Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Türkiye’siz olmaz
Gündem
Türkiye’siz olmaz
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupa'nın güvenliğini Türkiye gibi ülkeler olmadan sağlamanın mümkün olmadığını söyledi.
Yeni Şafak
Sessiz karşı devrim
Sessiz karşı devrim

Andımız konusunun bir mahkeme kararıyla gündemimize pimi çekilmiş bir bomba gibi bırakıldığı günlerde bu soruyu sormuştu herkes:

“Ne oluyor? Bitirdiğimiz tartışmalara yeniden kim bizi geri götürüyor?”

Video: Sessiz karşı devrim


Andımız konusuyla sınırlı kalmadı tabii tartışma. Türk kimliği, Kürt meselesi, Türkçe ezan, Cumhuriyetin kuruluşu, Milli şef, Atatürkçülük… diye devam etti. Yıllar önce yapıp, bitirdiğimiz tartışmalara yeniden döndük.

Sanki o konuları konuşup bitirmemiş, yasal düzenlemeler yapılmamış gibi, Türkiye için ‘pranga, bariyer, tabu, kırmızı çizgi, psikolojik yasak…’ artık adına ne derseniz, hepsi yeniden önümüze boca edildi.

Bu tartışmalar siyasete de sıçradı doğal olarak. MHP-AK Parti yerel seçim ittifakının bozulması, tam da o sıcak tartışmanın olduğu günlerde oldu.

‘ATATÜRK İLAH DEĞİLDİR’ TARTIŞMASI

Şimdi Edirne’de Emine Şahin isimli bir öğrencinin, “Atatürk ilah değildir” dediği iddiasıyla gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasıyla, bu kez Atatürk konusu yeniden tartışılmaya başlandı. Tartışma ilahlık, kulluk meselesinden girdi, rejim meselesine, oradan çıkıp büyük bir sosyal medya kampanyasına dönüştü. Herkes, Emine Şahin’in tutuklanma gerekçesi olan “Atatürk ilah değildir” cümlesini paylaşıp, kendini ihbar etti. İki gün boyunca on binlerce kişi kendini ihbar etti ama o öğrenciden başka kimse için işlem yapılmadı.

İşin tuhafı, adı geçen öğrenci, verdiği ifadede böyle bir söz sarf etmediğini söyledi. İş iyice karıştı.

Edirne Belediye Başkanı’nın öğrencinin kıyafeti ve ruh haliyle ilgili sarf ettiği absürt laflar, tartışmayı iyice çığırından çıkardı. Tüm bu tartışmaya bu yazı yazılırken hiçbir bakanlıktan açıklama yapılmaması da dikkat çekti tabii.

ÜLKEDE GERİ GİDİŞ VE PATİNAJ MI VAR?

Bu olayın kendisi değil de, olayların tümünün neden olduğu bir geri gidişi ve patinajı konuşmak sanırım daha doğru olsa gerek.

Gerçekten ne oluyor?

İşin ilginci şu ki, andımız tartışmasıyla herkesi, Türk olduğuna, Türk düşmanı olmadığına, ülkesini sevdiğini ispata zorlayan bir mantık vardı. Herkes bunları ispat için adeta paraladı kendini.

10 Kasım nedeniyle de, herkesi Atatürkçü olmaya zorlayan, Atatürk’e saygı duyduğunu göstermesi için baskı yapan bir psikolojik basınç uygulandı.

Maşallah muhafazakâr camianın bazı isimlerin, Türklük ve Atatürkçülük konusunda, en değme Türkçü ve Kemalistleri bile geride bırakacak paylaşımları göz yaşarttı!

Bunlar bir geri gidişin ve ülkeye patinaj yaptırmanın en bariz örnekleri.

FAŞİZM BİR DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMAYA ZORLAMAKTIR

‘Neden 10 Kasım için bir paylaşımda bulunmadın? Neden andımız konusunu destekleyip desteklemediğini açıklamadın?’ türü baskılar, faşizm dönemlerinin tutumlarıdır.

Faşizm, sadece bir fikri ve düşünceyi yasaklamak değildir, aynı zamanda insanı fikrini açıklamaya zorlamaktır.

Ne ilginçtir ki, bir insanın düşüncesini açıklamaya zorlanmak mevcut Anayasa’ya bile aykırıyken, bu tutuma karşı çıkacakları yerde, insanların bu baskıya dayanamayıp, açıklama yapması ayrıca şaşırtıcıdır.

AK Parti kadrolarının tüm bu tartışmalarda kafa karışıklığı yaşadığı da görüldü. Neyse ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan, andımız tartışması esnasında, özgülükleri savunan ve faşizm kokan psikolojik baskıları reddeden açıklamaları oldu da, insanların tutumları netleşti.

SEVMEDE VE ELEŞTİRİDE DENGESİ OLMAYANLAR

Bu arada unutmayalım, andımız ve Atatürk’e hakaret konularını yeniden tartışmaya açan merkez aynı: Bürokrasi. Yargı ve güvenlik bürokrasisinin her iki konudaki tutumları tartışmalı ve eleştirilere neden oldu. Komplo teorisi üretmek ya da tüm bürokrasiyi zan altında bırakmak niyetinde değilim tabi. Ancak herkesin kafasında bir soru işareti oluştuğunu da bilmemiz gerek.

