde geçen “memuriyete geçirilme” halleri için Kanunda herhangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmemiş olmasıdır. Söz konusu “memuriyete geçirilmeleri halinde” ibaresinin 12/2/1982 tarihli ve 2595 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesi ile 26/6/1984 tarihli ve 241 sayılı KHK’nın 15 inci maddesi ile getirilen geçiş hükümlerine istinaden Devlet memurluğuna geçirilenlerin yanı sıra ilk defa Devlet memuru olarak atanmış olanları da kapsaması gerekmektedir.

Aynı konuda, Devlet Personel Başkanlığı 24/11/2011 tarihli ve 21699 sayılı görüşünde 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine göre çalışılan hizmetlerin kazanılmış hak aylığında değerlendirileceğini belirtmiştir. Bu görüşte şu ifadelere yer verilmiştir; 657 sayılı Kanunun 4 üncü ve 237 nci maddesinin (e) fıkrasına istinaden sözleşme ile çalıştırılan personelin memur statüsüne geçirilmesi halinde sözleşmeli olarak geçen sürenin tamamının memuriyette geçmiş sayılarak kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi kabul edilmiş, burada kullanılan “memuriyete geçirilme” halleri için söz konusu Kanunda herhangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmemiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine göre sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken kurumunuza aday memur olarak ataması yapılan ilgililerin bu hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilebileceği, emeklilik keseneklerine esas hak aylıklarının nasıl değerlendirileceği hususunda ise Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması uygun olacaktır.

Sonuç olarak memuriyet kadrolarına atananların daha önce sözleşmeli personel olarak çalıştıkları sürelerin Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığının görüşleri doğrultusunda kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kurumunuza bu görüşler doğrultusunda müracaat etmeniz halinde olumlu sonuç alacağınızı düşünüyoruz.

Kamudaki sigortalı hizmetler için emekli ikramiyesi ödenir mi?

Bir kamu kurumda memur olarak görev yapıyorum daha önce başka bir kamu kurumunda 4/a’lı (SSK) sigortalı olarak çalıştım. Buradaki hizmetlerim için Emekli Sandığı tarafından ikramiye ödenir mi?

Kamuda 4/a’lı (SSK) olarak çalışılan sürelere emeklilik ikramiyesi ödenebilmesi için kamudaki sigortalı görevinden ayrıldığı tarih itibariyle kıdem tazminatını almamış ve kıdem tazminatı ödemesine müstehak olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenmektedir. Yani kıdem tazminatı almaya hak kazanmadığınız halde sigortalı çalışmanız kendiniz tarafından sonlandırılarak memuriyete başlamışsanız bu süreler için ikramiye ödenmemektedir.

Maaş katsayısındaki artışlar politika kurullarının ücretlerini de arttırdı

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 35 inci maddesinde; “Kurulların giderleri için her yıl Cumhurbaşkanlığı bütçesine yeterli ödenek konulur. Cumhurbaşkanlığına bağlı kurulların üyelerine, (100.000) gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme yapılabilir. Bu ek ödeme, yapılacak işin niteliği, çalışma süresi ve üstlenilen görev dikkate alınarak her bir üye için farklı tutarlar belirlenebilir. Bu ödemeler hakkında aylıklara ilişkin hükümler uygulanır ve damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Bu ödeme, ilgili mevzuatı uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığında oluşturulan 9 politika kurulu ile Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulunun üyelerine yapılacak ödemeler bu kapsamda yapılmaktadır. Buna göre 100.000 * 0,154461 = 15.446,1 TL brüt ücretten binde 7,59 oranında damga vergisi kesilecektir.

Bedelli askerlik için yapılacak ödeme tutarı ne kadar oldu?

Bedelli askerlik için yapılacak ödeme tutarı 7179 sayılı Askeralma Kanununun 9 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “İstekli olanlardan Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenecek sayıda yükümlü, 240.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak bedel tutarını silahaltına alınmadan önce Bakanlıkça belirlenecek sürede peşin ödemeleri ve bir aylık temel askerlik eğitimini tamamlamaları hâlinde askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar.”

Bu hüküm gereğince ödenecek bedelli ücreti tutarı 240.000 *0,154461= 37.070,64 TL olarak hesaplanacaktır. Dolayısıyla ödenecek belli askerlik tutarı memur maaş katsayısındaki artış oranında artacaktır.

Memurların ve memur adaylarının merak ettiği soruları cevaplıyoruz
Memurların ve memur adaylarının merak ettiği soruları cevaplıyoruz

Bugünkü yazımızda okuyucularımızdan gelen izin, derece ve kademe ilerlemesinde esas alınan hizmet süreleri ile hizmet sınıfları gibi konuları içeren beş sorunun cevabına köşemizde yer vereceğiz.

1- 2020/1 Tercihlerinde kadroların niçin dereceleri yer almıyor?

2020/1 tercihlerinde yer alan TMO programcı atamalarının hiç birisinde kadro derece yazmamakta. ÖSYM tarafından programcı olarak atanırsam sözleşmeli KİT işçisi mi oluyorum? Kadroya sınavla mı geçebiliyorum?

ÖSYM Kamu Personel Seçme Sınavı KPSS-2020/1 Tercih Kılavuzu’nu yayımlamıştır. Buna göre adaylar tercihlerini 23 Temmuz - 4 Ağustos 2020 tarihleri arasında internet yoluyla ÖSYM’ye saat 23.59’a kadar gönderebileceklerdir.

