BM'den 'Suriye'den çekilme' açıklaması:  Türkiye’nin kaygıları dikkate alınmalı
Dünya
BM'den 'Suriye'den çekilme' açıklaması: Türkiye’nin kaygıları dikkate alınmalı
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge kurulması önerisine ilişkin "Türkiye’nin meşru güvenlik kaygıları dikkate alınmalı." dedi. Ayrıca BM Genel Sekreteri, Kaşıkçı cinayeti soruşturmasında talep gelmesi halinde BM İnsan Hakları Konseyinin kullanabileceği birçok yöntem olduğunu söyledi.
AA
Rus ordusu YPG ile ortak devriye geziyor
Dünya
Rus ordusu YPG ile ortak devriye geziyor
Çok yakın bir zaman kadar ABD ordusu ile omuz omuza görüntülenen terörist YPG ordusu şimdi de Rus ordusu ile birlikte görüntülendi. Münbiç'te Rusya ile ortak devriye gerçekleştiren teröristler, karargahlarına da Rus bayrakları astı.
AA
20 günde üç tuzak
Dünya
20 günde üç tuzak
ABD Başkanı Trump’ın Suriye’den çekilmesini durdurmak isteyenler ardı ardına tuzak kuruyor. Türkiye, 28 Aralık’ta “Esed rejimi Münbiç’te” iddiasıyla Amerikan askerleri, İdlib provokasyonuyla da Rus askeriyle karşı karşıya getirilmek istendi. Türkiye bu tuzaklara düşmeyince Münbiç’teki ABD askerleri doğrudan hedef alındı.
Yeni Şafak
PKK’nın bomba yalanları
Dünya
PKK’nın bomba yalanları
PKK, Münbiç’te 4’ü ABD’li 14 kişinin öldüğü intihar saldırısını ÖSO ve Türkiye’ye bağlamak için kirli propagandaya başladı. Olaya karıştıkları iddiasıyla 7 kişinin fotoğrafı yayımlandı. Ancak Busultan aşireti PKK’yı yalanlayarak bu üyelerinin aylardır hapiste tutulduğunu duyurdu. Eski Münbiç Mahalli Meclisi Başkanı Mustafa Hacı Abdullah da Mısır, Fransa, Hollanda, BAE ve Suud ajanlarının ilçede cirit attığını anlattı.
Yeni Şafak
Sam Amca’ları, bombaları çok seviyor!
Sam Amca’ları, bombaları çok seviyor!

Yine o bildik provokasyon: Ters manyel yaptırtan “kontra atak” kapsamındaki son kanlı saldırı, bir Amerikan klasiğidir. ABD’ye “Sakın ha, Suriye’den çekilme” diyen bir bombadır!

Video: Sam Amca’ları, bombaları çok seviyor!


Uncle Sam’in “Bombaları dert etmeyi bırakıp, onları nasıl sevdim” diye ellerini ovuşturduğuna kuşku yoktur!

* * *

Menbiç’in merkezinde dört Amerikan askerinin hayatını kaybettiği, üçünün de yaralandığı “bombalı saldırıyı” DEAŞ üstlendi…

Hangi, DEAŞ bu? Hani, Donald Trump’ın seçim kampanyası sırasında “Obama ile sahtekâr Hillary birlikte kurdular” dediği, Derin ABD’nin “fevkalade kullanışlı” kontra terör örgütü DEAŞ! Eh, Obama’dan sonra da “United States of Trump” kullanıyor!

Sahi, Amerikalı bir siyasi analist “DEAŞ örgütü, imkânsız olanı yaptı ve ABD dış politikasının düzgün görünmesini sağladı!” demişti.

