Erdoğan'ın açıkladığı açılış tarihi heyecanlandırdı: 1 Haziran için hazırlık yapılıyor
Ekonomi
Erdoğan'ın açıkladığı açılış tarihi heyecanlandırdı: 1 Haziran için hazırlık yapılıyor
21 Mart'tan beri sadece paket servis hizmeti veren restoranların yeniden açılacak olması işletme sahipleri ve milyonlarca çalışanı sevindirdi. Açılış için sabırsızlandıklarını bildiren sektör temsilcileri işletmeleri pazartesi gününe yetiştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. Açılış öncesi

Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) ise restoran ve kafeler için "standart" önerilerini paylaştı...

AA
Bayramda akaryakıt satışı yüzde 90 düştü
Ekonomi
Bayramda akaryakıt satışı yüzde 90 düştü
Ramazan Bayramı'nda Türkiye'nin 81 ilinde uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle akaryakıt satışındaki düşüş yüzde 90'ı buldu. Bayramın ilk gününde motorin satışı 6 milyon, benzin satışı ise 1 milyon litreye kadar geriledi.
AA
Bayram sabahı yaşlı adamın gasp edildiği anlar kamerada
Gündem
Bayram sabahı yaşlı adamın gasp edildiği anlar kamerada
Beyoğlu'nda, geçtiğimiz Ramazan Bayramı'nın ilk günü, kedilere mama vermek için sokağa çıkan yaşlı adamın 3 kişi tarafından gasp edildiği anlar güvenlik kameralarına yansıdı.
DHA
Şevval’de altı gün oruç
Şevval’de altı gün oruç

Şu kuralımızı tekrar hatırlayalım: Dinin akide ve ibadet alanı akılla belirlenemeyeceği için sabite alanıdır ve bu alandaki içtihat faaliyeti sadece naslarda var olanı anlama içtihadı olabilir, yeni bir şey getiremez. Bidat da buna göre tarif edilir. Dinin usulünde/esasında, yani bu sabite alanında sonradan yapılan her türlü ekleme ve çıkarmalar bidattir ve bütün bidatler dalalettir.

Her çeşidiyle oruç bir ibadettir ve bu konuda da inşa içtihadıyla, yani akılla yeni bir şey söylenemez. Var olanı anlamaya çalışırız o kadar.

Müslim’deki bir hadisi şerifin manası şöyledir: ‘Kim Ramazan orucunu tutar sonra da Şevval’den ona altı gün daha eklerse bütün seneyi oruç tutmuş gibi olur’. Zamanlarla ilgisi kurulan ibadetler için en güzel kaynak İbn Recep el-Hanbelî’nin ‘Letâif’ adlı eseridir. Bu konuda orada söylenenlerin bir kısmını verip, varılan hükmü söylemeye çalışacağız.

Ona göre bu hadisi şerife ‘mevkûf hadis’, yani Resulüllah’ın sözü değil, sahabe sözü diyenler de vardır. Muhtemelen hadisi şerifteki bu tereddütlü durumdan ötürü İmam Sevrî, Ebu Hanîfe, İmam Ebu Yusuf ve İmam Malik böyle bir orucun mekruh olduğu kanaatindedirler. İmam Malik fıkıh ve hadis ehlinden bu orucu tutan kimseyi görmediğini söylermiş, ama kendisi de kimseye sezdirmeden tutarmış. Avam insanlar mutlaka tutulması gereken bir oruç olduğunu zannetmesinler diye böyle yaparmış. Ebu Hanife de Ehlikitap gibi dinin esasına ilave yapılır endişesiyle bunu mekruh görürmüş. Bunlardan müçtehit âlimlerin dinin asıllarının, olduğu gibi korunması konusunda nasıl titizlik gösterdiklerini de anlamış oluruz.

Ama Hanefiler dâhil, sonraki âlimlerin çoğu bu hadisi şerifi böyle bağlayıcı olmayan bir konuda amel etmeye elverişli görmüşler ve sözü edilen duyarlılığa dikkat ederek bu orucu tutmanın sakıncasının bulunmadığı, hatta müstehap olduğu kanaatine varmışlardır.

Bu bilgilerden çıkan sonuç şudur: Şevval’de tutulan altı gün orucunun, Ramazan’ın peşinden, Ramazan havası içinde, ona denk bir değerde tutulması mekruhtur. Çünkü bu uygulamada bu orucun Ramazan orucuna benzetilmesi anlamı vardır. Oysa Ramazan orucu bununla kıyaslanamayacak kadar önemlidir. Ama meseleyi bilen insanların Şevval ayında altı gün oruç tutmaları müstehaptır. Çünkü bu haberden en azından böyle bir anlam çıkar.