Kılavuza göre KİT’lerdeki sözleşmeli personeller için kadro derecesi ve hizmet sınıfı söz konusu olmadığı için tercih yapılacak pozisyonların karşısında derece ve hizmet sınıfı yer almamaktadır. Bu durum sizin açınızdan herhangi bir sorun teşkil etmemektedir. Ayrıca, KİT’lerde çalışan sözleşmeli personel için kadro yerine pozisyon ifadesi kullanılmaktadır. Ayrıca, sözleşmeli personel pozisyonları oldukça güvenceli olup, sözleşme sonlandırılması memuriyetin sonlandırılması kadar zordur. Yani güvence açısından endişeye gerek yoktur.

Diğer yandan, ÖSYM tarafından KİT’lere programcı olarak yerleştirilirseniz, 399 sayılı KHK kapsamında sözleşmeli personel olmaktasınız. KİT’lerdeki I sayılı cetvelde yer alan kadrolara bazı hallerde sınavla, bazı hallerde de sınavsız olarak kurum içinden atanılmaktadır. İlerleyen zamanlarda I sayılı cetveldeki şube müdürü kadrosuna görevde yükselme sınavını kazanarak atanmanız mümkün olabilmektedir.

2- Lisans mezunu olarak YH Sınıfında çalışıyorum ama lise mezunu GİH personelinden daha düşük ücret alıyorum

Gazi Üniversitesi kontrol ve otomasyon teknolojileri ön lisans mezunuyum. İstanbul Üniversitesi sosyoloji lisans mezunuyum. Kurumda teknisyen yardımcısı olarak bilgisayar ve donanım destek biriminde çalışıyorum ve ek göstergem yok. 1/4 dereceye kadar geldim. Kurumda lise mezunu bir memur benden daha az bilgili olmasına rağmen daha fazla maaş alıyor.

Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz üzere, YHS personeli asli ve sürekli hizmet yapmadığı için bunların memur olarak kabul edilmeleri de doğru değildir. Taşeron işçilerin KHK ile kamu işçisi yapılmasından sonra kamudaki YHS personelinin durumu iyice sıkıntılı olmaya başlamıştır.

Bu sınıfta görev yapanlar maalesef ek gösterge alamamaktadırlar. Dolayısıyla bunların hem maaşları hem de emekli maaşları çok düşük olmaktadır. Ancak, bunlara ek ödeme yapılmaktadır. Ayrıca, bunlardan 1-4 dereceden aylık alanlar % 90, 5-7 dereceden aylık alanlar % 80 ve diğer derecelerden aylık alanlar da % 70 oranında ek ödeme almaktadır.

Bu sınıfta görev yapanların görevde yükselme sınavına girerek GİH sınıfına veya unvan değişikliği sınavına girerek Teknik Hizmetler sınıfına geçmekten başka alternatiflerinin olmadığını düşünüyoruz. Kamu kurumları zaman zaman görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı açarak YHS’de görev yapan personel sayısını azaltmaya çalışmaktadır.

3- Branşlı Teknisyen Yardımcılarının sorunu nasıl çözülecek?

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yaklaşık 6.000 Teknisyen Yardımcısı bulunmaktadır. Bunların içinde branşlı olarak alınan (elektrik, sıhhi tesisat v.s.) şeklinde yaklaşık 500 personel bulunmaktadır. Bu personellere hizmetli işi (çay, temizlik, bariyer taşıma v.s.) işleri yaptırılmaktadır.

Yukarıda yer alan soruya verdiğimiz cevap burada da geçerlidir. Görevde yükselme sınavını kazanarak GİH sınıfına ya da unvan değişikli sınavını kazanarak teknik hizmetler sınıfına atanmadan sorununuz devam edecektir. Maalesef kamu personel sistemi üzerinde ciddi bir çalışma gerektirmektedir.

4- Bankada çalıştığım süreler memuriyetteki kazanılmış hak aylığımda dikkate alınır mı?

2005 yılında memur olarak atandım. 1 yıl sonra istifa ettim. Ziraat Bankası’nda banko görevlisi oldum. Emekli Sandığı’yla iliskilendirildim. Yeniden memur olarak atandım. Bu durumda bankadaki hizmetlerim kazanılmış hak aylığında değerlendirilir mi?

4603 sayılı Kanun’un 2’nci maddesinde; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ilgileri devam eden personelin özel hukuk hükümlerine göre çalışacakları sürelerin kazanılmış hak aylıklarında değerlendirileceği ve emeklilik işlemlerinde söz konusu kanunun ek 48’inci maddesinin (b) fıkrası ile ek 68’inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Bankadan istifa ederek başka kurumlardaki memur kadrosunda göreve başlanılması halinde bankada geçen süreler kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde dikkate alınmamakla birlikte emeklilik derece ve kademesi açısından dikkate alınmaktadır. Burada yer alan kazanılmış hak aylık ifadesi emeklilik yönünden anlam ifade etmektedir. Sonuç olarak bankada çalıştığınız süreler kazanılmış hak aylık derece ve kademenizde dikkate alınmamaktadır.

5- Yıllık iznimin hesabında özel sektördeki hizmetlerim dikkate alınır mı?

Ben Sağlık Bakanlığı’na Sözleşmeli Fizyoterapist olarak 2 ay önce atandım. Aday memura 1 sene izin yok dendi. Fakat ben 2018 yılında özel sektörde işe girmiştim. Özel sektörde özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde yine kendi unvanımla yani Fizyoterapist olarak 14 ay çalıştım. Atandığım için istifa ettim. Yıllık izin verilir mi ne yapmam lazım?

