Mardin'de 4 teröristin etkisiz hale getirildiği operasyonda İsveç menşeli antitank roketatarlar ele geçirildi
Gündem
Mardin'de 4 teröristin etkisiz hale getirildiği operasyonda İsveç menşeli antitank roketatarlar ele geçirildi
Mardin İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince icra edilen Şafak-130 Şehit Güvenlik Korucusu Evren Başçı Özel Birlik Operasyonu neticesinde turuncu listede yer alan terör örgütü PKK’nın sözde bölge sorumlusu Karker Deşti kod adlı Servet Demir ile birlikte 4 terörist etkisiz hale getirildi. Teröristlerin etkisiz hale getirildiği anlar ortaya çıkarken, operasyonda İsveç menşeli antitank roketatarlar ile çok sayıda mühimmat ele geçirildi.
IHA
Minibüs şoförü fenalaşan KOAH hastasını hastaneye yetiştirdi
Gündem
Minibüs şoförü fenalaşan KOAH hastasını hastaneye yetiştirdi
Bursa'da belediyeye ait yolcu minibüsü şöförü Barış Korkmazer, araçta fenalaşan KOAH hastası kadın yolcuyu, güzergahını değiştirerek hastaneye yetiştirdi. Yaşananlar, saniye saniye araç içi kamerasına yansıdı. Tedavisi süren yaşlı kadının sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.
DHA
Şu servet meselesi, yeniden
Şu servet meselesi, yeniden

Servet, servetin elde edilişi ve kullanılışı konusunda ne düşündüğüm oldukça nettir. Dahası, bu netliğe hangi saiklerle ulaştığım da nettir. İnandığım din servete de, servetin elde edilişine de, servetin kullanımına da müdahildir.

Konuyla ilgili yazma ihtiyacı duyduğum her seferinde yineliyorum bunu: Serveti elde ederken gereken helal daire onu harcarken de aynıyla geçerlidir. Anamalcılık, tekelcilik, faiz, tefe, rant, israf, gösteriş ve benzeri şeyler serveti elde ederken de haramdır, kullanırken de…

Geçenlerde mülteci kardeşim yazmıştı da pek hoşuma gitmişti: “Zekâtını veriyor diye malının 40’ta 39’undan sorumlu olmadığını düşünen adamlar var.” Elhak doğru. Zekât, asgari ölçüleri olan bir farzdır ve fakat malın kullanımını belirleyen tek ilke değildir.

Şurada anlaşalım. İlkelerden bahsediyor olmak, tek tek her dindara fakirliği, zarureti, garibanlığı layık görmemiz sonucunu doğurmaz. İlkeden bahsetmek, ortada açık bir delil, bir gösterge yokken zengin her dindarın zenginliğini gayrimeşru yollardan elde edip onu gayrimeşru şekilde kullandığını düşünmemizi gerektirmez.

İslam, servete düşman değildir. Onu nasıl kullanacağımızı tarif eder.

Niçin ediyorum bunca lafı? Şundan. Son zamanlarda, bir ucunda pislik FETÖ’cü trollerin olduğunu bildiğim berbat bir sosyal medya kampanyası yürütülüyor. Dindarların zenginliği ve bu zenginliğin kullanımı ile ilgili berbat bir kampanya.

Öncelikle şudur: Şeriat polisi, ahlak zabıtası falan olmadığımıza göre ilkeleri konuşmakla yetinmeye mecburuz. Fert fert insanların servetlerini nasıl kullandıkları bizi zerrece alakadar etmez. Tecessüs, kebair günahlardandır. Kriminal durumlar hariç (sözgelimi uyuşturucu ya da yolsuzlukla elde edildiğini bildiğimiz servetler) ancak ilkeleri ve sosyolojik durumu konuşabiliriz.

Sonra şudur: Son yirmi yılda oluşan yeni orta-üst sınıf elbette servetin kullanımına dair çeşitli yanlışlar, türlü görgüsüzlükler yapmıştır. Bu da normaldir, zira servet görgüsüzlükle gelir genellikle. Ardından bir görgü oluşturur. Kaldı ki bazen de oluşmaz bir türlü o görgü. Misal, Jennifer Lopez konserine 300 bin lira bayılma görgüsüzlüğünü 100 yıldır zengin aileler yaptı geçtiğimiz yaz.

Sonra da şudur: Zenginliğin “gösterilmesi” tüm dünya için ciddi bir soruna dönüşmüş durumdadır. Mahremiyetin yitimi, bu noktada oldukça zorlayıcı bir durumdur.

Fakat şu var. Çok ortalama bir mekânda, sözgelimi sadece kadınların gittiği bir kına eğlencesinde kendi aralarında eğlenen kadınların fotoğrafları ve/veya videoları üzerinden koparılmak istenen fırtına ne servetle ne de başka bir şeyle ilgilidir. Bu dümdüz, “bir sosyolojik kesime karşı nefret pompalama” çabasıdır.

