Akıllı maske ürettiler: Ateş ölçüyor, kendi kendini dezenfekte ediyor
Koronavirüs
Akıllı maske ürettiler: Ateş ölçüyor, kendi kendini dezenfekte ediyor
Türkiye’de bir işletme Kovid-19’a karşı akıllı maske üretti. Vücut ateşi, nefes alış şiddeti ve sayısı ile öksürük şiddetini sürekli kontrol eden maske kendi kendini dezenfekte de ediyor. Maske satışa sunulduktan sonra ABD ve İngiltere dahil 7 ülkeden talep aldı.
Yeni Şafak
Bolu’da, Roma döneminden kalma mezar taşının cami inşaatında kullanılması tepki çekiyor
Gündem
Bolu’da, Roma döneminden kalma mezar taşının cami inşaatında kullanılması tepki çekiyor
Bolu’da, Roma döneminden kalan mezar taşının, Aslahaddin Cami’nin çevreleyen duvarının inşaatında kullanılması tepki çekti. Mahallede yaşayan yaşlı vatandaşlar, 40 yıl önce imamların bu taş üzerinden ezan okuduğunu ve cenaze namazlarında musalla taşı olarak kullandığını söyledi.
IHA
Tarihe tanıklık eden Roma döneminden kalan sütun, bahçe duvarında kullanıldı
Gündem
Tarihe tanıklık eden Roma döneminden kalan sütun, bahçe duvarında kullanıldı
Bolu'da, İzzet Baysal Caddesi'ndeki, 1970'li yıllarda yeniden inşa edilen Aslahaddin Camisi'nin avlusunun çevreleyen duvarı, Roma döneminden kaldığı tahmin edilen sütunun üzerine yapıldı. Mahallenin yaşlıları eskiden tarihi sütunun musalla taşı olarak da kullanıldığını söyledi.
DHA
Roma zenginlerinin anıt mezarları zamana direniyor: Restorasyon şart
Gündem
Roma zenginlerinin anıt mezarları zamana direniyor: Restorasyon şart
Mersin'de Kilikya antik coğrafyasında bulunan Roma zenginlerinin anıt mezarları zamana direniyor. Uzmanlar, M.S. 2'nci yüzyıldan günümüze gelen, bazıları yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu yapıların, restorasyonunun bir an önce yapılması gerektiğini söyledi.
DHA
Amerika yıkılsın, dünya rahat nefes alsın!
Amerika yıkılsın, dünya rahat nefes alsın!

Bir polis, boğazına çökerek bir zenci sivili canlı canlı öldürdü! Gözünün yaşına bakmadan! Kameralara alındığını bile bile!

Mineapolis’te yaşanan bu insanlık dışı, ürpertici zenci cinayeti Amerika’yı ayağa kaldıracak gibi görünüyor!

Şimdilik Mineapolis ve Los Angeles başta olmak üzere zenci nüfusun yoğun olduğu bazı eyaletlerde ve kentlerde insanlar zenci-beyaz demeden, koronaya filan aldırış etmeden sokaklara döküldüler!

Haklı olarak, elbette!

AMERİKA, PALDIR KÜLDÜR ÇÖKECEK!

Amerika yıkılsın, dünya nefes alsın, demek kolay elbette, diye itiraz edebilirsiniz!

Şunu bilin: Amerika, paldır küldür çökecek! Şimdi olmayabilir bu. Ama çöküşü böyle olacak, bundan eminim.

Pagan uygarlık tecrübelerinin tarih boyunca önümüze koyduğu tecrübe böyle: Pagan bir uygarlık gücünün zirvesine ulaştığı an tarihten çekilmeye başlıyor!

Bunun en tipik örneği, Büyük İskender’in Helen İmparatorluğu’nun tam gücünün zirvesine ulaştığı sırada, İskender’in ölmesiyle birlikte paldır küldür çökmesi, tarihten çekilmesi.

Pagan uygarlık, gücünün zirvesine ulaştığı zaman en zayıf noktasına ulaşmış oluyor: Azmanlaşıyor, güç sarhoşu oluyor, kontrolden çıkıyor, dünyayı ve gücünü kutsuyor, haddini aşıyor; hükümran olduğu coğrafyayı kan gölüne, dünyayı da cehenneme çeviriyor, inanılmaz vahşî savaşlar, cinayetler, katliamlar gerçekleştiriyor: Sonuç, kendi sonunu kendisinin hazırlaması oluyor.

Çok zengin bir coğrafya, hem deniz hem ırmaklar hem de topraklar bakımından dünyanın en verimli bölgesi Adriyatik’ten Karadeniz’e uzanan Doğu Akdeniz bölgesi.

