Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
ABD'nin eski başkanları kamera karşısında koronavirüs aşısı olacak
Dünya
ABD'nin eski başkanları kamera karşısında koronavirüs aşısı olacak
ABD'nin eski başkanlarından Bill Clinton, George Bush ve Barack Obama kamera karşısında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı olmaya gönüllü olduklarını açıkladı.
AA
Obama’dan Trump çiftine geçmiş olsun mesajı
Koronavirüs
Obama’dan Trump çiftine geçmiş olsun mesajı
ABD eski başkanı Barack Obama, koronavirüse yakalanan ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump'a geçmiş olsun mesajı gönderdi. Obama, Trump çiftinin "hızlı bir şekilde ve tamamen iyileşmelerini" diledi.
DHA
ABD'li uzmandan çarpıcı açıklama: Obama, ABD'yi Suriye'de PKK ile ittifaka soktu
Dünya
ABD'li uzmandan çarpıcı açıklama: Obama, ABD'yi Suriye'de PKK ile ittifaka soktu
Hudson Enstitüsü Kıdemli Orta Doğu Uzmanı Michael Doran, tarihsel olarak ABD'nin, Türkiye'nin tehdit algılarına saygı duyduğunu belirterek "Ancak (eski ABD Başkanı Barack) Obama, Suriye'de bu teamülü bozdu ve YPG'yi DEAŞ ile mücadelede ana ortağı olarak seçerek ABD'yi PKK ile ittifaka soktu" dedi.
AA
Dengesizlik ihtiyacı...
Dengesizlik ihtiyacı...

1957 yılında yayınlanan ilk kitabında (‘A World Restored: Metternich, Castlereagh and the problem of Peace’) Henry Kissinger, dünya görüşünü kabaca, “adalet ve özgürlük diye bir şey yoktur. Kötülük vardır. O da ‘dengesizlik’ yarattığı sürece” şeklinde kavramsallaştırılabilecek, uluslararası ilişkilerin reel politik, jeopolitik ve “diplomatik soğuk” duruşundan öteye geçen, neredeyse metafizik vurgulu bir kaideye oturtuyordu... (‘Kissinger’s Adoration of the 1815 Congress of Vienna: A master key into Universal History’, 07/2020, Kump, Global Research.)

MOSSAD’ın Tahran’dan çok Ankara’yı tehlikeli bulduğu sürpriz bilgi değil. Tel Aviv, İran’ı ‘kırılgan’, yani üstesinden gelinebilir buluyor. Türkiye ise kırılamayacak kadar sağlam...

Son teyidi İngiliz The Times gazetesinden geldi. Buna göre; Mossad, Türkiye’yi şeytanlaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden Mossad Başkanı, Mısır, S.Arabistan ve BAE’den yetkililerle bir araya gelip, “Erdoğan iktidarındaki Türkiye’nin İran’dan daha büyük tehlike oluşturduğunu” dile getirmiş. Buradan, İsrail ve Türkiye arasındaki soğukluğun sahaya istihbarat savaşları olarak yansıdığını söylemek kehanet sayılmaz.

Toplantının tarihi Ocak 2019. 20 aylık bilginin neden şimdi ortaya çıktığı -belki ‘tazelendiği’ demek lazım- merak edilmeli. Çünkü kimi uzmanlara göre, iki ülke ilişkileri yakın gelecekte olumlu gelişmelere de sahne olabilir...

***

Yine İngiliz The Independent gazetesinin bir haberi de Akdeniz gerginliğinin dalgalarına karışıp gitti; “İsrail, S. Arabistan ile Çin’in, ‘gizli nükleer anlaşma’ yapmasından endişeli”... (20/08.) İlginç bir haber bu; İsrail istihbaratına yakın bir haber sitesi, yetkililerin bu konudaki ciddi kaygılarını Washington’a bildirdiğini duyurmuş.

Bir yandan, BAE ile yapılan “tamamen normalleşme anlaşması”na S. Arabistan’ı katmak için didinen, diğer yandan Akdeniz dahil tüm Ortadoğu’da Türkiye karşıtı eksen çizmeye çalışan, kısa süre önce bizzat ABD Dışişleri Bakanı tarafından Çin’le ilişkileri yüzünden kulağı çekilen İsrail üzerinde, yine bir Pompeo ziyareti öncesi bu haberlerin uçurulması hangi anlama geliyor olabilir?..

