Kredi faizlerinde indirim
Kredi faizlerinde indirim

Hükümet kamu bankaları öncülüğünde kredi faizlerini indirerek özellikle konut ve otomotiv piyasasının canlanması için çok önemli ve yerinde bir finansman paketi başlattı.

Bazı kamu bankaları ile birçok banka konut kredisi faiz oranlarında indirime gitti. Buna bağlı olarak konut kredisi faizleri 0,64 ile 0,74 oranına geriledi. 15 yıl vade ile ödenen kredilerin ardından konut satışlarında hareketlilik yaşanmaya başladı

Burada amaç uzun süredir yaprak oynamayan inşaat ve otomotiv sektöründe yeni bir talep artışı ile hem stokların azaltılması hem de önemli bir ekonomik faaliyetin başlatılması.

**

Çok kısa sürede, çıplak gözle de görüleceği üzere, hem de ilgililerin verdikleri tepkileri dikkate aldığımızda, bu faiz indirimi sanki ev sahibi olmak isteyenlerin daha avantajlı ve uzun süreli ödeme kapasitesini arttırmak için devletin yaptığı bir sübvansiyon değil de, doğrudan mülk ya da inşaat sahiplerine yapılan devlet desteğine dönüştürüldü. Faiz indirimindeki avantajdan çok daha büyük eklemelerle fiyatlar artırıldı.

Müdahale edilmediğinde bir nevi kamusal mala dönüşen bazı özel malların haksız sömürüye neden olabileceği maske örneğinde de net olarak görülmüştür.

**

Geniş kitlelerin yararlanması (bir nevi sosyal politika hedefi de var) amacıyla görev zararı pahasına kamu bankalarına verdirilen kredi desteği, inşaat ya da otomobil satıcılarının kar marjını artırdığı bir mecraya taşınmıştır.

Devletin politika hedeflerini boşa çıkaracak şekilde kredi hamlesinin kar hanesine yazdırma girişimleri zor ekonomik süreçte açık bir istismar, ticari ahlakla bağdaşmayan ve makro ekonomik istikrar hedefiyle de çelişen bir bencilliktir.

Hiç kimse piyasa ekonomisi işleyişi içinde bunlar olabilir diyemez. Devlet tam da bugün yaşandığı gibi olağanüstü süreçlerde, sosyal politikaların realize edilmesinde ortaya çıkan piyasa başarısızlıklarına müdahale için vardır.

Toplumun büyük bir kesimini sübvanse ederek konut ve araba alımını teşvik eden (aynı zamanda sektörlerin canlanmasını amaçlayan) söz konusu kredi politikasının sonuçlarının amaca hizmet etmesini temin için ilgili devlet birimlerinin acil ek düzenlemeler yapması gerekiyor.

**

İnsanların başını sokabilecekleri bir mekan istemelerinden daha doğal bir hak olamaz. Hem İnsanların bu talebine cevap vermek hem de ilgili sektörlerin yaşadığı sıkıntıları gidermek için yerinde bir kararla konut kredi faizleri düşürülmüştür.

İkinci olarak inşaat sektörü önemli düzeyde istihdam sağlayan, büyümeye katkısı çok yüksek olan bir sektör. Sektörün gelir esnekliği yüksek olduğundan daralma ve genişleme dönemlerinde tepkisi yüksek olmaktadır. Sektör uzun süredir kan kaybetmekte ve küçülmektedir.

Bu sektörün ekonomiyi kuşatıcı gücü, ekonomik katkısı sadece bizde değil gelişmekte olan ülkelerin çoğunda ve gelişmiş ülkelerde de oldukça yüksektir. Bugün Çin’de, ABD’de, Japonya gibi dünya ekonomisini sürükleyen lokomotif ülkelerde olduğu gibi diğer çok sayıda ülkede de gayrimenkul sektörü ekonomik büyümeye önemli katkı vermektedir.

Yani, inşaat sektörünün ekonomik katkısı sadece Türkiye’ye özgü değildir. Sektörün ileri ve geri bağlantılı olduğu, etkilediği mal çeşidinin 200’ün üzerinde olması teşvik için seçilme nedenini de iyi yansıtmaktadır.