İki yüz koloniyi birleştirecek, bir arada yaşatacak kuşatıcı bir adalet ve hakkaniyet anlayışı geliştiremiyor pagan Grekler!

Romalılar, Greklerin şehir-devletine kapanma miyopluğunu aşıyorlar! Nasıl peki? Büyük tarihçi Fernand Braudel’in muazzam tanımlamasıyla “silahlı barış düzeni” kurarak... Roma’nın hukuku var; ama güçlülerin, egemenlerin haklarını koruyan bir hukuk o. Roma düzeni kuruluyor ama sınırları kanla çizilerek...

BATILILAR, KANLA YAZDILAR TARİHİ!

Paganlar, kanla yazdılar tarihi, kanla kirlettiler!

Kan dökerek hükmettiler hâkim oldukları topraklara ve toplumlara!

Tarihin en büyük kanını akıttılar! İnsanlığı soykırımdan geçirdiler! Bütün kıtaları, bütün denizleri, okyanusları işgal ettiler; dünyanın yeraltı ve yerüstü zenginliklerini yağmaladılar! Bu yetmezmiş gibi, işgal ettikleri kıtalardaki medeniyetlerin kökünü kazıdılar, insanlarını acımasızca yakarak, kurşuna dizerek, kılıçtan geçirerek yok ettiler!

Örnekse, Latin Amerika medeniyetleri! Mayalar, İnkalar ve Aztekler’den neredeyse iz bile bırakmadılar! Bütün kitaplarını yaktılar, büyük bir soykırım yaptılar!

Pagan Avrupa uygarlığının eli inanılmaz kanlı o yüzden! Kan damlıyor ellerinden Avrupalı haydutların!

Kanla yazılmış bir tarih bu, soykırımla kazanılmış bir zenginlik!

Düşünün... 1610-1640 yılları arasında İngiliz ekonomisi tam on kat büyüyor!

Neden? Hem Kristof Kolomb denen haydutun Hindistan’ın hazinelerini keşfetmek üzere işgal ettiği Amerika’nın madenlerini, zenginliklerini İngiltere’ye taşıyarak hem de bizzat 1602 yılında kurulan, Doğu Hindistan Şirketi’yle Hindistan’ın kanını emerek...

Hindistan’da Timur soyundan gelen Müslümanlar hâkimdi İngilizler gelmeden önce!

İngilizler, Hindistan’a 1947 yılında bağımsızlık verdiklerinde hem parçalanmasaydı dünyanın en büyük ülkesi Müslüman Hindistan olacak devasa bir kıtayı paramparça ederek hem de Müslümanları özellikle Sikh’lere boğazlattırarak terkettiler!

Sömürgeciliğin kanlı tarihi yazılmadı henüz!

Sömürgeciliğin hesabı sorulmadı ayrıca emperyalist Batılılardan!

Yüz sene önce Osmanlı’nın en zayıf anında icat ettikleri Ermeni meselesinden yine bizi sorumlu tutacak kadar küstahlaşmıyorlar mı bir de, insanın çıldırası geliyor!

Pagan Avrupa uygarlığı, dünyanın kanını emen, insanlığı soykırımdan geçiren Avrupa barbarlığı, hâlâ uygarlık diye yutturuluyor bütün dünyada, özellikle de başına ne geldiğini bilmeyen celladına âşık edilen bizim gibi tasmalı çekirgeler ülkesi’nde!

ZULÜM ABİDESİ ROMA, MEZARLIK ŞİMDİ!

ABD, Avrupa sömürgeciliğinin çocuğu! Tarihsiz, hafızasız, felsefesiz, köksüz olduğu için de barbarlaştığı zaman nasıl insanlıktan çıktığını görebilmeniz için Irak’a, Ebu Gureyb Hapishanesi’nde işledikleri ürpertici tecavüzlere ve cinayetlere bakmanız kâfi!

Amerika, barbarlıkta sınır tanımayacak kadar köksüz, ruhsuz bir kıta!

Amerika’yı, dışardan bir saldırı çökertmeyecek! Amerika, içerden çökecek paldır küldür hem de! Tıpkı diğer pagan Batı uygarlığı tecrübeleri gibi! Tıpkı gücünün zirvesine ulaşan Avrupalı emperyalist güçlerin iki büyük dünya savaşından sonra Avrupa uygarlığını tarihe gömmekten çekinmeyecek barbarca savaşlara, katliamlara soyunmaktan çekinmemeleri ürpertici örneğinde görüldüğü gibi!