Bazı insanların bir fikri, kişiyi ya da partiyi savunmada ya da eleştirmede bir dengesinin olmadığını da gördük bu esnada. Atatürk’ü sevmenin ya da onu eleştirmenin mantık ve bilgi temelli değil de, duygu ve popülizm temelli olması sağlıklı değil bir ülke için.

Bu yüzden önceleri sert Kemalizm eleştirileri yapanların, 10 Kasım’da büyük övgülerle Atatürk’ü anması, çelişki yaratan bir duygusallık örneğidir.

Tutarlı olmak için duygularla değil; akıl, bilgi ve belgeyle hareket etmek gerekiyor.

AK PARTİ’NİN SESSİZ DEVRİMİNE, SESSİZ KARŞI DEVRİM

Şunu da tartışmalıyız, Türkiye demokratikleşme ve özgürlükler konusunda ne kadar da kolay eskiye dönebiliyor. Türkçe ezan okunmasını isteyen CHP Genel Başkan Yardımcısı her ne kadar disipline sevk edilse de, Türkçe ezan okumayı zorunlu kılan anlayışın ürünü olan andımızın, yeniden okutulmasını isteyenlerin çokluğu ve sistemdeki konumu sizleri şaşırtmadı mı?

Andımız ve Atatürk tartışmaları değil, daha birçok konuda AK Parti’nin sessiz devrimle gerçekleştirdiği demokratik ortamın, adım adım geri götürüldüğünü düşünüyorum. Bunu yasal düzenlemelerle yapamasalar da, psikolojik olarak gerçekleştirdikleri aşikar.

AK Parti’nin sessiz devrimine karşı, bir ‘sessiz karşı devrim’ yaşıyoruz sanırım.

Milliyetçilik, Atatürkçülük, Türklük, Cumhuriyet gibi herkesin hassas olduğu konuları tartışmaya açmak ve buradan insanları zora sokan bir atmosfer yaratmak, tartışmasız bir geri gidiştir.

Yakında laiklik, okullarda din dersleri, irtica, Kürtçe konuşmak, Alevilik, İslamcılık, fikir özgürlüğü gibi konular da tartışmaya açılırsa kimse şaşırmasın. Türkiye’nin geleneksel fay hatlarından bahsediyoruz anladığınız gibi.

Eğitim 4.0 İstanbul'da konuşulacak
Gündem
Eğitim 4.0 İstanbul'da konuşulacak
Her sene bir ülkenin davetli olarak katıldığı Yarının Eğitimi Zirvesi, eğitim camiasını bir araya getirerek, dünya eğitim sisteminin geleceğini tartışmaya açıyor. Sorunların değil, çözümlerin konuşulacağı bu zirvede bu yılın konuk ülkesi Güney Kore. 17 Kasım Cumartesi günü Yıldız Teknik Üniversitesi’nde bir araya gelecek olan Türkiye ve Güney Kore eğitimcileri ile aynı platformda buluşmak için son başvuru tarihi ise 16 Kasım Cuma.
Yeni Şafak
ABD teröristleri değil Türkiye'yi izliyor
Gündem
ABD teröristleri değil Türkiye'yi izliyor
Bir yandan PKK elebaşıları için 12 milyon dolar ödül koyup, diğer tarafta Haseke'de 5 bin teröristi eğitip bir de 'mezuniyet belgesi' veren ABD'nin Suriye'deki askeri üsleri DEAŞ ya da başka bir terör örgütünü değil Türkiye'yi izliyor. Öyle ki, Suriye'de yer alan ABD üslerinin büyük çoğunluğu Türkiye sınırı boyunca uzanıyor. Bölgedeki 22 ABD üssünün yarısından fazlası Türkiye sınırının hemen yanında yer alıyor.
Yeni Şafak
Putin Türkiye'ye geliyor
Dünya
Putin Türkiye'ye geliyor
Rusya Devlet Başkanı Putin, Türk Akımı'nın tamamlama töreni için İstanbul'a geliyor. 19 Kasım'da projenin töreni için gelecek olan Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşecek.
DHA
Putin Türkiye'ye geliyor
Dünya
Putin Türkiye'ye geliyor
Rusya Devlet Başkanı Putin, Türk Akımı'nın tamamlama töreni için İstanbul'a geliyor. 19 Kasım'da projenin töreni için gelecek olan Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşecek.
DHA
Kırmızı et üretimi yüzde 27 arttı
Ekonomi
Kırmızı et üretimi yüzde 27 arttı
Toplam kırmızı et üretimi kurban bayramının gerçekleştiği üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 27,4, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,4 oranında arttı.
IHA
Öksüz’ü
bize verin!
Gündem
Öksüz’ü bize verin!
Ermenistan’da yakalanan FETÖ’nün kritik isimlerinden Kemal Öksüz’ün Türkiye’ye iadesi için harekete geçildi. Ankara Başsavcılığı, Ermenistan adli makamlarından FETÖ’den soruşturulan Öksüz’ün iadesini talep etti. Talepnamede, Öksüz’ün FETÖ terör örgütü adına faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin deliller sıralandı.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.