Sorunuza 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel olduğunuz varsayımıyla cevap veriyoruz. (657 sayılı Kanun’un 4/B maddesinde yer alan sözleşmeli personel olsanız da sonuç değişmezdi) 4924 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde; “Sözleşmeli personelin izinleri hususunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır. Ancak, otuz günü aşan hastalık izinlerinde sözleşmeli personele yarım sözleşme ücreti ödenir. Ayrıca, sözleşmeli personelin yıllık izinleri birleştirilemez ve bu personele yıllık izinden düşülmek üzere mazeret izni verilemez” hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, 154 seri nolu DMK Genel Tebliği’nde; yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

Bu hükümler çerçevesinde özel sektörde çalıştığınız süreler kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde dikkate alınamayacağı için bu süreler yıllık izin hesabında dikkate alınmayacaktır.

Şayet sözleşmeli personel olarak değil de Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı’na memur olarak atanmış olsaydınız 657 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesi gereğince mesleğinizi özel kurumlarda yaptığınız için çalıştığınız sürenin ¾ ü dikkate alınarak bu süreler izin sürenizde dikkate alınacaktı.

Ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 102’nci maddesine göre yıllık izin kullanılabilmesi için adaylık durumunun kalkıp kalkmamasının önemi yoktur. Sadece izinde değerlendirilen hizmet süresinin bir yıl olup olmaması önemlidir.

Torba kadro uygulamasında yaşanan sorunlar
Torba kadro uygulamasında yaşanan sorunlar

Torba kadro ile bu sene içinde 1 derece ilerleme alacağımız söylendi teknik hizmetler sınıfı olarak. Bununla beraber kurumumuz kariyer uzman arkadaşlara bu uygulamayı yaparken 2019 yılında takdir hakkını maksimum verebileceği şekilde kullandı. 2020 yılı içinde kariyer uzmanı arkadaşlar yine alabilecekleri maksimum ilerlemeyi verecek. İdare tarafından yapılan bu uygulamanın hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını düşünmekteyim sizce durumumuz nedir, itiraz hakkımız var mıdır? 11 hizmet yılım var sicilim tertemiz 5 ay sonra 4/1’e düşecek olan benim 1’e indirilmem uygun mudur?

657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinde düzenlenen torba kadro uygulamasında amirlerin çok büyük takdir hakları vardır. Madde metnine bakıldığı takdirde torba kadro uygulaması kendi içerisinde sübjektif unsurlar taşımakta ve atamada idareye geniş takdir hakkı tanımaktadır. Kanuna göre, idare istemediği takdirde torba kadro uygulaması yaptırılamaz.

Ancak, aynı durumda olanlara yapılan uygulama idareden talep edilebilir ve yapılmazsa dava yoluyla alınabilir. Kurumlar bazen kariyer uzmanlara yapılan torba kadro uygulamasını diğer hizmet sınıfındaki personele uygulamamaktadır.

Soruda unvanınızı belirtmediğiniz için sizin mühendis unvanında olduğunuza göre açıklama yapacağız. Memuriyete 8 inci dereceden başlayacağınız varsayımıyla disiplin cezası da almadığınız için 11 inci yılda 4/1 olmanız gerekmektedir. Yani hakkınızda torba kadro uygulaması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şayet kurumunuz sizin içinde bulunduğunuz sınıftan herhangi birine torba kadro uygulayıp ta size uygulamazsa dava açma ve kazanma durumu olabilir. Ancak, sadece kariyer uzmanlara torba kadro uygulanıyorsa bu durumda dava açıp ta kazanma durumu oldukça zordur. Ayrıca, torba kadro uygulamasında ve hangi dereceye atama yapılacağında idarenin geniş takdir hakkı vardır. Yine kurumdan kuruma çok farklı uygulamalar da yapılmaktadır. Bu konuda detaylı bir Cumhurbaşkanlığı genelgesi çıkarılması yerinde olacaktır.

Memurun aldığı huzur hakkından gelir vergisi kesilir mi?

Şu an bir kurumda memur olarak çalışıyorum. Ayrıca Tüketici Hakem Heyetinde görevliyim. Her ay huzur hakkı alıyorum. Maaşımdan zaten gelir vergisi kesintisi yapılıyor malumunuz, huzur hakkından da kesinti yapılacak mı?

Memurların aldıkları huzur hakkından gelir vergisi kesilip kesilmeyeceği hususu ilgili kanunun huzur hakkını düzenleyen madde içeriğine göre belirlenir. Eğer ödenecek huzur hakkını düzenleyen kanun maddesinde açıkça ödenecek huzur hakkından damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz ifadesi yoksa huzur hakkından gelir vergisi kesilecektir.

Buna göre 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Huzur hakkı ve ücreti başlıklı 71 inci maddesinde; “Tüketici hakem heyeti başkan ve üyelerine, raportör olarak görevlendirilen diğer kamu personeline ödenecek huzur hakkı ve huzur ücreti ile bilirkişi ücreti ve bu ödemelere ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümde gelir vergisi kesilmeyeceğine dair herhangi bir düzenleme yer almadığından ödenen huzur hakkı ücretinden gelir vergisi ve damga vergisi kesilecektir.

Gelir vergisi kesilmeyecek huzur hakkına örnek

375 sayılı KHK’nin Huzur hakkını düzenleyen Ek 29 uncu maddesinde; ödenecek huzur hakkından damga vergisi hariç herhangi bir vergi kesilmeyeceği belirtilmiştir.

