ocaeli- Türkiye'yi sarsan deprem felaketinin üzerinden günler geçmesine rağmen Kocaeli ve ilçelerinde gerekli çalışmalara başlanabilmiş değil. Depremde çöken binaların önemli bir bölümünde hala enkaz kaldırma çalışması yok. Kocaeli'nin Gölcük İleçesi'nde yüzlerce bina yerle bir olmuş, enkaz altındaki cesetlerin kokusu şehri sarmış durumda.Ceset kokusu ve salgın hastalık endişesi yüzünden insanlar sokaklarda maskelerle gezmek zorunda. Felaketin ilk günlerinde açlık ve susuzluğun yaşandığı Gölcük'te Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden gelen yardımlar sonucu şimdilik bu sorunlar yaşanmıyor. Ancak gerekli hijyenik koşulların sağlanamaması yüzünden gıdaların bozulduğu gözlendi. Felaket dolayısıyla insanların Gölcük'e akın etmesi trafiği adeta felç etti. İzmit'ten Gölcük'e ulaşabilmek için saatlerce trafik kuyruğunda beklemek gerekiyor. Depremde yakınları göçük altında kalan insanlar, yakınlarının sağ çıkarılması için dua ederken, gerekli kurtarma çalışmalarının olmaması insanları çileden çıkarıyor.
'DAĞ ZÜPPELERİ YÜZÜMÜZÜN AKI'
Dünyaca ünlü dağcımız Nasuh Mahruki ve bir grup idealist gencin oluşturduğu Arama Kurtarma Takımı (AKUT) yüzümüzü güldüren tek yerli kurtarma ekibi. Gittiğimiz hemen her ilçede bir AKUT ekibi bütün imkansızlıklara rağmen çalışma yapıyor. Kurulduğu zaman bazı kesimlerce "Dağ züppeleri" yakıştırmasına maruz kalan ekip, Adana depreminde olduğu gibi son felakette de yüzümüzü güldüren tek Türk ekibi oluyor.
YÜZLERCE ARAÇ,
BİNLERCE İNSAN VAR, ÇIT YOK!
Yabancı kurtama ekipleri hassas ölçü aletleriyle metrelerce derinlikte zayıf bir kalp atışı duymaya çalışıyor. Ağır iş makinaları, kilometrelerce kuyruk oluşturmuş araç komvoyu ve insan sesleri, hatta feryadlar bile birden kesiliyor. Herkes pür dikkat, uzman ekibin vereceği "burada biri yaşıyor" müjdesini bekliyor. Trafiği düzenlemekle görevli eli sopalı gönüllü gençler, işaret parmakları dudaklarında sus işareti yapınca adeta hayat birden duruyor. Nefesler tutuluyor. Eğer haber müjdeli ise enkazın önünde büyük bir kalabalık oluşuyor. Açılan 50 santimlik delikten çıkarılan yaralı alkışlar, sevinç gözyaşları ve hamd ile ambulansa bindiriliyor. Sonra umutlar yeniden canlanıyor. İnsanlar çalışmaya daha yeni başlıyormuşcasına son bir gayret daha diyor. Enkazda bir hayat belirtesinin olmadığı, kurtarma ekibinin malzemelerini toplayarak bir başka moloz yığınına doğru hareket etmesiyle kesinlik kazanıyor. İşte o zaman boyunlar daha bir bükülüyor. Feryatlar daha bir artıyor.
ASKERE TEPKİ
Gölcük'e gelen kurtarma ekiplerinin tamamının Donanma Komutanlığı'na getirilmesi vatandaşların tepkisine neden oldu. Gölcüklüler, şehre gelen bütün kurtarma ekiplerinin askeri bölgeye götürüldüğünden, deprem felaketinin üzerinden günler geçmesine rağmen şehirde hala gerekli kurtarma çalışmasına başlanmadığından yakınıyor. Depremden bir saat sonra Kartal 2. Zırhlı Tugayı'ından 2600 askerin Gölcük'e gönderildiği ancak bu askerlerinin sadece askeri enkazları kaldırmak için çalıştırıldığı öğrenildi.
ÜMİTLER BİTTİ
İzmit ve ilçelerinde de tam bir çaresizlik yaşanıyor. Dört gündür hala kurtarma çalışmalarına başlanamamış çok sayıda bina var. İlk başta kriz masasından medet uman vatandaşlar, buradan bekledikleri ilgiyi göremeyince kendi imkanlarıyla ceset çıkarmaya çalışıyor. Depremin 5. gününde enkaz altından canlı birinin çıkması ancak bir mucizeyle mümkün. Kriz masası sadece ölü ve yaralı sayısını hesaplamakla meşgul. Elektriğin olmadığı ve iletişimin sağlanamadığı şehirde, patlak su boruları caddeleri göle çevirmiş durumda. Seyyar tuvaletlerin bir türlü kurulamaması ve enkaz altından çıkarılan cesetlerin saatlerce sokak ortasında bekletilmesi çevre sağlığını tehdit etmeye başladı.