Logo... Ekonomi...

MALİYE BAKANI SÜMER ORAL, İÇİNİ Yeni Şafak'A DÖKTÜ...

Uykularım kaçıyor




 

MALİYE Bakanı Sümer Oral, vergi yasasında yapılan değişiklerden, 2000 yılı bütçesine, IMF ile ilişkilerden tahkime kadar ekonomideki tüm gelişmeleri Yeni Şafak'a değerlendirdi.
 


 



RÖPORTAJ: HÜSEYİN ÖZAY

S izce vergi reformunu bir yılda değiştirilecek hale getiren yanları nelerdi?

Bu kanunlar güzel kanunlar idi. Ona birşey demiyorum. Ama kanun konjoktüre uygun değildi. Reformun, gelir azaltıcı maddeleri hemen uygulandı, gelir arttırıcı madddeleri ise uygulanamadı. Niye, çünkü toplumda korkuya neden oldu. Bizim vatandaşımız güvenden çok etkilenir. Reformla devlet ile vatandaş arasındaki güven zedelendi.

Siz, getirdiğiniz düzenlemelerle bu güven ortamının ne kadar kurulacağına inanıyorsunuz?

Bizim bu düzenlemelerle asıl amacımız, güven ortamı yaratmak, piyasaları rahatlatmaktır. Vergi nereden alınır? Vergi doğurucu olaydan alınır. Vergi doğurucu olay nedir, ekonomidir. Ekonomi sağlıklı değilse vergiyi nereden alacaksınız? Ekonomide güçlü ve sağlıklı hale gelecek ki, o ekonomiden vergi çıkacak, ihracat çıkacak. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz.

Düzenlemeler açıklandıktan sonra piyasalarda bir etkisi oldu mu?

İş âlemi ile sürekli görüşüyorum. Onlardan edindiğim izlenim, düzenlemelerin psikolojik olarak rahatlama getirmeye başladığıdır. Şimdi bakın, ekonominin normal sağlığına kavuşturulması lazım. Yani nabız normal atmalı. Ateş de normale düşmelidir. Bu olursa vergi artar. Şu anda, ekonominin ateşi 36.5'u geçmiş durumda.

Hükümetin çalışanlara emeklilik yaşı konusunda vermediği tavizi, işverene vermesi yönündeki eleştirilere hak veriyor musunuz?

Yapılan düzenlemelerin iş âlemine taviz vermekle hiçbir alakası yok. Ekonomi durursa, fabrikalar kapanırsa, işçi çıkarırsa bundan birinci derecede zarar gören yine işçi olur, esnaf olur. Sosyal güvenlik de gelirin bir fonksiyonudur. Gelirin yüksek olmazsa sosyal güvenlik sisteminin de olmaz. Hangi sistemi getirirsen getir, öncelikle gelir sistemin sağlıklı olması gerekir.

Kamuoyunda mevduat ve repoda stopajın nihai vergi olması yönünde getirilen düzenlemenin, bankaların düzelmesini sağlayacağı yönünde eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Repo ve mevduat gelirlerine beyanname uygulaması, bürokrasiyi artırdı. Şu anda daha fazla tasarruf yapılması da gerekiyor. Ne kadar tasarruf olursa, yatırıma aktarılacak para o kadar artar. Ayrıca vergi daireleri de bugün gidip bakın, vergi tahsilatından çok muhasebe işlemleri ile dolduğunu görürsünüz. Bürokrasiyi azaltmak lazım. Biz burada bir vergi kaybı değil daha vergi artışı bekliyoruz.

Düzenlemelerle vergi gelirlerinde ne kadar artış bekliyorsunuz?

Bunu söyleyemem. Geçen yıl rakam verildi, bunlar gerçekleşti mi, gerçekleşmedi. 1998 yılında 750 trilyon lira stok bildiriminden alınacak denildi alındımı, alınamadı. Üstelik ekonomide daralma meydana geldi. Bu nedenle bir rakam vermem.

Düzenlemelerle, devletin vergi kaybına uğrayacağı söyleniyor. Siz bunlara katılıyor musunuz?

Bir Maliye Bakanı vergiden vazgeçemez. Ben Maliye Bakanı olarak vergi almamazlık edebilir miyim? Benim uykularım kaçıyor ne yapabilirim, diye. Vergilerden vazgeçmemiz mümkün değil. Bir de vergi idaresi zaafiyete uğrar deniliyor. Böyle bir şey olabilir mi, vergi denetim elemanları da araçları da aynı yerde duruyor. Niye vergi zaafiyeti oluştursun.

Vergi yasa tasarısını hazırlarken, değişik kesimlerden hiç baskı geldi mi?

Ben seçimlerden önce, iktadara geldiğimiz takdirde vergide düzenleme yapacağımı söylemiştim. Bu da gazetelerde yayınlandı. Dolayısıyla en ufak bir baskı gelmiş değil. Biz ekonominin gereklerini yaptık. O kanunu çıkaran Başbakan benim genel başkanım. Vergi dinamik bir olaydır. Akılcı olacaksınız. Vergi sistemlerinin de sibopları olması lazım. Biz o sibopları kullanıyoruz. Samimi olarak söylüyorum. Hiçbir yerden en ufak bir baskı gelmedi.