**

İpotekli konut satışı ciddi bir şekilde talebi etkileyen faktördür. Konut kredi faizlerinin yükseldiği dönemlerde sektörün önemli daralmalar gösterdiği, özellikle orta gelir grubunun konut alabilmesi için mutlaka bir kredi desteğine ihtiyaç olduğu, kredi maliyetlerinin de doğrudan konut talebini belirlediği görülmektedir.

Konut kredilerinde yapılan indirim, fiyat artışlarıyla boşa çıkartılmazsa konut arzı stokunu massedecek ve yeni projelere başlamayı teşvik edecek bir talep artışı (ekonomik normale dönüşü destekleyecek bir ivme) söz konusu olabilecektir. Benzer gelişmelerin taşıt kredileri için otomotiv sektöründe yaşandığını da görmekteyiz.

**

İşin özeti; devlet bankaları eliyle yapılan kredi faizi indirimlerini (konut, taşıt, turizm, ihtiyaç kredileri v.s.) içeren finansman paketinden hedeflenen sonuçları alabilmek için mutlaka sapmaları önleyecek yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyerek konuyu sonlandıralım.

Müteahhitlerden fırsatçılara karşı uyarı!
Ekonomi
Müteahhitlerden fırsatçılara karşı uyarı!
Orta gelir grubunu ev sahibi yapacak Cumhuriyet tarihinin en düşük konut kredisi oranları yürürlüğe girince, bazı fırsatçılar ev fiyatlarını yüzde 10-20 oranında arttırdı. Adana Kamu Müteahhitleri Derneği Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise vatandaşları fırsatçılara karşı uyararak, “Bu fiyat artıranlar müteahhitler değil. Müteahhitlerin ellerinde bulunan daireler pandemi döneminde el değiştirmiştir. Fırsatçılara dikkat edilmesi gerekiyor” dedi.
IHA
Konutta faiz fırsatçılığı!
Ekonomi
Konutta faiz fırsatçılığı!
Konutta faizlerin tarihin en düşük seviyelerine gerilemesiyle ortaya çıkan finansman avantajını fırsata çevirmek isteyenler bir gecede satışa çıkardıkları konutların fiyatında 150 bin TL'ye varan artışlar yaptı. Kamu bankları fiyatlarında artış yapanların kredi paketlerinden yararlanamayacağının altını çizip 27 Mayıs uyarısında bulunurken, İstanbul Emlakçılar Odası ise; konut alacak vatandaşa ilan görsellerinin ekran görüntüleri ile itirazda bulunmaları yönünde çağrıda bulunuyor.
Yeni Şafak
Kredi büyümesi ve ekonomik büyüme
Kredi büyümesi ve ekonomik büyüme

Türkiye, içinden geçtiği koşul her ne olura olsun büyümek zorunda olan bir ülke. Hem küresel gelişmeler hem bölgesinde yaşadığı sorunlar hem de demografik yapısı Türkiye’nin sürekli olarak büyümesini gerektiriyor. Öte yandan küresel gelişmeler ve doğrudan Türkiye ekonomisinin hedef alındığı teknik saldırılar zaman zaman işleri zorlaştırıyor. Mesela 2018 Ağustos’unda yaşanan spekülatif kur atağı ve ardından gelen süreçte yaşanılanlar Türkiye ekonomisinin üst üste çeyrekler boyunca küçülmesine neden olmuştu. Ancak tüm bunlara rağmen Türkiye ekonomi güvenliğini önceleyen politikalarla yeniden büyümeye başlamıştı ki Covid-19 ile karşı karşıya kaldı.

YENİ DÖNEMİN KODLARI

Türkiye’deki işletmelerin en temel sorunlarından birisi sermaye yetersizliğidir. Böylesi bir durum da finansmana erişim ve finansman maliyetleri gibi iki farklı konuda ciddi adımlar atılmasını gerektirir. Zira uzunca bir dönem piyasaya teslim olan Merkez Bankası faizlerin yüzde 24’e kadar yükselmesine göz yummuştu. İmalat sanayinin karlılık oranının yüzde 5-6 olduğu bir ekonomide politika faizinin yüzde 24 olmasının sonuçlarını hep beraber gördük. Ancak yeni dönemde hem Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sağladığı avantajlar hem de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yaklaşımı ile uygun koşullarda finansmana erişimin önünü açan bir dizi politika gözlemliyoruz.

KREDİ BÜYÜMESİ – EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ

Türkiye’deki işletmelerin özsermaye yetersizliği ve işletme sermayesi dahil olmak üzere krediye duyduğu ihtiyaç, kredi büyümesi ile ekonomik büyüme arasında doğrusal bir ilişki olmasına neden oluyor. Bu durum aşağıdaki grafikte oldukça net görülüyor. O halde Covid-19’un ekonomide oluşturacağı daralma baskısının önüne geçmek için kredi kanallarının açılması konusu teknik olarak oldukça önemli. Zira hem talep hem de arz tarafında istenilen hareketin başlaması kredi büyümesi ile yakından ilgili.

Fotoğraf: Arşiv

KAMU BANKALARINDAN KREDİ DESTEK PAKETİ HAMLESİ

Covid-19’un ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek ve normalleşme sürecinin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi için kamu bankaları dört yeni kredi paketi açıkladı. Oldukça uygun koşullara sahip bu paketlerin büyüme üzerinde olumlu etki oluşturacağı aşikar. Konut, taşıt, sosyal hayat ve tatil destek kredi paketlerinin ödemesiz dönemler içermesi ve oldukça düşük faiz oranları ile sunulması içinden geçilen dönemin oluşturduğu sorunlarla mücadele noktasında kritik öneme sahip. Üstelik tüm bunlar yapılırken geçmişteki kötü örneklerde olduğu gibi kamu bankaları görev zararı yazmıyor. Hatta tam tersine kamu bankaları hem ekonomiye uygun koşullarda kredi verip hem de kar elde ediyor. Elbette bu durum özel sermayeli bankalar için de geçerli olabilir. Ancak onların büyük bir kısmı riski yöneterek sürece destek olmak yerine riskten kaçarak ortadan kaybolmayı tercih ediyor.

Mayısta fiyatı en fazla artan ürün çilek, en çok düşen sivri biber
Ekonomi
Mayısta fiyatı en fazla artan ürün çilek, en çok düşen sivri biber
Tüketici fiyatları bazında mayısta en yüksek fiyat artışı yüzde 40,87 ile çilekte gerçekleşirken, en çok ucuzlayan ürün yüzde 51,37 ile sivri biber oldu.
AA
Kira zam oranları belli oldu
Ekonomi
Kira zam oranları belli oldu
Mayıs ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından milyonlarca kiracıyı yakından ilgilendiren kira zam oranları da belli oldu. TÜFE’nin 12 aylık ortalaması baz alınan kira artış oranı haziran ayı için yüzde 12,10 oldu. Bu da söz konusu ayda kontratı yenilecek bir kiracıya bin TL'de 120 TL zam yapılması anlamına geliyor.
Yeni Şafak
Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı
Ekonomi
Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı
TÜİK mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Enflasyon mayısta yüzde 1,36 artarken, yıllık bazda yüzde 11,39 oldu.
AA
İkinci el araçta büyük manipülasyon: Fiyatlarda yüzde 30 fazla var!
Ekonomi
İkinci el araçta büyük manipülasyon: Fiyatlarda yüzde 30 fazla var!
Kamu bankaları tarafından açıklanan kredi paketinde araç alımına yönelik de detaylar yer alınca gözler ikinci el araç piyasasına çevrildi. Kredi paketi sonrası ikinci elde rakamların yukarı yönlü ivme kazanacağını söyleyen İMAS Başkanı Hayrettin Ertemel fiyat noktasında ise çok çarpıcı ifadelerde bulundu. Satılan her iki araçtan birinin kayıt dışı olduğunu dile getiren Ertemel, fiyatların ise manipüle edilerek sürekli yükseltildiğini vurguladı. İkinci el araç fiyatlarında yüzde 30 fazla olduğunu da kaydeden Ertemel, bu durumun engellenmesi halinde gerçek fiyatların ortaya çıkacağını kaydediyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.