Son örnek üzerinden gideyim. Adı sanı belli olmayan bir sosyal medya trolü, nerede olduğunu bilmediğimiz, kime ait olduğunu anlamadığımız bir villa fotoğrafı koyup şöyle yazdı: “Tesettürlü bacımız Masterchef Güzide Mertcan İstanbul’da 7 milyon liracık lüks bir villada yaşıyormuş.”

Buna verilecek en hafif tepki şudur: “Sana ne ulan!”

Niçin “sana ne” biliyor musunuz? Bunun bin tane cevabı var ama ben birini vereyim: Çünkü gerçekten sana ne!

Geçenlerde bebeğinin kına törenini şatafatla yapan bir kızı konuşup durduk. Gerçekten görgüsüzce bir törendi ama bundan bize ne? Misal dün de Ekrem İmamoğlu’nu benzer şatafatla oluşturulmuş bir masada görmedik mi? Görgüsüzlük dünyanın her yerinde ve her insanı için görgüsüzlüktür en nihayet. Konuşulacaksa da o insanın görgüsüzlüğü üzerinden konuşulabilir en fazla ki buna da genellikle gerek yoktur. Koca koca genellemeler yapmanın kime ne faydası var?

Bu kampanyalara lütfen itibar etmeyelim. İnsanları servetlerini “meşru yollarla” kazanıp meşru yollarla harcamalarına teşvik edelim. Yapacağımız, yapabileceğimiz, yapmamız gereken budur. Toplumun tam ortasına konulmak istenen o bombaları ise “sana ne” tepkisiyle bertaraf edelim. İmamoğlu’nun şarabı da ilgilendirmez bizi günün sonunda, instagram fenomeninin altın varakları da.

Bizi ilgilendiren “kendi güzel oyunumuzu” oynayarak yaşamak ve oyunun nasıl güzel yaşanabileceği anlatmaya çabalamaktır. Ötesi beyhudedir.

Organize suç örgütü lideri Ayvaz Korkmaz İstanbul’da yakalandı
Gündem
Organize suç örgütü lideri Ayvaz Korkmaz İstanbul’da yakalandı

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 1990’lı yolların sonunda işlenen birçok cinayette doğrudan ya da dolaylı parmağı olan ve ‘çete soruşturması’ kapsamında uzun süredir aranan çıkar amaçlı suç örgütü lideri Ayvaz Korkmaz’ın İstanbul’da bir villada gizlendiğini belirledi. Yapılan operasyonla Ayvaz Korkmaz gözaltına alındı.

IHA
Dünya serveti azınlığın elinde
Dünya serveti azınlığın elinde

Dünya üzerinde servet eşitsizliği hızlı bir şekilde artmaktadır. Yaygınlaşan kapitalizm bize bir lütuf (!) olarak olmadık boyutlarda bir servet eşitsizliğini sunuyor.

Credit Suisse Research Institute kurumu küresel servetin dağılımıyla ilgili dünya çapında araştırma yapan saygın bir kurum. Son olarak 2019 raporunu yayınladı ve dünyadaki zenginliğin paylaşımında zengin-fakir uçurumunu gösterme adına rapordaki bazı verileri paylaşacağım.

**

Servet; finansal (hisse senedi, bono-tahvil, emeklilik fonları, nakit para v.s.) ve reel varlıkların (konut, arsa v.s) toplamından borçlar düşülerek hesaplanmış.

Dünyada en fazla servete sahip olan ülke 106 trilyon dolarla ABD. Onu Çin 64 ve Japonya 25 trilyon dolarla takip etmektedir.

Dünyada milyon doların üzerinde servete sahip (dolar milyoneri) 46.8 milyon kişi var.

50 milyon doların üzerinde servete sahip kişi sayısı ise 168.030. Aslında bütün dünyayı yöneten elit grup bu zenginler.

Milyonerlerin yüzde 40'ı ABD’li, yüzde 10’ Çinli, yüzde 6'sı Japon. Sonrasında İngiltere, Almanya Fransa gibi ülkelerin zenginleri takip ediyor.

Forbes’e göre ise dünyanın en zengin 10 milyarderinin serveti yaklaşık 745 milyar dolar. Bu rakam çok sayıda ülkenin milli gelirinden daha fazla.

Çarpıklığı gösteren veri; dünyadaki yetişkinlerin yüzde 50’sinin toplam servetin yüzde 1’inden azını almasıdır.
Aynı çarpıklık, dünyanın en zengin yüzde 10’un dünya servetinin yüzde 82’sine, en zengin yüzde 1 ise dünya servetinin yüzde 45'ine (neredeyse yarısına) sahip olduğu verilerinde görülmektedir.