***

Çin demişken, yeterince İngiliz haberi verdik, biraz da Amerikan haberi verelim... Pakistan ve Çin, askeri-ekonomik ilişkileri gittikçe gelişen iki ‘müttefik’. Son göstergelerinden biri, her iki ülkenin sınır sorunları bulunan Hindistan’la yaşadıkları gerginliğin ardından geldi; Çin, Pakistan donanması için, “en gelişmiş” dört savaş gemisinden ilkini-tamamı 2021’de teslim edilmek üzere-inşa etmeye başladı. Bu gemilerin Pakistan donanmasının savaş gücünü ikiye katlayacağı iddia ediliyor. (‘China Launches Advanced Warship for Pakistan Navy’, 23/08, VOA.)

Haberin Hindistan’a attığı kılçıkla beraber S. Arabistan-Pakistan ilişkilerinin özelliklerini de hatırlamak gerekir; İslamabad ve Riyad arasında kapsamlı ‘ekonomik bağlar’ ve Arabistan’da çalışan on binlerce Pakistanlı işçi bulunuyor. Bu da bizi yine İran-İsrail-Körfez hattına sürüklüyor.

***

Bu toz-duman arasında, üstelik Başkanlık seçimlerinin ateşi gittikçe yükselirken, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İsrail, BAE, Bahreyn, Umman, Katar, Sudan’ı kapsayacak bir geziye başladı. Bu tura, Libya, Akdeniz dengeleri, bu ülkeleri İsrail’le tamamen normalleşme anlaşmalarına katılmaya teşvik, İran dosyaları ile birlikte Türkiye’nin duruşunun dahil edilebileceği de ister-istemez akla geliyor...

Bu ziyaretlerin bölgeyi istikrarlı yapmayacağı aşikâr...

***

Bu zamanlama içinde Türkiye özeline yönelik iki gelişmeyi ayrıca düşünmek lazım...

Biri, ikinci S-400 paketinin teslimini gündeme taşıyan haber... Moskova’nın resmi ağzı Sputnik dahil, Rus haber ajanslarının neredeyse tamamı, sevkiyata yönelik yeni anlaşmanın Rusya ile Türkiye arasında imzalandığını duyurdu. Haliyle kimi Batı haber merkezleri de bu okurlarına servis etti. Sonra haber ‘düzeltildi’; görüşmelerin hayli ilerlediği, son aşamaya geldiği, büyük olasılıkla imzanın 2021’de atılacağı Rus resmi ağızlarından duyuruldu. Türkiye ise ne ses ne renk verdi.

Burada bir mesaj var ise -ki aksini söylemek zor- muhataplarının anlamaması zor!..

İkincisi ise Akdeniz kriziyle ortaya çıkan, Almanya’nın destekliği hissedilen yeni ‘Schuman Planı’! Bu akıl, Türkiye-Yunanistan krizinin AB’ye sıçrayabilecek bir alev topuna dönüşmesi endişesinden hareketle, Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerin gaz çıkarmama üzerine anlaşabilecekleri bir platforma kadar uzanabilecek öneriler getiriyor.

Zamanlaması ve kapsamı iyi tartılmalı...

***

23 Ağustos’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir TV kanalında şu cümleleri kuruyordu; “ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları yeniden tesis etme girişimi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde ciddi bir skandalı tetikleyebilir. Bu da BMGK’nın küresel otoritesini yaralayabilir. Üyelerin çoğu bu girişimin yanlış olduğunu düşünüyor. BMGK içinde kırılmalara neden oluyor”... (TASS, 23/08.)

Bütün bunlar ve yer bulamadığımız birçok örnek yüksek dengesizlik üretiyor. Bunların başında da ABD seçimleri geliyor. Üstelik yeni Başkan kim olursa olsun “Vertigo” halinin devam edeceğini savunan da çok...

Sebebi de, Amerikan seçimlerinin küresel dengesizliği besleyen cephelerden oluşması. Anketler Joe Biden’ı önde gösteriyor ama.. Finali başka tür bir anketle yapalım ki, küresel kefeleri kimin tekmelediğini görelim...

