Adana'daki orman yangını hızla yayılıyor: 6 mahalle boşaltıldı!
Gündem
Adana'daki orman yangını hızla yayılıyor: 6 mahalle boşaltıldı!
Adana'nın Kozan ilçesine bağlı Kuyubeli Mahallesi’nde dün sabah saatlerinde başlayan orman yangını rüzgarın etkisiyle şiddetini arttırarak büyümeye devam ederken havanın aydınlanmasıyla yangına havadan müdahale edilmeye de tekrar başlandı. Yangın yerleşim yerlerinin olduğu bölgelere doğru hızla ilerlerken 6 mahalle ise jandarma tarafından tamamen boşaltıldı.
AA
Adana'daki orman yangını yerleşim yerlerine sıçradı
Gündem
Adana'daki orman yangını yerleşim yerlerine sıçradı
Adana'nın Kozan ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangının yerleşim yerlerini tehdit etmesi nedeniyle bazı evler boşaltıldı. Adana Valisi Süleyman Elban, Kozan ilçesindeki ormanlık alanda çıkan yangın nedeniyle 60 evin tahliye edildiğini, can kaybının olmadığını, birkaç eve sıçrayan yangının söndürüldüğünü belirtti.
AA
Datça’daki orman yangını kontrol altına alındı
Gündem
Datça’daki orman yangını kontrol altına alındı
Muğla’nın Datça ilçesinde çıkan orman yangını hızlı müdahale ile kontrol altına alındı. Öğlen saatlerinde Mesudiye Mahallesi’ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.
IHA
Bakanlar Soylu, Pakdemirli ve Kurum, afet bölgesini havadan inceledi
Gündem
Bakanlar Soylu, Pakdemirli ve Kurum, afet bölgesini havadan inceledi
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, afet bölgesini helikopterle havadan inceledi. Soylu ve Pakdemirli, sel ve heyelanlar nedeniyle büyük hasarın meydana geldiği Dereli ilçe merkezinde yaptıkları incelemenin ardından, helikopterle kara yoluyla ulaşım sağlanamayan bölgelere hareket etti.
AA
Bakan Pakdemirli felaket bölgesinde: Şehrin silüeti değişmiş durumda
Gündem
Bakan Pakdemirli felaket bölgesinde: Şehrin silüeti değişmiş durumda
Sel felaketinin vurduğu Giresun'a giden Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin "İlk defa böyle büyük bir afet görüyorum, şehrin silüeti tamamen değişmiş durumda" sözleri durumun vahametini gözler önüne serdi.
Yeni Şafak
Ormanın insanı kendine getiren ilâhî şarkısı...
Ormanın insanı kendine getiren ilâhî şarkısı...

Sakarya’da Geyve’de bir dağ köyündeyiz... Hacılar Köyü’nde... Fotoğraf sanatçısı, İtibar’ın kapak fotoğraflarının sanatçısı Selçuk Sümer Özel kardeşimin sıfırdan başlayarak kendi elleriyle inşa ettiği ahşap dağ kulübesinde...

SELÇUK BEY’İN DAĞ KULÜBESİ VE ORMANIN MÛSİKÎSİ

Heidegger’in kulübesine benziyor... Ama sadece şeklen...

Heidegger’in kulübesi tepelerin arasında, ortasında... Zirvede değil. Kendisi zirve.

Selçuk Bey’in kulübesi dağın zirvesinde... Onu fotoğraf sanatçısı yapan bu zirveden gördüğü muazzam tabiat harikası ilâhî manzara...

Orman köyü, dağ köyü burası...

Ahşap evin önünde, dağın zirvesinin yamacına bir çardak yapmış Selçuk Bey kardeşim. “Hocam siz yazıyı orada yazın”, dedi getirdi buraya beni...

Aşağıda Sakarya Nehri uzanıyor... Göle dönüşmüş sanki Sakarya...

Rüzgâr esiyor... Önde orman ağaçlarının kalbin ritimleri gibi atan, rüzgâr estikçe kalbin ritimlerinin hızlanmasına benzer bir mûsikîyle ormanın ve ırmağın şarkısını andıran konserini dinliyorum...

Ağaçlardan yansıyan mûsikî sesiyle, dallardan, yaprakların hışırtısından yansıyan mûsikî sesi birbirine karışıyor... Dalga dalga aşağıya doğru yayılıyor, ırmağın sesine karışıyor, çok güçlü, çok sesli bir ilâhî mûsikî eserine dönüşüyor...

DÖRT UNSUR’UN İLÂHÎ BESTESİ TABİAT MÛSİKÎSİ

Tabiatta bir denge var. Muazzam bir denge. Tabiattaki dengeyi hayattaki mekanik zoraki dengeden ayıran organik, kendiliğinden, dolayısıyla daha estetik haz veren ilâhî denge...

İnsan eli değdiği ândan itibaren tabiatın dengesi bozuluyor... Tabiatın dengesinin bozulması, âfetlerin nedenlerinden biri, tabiatın insana, insanın açgözlülüğüne, bencilliğine, fütürsuzluğa isyanı belki de.

Tabiattaki denge, ormanın şarkısı ve ırmağın dipten gelen sesiyle tertemiz havayla insanın sadece ciğerlerini değil ruhunu da temizliyor, yıkıyor, arındırıyor...