Türkiye'de herkes faizlerin yüksekliğinden yakınıyor. Sizin faizlerin düşürülmesi yönünde adımlarınız olacak mı?

Vergiye dönük aldığımız bütün tedbirlerin amacı, faizleri süratle aşağı çekmektir. Bu faizlerle ne reel sektör ne de kamu sektörü çalışabilir. Bugün bütçenin, en önemli gider kalemi faiz ödemeleri haline gelmiş. Topladığımız verginin büyük bölümü faize gidiyor. Bütçenin bu yükü daha fazla taşımasına imkan yoktur. Zaten faizler aşağı çekilmeye başlayınca da işler düzelmeye başlayacaktır. Bizim amacımız da "İşler düzeliyor bak" dedirtmektir.

Kamuoyunda vergi affının da getirileceği yönünde bir beklenti oluştu. Bu yönde bir çalışmanız var mı?

Vergi affı kesinlikle sözkonusu değildir. Bu konuda çok hassasız. Özellikle, ekonomik tedbirlerin açıklandığı gün, Sayın Başbakan'dan vergi affının olmadığı yönünde bir açıklamanın yapılmasını rica ettim.

Bakanlık koltuğuna oturur oturmaz vergi reformu yasasında değişiklik öngören tasarıyı hazırlayan Maliye Bakanı Sümer Oral, düzenlemeler ile hiçbir vergi kaybının olmayacağını söyledi. Tasarıyla ne kadar vergi geliri bekledikleri konusunda ise rakam vermekten kaçınan Bakanı Oral, vergilerin artması halinde asgari ücretin vergi dışı bırakılacağı müjdesini de verdi.

Uluslararası tahkim şart

Uluslararası tahkim konusunda kamuoyunda bazı çekinceler var. Siz, bu çekincelere katılıyor musunuz?

Tahkim, Türkiye'ye gerekli olan bir düzenlemedir. Global dünyadayız. Üretimi Türkiye için değil, dünya için yapacaksınız. Türkiye'nin daha fazla kaynağa ihtiyacı var. Yabancı sermaye buraya gelirken hukuki güvence arıyor. Efendim, biz tahkim olmadan da yabancı sermaye alıyoruz. Ne alıyorduk? Aldığımız 1 milyar doları geçmez. Eloğlu dünyayı alıyor. Tahkim ile milli egemenliğin zarar göreceği de yanlıştır. Ben egemenliğimi niye satayım?

2000 yılı bütçesi hazırlıklarına başladınız. Büyüklükler konusundaki çalışmalar hangi aşamada?

2000 yılı büyüklüklerini henüz düşünmedik. Biz daha 1999 yılını kurtarmayı planlıyoruz. Ancak, 2000 yılı büyüklüklerini, 2 yıllık istikrar programı kapsamında hazırlamak istiyoruz. IMF'ye de sunulan programda öngörülen hedefler bizim hazırladığımız hedeflerdir.

Türkiye'nin IMF ile bir stand-by anlaşması yapması olasılığı sizce nedir?

Ben stand-by konusunda iyimserim. Hatta umutluyum. Türkiye son dönemde ufak işler yapmadı. Bankalar Yasası'nı çıkardık, sosyal güvenlik reformu hazırladık, uluslararası tahkimi hazırladık. Yani IMF ile anlaşma yapılmaması için hiçbir sebep yoktur.

Kara paraya taviz yok

Ekonomi yönetimi, üç parti arasında dağılmış durumda. Bu dağınıklık, ekonomik kararların alınmasını zorlaştırıyor mu?

Ekonomide büyük bir uyum var. Hükümet de büyük bir uyum içindedir. Şu ana kadar en ufak bir çelişki yaşamadım. Tunca Toskay benim fakülteden arkadaşım. Sürekli görüşüyoruz. Ne yapmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Maliye Bakanlığı olarak, asgari ücretin vergi dışı bırakılması yönünde bir kararı hükümete önermeyi planlıyor musunuz?

Vergi yasa tasarısında, gelir vergisi oranlarındaki yüzde 5'lik artıştan ücretlileri muaf tuttuk. Bu düzenlemelerin de amacı aslında, ücretlileri biraz daha rahatlatmak. Vergi gelirlerini artırdığımızda, asgari ücreti vergi dışı bırakabiliriz.

Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun, kara para konusundaki çalışmaları sürekli eleştiriliyor. Bu eleştrileri haklı buluyor musunuz?

Ben gelir gelmez, Mali Suçları Araştırma Kurulu'na talimat vererek, başta kamuoyuna malolmuş olaylar olmak üzere tüm kara para olaylarının üzerine sonuna kadar gidilmesini istedim. Kuruldan, 15 günde bir yaptıkları çalışmalar hakkında tek tek bilgi alıyorum. Bu konuda en yakınım bile olsa üzerine giderim. Bu konuda kesinlikle taviz vermem.



Geri


 
|| ANASAYFA || GÜNDEM || POLİTİKA ||
|| EKONOMİ || DÜNYA || YAZARLAR ||
|| LİNKLER || SERBEST KÜRSÜ ||
|| YENİ ŞAFAK'a Mesaj || ABONE OL ||

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED