Gaziosmanpaşa’da kan donduran cinayet: Duvara kanıyla 'ihanetin bedeli ölümdür' yazmış
Gündem
Gaziosmanpaşa’da kan donduran cinayet: Duvara kanıyla 'ihanetin bedeli ölümdür' yazmış
Gaziosmanpaşa'da Azeri uyruklu Vüsal O. dini nikahlı eşi 18 yaşındaki Sevilay Kaya'yı boğazını keserek vahşice öldürdü. Katil zanlısı Sevilay'ı öldürdükten sonra kanıyla duvara "ihanetin bedeli ölümdür" yazdığı ortaya çıktı.
IHA
Antalya'da Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu: Güvertedeki topları bile bozulmamış
Gündem
Antalya'da Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu: Güvertedeki topları bile bozulmamış
Antalya'da denizin 40-50 metre derinliğinde, kum örtüyle kaplı Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu. Topları, gülleleri, ahşap aksamı, yelkenleri, halatları, demir aksamı ve çapalarıyla bulunan Osmanlı batığında, güvertedeki toplar bile hiç bozulmadan kuma gömülmüş halde tespit edildi.
DHA
Denizin 50 metre derinliğinde Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu: Toplar dahi bozulmadan kuma gömülmüş
Gündem
Denizin 50 metre derinliğinde Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu: Toplar dahi bozulmadan kuma gömülmüş
Antalya'da denizin 40-50 metre derinliğinde, 10 santimlik kum örtüsüyle kaplı Osmanlı savaş gemisi batığı bulundu. Topları, gülleleri, ahşap aksamı, yelkenleri, halatları, demir aksamı ve çapaları ile bulunan Osmanlı batığında, güvertedeki toplar dahi bozulmadan kuma gömülmüş olarak tespit edildi.
DHA
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Osmanlı coğrafyasının paylaşılmasıyla ilgili meseleler Birinci Dünya Savaşı’na giden süreçte büyük rol oynadı. Küçüklü büyüklü Batı Avrupa devletlerinin emperyalist yayılma stratejisi hedefine ulaşmış, Afrika’nın paylaşımı tamamlanmıştı. Devlet-i Âliye’nin geniş toprakları da her açıdan zenginlik ürettiği için savaş bize doğru gelmekteydi. Bu sebeple “Son Haçlı Seferleri”ni durdurmak için hazırlıklar yapıldı. Almanya’nın yanında savaşa girmemiz bir basiretsizliğin sonucu değildi. Yayılmacı ve yerleşimci kolonyalist Batı Avrupa ülkelerinin hedefinde Osmanlı coğrafyası vardı.

Özellikle İngiltere ve Fransa’nın coğrafyamızda artan faaliyetleri sonuçlarını vermeye başlamış, Körfez bölgesinin aşiret liderleri iki taraflı davranmaya başlamıştı. Aşiret liderlerinin İngiltere ve Fransa’ya yönelmesinde altın ve teknoloji üstünlüğü büyük rol oynamıştı. Kamuoyu savaşlarında yetersiz kaldığımızı kabul etmeliyiz. Kuşçubaşı Eşref ile Mehmet Akif çölde etkili bir propaganda faaliyeti yürütmüş olsalar da çağın teknolojik imkânlarını geliştirme ve entelektüel bilginin yayılması bakımından etkili olamadığımız açıktı. Mısırlı Mustafa Kamil Paşa gibi gazetecilerin sayısı sınırlıydı. Bu sebeple coğrafyanın dinamiklerini harekete geçiremedik. Aşiret liderleri küçük hedeflerine ulaşabildiler.

İngiltere aşiret liderlerine, Fransa ise azınlık gruplarına devlet bahşetti ve kendilerine iktidar verilenler yıllar sonra Türkiye aleyhine faaliyet yürütmeye başladı. Bu türden faaliyetleri kolonyalizm ve sömürgecilik ilişkileri çerçevesinde yorumlamak gerekir. Eylem yapmak üzere BAE tarafından Türkiye’ye gönderilen terör unsurlarını da aynı çerçeveye dâhil etmeliyiz. Devletlere ve örgütlere hükmedenler, bağımlı oldukları merkezlere borçlu oldukları için güçlerini coğrafyanın dinamikleri aleyhine kullanıyor. BAE gibi bağımlı devletler sadece Türkiye aleyhine faaliyette bulunmuyor, aksine coğrafyanın tamamında yerli ve millî dinamiklere karşı bir mücadele yürütüyor. Mısır yönetiminin de kendi halkına zarar vermek bakımından benzersiz olduğunu söyleyebiliriz.

Erdoğan’ın coğrafyanın geneline yayılan popülaritesi de Mısır ve BAE gibi ülkelerin yönetici elitleriyle büyük farklılığa işaret ediyor. Cumhurbaşkanımız’ın çağrılarının coğrafyanın neredeyse her karış toprağında karşılık bulması, çok kapsamlı analizleri zorunlu kılmaktadır. Bu, olağanüstü hareketli günlerin özellikle sosyal bilimlerin farklı alanlarında çalışanlar için zengin bir içerik ürettiğine inanıyorum. Yüz yıl önce Kuşçubaşı Eşref Bey ve Mehmet Akif’in propaganda faaliyetlerinde bulunduğu coğrafyada, milyonlar Türkiye ile bariz duygudaşlık içindedir. Mısır’da yapılan bir anket çalışması da bunu doğrulamaktadır. Bu ankete göre katılımcıların üçte biri, Erdoğan’ı devlet başkanı olarak görmek isteğini ifade ediyor. Arap sokaklarında Erdoğan etkisini sıradan bir hadise olarak göremeyiz.

BAE, İsrail ile normalleşme anlaşmasını imzalarken elbette coğrafyanın aleyhine adımlar attığını biliyor. Bu küçük ülkenin yönetici elitleri, Türkiye karşıtlığını Arap milliyetçiliği ile meşrulaştırmaya çalışıyor. Mısır da Türkiye karşıtlığında benzer bir yaklaşım sergiledi. Bahsettiğimiz anket çalışması, elitlerin sokaklar nezdinde bir karşılığının olmadığını gösterir.

İngiltere aşiret liderlerine, Fransa ise azınlıklara iktidar yolunu açmıştı. Emmanuel Macron’un son Lübnan gezisinden yansıyan fotoğraflar Fransa’nın hâlâ aynı doğrultuda faaliyet yürüttüğünü gösteriyor. İlginç bir şekilde Macron’un bu gezisine Türkiye’den de destek açıklamaları yükseldi. Bunlar Lübnan’da belirli grupların Macron sevgisini genelleştirerek coğrafyanın tamamına teşmil etmeye çalıştı. Fransa’nın coğrafyamızda uyguladığı kolonyal yönetimi ve sonuçlarını görünmez kılma gayretinin yanında aynı çevrelerin, Arap sokaklarından yükselen Erdoğan sevgisini önemsizleştirmeye çalışmaları da son derece önemlidir. Emperyalist ilişkiler bağlamında izah edilebilecek hadiseleri dikkatle takip etmek gerekir. BAE ve Fransa’nın Türkiye’de sadece belirli terör gruplarını yönlendirmediğine hükmedebiliriz.

Coğrafyamız, yüz yıl önce olduğu gibi hareketlendi. Karadeniz ve Akdeniz’in imkânları Türkiye’ye güç olmayı vadediyor. Yeniden Haçlı ruhuyla harekete geçmeleri bu sebeptendir. Mandacıların da hareketlendiğini görüyoruz.

Yüz yıl önce biz mağlup olurken onların yenilmez imparatorlukları da eski gücüne bir daha ulaşamadı. Otuz yıldır coğrafyamızda olmalarına rağmen başaramadılar. Bu da tarihin döndüğünü gösterir.

Türk ordusu küresel aktör: Osmanlı’dan sonra ilk kez etki alanı bu kadar genişledi
Gündem
Türk ordusu küresel aktör: Osmanlı’dan sonra ilk kez etki alanı bu kadar genişledi
TSK’nın Suriye ve Libya’daki başarılı askeri operasyonları ve artan etkisi dünyanın da gündeminde. Bloomberg’de, Türk ordusunun Osmanlı’dan sonra ilk kez bu kadar geniş bir coğrafyada varlık gösterdiğine dikkat çekilerek, “Türk askeri Suriye, Irak, Katar, Somali ve Balkanlarda faaliyet gösteriyor. Aynı zamanda, Akdeniz ve Ege’de devriye atıyor” yorumu yapıldı.
Yeni Şafak
Kuruluş Osman dizisine yeni sezonda katılan ünlü isimler kimler?
Hayat
Kuruluş Osman dizisine yeni sezonda katılan ünlü isimler kimler?
Reyting rekorları kıran ve Osman Gazi'nin hayatını ele alan Kuruluş Osman'ın yeni sezon çekimleri hız kesmeden devam ediyor. Yeni yayın döneminde pek çok ünlü ismi de bünyesine katılan Kuruluş Osman'ın yeni bölümleri merakla bekleniyor. Peki, Kuruluş Osman dizisine yeni sezonda katılan ünlü isimler kimler?
Yeni Şafak
Kuruluş Osman dizisine yeni bir transfer daha: Bozdağ Film duyurdu
Hayat
Kuruluş Osman dizisine yeni bir transfer daha: Bozdağ Film duyurdu
İkinci sezon bölümleriyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanan Kuruluş Osman dizisi, bombaları art arda patlatmaya devam ediyor. Usta oyuncu Cüneyt Arkın'ın ardından genç oyuncu Seçkin Özdemir’in de Kuruluş Osman’ın kadrosuna katıldı.
Yeni Şafak
Halıların arasına gizledikleri 29 kilo esrar Pars'tan kaçmadı
Gündem
Halıların arasına gizledikleri 29 kilo esrar Pars'tan kaçmadı
Osmaniye'de polisin uygulama noktasında durdurduğu minibüste, narkotik dedektör köpeği Pars'ın tepki vermesi üzerine, araçta yapılan detaylı incelemede halıların arasında 29 kilo esrar maddesi bulundu.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.