Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz?
Evde mi kalıyoruz yoksa ekrana hapis bir hayat mı yaşıyoruz?

“Evde Kalma” günlerinde anneler vakitlerini daha verimli bir şekilde geçirmek için çaba sarf ediyor. WhatsApp gurupları üzerinden okudukları kitapları paylaşmaya çalışıyorlar. Gayretlerine saygı duymakla birlikte beş kişiyi geçen bir WhatsApp gurubunda kitap paylaşımı verimden çok yorgunluk getirir diye düşünüyorum.

Okuma eylemini illa bir teknolojik platformda gerçekleştirmek yerine tam tersine teknoloji üzerine eleştirel kitapları okuyarak, not olarak, yazılı bir paylaşım içine girilmesinin daha verimli olacağını düşünüyorum. WhatsApp gruplarında kitaplar üzerine konuşulması hakkında ne düşündüğümü soran değerli okuyucularıma öncelikle gruptaki her bireyin kitap okuma ve anlama kapasitesinin birbirine denk olması gerektiğini hatırlatmak isterim.

“Evde kalma günleri”nde esasında eve değil ekrana kapatıldığımızı idrak etmemiz gerekiyor. Sözlü kültür, yazılı kültür, dijital kültür. “Evde kalma günleri”ni dijital köleler haline gelmeden tamamlamak için eleştirel mesafemizi korumak zorundayız. Kendi aranızda teknoloji üzerine tartışmanız için size Ayrıntı Yayınları’ndan çıkmış Bary Sanders’in Öküzün A’sı kitabından notlar aktarmak istiyorum. Aşağıda dikkatinize sunacağım notlardan her birinin kendi hayatınız üzerinden izini sürerek en yakın arkadaşınızla bu iz üzerinden sohbet edebilirsiniz. Notların üzerine attığım başlıklar bana ait. Buyurun:

Sözlü kültürde bilgelik

“Sözlü kültürde yaşayan insanlar çok şey öğrenir birçok bilgiye sahip olur ve bunları kullanabilirler ama bu bilgeliği bizim “çalışma” dediğimiz yöntemle edinmezler. Onlar ustayla çok yakın yaşanan bir çıraklık ilişkisinde dinleyerek, duyduklarını tekrarlayarak, atasözlerini benimseyip onları farklı şekilde bir araya getirmeyi öğrenerek, kalıplaşmış bazı bilgileri özümseyerek toplu bir anımsamanın içine girerek öğrenirler” (s.28).

Okuma-yazma-göz

“Okuma-yazma görsel olanın üzerinde durarak göze öncelik verir. Anlama ulaşmak için göz devamlı taramalıdır. Göz sürekli olarak deneyim arar ve görme alanı içinde kalan her şeyi yakalar. Gerçeği deşifre edebilmek için gördüğü her şeyi ayrı ayrı parçalara bölmek ve görme alanı içine giren her şeye hâkim olmak zorundadır göz… Oysa her organ gibi gözün de sınırları vardır” (s.29).

“Kulak da görür”

“Antik dünyada insanlar kulağın görme kapasitesinin farkındaydılar” (s.29).

“Sözellik kültürü fazla sır tutamaz. Sırları rahatça anlatabilmek için başkalarının gözünden ve kulağından uzaklaşması gerekir “(s.32).

Sözlü kültürde mantık

Sovyet psikolog Alexander Luria, 1930’ların başında Sovyetler Birliği’nde Özbekistan ve Kırgızistan’ın bazı ücra bölgelerinde araştırmalar yapmıştır.

Luria okuryazar olmayan köylülerde ‘eleştirel’ düşüncenin bazı özelliklerini bulmaya başladı. Luria’nın verdiği örneklerden biri şuydu: “Kuzeyde, karların olduğu yerde bütün ayılar beyazdır. Novaya Zemba Kuzeydedir ve orada her zaman kar vardır. Orada ayılar ne renktir?” Deneklerden birinin verdiği yanıt bütün grubu tanımlayan tipik bir yanıt oldu: “Bilmem. Ben kara ayı gördüm. Başka ayı görmedim… Her yerin ayısı başkadır” (s.36).

Okuma-yazma algıyı tümüyle değiştirir

Okuma yazma algıyı tümüyle değiştirir. Okur-yazarlığın azı-çoğu olmaz. Azıcık okuma-yazma becerisi bile algıyı değiştirmeye başlar. Neredeyse anında kişiyi topluluk düşünce tarzından uzaklaştırıp benmerkezci ve soyut bir dünyaya yerleştirir. Batıda okur-yazarlığın ilk gerçek temsilcisi Platon oraya ve zamana ait öyküleri anlatan tüm şairleri -o eski moda “rhetorları”- hemen Devletinden atmış ve yerlerine soyut düşünür ve felsefecileri getirmiştir” (s.39).

Fazla televizyon seyreden çocuklarda limbik sistem gelişmez

Limbik sistem nasıl gelişir?