ABD seçimlerinin önemli ayaklarından Demokrat Parti kurultayı yapıldı. Odak noktası Biden’dı ve resmen başkan adayı ilan edildi. Burada partinin önemli isimleri konuşmalar yaptılar. Konuşmaların ve popüler konuların sosyal medyada yarattığı etkileşimi/atıf sayısını ölçen anket şu sonuçları verdi; Kamala Harris: 89 bin, Bill Clinton: 808 bin, Joe Biden: 1,4 milyon, Barack Obama: 1,5 milyon ve Michelle Obama... 7,6 milyon!

Yani... Demokrat Parti kongresini kazanan Michelle Obama oldu!

Michelle Obama'nın 'oy ver' yazılı kolyesi viral oldu: Bir gecede 2 bin tane sipariş verildi
Hayat
Michelle Obama'nın 'oy ver' yazılı kolyesi viral oldu: Bir gecede 2 bin tane sipariş verildi

Önceki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama'nın eşi Michelle Obama'nın Demokrat Ulusal Kongre'nin ilk gününde yaptığı konuşmanın etkisi hala devam ediyor. Obama'nın Trump hakkında söylediklerinin yanı sıra 'VOTE' (Oy ver) yazan kolyesi de bir o kadar konuşuldu. Hatta altın kolyenin satışları patladı. Kolyeyi üreten butiğin sahibi, 300 dolarlık kolye için bir gecede 2 bin sipariş aldıklarını söyledi.

Yeni Şafak
Michelle Obama, Trump'a savaş açtı: Ülkemiz için yanlış bir başkan, Biden ise çok düzgün bir adam
Dünya
Michelle Obama, Trump'a savaş açtı: Ülkemiz için yanlış bir başkan, Biden ise çok düzgün bir adam
Demokrat partinin başkan adayı olan Biden'ın resmen ilan edileceği kurultay online düzenlendi. Açılış konuşmasında çok sert konuşan eski Başkan Obama'nın eşi Michelle, Trump'ı "Ülkemiz için yanlış başkan" diye konuştu. Seçilmesi çağrısı yaptığı Biden'den söz ederken ise "Mükemmel aday, mükemmel başkan yoktur" dedi.
Diğer
Obama ve eşinin birlikte izledikleri ilk film: 31 yıl önce polis şiddeti beyazperdede
Hayat
Obama ve eşinin birlikte izledikleri ilk film: 31 yıl önce polis şiddeti beyazperdede
Farklı zamanlarda çeşitli biçimleriyle karşımıza çıkan ırkçı ayrım son olarak yine ABD’de kendini gösterdi. George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinden ardından ülkenin dört bir yanında artan protestolar devlet tarafından engellenmeye çalışırken bir siyahi daha polis tarafından öldürüldü. Siyahilere uygulanan ırkçılık ve şiddet birçok filme konu oldu. Onlardan biri de 1989 yılında yapılan Doğruyu Seç (Do the Right Thing). Filmin günümüz ise benzerliği ise Radio Raheem isimli karakterinin 31 yıl önce George Floyd gibi polis şiddeti sonucunda hayatını kaybediyor olması. Bu film Barack Obama ve eşi Michelle Robinson da ilk buluşmalarında izledikleri film.
Yeni Şafak
Obama ve eşinin birlikte izledikleri ilk film: Yine polis şiddetiyle hayatını kaybeden bir siyahi
Hayat
Obama ve eşinin birlikte izledikleri ilk film: Yine polis şiddetiyle hayatını kaybeden bir siyahi
Farklı zamanlarda çeşitli biçimleriyle karşımıza çıkan ırkçı ayrım son olarak yine ABD'de kendini gösterdi. George Floyd'un polis tarafından öldürülmesinden ardından ülkenin dört bir yanında artan protestolar devlet tarafından engellenmeye çalışırken bir siyahi daha polis tarafından öldürüldü. Siyahilere uygulanan ırkçılık ve şiddet birçok filme konu oldu. Onlardan biri de 1989 yılında yapılan Doğruyu Seç (Do the Right Thing). Filmin günümüz ise benzerliği ise Radio Raheem isimli karakterinin George Floyd gibi polis şiddeti sonucunda hayatını kaybediyor olması. Bu film Barack Obama ve eşi Michelle Robinson da ilk buluşmalarında izledikleri film.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.