Görüleceği üzere madde metninde huzur hakkından damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaz ifadesinden dolayı bu maddeye göre ödenen huzur hakkından gelir vergisi kesilmeyecektir. Demek ki huzur hakkından vergi kesilip kesilmeyeceği hususu kanunda belirtilmemişse buradan vergi kesileceği anlaşılmalıdır.

Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin durumu ne olacak?

Yardımcı hizmetler sınıfı ilgili sizden destek istiyorum. Kamuda artık işler eskisi gibi değil. Kaloriferci olarak çalışıyorum, artık eskisi gibi kömür yok tamamen teknik bilgi gerektiren işlerdir. Bir de maaş olarak çok fark var. Örneğin 4/1’inde bir memurla fark 500 - 600 arası, yine 4/1’inde bir teknik personel ile 1.000 TL’den fazla yine ek ödeme olmayan tek sınıf.

Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz üzere, YHS personeli asli ve sürekli hizmet yapmadığı için bunların memur olmaları da doğru değildir. Taşeron işçilerin KHK ile kamu işçisi yapılmasından sonra kamudaki YHS personelinin durumu iyice sıkıntılı olmaya başlamıştır.

Bu sınıfta görev yapanlar maalesef ek gösterge alamamaktadırlar. Dolayısıyla bunların emekli maaşları da çok düşük olmaktadır. Ancak, bunlara ek ödeme yapılmaktadır. Ayrıca, bunlardan 1-4 dereceden aylık alanlar % 90, 5-7 dereceden aylık alanlar % 80 ve diğer derecelerden aylık alanlar da % 70 oranında ek ödeme almaktadır.

Bu sınıfta görev yapanların görevde yükselme sınavına girerek GİH sınıfına geçmekten başka alternatiflerinin olmadığını düşünüyoruz. Kamu kurumları zaman zaman görevde yükselme sınavı açarak bu sınıfta görev yapan personel sayısını azaltmaya çalışmaktadır.

Bakan müşavirlerinin durumu ne olacak?

7247 Sayılı Torba Kanunun 18-19-20. maddeleri 2018 öncesinde Bakan Müşavirliği yapıp da sonraki süreçte yine 2018 öncesi başka bir göreve atanan Bakan Müşavirlerini ilgilendirir mi? Bu konuda bilgilendirme yaparsanız çok memnun oluruz. Zira daha evvelki yazınızda belirttiğiniz gibi bir genelge çıkmalı izaha muhtaç çok konu var ama bir türlü çıkmadı da. Hani iki açıdan ilgilendirir mi onu merak ediyoruz? 1. 2018 öncesi memur değilken açıktan atananların memuriyeti sona mı erecek? 2. Memuriyeti devam edecek ise 2018’de aktif görevde olanlar gibi bundan sonra Bakan müşavirliği özlük haklarından yararlanabilecekler mi? Ücretlerini ona göre alabilecekler mi?

7247 sayılı Kanunun 18-19-20. maddeleri 2018 öncesinde Bakan Müşavirliği yapıp da sonraki süreçte yine 2018 öncesi başka bir göreve atanan Bakan Müşavirlerini ilgilendirmemektedir. Kanunda idari tasarrufla görevden alınan bakan müşavirlerinden ziyade kanunla müşavir kadroları iptal edilerek kariyerlerine veya diğer kadrolara atananları kapsadığı görülecektir. Dolayısıyla ilgili maddeler sizin durumunuzda olanları kapsamamaktadır

657 sayılı Kanunun Bakan Müşavirliğini düzenleyen 61/A maddesi gereğince Bakan Müşaviri olarak atananların bakanın görevi sona erdiğinde, görevi de sona ermektedir. Bunlardan bakan müşaviri kadrolarına açıktan atananlardan görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilmektedir. Bu durum aynen devam etmektedir.

Burada şu hususu da belirtmek gerekir ki bakan müşavirliği kamu kurum ve kuruluşlarındaki diğer herhangi bir kadro, pozisyon ve göreve atanma veya kamuda herhangi bir statüde çalışma açısından kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, bunların başka görevlere atanmasının görevden alınma olarak değerlendirilmesi de başka sorunlar çıkaracaktır. Örnek: Bakan müşaviri olarak görev yapan birisinin şartları taşıması halinde daire başkanı olarak atanması veya özel kalem müdürü olarak atanması halinde ne olacak? Bu durum 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi gereğince nakil mi sayılacak yoksa ilişik mi kesilecek? İşte bunun gibi sorunların Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılacak bir tebliğle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Temmuz’dan itibaren mahalli idarelerdeki memurlara ne kadar ilave ödeme yapılacak?
Temmuz’dan itibaren mahalli idarelerdeki memurlara ne kadar ilave ödeme yapılacak?

Kamu kurumlarında görev yapan memurlara yapılmayan bazı ödemeler mahalli idarelerde görev yapan memurlara yapılmaktadır. Bu bağlamda mahalli idarelerde görev yapan personele ikramiye ödemesi yapılması hem Belediye Kanunu’nda, hem Büyükşehir Belediye Kanunu’nda hem de İl Özel İdaresi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Her üç kanunda da farklı tutarlarda da olsa benzer düzenlemelere yer verildiğini görüyoruz. Ayrıca, mahalli idare personeline sosyal denge tazminatı ödemesi de yapılmaktadır. Aşağıda bu konuları detaylarıyla 2020 yılı Temmuz ayı verilerine göre açıklamaya çalışacağız.