“Limbik sistem, kendi yarattığı imgelerle beslenir. Kimi araştırmacılara göre, çocuklar -örneğin kitap okurken, masal dinlerken ya da oturup hayal kurarken- kafalarına herhangi bir görüntüyü canlandırdıklarında; kalp limbik sistemi besleyen, onu güçlendirerek daha canlı görüntüler yaratmasını sağlayan bir hormon üretir. Güçlü bir limbik sistem de günümüz tüketici kültüründe yaygın olan sadizm ve şiddet görüntülerinin bombardımanına karış doğal bir savunma oluşturur”(s.47).

Limbik sistem bağışıklık sistemini düzenler.

Cinayetlerin tanıklığı olarak geçen çocukluk

“Bir çocuk eğer günde ortalama iki ila dört saat arası televizyon izliyorsa ilkokulu bitirdiğinde toplam sekiz binden fazla cinayete tanık olmuş olacaktır. Ancak burada tanık sözcüğünü kullanırken dikkatli olmalıyız, bu çocuk insanlığa karşı işlenebilecek en iğrenç suçun son derece grafik bir temsilini normal alışılmış bir davranış olarak kabul etmeyi öğrenmiş, buna karşı sessiz kalmış, suç ortağı olmuştur. Televizyon, çocuğu hareket fırsatı elinden alınmış bir tanık, konuşma yeteneğine sahip, ancak ses telleri kesilmiş güçsüz bir yaratık haline getirir” (s.48).

“Çocuk, televizyonu; her gereksinimini bilen elektronik bir anne gibi kullanır. Oysa televizyon evrensel bir annedir” (s.48).

Ve kampanya bitti: Hedef 5 bin aileydi 10 bini geçti
Hayat
Ve kampanya bitti: Hedef 5 bin aileydi 10 bini geçti
Şarkıcı Haluk Levent, sosyal medyadan ihtiyaç sahibi aileler için yardım kampanyası başlatarak spor ve sanat dünyasına seslenmişti. Koronavirüs yüzünden mağdur olan 5 bin aileyi hedeflerken 10 bin aile için yardım topladıklarını duyuran Levent, kampanyayı şimdilik duyurduklarını açıkladı.
Yeni Şafak
YediHilal Derneği dijital okuma grupları kurdu: Bereket Dijitalde Yayılsın
Gündem
YediHilal Derneği dijital okuma grupları kurdu: Bereket Dijitalde Yayılsın
YediHilal Derneği, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılmasını önlemek amacıyla insanların evde kaldıkları süreçte dijital okuma grupları ve hadis halkaları kampanyası başlattı.
AA
Sosyal medyada korona günleri: Her güne yeni bir challenge
Hayat
Sosyal medyada korona günleri: Her güne yeni bir challenge
Koronavirüsten korunmak için sosyal izolasyanu benimseyen birçok kişi evine kapandı. Gün içinde yapacak aktivite sayısı kısıtlı olanlar ise sosyal medyada birbirlerine meydan okudukları yeni akımlar başlattı. Kitap okuma challenge, tuvalet kağıdı sektirme challenge ya da çocukluk fotoğraflarını ifşa etmek gibi birçok challenge korona günlerinde insanların eğlencesi haline geldi.
Yeni Şafak
Görme engelli Esra'nın gururlandıran başarısı
Hayat
Görme engelli Esra'nın gururlandıran başarısı
Doğuştan görme engelli 17 yaşındaki Esra Kansoy, Osmaniye'de düzenlenen Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışmasında üçüncü oldu. Düziçi Anadolu İmam Hatip Lisesi 11. sınıf öğrencisi Kansoy, altıncı sınıfta gittiği kursta braille alfabesi sayesinde Kur'an-ı Kerim'i öğrendi. Osmaniye'de düzenlenen liselerarası Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışmasına katılan Kansoy, rakiplerini geride bırakarak üçüncülük elde etti.
AA
Geleceğe Nefes Seferberliği kapsamında dikilen fidanların yüzde 95'i tuttu
Ekonomi
Geleceğe Nefes Seferberliği kapsamında dikilen fidanların yüzde 95'i tuttu
Tarım ve Orman Bakanlığı, Geleceğe Nefes Seferberliği kapsamında Türkiye genelinde dikilen 11 milyonu aşkın fidanın yüzde 95'inin tuttuğunu bildirdi.
AA
Tokat'taki tarihi handa yangın
Gündem
Tokat'taki tarihi handa yangın
Tokat’ta Yazmacılar Sitesi'nde çıkan yangın kontrol altına alındı. Yangında 22 iş yerinde büyük maddi hasar meydana geldi.
Yeni Şafak
Yusuf Kaplan'ın 100 kitaplık okuma listesi tamamlandı: Önemli yerler 4 farklı kalemle çizilecek
Hayat
Yusuf Kaplan'ın 100 kitaplık okuma listesi tamamlandı: Önemli yerler 4 farklı kalemle çizilecek
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, ‘Önümüzü açacak öncü kuşak için 100 kitaplık okuma listesi’nin beşincisini yayınladı. Kaplan böylece üç yıldır peyderpey yayınladığı listeyi tamamlanmış oldu. Genç kuşağa medeniyet perspektifi ile Müslümanca düşünme melekeleri kazandırmayı hedefleyen Kaplan, dil zevki oluşturulması için de ipuçları vermeye devam ediyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.