Nasıl tutulacağına gelince, bazılarına göre hemen bayramın peşinden tutulması daha güzeldir. Bazıları da bu orucu anlatan hadiste bir ayırım söz konusu olmadığına göre, Şevval içerisinde tutulduktan sonra nasıl tutulursa tutulsun, istenen şey yerine getirilmiş olur kanaatindedirler.

Hatta Ramazanın devamı sanılmasın diye aralıklarla tutulmasının daha evla olduğu görüşünde olanlar da vardır. (İbn Recep, age. s. 390 vd.)

Yani, müstehap olan bu altı gün orucunu tutmak isteyenler bunu peş peşe tutabilecekleri gibi aralıklarla da tutabilirler. Bunların birini diğerine üstün kılacak dini bir delil yoktur.

Hikmetine gelince, Ramazan orucunun insanları fazla yormaması ve en rahat tutulabilmesi için dinin sahibi bizi Ramazan öncesinde, Recep ve Şaban’da oruca teşvik etmiştir. Böylece Ramazan’a aniden girilmemiş, alışa alışa başlanmış olur. Ramazan bitince de altı gün daha tutarak oruç yine birden bırakılmamış böylece beslenme alışkanlıkları keskin zikzaklarla değiştirilmemiş olur. Şevval’in altı gün orucunun eğer böyle bir hikmeti varsa o zaman bu orucu peş peşe tutmak yerine, önce daha az, sonra daha fazla aralıklarla tutmak daha uygun olmalıdır.

İkinci bir hikmeti de şu olabilir: kadınların Ramazan’da tutamadıkları oruçlarının vakit kaybetmeden hemen Ramazan’ın ardından tutulmasına teşvik edilmiş ve bu oruçta kadın erkek ayrılmadan onu erkeklerin de tutması, bu yolla kadınlara destek olmaları sağlanmış olur. Böylece kadınlar Ramazan’da tutamadıkları oruçlarını Şevval’de kaza ederlerse, hem borçlarını ödemiş, hem de Şevval’de altı gün oruç tutmuş olurlar.

Sonuç olarak, Ramazan’dan sonra, Şevval ayı içerisinde altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu orucu Ramazan’a denk gibi görmek ve bu özenle tutmak ise uygun değildir. Peş peşe, ya da aralıklarla tutulması konusunda dini bir tercih sebebi yoktur. Kaza borcu olanın bu ayda öncelikle kazasını tutması daha güzeldir. Kazasını bu aya denk getiren de Şevval’de yine altı gün oruç tutmuş olur. Kadınlar da Ramazan’da tutamadıkları orucu bu ayda tutup altı günlere sayabilirler. Çünkü önemli olan bu ayda altı gün oruç tutmaktır. Zaten altı gün olmasının bir hikmeti de kadınların ortalama âdetlerinin altı gün olmasıdır.

Ölen arkadaşının evini kamyonla 7 kilometre taşıdılar
Gündem
Ölen arkadaşının evini kamyonla 7 kilometre taşıdılar
Kütahya'nın Domaniç ilçesinde Volkan Çelik ve Yılmaz Aydın, kazada hayatını kaybeden arkadaşı Ramazan Akgüneş'ün yaptığı 30 metrekarelik iki katlı ahşap evi 'anısı var' diyerek iş makinesi ve kamyon yardımıyla 7 kilometre taşıyıp Mızık Çamı'nın bulunduğu Domurköy kavşağına yerleştirdi.
DHA
Ramazan ayına ait online alışveriş istatistikleri belli oldu: Mobil ve iftar saati etkili belirleyiciydi
Hayat
Ramazan ayına ait online alışveriş istatistikleri belli oldu: Mobil ve iftar saati etkili belirleyiciydi
COVID-19 salgını sebebiyle ramazan ayını evde geçiren tüketicinin tercihi online alışveriş oldu. Tüketici davranışlarında COVID-19 salgınından kaynaklanan değişiklikleri yansıtan bu istatistikler, online satış yapanları da yakından ilgilendiren bilgiler sunuyor.
Yeni Şafak
Bayramdan sonra bayram yazısı
Bayramdan sonra bayram yazısı

Ramazan Bayramı’nın (Îd-i Fıtr) son gününü iki gün önce yaşadık.

Daha önce benzerini görmediğimiz bir bayram geçirdik.