Belediye personeline her defasında 3.861,52 TL ödenmektedir

Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesine göre, belediyelerdeki toplam memur sayısının yüzde onunu geçmemek kaydıyla belediyede çalışan memurlara yılda iki defa ikramiye ödenebilmektedir. Bu ödemelerden gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmaktadır.

Bu konuyla ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun norm kadro ve personel istihdamı başlıklı 49’uncu maddesinde; “….Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (25.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm çerçevesinde belediye memurlarından başarılı olanlara encümen kararıyla yılda en fazla iki defayı geçmemek üzere her defasında 25.000 x 0,154461 = 3.861,52 TL tutarında ikramiye ödenmektedir. Maaş katsayısındaki artışlara göre ikramiye tutarı da artmaktadır.

Büyükşehir belediyesi personeline her defasında 5.560 TL ödenmektedir

5216 sayılı Kanun’un 22’nci maddesine göre, büyükşehir belediyelerinde çalışan başarılı memurlara her defasında 5.560,59 TL tutarında olmak üzere en fazla iki defa ikramiye ödenmektedir.

5216 sayılı Kanun’un personel istihdamı başlıklı 22’nci maddesinde; “…..Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının % 10’unu ve devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (36.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere hastalık ve yıllık izinleri dahil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm çerçevesinde büyükşehir belediyelerinde çalışan memurlardan başarılı olanlara encümen kararıyla yılda en fazla iki defayı geçmemek üzere her defasında 36.000 x 0,154461= 5.560,59 TL tutarında ikramiye ödenebilmektedir.

İl özel idaresi personeline her defasında 5.560 TL veya 3.861 TL ödenmektedir

5302 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde il özel idarelerinde çalışan başarılı memurlara her defasında 5.560,59 TL veya 3.861,52 TL tutarında olmak üzere yılda en fazla iki defa ikramiye ödenmektedir. Ödenecek ikramiyenin tutarının büyüklüğü büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlere göre değişmektedir. Yani büyükşehir belediyelerinin olduğu yerdeki il özel idaresinde çalışan memurlara 5.560,59 TL ödenirken diğer yerlerdeki il özel idare memurlarına 3.861,52 TL ödeme yapılmaktadır.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36’ncı maddesinde; “…Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak üzere il özel idaresi memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının %10’unu ve devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısının 25.000 gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, çalıştıkları sürelerle (hastalık ve yıllık izinleri dahil) orantılı olarak, encümen kararı ile yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir. Büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde bu rakam 36.000 olarak uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hüküm çerçevesinde büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerdeki il özel idarelerinde çalışan memurlardan başarılı olanlara yılda en fazla iki defayı geçmemek üzere encümen kararıyla her defasında 36.000 x 0,154461 = 5.560,59 TL tutarında, diğer yerlerdeki memurlara ise 25.000 x 0,154461 = 3.861,52 TL tutarında ikramiye ödenmektedir.

İkramiye ödemesinde kriter var mıdır?

Her üç kanunda da çalışan memur sayısının ancak % 10’u kadarına ikramiye ödenebilmektedir. Bunun için ikramiye ödemesinin objektif kriterler dışında yapılması personelde büyük bir hayal kırıklığı oluşturacaktır. Bazı belediyelerin ikramiye ödemesinde objektif kriterler belirleyerek başarılı personeli tespit ettikleri görülmektedir. Birçok belediyede ise kanunen zorunlu olmadığı için böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.

Genel bir düzenlemeyle bu konuda köklü bir çözüm getirilmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz. Yani her belediyenin ikramiye ödemesini objektif kriterler doğrultusunda ödemesi sağlanmalıdır. Bunun için de öncelikle yukarıda belirtmiş olduğumuz her üç Kanunda da bu konuyu objektif kriterlere bağlama yönünde bir düzenleme getirilmelidir. Aksi takdirde güzel bir uygulamanın kötüye kullanılmasının önüne geçilemez.

Diğer yandan 5302 sayılı Kanun zorunlu tutmamakla birlikte il özel idarelerinin genelinde İl Özel İdaresi Personelinin Performans ve Durum Değerlendirmesi Yönetmeliği çıkardığı ve bu yönetmelikler çerçevesinde de ikramiye ödemesi yaptığı görülmektedir.

Temmuz ayından itibaren aylık ne kadar sosyal denge tazminatı ödenecek?

Sosyal denge tazminatından belediyeler, bağlı kuruluşları ve il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen ve 4688 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kamu görevlisi tanımı kapsamına giren çalışanların tamamının yapılacak sözleşme hükümlerinden yararlandırılması gerekmektedir.

Buna göre, kurumlar tarafından yapılacak sosyal denge tazminatı ödemelerinde, kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmalarına veya olmamalarına göre bir ayrıma gidilemeyecek, personelde belli bir sendikaya üye olma şartı aranmayacak ve söz konusu kurumlarda kamu görevlisi kapsamına giren tüm personelin (memur, 4/B, 4/C gibi) bu ödemeden yararlandırılması gerekecektir.

Bu çerçevede; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100’üdür. Yani 9500 * 0,154461 = 1.467 TL’dir.

Sosyal denge tazminatı vergiden istisna tutulmadığı için hem % 15 gelir vergisi hem de 0,00759 oranında damga vergisi kesintisi yapılacaktır. Bu kesintiler yapıldıktan sonra ödenecek azami tazminat tutarı ise 1.456 TL olacaktır. Bu tazminatın verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.

Netice-i kelam, başarının ödüllendirildiği, hakkın ve haklının hakim olduğu bir sistem dileğiyle.