Bu iğneleyici cümleyi bir nevi itiraf kapsamında hatırlamak gerekiyor. Kaldı ki; Amerikan Devleti’nin “DEAŞ Düzenbazlığı” çoktan beridir “çakozlandığı” için, artık dış politikalarının düzgün görünmesini de sağlayamıyor…

Ha, sahtekârlığı hayat tarzı yapmış “Amerika Birleşik Kahpeleri” için “sakil bir mazeret üretmesi” dahi kâfidir!

ARA KALIP

Bu sütunda çıkan 21 Aralık 2018 tarihli yazıda “ABD, Suriye’den Yine Çekiliyor!” ara başlığı altında “Çekilme atraksiyonuyla, numarasıyla; Türkiye’yi birkaç ay daha bekletip ardından da bir provokatif hadise ve ‘biz vazgeçtik, gitmiyoruz mu diyecekler, mesela?!” cümlesi okunuyordu…

Provokasyon için birkaç ay bile beklemediler: Bir ay yetti, bunlara!

TRUMP’IN KANKASI SENATÖR

Bir de şu “Senatörden Al Haberi” bahsinde adı geçen Mister Lindsey Graham’ı unutmayalım:

Yakın dostu Trump’la görüştükten sonra “Henüz DEAŞ’ı bitirme noktasında değiliz. Çekilme işlerini akıllıca yavaşlatıyor olduğumuzu düşünüyorum…” demişti, hani!

Şimdi bu Senatör Graham “DEAŞ’ın Trump’ın kararından cesaret aldığını, son saldırıyı bunun için yaptığını” öne sürdü ve “Daha geçenlerde bombanın patladığı restoranda yemek yemiştim” diye ekledi!

Eh, Senatör repliklerine iyi çalışmış: “Suriye’den çekilmeyi unutmalıyız” demeye getiriyor. Derinlerde yazdıkları senaryonun, en baştan beri “provokasyon sahnesini” içerdiği aşikardır.

Fonda, Trump’ın “Çekilme kararında geri adım” yok” müziği derin oyunda “sinek vızıltısı olarak yerini almıştır. Hükümsüzdür!

YEDİ YILDIR NERELERDEYDİNİZ?

Bir de şu “Tampon Bölge” bahsi var!

Malum Senatör Lindsey Graham’in geçen hafta “Bay Başkan, güvenli bölge tarzı bir girişimi gözden geçiriyor” dediğini de kayda geçirelim. “Senatör’den Al Haberi” bu mevzuda da geçerli, yani…

Türkiye, 2012’den beri ısrarla “Tampon Bölge” talep etti: ABD ise oralı olmadı!

Obama, geçti gitti; Trump başkanlığının ikinci yılı dolduktan sonra birdenbire “Tampon Bölge” kartını açtı! Öğleden sonra “Günaydın” mı demeliyiz? Yahut Yeni mi akılları başlarına geldi?

Hayır, burada yine samimi değiller!

Suriye sınırımızda 32 kilometrelik güvenli bölge oluşturulmasıyla ilgili adımları da “yeni bir oyalama” numarasıdır. Türkiye’nin muhtemel askeri harekatını geciktirmek, başarabilirlerse engellemek istiyorlar!

Türkiye’nin istediği şekilde bir Tampon Bölge’yi kabul ederler mi?

Kıymetli yazarımız Mehmet Şeker’den mülhem söyleyecek olursak:

-Ankara diyor “Tampon” bölge; bunlarsa aslında diyor “Trampon Bölge!”

* * *

YPG/PKK’lı teröristlerinin bölgedeki varlığını sürdürmesinde ısrarlılar…

Amerikan kahpelerini, teröristlerinin güvenliği ilgilendiriyor!

Maskeli maşaları DEAŞ’a verdikleri “Doldur Boşalt” rolüyle Suriye’nin kuzeyine YPG/PKK’lılarını yerleştirdikleri süreçte; Türkiye’nin “Tampon Bölge” talebini, işbu bölgeye “çökme” işine engel olur diye reddetmişlerdi!

Şimdi, Uncle Sam ve Sarı Tarzan’ı zorda, ya…

-O vakit, gelsin yeni numara: “Güvenli Bölge!”

Asla aklımızdan çıkarmayalım: Haydut Devlet ve onun “Terör Tandemi” İsrail, Suriye’nin kuzeyinde bir PKK devleti kurma planlarından vazgeçmiş değiller!

Çavuşoğlu: Terör örgütleri kararlılığımızı etkilememeli
Gündem
Çavuşoğlu: Terör örgütleri kararlılığımızı etkilememeli
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov ile görüştü. Ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, Münbiç'te yaşanan patlamanın ABD'nin bölgeden çekilme sürecini olumsuz etkilememesi gerektiğini vurguladı.
Tvnet
Saldırının amacı çekilmeyi durdurmak
Gündem
Saldırının amacı çekilmeyi durdurmak
Münbiç’te 4 ABD askerinin öldüğü patlamayı değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırının amacının ABD'nin bölgeden çekilmesini engellemek olduğunu söyledi. Trump’ın çekilme konusundaki kararlılığını gördüğünü ifade eden Erdoğan şunları ekledi: Bu tür bir terör eylemine karşı geri durmayacağına inanıyorum. Çünkü bir geri durma söz konusu olursa bu DEAŞ’ın bir zaferi olur.
Yeni Şafak
ABD güvenli bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olmasına rıza gösterir mi?
ABD güvenli bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olmasına rıza gösterir mi?

Böyle zamanlarda, olağan dışı bir şey olduğu zaman bu coğrafyada yaşayan insanların “Neden böyle bir şey oldu” sorusuna verebildikleri ortak bir cevap olabiliyor artık.

Video: ABD güvenli bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olmasına rıza gösterir mi?


Sıra dışı bir şey olduğunda çoğunluğun aklına aynı fikir geliyor.

Münbiç’te dün, 4 ABD askerinin öldüğü, 3’nün de yaralandığı saldırıyı kast ederek bu cümleleri kuruyorum.

Muhtemelen böyle bir saldırı haberi geldiği ilk anda çoğunuzun aklına, ABD Başkanı Trump’ın Suriye’deki askerlerini çekme kararını etkilemeye dönük bir eylem mi bu sorusu gelmiştir.

Önümüzdeki günler için bir noktaya dikkat çekmek isterim.

İşin başından beri Türkiye’yi DEAŞ’la yan yana göstermeye çalışan içeriden dışarıdan bir takım kara propaganda odakları, bu saldırı üzerinden yeni bir Türkiye karşıtı kampanya başlatabilir.

En fazla da ABD Başkanı Trump’ın kafasını karıştırmak isteyenler, böyle bir yönelime girebilir.

DEAŞ’ın bir proje olduğunu Trump, 4,5 kere kendisi söyledi.

Selefi Obama ve seçimlerdeki rakibi Hillary Clinton’ı bu örgütü birlikte kurmakla suçlayacak kadar ileri cümlelerle dile getirdi bunu.

Üstelik başkan seçildikten sonra da aynı görüşünü tekrarladı.

Şimdi şu soru akıllara düşüyor:

Dünkü saldırıyı DEAŞ üstlendiğine göre, bu eylem Trump’ın çekilme kararını acaba nasıl etkileyecek?

Normal şartlarda saldırı, Münbiç kent merkezinde yaşandığı için, buralarda da devriye gezen ABD askerleri ve onların hamiliğinde hala kentteki varlığını korumaya devam eden YPG dışında kimse olmadığı için, bu eylem nedeniyle ihmal, zaaf gibi gerekçelerle sorumlu tutulabilecek başka bir kimse yok.

Yine normal şartlarda, bu türden bir saldırı, çekilme takvimini hızlandırma dışında makul bir seçenek de sunmuyor.

Ama, at izinin it izine karıştığı Kuzey Suriye denkleminde her şeyin makul bir çerçevede ilerlediğini söylemek de mümkün olmuyor.