Yine, son 30 yıldaki servet artışı milli gelirden daha hızlı artmış, milli gelir artışı ile ortaya çıkan katma değerin büyük bir kısmı sermaye kesiminde kalmıştır. Oxfam’ın araştırmasında 2008-09 küresel kriz sonrası sağlanan ekonomik büyümenin yüzde 95’inin zengin yüzde 1’e gittiği tespit edilmiştir.

**

Dünyadaki servet adaletsizliği nedenleriyle ilgili bazı tespitler yapalım.

Birincisi, mevcut kapitalist sistemde, özellikle 1980 yılından sonra artan piyasa ekonomisi faaliyetleri (Neoliberal politikalar) eşitsizlikleri artırmıştır.

Servet eşitsizliğini artıran bir başka önemli neden ise Neo liberal politikalar sonrasında marjinal vergi oranlarındaki azalışlardır. 1980 sonrasında hem gelir hem de kurumlar vergisi oranları önemli düzeylerde düşürülmüştür.

Aynı zamanda vergi cennetleri (vergiden kaçınma limanları) de ciddi şekilde vergi kayıp ve kaçaklarını besleyerek servetin belirli ellerde toplanmasına kaynaklık etmektedir.

Küresel servet eşitsizliğin artmasında bir başka neden de dünyada yaygınlaşan özelleştirmelerdir. Bu sayede elitler aldıkları kamu kurumlarıyla ciddi gelir ve sonrasında servet birikimi elde etmişlerdir.

**

Yine, servet adaletsizliğinin nedeni zengin azınlığın hükümetlerle içli-dışlı olmaları (eş-dost kapitalizmi) gösterilmektedir. Stiglitz eşitsizliğin bedeli kitabında ABD’de bazı kongre üyelerini ve senatörlerin seçim faaliyetlerini zengin azınlıkların finanse ettiğini ve kanunların da bu kesimin lehine çıkartıldığını, dolayısıyla zengin fakir arasındaki servet ve gelir uçurumunun dinamik bir yapıda devam ettiğini söylemektedir.

IMF bünyesinde yapılan bir çalışmada (Working Paper) eğitimde fırsat eşitsizliğinin gelir ve dolayısıyla servet adaletsizliğinin nedeni olduğu belirtilmektedir. Zengin babaların çocuklarının okuma oranının yüksek olduğu, dolayısıyla bu durumun servetin sonraki jenerasyonda devamını sağladığı belirtilmektedir. Aynı zamanda babanın konumu-statüsü de çocuğun iş bulmasında önemli faktör olarak gösterilmektedir. Yani, servetin önemli bir kısmının miras yoluyla (hem maddi varlık, hem de babanın networku ve konumu anlamında) edinildiği ifade edilmektedir.

Bir başka tespit de belli dönemlerde ülkeler arası eşitsizliklerin farklılık gösterdiği, bunun politika farklılıklarından kaynaklandığıdır. Şöyle ki; ABD’de son dönemdeki politikaları servet eşitsizliğini artırmışken, AB ülkelerinde daha makul bir seyir izlemiştir. Yine kapitalizme geçiş yapan Çin, Rusya ve Hindistan servet eşitsizliği en hızlı artan ülkelerin başında gelmektedir.

Yani, küresel eşitsizlik aynı sistem/politikalar devam ettiği müddetçe artarak devam edecektir.

**

Finansal varlıkların mülkiyetini kayıt altına alan küresel bazda bir finansal sicil sistemi vergi kaçırma, kara para aklama gibi faaliyetleri önleyerek yükselen servet eşitsizliğini azaltabilir.

Başta Kapital kitabının yazarı Thomas Piketty olmak üzere birçok iktisatçı ve politikacı servet eşitsizliğini azaltmak için servet vergisi (yüzde 2-3 oranında) önermektedir. Aslında bu verginin, İslam’daki kırkta bir (yani yüzde 2,5) oranında olan zekata karşılık geldiğini belirterek bitirelim.

Kayserispor'un 17'lik yıldız adayı Nurettin Korkmaz göz hapsinde
Spor
Kayserispor'un 17'lik yıldız adayı Nurettin Korkmaz göz hapsinde
İstikbal Mobilya Kayserispor’un 17 yaşındaki kanat oyuncusu Nurettin Korkmaz, idmandaki hırs ve azmiyle dikkatleri üzerine çekiyor.
IHA
Antalyaspor'da Bülent Korkmaz dönemi sona erdi
Spor
Antalyaspor'da Bülent Korkmaz dönemi sona erdi
Antalyaspor'da teknik direktör Bülent Korkmaz ile yollar resmen ayrıldı. Tecrübeli teknik adam kulübe veda ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.
Yeni Şafak
Furkan Korkmaz'dan Hornets potasına 17 sayı
Spor
Furkan Korkmaz'dan Hornets potasına 17 sayı
NBA'de Philadelphia 76ers forması giyen Furkan Korkmaz, takımının Charlotte Hornets'ı 114-106 yendiği maçta 17 sayı kaydetti.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.