Mineapolis’te yaşanan ırkçı cinayet, Amerika’yı dalga dalga ateşe vereceğe benziyor! Amerika’nın parçalanmasına ve yıkılmasına yol açar mı bu yangın, bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var: Amerika, dışardan bir saldırıyla değil içerden çökecek -tıpkı diğer pagan Batı uygarlık tecrübeleri gibi!

Sadede şunu söylüyorum: Zulüm âbidesi Roma, mezarlık şimdi!

Dünyanın başının belâsı Amerika! Amerika yıkılsın, dünya rahat nefes alır, bundan kuşkunuz olmasın!

İtalya’da Roma dönemine ait bir villanın zemin mozaikleri bulundu
Dünya
İtalya’da Roma dönemine ait bir villanın zemin mozaikleri bulundu
İtalya’da Roma dönemine ait bir villanın zemin mozaikleri bulundu. Mozaiklerin milattan sonra 3’üncü yüzyıla ait olduğu düşünülüyor.
AA
İtalya'nın turizm merkezlerinde in cin top oynuyor
Koronavirüs
İtalya'nın turizm merkezlerinde in cin top oynuyor
İtalya normalleşmenin 3. gününde ancak Roma ve Venedik gibi turistik kent merkezleri hala bomboş. İki ay aradan sonra kepenk kaldıran işletmeciler ülkenin eski haline gelmesi için turist akışının tekrar sağlanması gerektiğini düşünüyor. Ülkede normalleşme çabası ile birlikte Pazartesi günü kafe, restoran, kuaförler ve iş yerleri açılmıştı. Ülkenin turizm merkezlerinden biri olan Venedik, günde 60 bin turiste ev sahipliği yapıyordu.
Yeni Şafak
Cinnete açılan vehim: Ya ben yoksam?
Cinnete açılan vehim: Ya ben yoksam?

Ya ben yoksam sorusu, ya Roma yoksa vehminden daha zalimce değil midir?..

İnsan neye inanacağını şaşırdığı bir çevrimden geçebilir.

Bir gün önce inandığı olguların, bir gün sonra geçersiz kılındığını görmek mümkündür.

Bir gün önce, kahraman diye tanıtılan biri, bir gün sonra sefil bir mahlûk haline dönüşebilir.

Bir gün ondan başka kimsenin sorumlu tutulmadığı gerçeği ortaya çıksa, acaba ne yapılabilir?

Şaşırırız, çünkü toz kondurmak istemediğimiz birinin karartısı çıkar gibi olur karşımıza…

Nasıl olur, diye sorarız, bu karartının arkasında bulunduğunu düşündüğümüz gerçeklik tam da bizim kahramanımız değil miydi?

O değil miydi bizim kurtarıcımız?

Şimdi onun şahsında bir hainle mi karşılaşacaktık?

Bu nasıl olabilir? Olabilir mi?

Durum, tıpkı, Roma seferine çıkmış komutanın, yolun bir yerinde kafasına saplanan şu zalim soruya denk düşer: ya Roma yoksa?

Ya o vehim, benim zihnime, benim kahramanım tarafından zerk edilmişse?

Ve en kötüsü, bütün kötülükler, benim kahramanım tarafından kotarılıyorsa?

İnsan, böyle bir şeyin gerçekliğini kabul etmektense, o gerçekliğe asla tanık olmamak için boynunu ipe uzatmaya razı olabilir…

Ve bir gün, günlerin en meşumunu yaşamak da mukadder olabilir…

O gün, insanın hayatının karardığı gündür…

O gün, eşkıya ile kahramanın aynı kişinin şahsında tecessüm ettiği gündür…

O gün, ya Roma yoksa sorusunun beyninize saplanmasından daha zalim bir hal yaşanır. Çünkü ya Roma yoksa sorusu, Roma’ya düzenlenen seferi önlemez, olmayan Roma’ya doğru seferi sürdürmekte beis yoktur.

Ama ya ben yoksam sorusunun beyne saplandığı an sıfırın tüketildiği yerdir…

Bu “olmasam da olur” demekten farklı. “Olmasam da olur”da var olduğunuz kabulü var.

Durum, ölmeden önce ölmek bilgeliğinden de farklı: burada varken yokmuş gibi davranabilme hikmeti gizli…

Ya ben yoksam sorusu, şairin bize sunduğu: “İnsan nasıl ölebilir / Yaşamak bu kadar güzelken” tesellisini de iptal ediyor…

Ya ben yoksam saplantısı cinnete açılan yolun taşlarını döşüyor…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.