Münbiç’teki saldırı haberinin Fırat’ın doğusu için gündeme gelen ‘Güvenli Bölge’ tartışmalarının tam ortasına düştüğünü görüyoruz.

Türkiye, Trump’ın gündeme getirdiği Safe Zone/Güvenli Bölge önerisini “Bunu ben yapabilirim” ifadesiyle en üst düzeyde ilan etmiş durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu minvalde Salı günü yaptığı açıklamalarını, aynı zamanda “Bu işi biz yapmazsak başkasının yapmasına da izin vermeyiz” biçiminde de anlayabiliriz.

Yani o sözlerin içerisinde böyle bir anlam olduğu da çok açık.

Ankara, son dönemlerde birçok konuda olduğu gibi burada da ‘Açık diplomasi’ kuralını işletiyor.

Yani duruşunu, yaklaşımlarını saklamadan açıktan oynuyor.

Bu yöntemin Türkiye’nin olurunu almadan güvenli bölge dahil birçok temel meselede mesafe kaydedemeyeceğini bilen Washington üzerinde baskı oluşturma niyetiyle işletildiği düşünülebilir.

Diğer taraftan Ankara’nın, Erdoğan’ın New York Times Gazetesi’ne yazdığı makale ile ilan ettiği Kuzeydoğu Suriye planı iyi niyetle hareket edilmesi halinde iyi bir çözüm perspektifi sunuyor.

Önceki gün Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın şu sözleri, bu bağlamda ilgili herkese bir fikir verebilir:

“Bunu terör örgütlerine hiçbir fırsat vermeden, sivillerin zarar görmesini engelleyecek bir şekilde biz yapabiliriz. Bunu koalisyon ile birlikte yapabiliriz. Burada aradan bu terör örgütünü çıkartmamız halinde bu planı meşru bir zeminde, yerel aktörleri de devreye sokarak gerçekleştirebiliriz. Bizim Amerikalı mevkidaşlarımıza verdiğimiz mesaj bu”

Rusya ve Şam rejiminin Halep, Hama ve diğer birçok Suriye şehirlerinde;

ABD’nin YPG ile Rakka başta olmak üzere başka birçok yerleşim yerinde yaptığı operasyonların taş üstünde taş bırakmayan ‘yıkıcı’ sonuçlarına karşılık, Türkiye’nin harekat yaptığı yerlerde hem şehirlerin korunmuş olması, hem de hayatın normalleşmesine dönük kaydedilen ilerlemeler Fırat’ın doğusu için de iyi bir örnek olabilir.

Amerika, Trump’ın önerdiği 32 kilometre derinliğindeki güvenli bölgenin Türkiye’nin kontrolünde olması fikrine acaba ne diyecek?

Dün, Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler’in ABD’li mevkidaşı Dunford ile Brüksel’de randevusu vardı.

Amerikalılar, güvenli bölge derken ne kast ettiklerini, ya da Türkiye’nin kontrolünde bir güvenli bölge fikrine nasıl yaklaştıklarını Güler’e iletmiş olmalı.

Şu aşamada ihtiyatlı olmakta fayda var.

ABD’nin, güvenli bölge fikrini gündeme getirirken bunu Türkiye’nin arzu ettiği bir biçimde uygulama niyetiyle hareket ettiğini söylemek hem erken, hem de bir hayli güç.

İşin gerçeği Amerikalılar, Ankara’nın baskısı olmasa, muhtemelen dün PYD sözcüsü Aldar Halil’in önerdiği gibi, YPG’yi Türkiye’ye karşı koruyup kollayacak bir Birleşmiş Milletler gücünün o bölgeye yerleştirilmesi üzerinde çalışıyor olacaklardı.

Ankara “Ancak benim kontrolümde olursa olur” dediğine göre, Amerika’nın bir sonraki hamlesi acaba ne olacak?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.