Bir daha böyle bir bayram yaşar mıyız, bilemem…

Bu cümleyi bir yakınma edasıyla söylemiyorum. Bilakis… Biricik olmasını vurgulamak istiyorum. Sadece sanal ortamda bir iletişim kurabildiğimiz, kucaklaşmalardan, el öpmelerden uzak bir bayram… Gene kendince muhabbeti çoğaltan bir yeni yaşama biçimi…

Ben, kimi arkadaşlarımın ve genelde çoğu kimsenin yaşadığı marazî yalnızlık duygusuna kapılmadım. Bir daha ele geçirilmez bir deneyim olarak algılamak istedim bu özel günleri…

Ve Müslümanın bayramının hiçbir koşulda onun elinden alınamayacağı gerçeğine bir kez daha tanıklık ettim.

Bu cümle beni yıllar önce bir bayram arifesinde karşılaştığımız ve ayaküstü sohbet fırsatı yakaladığımız bir dostumla olan muhaveremi aklıma getirdi. Sohbetten ayrılırken arkadaşımın bayramını kutladım. Fakat o, bu kutlamaya karşı çıktı:

- Biz bayram kutlamıyoruz dostum, dedi.

Nedenini sorduğumda:

- Altmış yıldan bu yana (demek yıl 1983 olmalı) emperyalizmin baskısı altında bulunan bir ülkede bayram kutlanmaz, dedi. Bunun üzerine ben de:

- Hiçbir emperyalist baskı Müslümanın bayramını onun elinden alamaz, cevabını verdim.

Bizim bayramımız faşing gibi, eğlence festivalleri gibi, karnaval veya yılbaşı kutlamaları gibi ahalinin vur patlasın çal oynasın tepinmesi olarak kutlanmaz.

Bizim bayramımız dostlukların pekiştiği, pekiştirildiği, dargınların barıştığı, öteki günlerde görüşme fırsatı bulamayanların birbirlerinin ziyaretini sağlayan huzur ve sürur günleridir… Bu itibarla değil hastalık ve salgın dönemlerinde, savaş zamanlarında bile geçerliğini yitirmez.

Yıllar önce yaşadığım bir gurbet Ramazan’ında gayrimüslimlerin arasında Ramazan’ın ve onun bayramının gerçekte bir bakıma som bir yalnızlık temrini olduğunu iliklerime değin hissetmiştim. Oruçlunun oruçlu olduğunu bir kendi bilir, bir de Allah… Oruç, sıradan günlerin rutinini paramparça ediyor. Ancak bu olağanüstü hal en çok gurbette somutlaşıyordu. Aynı şekilde bayram da sair günlerin rutinini berhava ediyor. Anlamıştım ki Ramazan ve onun bayramı insanın bu dünyada yaşayabileceği müstesna yalnızlık anlarını görünür kılıyor. Mutlak yalnızlık hali ise, ölüm… Ramazan günlerinde itikâfa çekilmenin salık verilmesinin özel anlamı böylece daha bir ortaya çıkıyor… Ancak bütün bu deneyimler kişinin tekil olarak yaşayabileceği haller... Kopyası yok. Paylaşımı yok. Bir başınasın. Kendi benini yalnızca Allah’ın bildiğinin bilincindesin.

Ve bu istisnai anlarda, o, kendini bir başına duyumsadığın nadir anlarda, asırlar önce senin gibi oruç tutmuş olan Hz. İbrahim’le, Hz. Musa ile, Son Peygamber (sav) ve onun ashabı ve bilhassa Hz. Ebubekir ile Hz. Ebu Zer Gıffari ile aynı deneyimi paylaştığını bilmek ne ürperti verici bir saadetti!

O bir anlık yaşantı bütün bir ömür boyu yaşanan mutlulukların toplamından daha fazlasına denk geliyordu. Yazık ki gündelik rutinin içinde bu istisnai haller layıkıyla duyumsanamıyor…

Öyle de olsa, her türlü koşulda Müslümanın bayramının yaşattığı mehabet, yalnızlık ve meserret duygusunun istisnai yüzü sürüp gidiyor. Hayat yolculuğu ile birlikte sürüp gidecek…

Kısıtlamanın ardından turizmin başkentine girişte kilometrelerce araç kuyruğu
Gündem
Kısıtlamanın ardından turizmin başkentine girişte kilometrelerce araç kuyruğu
Ramazan Bayramı'nı da kapsayan 4 günlük sokağa çıkma kısıtlamasının ardından Antalya'ya girişlerde yoğunluk yaşandı. Gece saatlerinde başlayan yoğunlukta gelen araçlardaki kişilerin, evrak kontrolü yapıldıktan ve ateşleri ölçüldükten sonra kente girişlerine izin verildi.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.