Maaş katsayısı artışı memur olan ve olmayanlara yapılan birçok ödemeyi değiştirdi
Maaş katsayısı artışı memur olan ve olmayanlara yapılan birçok ödemeyi değiştirdi

2020 yılı Temmuz ayından itibaren maaş katsayısındaki artış memurlar, sözleşmeli personel ve memur emeklilerine yapılan bazı ödemeler değiştirdiği gibi kamu personeli olmayanlara yapılan birçok ödeme tutarını da değiştirdi. Değişen bu ödeme tutarlarını açıklamaya çalışacağız.

Bazı memurlara ödenen ek tazminat bölgelere göre ne kadar oldu?

Unvanları aynı olsa da bazı personelin maaşları diğerlerinden daha fazla olabilmektedir. Memurların çalıştıkları bölgelere, unvanlara, okullara veya çalıştıkları projelere göre maaşlarında değişiklik olabilmektedir. Özellikle Teknik Hizmetler Sınıfı’nda görev yapan personeller ile Sağlık Hizmetleri Sınıfı’nda görev yapan personellerin maaşlarına Kalkınmada Öncelikli Bölgelere göre ödenen ek tazminat nedeniyle önemli tutarda maaş farkı sağlanmaktadır.

Ek tazminatların hangi unvanlı personele ve en yüksek devlet memuru maaşının yüzde kaçı oranında ödeneceği yan ödeme kararnamesinde tespit edilmiştir. Yan ödeme kararnamesinin ekinde yer alan Kalkınmada Öncelikli Yörelerin dereceleri 7 bölgeye ayrılmıştır ve tazminatlar bölgelere göre farklılık oluşturmaktadır.

Buna göre; Sağlık Hizmetleri Sınıfı’nda görev yapan uzman tabiplere 7. Bölge için ödenen ek tazminat 9500* 0,154461 % 90 = 1.320,64 TL, pratisyen tabiplere ise 9500*0,154461 *% 50 = 733,68 TL tutarındadır. Bu tutardan sadece damga vergisi kesilecektir.

Veteriner hekimlere 7. Bölge için ödenen ek tazminat ise 9500*0,154461 * % 70 = 1.027 TL tutarındadır. Yine Teknik Hizmetler Sınıfı’nda görev yapan mühendislere 7. Bölge için ödenen ek tazminat ise 9500* 0,108550 * % 35= 513,58 TL tutarındadır. Bu hizmet sınıfında çalışanlara ödenecek azami ek ödeme tutarı ek yüksek devlet memuru maaşının % 70’i oranında olup, bu tutar 9500* 0,154461 * % 70 = 1.027 TL’dir. Ek tazminat ödemesinde en düşük tazminat 1. Bölge için en yüksek tazminat ise 7. Bölge için belirlenmiştir. Yani bölge derecesi yükseldikçe ödenen ek tazminat oranı da yükselmektedir. Benzer ödemelerin niçin başka hizmet sınıfları için belirlenmediği sorusunun sorulması gerekmektedir. Özellikle öğretmenler için. Ümit ederiz ki bu soruyu soranlar çıkar.

Temmuzdan itibaren memura verilecek ödül tutarı ne kadar oldu?

Memura yapılacak ödülde esas alınan unsur üstün başarı belgesi almaktadır. Üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi halinde en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’üne kadar ödül verilebilmektedir. Bu tutar ise 9500*0,154461 * % 200 = 2.934,75 TL’dir. Ancak, yapılacak bu ödeme maksimum tutar olup, kurumlar bu ödemenin üstünde ödeme yapamazlarken altında ödeme yapabilirler.

Görüleceği üzere, memurlara ödül vermeye bakanlar ve valiler yetkili kılınmıştır. Maddede dikkat çeken önemli bir husus da ilişkili bakanların ödül verip veremeyeceği hususudur. Kanunda ilişkili bakanlara bu yönde bir yetki verilmemiştir. Ancak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vereceği görüşle bu konuya açıklık getirebilir.

Güvenlik korucuları ne kadar ücret alacak?

442 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesinde; güvenlik korucularına hizmetin devamı süresince her ay 14.640 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda ücret ödeneceği belirtilmiştir. Bu tutar ise 14.640 * 0,154461 = 2.261 TL’dir. Bu ücret, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın ve peşin olarak ödenir.

Şeref Aylığı tutarı olarak ne kadar ödeme yapılacak?

Milli Mücadele’ye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklal Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşları ile 1950 yılında Türk Tugayı’nın Kore’ye ayak bastığı Ekim ayında başlamak ve 1953 yılı Pan-Munjon Ateşkes Anlaşması’na kadar Kore’de fiilen savaşa katılmış olan Türk vatandaşlarına ve 1974 yılında Temmuz 1’inci ve Ağustos 2’nci Barış Harekatı’na Kıbrıs’ta fiilen görev alarak katılmış olan Türk vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatani hizmet tertibinden 6.503 * 0,154461 = 1.004 TL aylık bağlanır.

Hak sahibinin ölümü halinde bu aylık dul eşe ve % 75 oranında bağlanır, ancak dul eşin tekrar evlenmesi halinde kesilir. Bunlardan herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan gelir veya aylık bağlanmadığı gibi, zorunlu olarak sosyal güvenlik kurumlarından birine tâbi olmayı gerektiren bir işte de çalışmadığını belgelemek suretiyle yazılı talepte bulunan hak sahiplerinin aylıkları ise yazılı taleplerinin SGK kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden aydan geçerli olmak üzere ve bu durumları devam ettiği müddetçe 30 günlük net asgarî ücret tutarı (dul eşler için bu tutarın % 75’i) esas alınarak ödenir.

Vatani hizmet tertibinden ne kadar ödeme yapılacak?

Vatani hizmet tertibinden aylık bağlananlara aylık ödeme dönemlerinde kendileri için 6.503*0,154461= 1.004 TL, dul eşleri için 5.203*0,154461= 803,66 TL, diğer yakınları için 3.619*0,154461= 558,99 TL ödeme yapılacaktır.

Yaşlı, engelli ve engelli yakınlarına yapılan ödeme tutarları ne kadar oldu?

2022 sayılı Kanun kapsamında;

1- Engel oranı %70-%100 olanlara 5.253* 0,154461= 811 TL,

2- Engel oranı %40-%69 olanlara 3.502 * 0,154461= 540,92 TL,

3- 18 yaş altı engelli yakını aylığı 3.502* 0,154461= 540,92 TL,

4- Yaşlılık aylığı 4.387* 0,154461= 677,62 TL,tutarında ödeme yapılacaktır.

Eğer K Cetveli’ndeki göstergeler dikkate alınmaz da 2022 sayılı Kanun’a bakılırsa ödenecek tutarlar yanlış hesaplanacaktır. Maalesef K Cetveli’ndeki göstergeler bazen ilgili kanunlara işlenmemektedir.

Koruma kararı devam eden kız çocuklarından evlenenlere yapılacak evlenme yardımı ne kadar oldu?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ait sosyal hizmet kuruluşlarında koruma kararı devam eden kız çocuklarından evlenenlere çeyiz ihtiyaçlarını karşılamak ve bir defaya mahsus olmak üzere en 15.325 * 0,154461= 2.367 TL tutarında evlenme yardımı yapılır. Bu yardım hiçbir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir.

İntörn eğitimi görenlere ne kadar ödeme yapılacak?

Üniversitelerin (Gülhane Askeri Tıp Akademisi dahil) tıp fakültelerinin beşinci yılını tamamlayıp altıncı yıla geçen öğrencilerine intörn eğitimi döneminde öğretim üyesi rehberliğinde yaptıkları uygulama çalışmaları karşılığında ilgili kurumların bütçesinden oniki ay süreyle 4.702*0,154461= 726 TL tutarda aylık ücret ödenir.

İl genel meclis üyelerinin huzur hakları ne kadar oldu?

Meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için; il genel meclisi başkanına 6026*0,154461= 930,78 TL, diğer meclis üyelerine 2.226*0,154461 = 343,83 TL tutarında brüt huzur hakkı ödenir.

2020 Temmuz’da memur, sözleşmeli ve emeklilere yapılan birçok ödeme değişti
2020 Temmuz’da memur, sözleşmeli ve emeklilere yapılan birçok ödeme değişti

Bu yazımızda 2020 yılı Temmuz ayından itibaren memurlar, sözleşmeli personel ve memur emeklilerine yapılan bazı ödemeler değiştiği için bu ödeme tutarlarını açıklamaya çalışacağız.

Alt sınır aylığı nedir ve Temmuz ayındaki tutarı ne kadar oldu?

Emekli aylıklarının belli bir tutarın altına düşmemesi için getirilen zorunlu alt sınırdır. 5434 sayılı Kanun’a göre bağlanacak emekli aylığının alt sınırı 14. derece’nin 2. Kademesi üzerinden 30 fiili hizmet yılı için hesaplanan emekli aylığıdır. 2020 yılının ikinci yarısındaki alt sınır aylık tutarı 2.705,84 TL’dir. 5510 sayılı Kanun’a tabi olanlar içinse alt sınır aylık farklı düzenlenmiştir. Buna göre kanunun 55’inci maddesinde bütün sigortalılar için düzenlenen alt sınır aylık memurlar için de geçerlidir. Ayrıca, emekli aylıkları 5510 sayılı Kanun’un ek 19’uncu maddesine göre 1.500 TL’den az olamamaktadır.

En yüksek devlet memuru aylığı nedir, nasıl hesaplanır ve Temmuz’da ne kadar oldu?

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı için En Yüksek Devlet Memuru ifadesi kullanılmaktadır. Buna ödenen gösterge ve ek gösterge tutarı olan 1500+8000 rakamı toplamının memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutara ise En Yüksek Devlet Memuru Aylığı ifadesi kullanılmaktadır. Buna göre Ocak sonrası En Yüksek Devlet Memuru Aylığı = 9500*0,154461 = 1.467,37 TL’dir.

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı en Yüksek Devlet Memuru olarak tanımlanmakla birlikte kamuda en yüksek ücreti alamamaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın 2020 yılının Temmuz ayındaki net ücreti 18.969 TL’dir. Kamuda bu rakamdan daha fazla ücret alan çok sayıda kamu personeli bulunmaktadır.

Aylık nedir ve tutarı ne kadardır?

Devlet memurlarının gösterge ve ek göstergesinin memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutara aylık denilmektedir. Memurlara ödenen maaşlar için aylık kavramı kullanılmamaktadır. Aylık tutarı memurların derece, kademe ve unvanlarına göre değişmektedir. Bazen memurların ellerine geçen ücretle bu kavramın karıştırıldığı da olmaktadır.

Kıdem aylığı nedir ve hangi tutarda ödenmektedir?

Devlet memurlarına her bir hizmet yıl için 20 gösterge rakamının maaş katsayısı ile çarpımında oluşan tutara kıdem aylığı denilmektedir. 25 yıldan fazlası için kıdem aylığı verilmemektedir. Aynı hizmet yılına sahip bütün memurların kıdem aylığı tutarı aynıdır. Kıdem aylığı bazı memurların maaş kalemleri arasında yer alırken bazılarının sadece emekli kesintisinde esas alınmaktadır.