Dört unsurun, havanın, suyun, ateşin ve toprağın bir arada olduğu yer, tabiatın dünyası. İnsan müdahale etmezse, toprak, hava, su ve ateşin dansıyla tabiatın manzarası cenneti andırıyor, yanısıra da bu dünyada bir cennet şarkısı besteliyor...

Hem tabiat kendini yeniliyor sürgit hem de insan sadece bedenen değil ruhen de canlanıyor, diriliyor, kendine geliyor...

Tabiatta farklı varlıklar arasında bir etkileşim, bir iletişim, bir alış-veriş var... Bütün bunlar kaos içinden düzenin, dengenin doğmasına yardımcı oluyor...

İnsana akıl melekesi verilmiş ama insan hayatta tabiatın dengesini tesis etmek yerine yıkmaktan, dünyada kaosun hâkim olmasından, dünyanın cehenneme çevrilmesinden, her yerde “orman kanunu”nun hükümran olmasından başka bir şey yapamıyor...

“Orman kanunu” nitelemesini nasıl da sık ve gelişigüzel bir şekilde kullanıyor öyle insanteki, değil mi!

SÜNNETULLAH, KİTAB-I HAKİKAT VE KİTAB-I KÂİNÂT

“Orman kanunu”, deyişine bakmayın biz insan türünün, orman kanunu bizim icadımız... Tabiatta işleyen tabiat kanunları, sünnetullah’tır; tabiatın her bir bölmesinde, bölgesinde hükümran olan dengenin ilâhî şarkısı...

İki kitap var: Biri, Kitab-ı Hakikat, Kur’ân-ı Hakîm. Diğeri kitab-ı kâinat, hakikat-i kerîm. Sünnetullah, Kitab-ı Kâinât’ta işliyor... Kitab-ı Kâinât’ın tekvînî âyetleri, Kitab-ı Hakikat’in tenzîlî âyetleriyle anlaşılırsa, dünyada hayat adalet, denge, hakikat ilkeleri üzerine inşa edilebilir...

Yoksa kâinâtı, tabiatı çıplak gözle anlamak, tabiatta işleyen gizil gücü, ruhu görmeyi zorlaştırır. Mekanik bir düzenin işlediği zannına kapılabilir insan. Tabiatta, dolayısıyla kâinâtta mekanik değil organik, ruhu olan, insana ruh üfleyen ilâhî düzenin koordinatlarının dercedildiği sünnetullahın hükümran olduğunu keşfeden insan, hayatta merhameti, adaleti, hakkaniyeti, keremi, ihsanı, letafeti hâkim kılabilir. Tabiatta kitab-ı hakikatin tenzīlî âyetleriyle çözülecek ilâhî bir düzenin, keşfedilmeyi bekleyen keşfedilmemiş bir kıtanın gizli olduğunu gördüğü an insan tabiata hor davranmaktan da, dünyada zorba bir hayat inşa etme ilkelliğine soyunmaktan da kaçınacaktır.

ORMANIN İLÂHÎ ŞARKISI

Sözün özü, tabiatta zorbalığın hükümran olduğu “orman kanunu” yok. “Orman kanunu” azmanlaşan insanın kendi icat ve inşa ettiği zorba dünyadan başka bir şey değil.

Ormanda, tabiatta, havanın, suyun, ateşin ve toprağın doğurgan, üretken, besleyici lütufkâr ilâhî düzeni, dengesi hâkim.

Bu düzen, görebilen gözler, duyabilen kulaklar, idrak edebilen kalpler ve zihinler için estetik, kanatlandırıcı, insanı kendine getiren, kendinden geçiren ve başka gerçeklerle, seslerle, ufuklarla, zevklerle, seslerle buluşturan muazzez, leziz ve nefis bir düzen.

Kuşların sesi, suyun sesine karışıyor burada... Ormanda dalga dalga yankılanan rüzgârın şarkısı ırmağın derinden, dipten seslendirdiği mûsikîye eşlik ediyor...

Tabiatını yitiren insan, zamanla fıtratını yitirmeye, ruhusuzlaşmaya başlar ve sadece kendi dengesini, kendi dünyasının dengesini bozmakla kalmaz, tabiatın dengesini de bozar.

O halde tabiata, şarkıya, kendine dön; tabiatta, dışarda, içinin, ruhunun sesini duy, dinle, dinlen, kendine gel...

“Orman kanunu”, azmanlaşan insanın icadı! Sen, ormanın insanı kendine getiren ilâhî şarkısını duyabiliyor musun, ona bak?

İzmir'in gözde tatil mekanlarından Çeşme ilçesinde orman yangını çıktı
Gündem
İzmir'in gözde tatil mekanlarından Çeşme ilçesinde orman yangını çıktı
İzmir'in Çeşme ilçesinde, bir sitenin ormanlık alanda yangın çıktı. Paniğe neden olan yangını söndürmek için havadan ve karadan çalışma başlatıldı.
DHA
Bursa'nın Mudanya ilçesinde orman yangını çıktı
Gündem
Bursa'nın Mudanya ilçesinde orman yangını çıktı
Bursa'nın Mudanya ilçesindeki ormanlık alanda yangın çıktı. Orman ve itfaiye ekiplerinin yangını söndürme çalışmaları sürüyor.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.