Taban aylık nedir ve nasıl hesaplanır?

Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’na göre almakta olan personele 1.000 gösterge rakamının taban aylık katsayısı ile çarpımından oluşan ve memur maaşının bir unsuru olan tutara memuriyet taban aylığı denilmektedir. 2020 yılının ilk yarısı için taban aylık tutarı ise; 1000 *2,417699 = 2.417,69 TL’dir. Bütün memurların taban aylık tutarı aynıdır ve memur maaş katsayısı artışları ile arttırılmaktadır.

Tayın bedeli nedir, nasıl hesaplanır ve Temmuz’da ne kadar oldu?

Bazı kadrolarda bulunan personele, 2155 sayılı Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesi Hakkında Kanun ve bu kanuna göre çıkarılan Bazı Kamu Personeline Tayın Bedeli Verilmesine Ait Yönetmelik hükümleri çerçevesinde verilen tutara denilmektedir. Bu tutar 2.100 gösterge rakamı ile maaş katsayısının çarpımından oluşmaktadır. Bu tutar ise 2.100*0,154461 = 324,36 TL’dir.

Huzur hakkı nedir, ödenecek tutar nasıl belirlenir ve Temmuz’da ne kadar oldu?

375 sayılı KHK’nin Ek 29’uncu maddesinde huzur hakkıyla ilgili şu ifadelere yer verilmiştir: “Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi ve gösterge rakamı belirlenmesi kaydıyla, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu, danışma kurulu üyelikleri ve komisyon, heyet, komite ile benzeri organlarda görev alanlara, ayda dörtten fazla olmamak üzere her bir toplantı için (1000) ila (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktarda, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın huzur hakkı ödenir. Gösterge rakamları Cumhurbaşkanı’nca üç katına kadar artırılabilir.”

Buna göre kamu kurumlarının teşkilat kararnamelerinde huzur hakkı ödemesine ve tutarına yer verilmişse bu ödeme yapılabilmektedir. Genellikle bu ödeme 9000* 0,154461 = 1.390,14 TL olup, bu ödemeden sadece binde 7,59 oranında damga vergisi kesilmektedir. Bu huzur hakkının ne kadar huzur vereceğini bilemiyoruz.

Kıdem tazminatı tavanı nasıl hesaplanır ve tutarı ne kadar oldu?

Kıdem tazminatı tavanının hesabında bir hizmet yılı için Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılan emekli ikramiyesi ödemesi esas alınmaktadır. Bu çerçevede, maaş katsayısındaki artışlar, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılacak emekli ikramiyesini de arttıracaktır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’nın emekli ikramiyesine paralel artış gösteren işçilere ödenecek kıdem tazminatı tavanı tutarı 01/07/2020 tarihinden itibaren 7.117,17 TL olmuştur.

Kamu personelleri arasında Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı’na yapılacak bir yıllık emekli ikramiyesinden daha yüksek emekli ikramiyesi alan kamu personeli olduğunu da ifade etmek isteriz.

Temmuz ayından itibaren sözleşmeli personelin sözleşme tavanı ne kadardır?

Kamu kurumlarında birden fazla sözleşmeli personel statüsünde çalışan personel olduğu için bunların ücret tavanları da oldukça farklıdır. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3’üncü maddesinin (c) bendi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin ücret tavanı 8.454,34 TL’dir.

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ücret tavanı 7.536,85 TL’dir. Bilişim personeline yapılan ödemelerde bu tutarın katları olarak belirlenmektedir.

Mal beyanında esas alınacak şube müdürü maaşı ne kadar oldu?

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu uyarınca yürürlüğe konulan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı’nca ilan edilmesi gereken genel idare hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen her türlü zam ve tazminatlar dahil net aylık tutarı 01/07/2020 tarihi itibarıyla 6.682,36 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın kendilerine aylık ödenmeyenleri kapsadığını ifade etmek isteriz. Yani memurlarla ilgisi yoktur.

Emekli olacak kamu personeline ne kadar yol tazminatı ödenecek?

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1’inci maddesinin (D) bendinde belirtilen kamu görevlilerinden emekli olanlara ödenecek yolluk tutarı; 13.558 * 0,154461 = 2.094,18 TL – 15,89 TL damga vergisi = 2.078 TL net ödeme yapılacaktır.

Memur ve emeklinin zam oranı belli oldu: İşte en düşük yeni maaşlar
Ekonomi
Memur ve emeklinin zam oranı belli oldu: İşte en düşük yeni maaşlar
Milyonlarca kişinin beklediği oranlar belli oldu. Haziran ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE ilk 6 ayda yüzde 5.75 oranında arttı. Bu artış memur ve emekliye zammın kapısı araladı. Temmuz ayında yapılacak zam sonrası en düşük maaşlar ise şöyle olacak..
Yeni Şafak
Enflasyon rakamları açıklandı: İşte maaşlara yansıyacak zam
Ekonomi
Enflasyon rakamları açıklandı: İşte maaşlara yansıyacak zam
Haziran ayı enflasyon rakamları gündemde araştırılan konular arasında yer alıyor. Enflasyon haziranda yüzde 1,13 artarken, yıllık bazda yüzde 12,62 oldu. Haziran ayı enflasyonunun belli olmasıyla birlikte memur ve memur emeklilerine verilecek fark belli oldu.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.